TORA’DA KELİME
ואכלו
yemek, yedirmek; yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak
Bu İbranice biçim Tora’da 8 kez, 8 farklı ayette görülür.
- Temel kelime (lemma)
- אָכַל
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit2 kullanım2 ayet
- Şemot3 kullanım3 ayet
- Bamidbar1 kullanım1 ayet
- Devarim2 kullanım2 ayet
Geçtiği ayetler
Ukehu et avihem veet batehem uvou elay veetena lahem et tuv erets mitsrayim veihlu et helev haarets.
וּקְח֧וּ אֶת־אֲבִיכֶ֛ם וְאֶת־בָּתֵּיכֶ֖ם וּבֹ֣אוּ אֵלָ֑י וְאֶתְּנָ֣ה לָכֶ֗ם אֶת־טוּב֙ אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וְאִכְל֖וּ אֶת־חֵ֥לֶב הָאָֽרֶץ׃
Babanızı ve ev halklarınızı alıp yanıma gelin. Mısır ülkesinin en iyi yerini size vereceğim; ülkenin en güzel ürünlerini yiyeceksiniz.’
Rak admat hakohanim lo kana ki hok lakohanim meet paro veahelu et hukam aşer natan lahem paro al ken lo maheru et admatam.
רַ֛ק אַדְמַ֥ת הַכֹּהֲנִ֖ים לֹ֣א קָנָ֑ה כִּי֩ חֹ֨ק לַכֹּהֲנִ֜ים מֵאֵ֣ת פַּרְעֹ֗ה וְאָֽכְל֤וּ אֶת־חֻקָּם֙ אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן לָהֶם֙ פַּרְעֹ֔ה עַל־כֵּ֕ן לֹ֥א מָכְר֖וּ אֶת־אַדְמָתָֽם׃
Yalnız rahiplerin toprağını satın almadı. Çünkü rahiplere Firavun’dan belirli bir pay ayrılıyordu. Firavun’un verdiği payla geçindikleri için topraklarını satmadılar.
Veohlu et habasar balayla haze tseli eş umatsot al merorim yoheluu.
וְאָכְל֥וּ אֶת־הַבָּשָׂ֖ר בַּלַּ֣יְלָה הַזֶּ֑ה צְלִי־אֵ֣שׁ וּמַצּ֔וֹת עַל־מְרֹרִ֖ים יֹאכְלֻֽהוּ׃
O gece eti ateşte kızartılmış olarak yesinler. Onu mayasız ekmekler ve acı otlarla birlikte yesinler.
Vehaşeviit tişmetena unetaştah veahelu evyone ameha veyitram tohal hayat hasade ken taase leharmeha lezeteha.
וְהַשְּׁבִיעִ֞ת תִּשְׁמְטֶ֣נָּה וּנְטַשְׁתָּ֗הּ וְאָֽכְלוּ֙ אֶבְיֹנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְיִתְרָ֕ם תֹּאכַ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְכַרְמְךָ֖ לְזֵיתֶֽךָ׃
Yedinci yıl onu dinlenmeye bırakacak, kendi hâline terk edeceksin. Halkının yoksulları ondan yesin; onların bıraktığını da kırdaki hayvanlar yesin. Bağın ve zeytinliğin için de böyle yapacaksın.
Veohlu otam aşer kupar bahem lemale et yadam lekadeş otam vezar lo yohal ki kodeş hem.
וְאָכְל֤וּ אֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר כֻּפַּ֣ר בָּהֶ֔ם לְמַלֵּ֥א אֶת־יָדָ֖ם לְקַדֵּ֣שׁ אֹתָ֑ם וְזָ֥ר לֹא־יֹאכַ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֵֽם׃
Göreve başlatılmaları ve kutsanmaları için kendileri adına kefaret sağlanan bu sunuları onlar yiyecekler. Kâhin olmayan biri bunlardan yemeyecek; çünkü bunlar kutsaldır.
Vayomer moşe şeş meot elef ragli haam aşer anohi bekirbo veata amarta basar eten lahem veohlu hodeş yamim.
וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ רַגְלִ֔י הָעָ֕ם אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַתָּ֣ה אָמַ֗רְתָּ בָּשָׂר֙ אֶתֵּ֣ן לָהֶ֔ם וְאָכְל֖וּ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃
Moşe, “Aralarında bulunduğum halk altı yüz bin yayadan oluşuyor” dedi. “Sen ise, ‘Onlara et vereceğim; bir ay boyunca yiyecekler’ diyorsun.
Uva halevi ki en lo helek venahala imah vehager vehayatom vehaalmana aşer bişareha veohlu vesaveu lemaan yevarehha Adonay eloheha behol maase yadeha aşer taase.
וּבָ֣א הַלֵּוִ֡י כִּ֣י אֵֽין־לוֹ֩ חֵ֨לֶק וְנַחֲלָ֜ה עִמָּ֗ךְ וְ֠הַגֵּר וְהַיָּת֤וֹם וְהָֽאַלְמָנָה֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁעָרֶ֔יךָ וְאָכְל֖וּ וְשָׂבֵ֑עוּ לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָל־מַעֲשֵׂ֥ה יָדְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶֽׂה׃ (ס)
Seninle birlikte payı ve mirası olmayan Levi, kapılarının içindeki yabancı, yetim ve dul gelip yiyecek ve doyacak. Böylece Tanrın Adonay elinle yaptığın her işte seni kutsasın.
Ki tehale laser et kol masar tevuateha başana haşelişit şenat hamaaser venatata lalevi lager layatom velaalmana veohlu vişareha vesaveu.
כִּ֣י תְכַלֶּ֞ה לַ֠עְשֵׂר אֶת־כָּל־מַעְשַׂ֧ר תְּבוּאָתְךָ֛ בַּשָּׁנָ֥ה הַשְּׁלִישִׁ֖ת שְׁנַ֣ת הַֽמַּעֲשֵׂ֑ר וְנָתַתָּ֣ה לַלֵּוִ֗י לַגֵּר֙ לַיָּת֣וֹם וְלָֽאַלְמָנָ֔ה וְאָכְל֥וּ בִשְׁעָרֶ֖יךָ וְשָׂבֵֽעוּ׃
Üçüncü yılda, ondalık yılında, ürününün bütün ondalıklarını ayırmayı bitirdiğinde, onları Levi'ye, yabancıya, yetime ve dula vereceksin. Kentlerinde yiyip doyacaklar.
Kelimenin yapısı
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 5 kez
Teknik kod
HC/Vqq3cpKaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 1 kez
Teknik kod
HC/Vqp3cpKaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 1 kez
Teknik kod
HC/Vqq1cpKaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 1 kez
Teknik kod
HC/Vqv2mpVeri ve yöntem
Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.