Al ken yaazav iş et aviv veet imo vedavak beişto vehayu levasar ehad.
עַל־כֵּן֙ יַֽעֲזָב־אִ֔ישׁ אֶת־אָבִ֖יו וְאֶת־אִמּ֑וֹ וְדָבַ֣ק בְּאִשְׁתּ֔וֹ וְהָי֖וּ לְבָשָׂ֥ר אֶחָֽד׃
Bu nedenle erkek babasını ve annesini bırakır, karısına bağlanır ve ikisi tek beden olur.
Vayeşev bemidbar paran vatikah lo imo işa meerets mitsrayim.
וַיֵּ֖שֶׁב בְּמִדְבַּ֣ר פָּארָ֑ן וַתִּֽקַּֽח־ל֥וֹ אִמּ֛וֹ אִשָּׁ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (פ)
Paran çölünde yaşadı. Annesi ona Mısır ülkesinden bir eş aldı.
Bu ayette 2 kez
Vayevieha yitshak haohela sara imo vayikah et rivka vatehi lo leişa vayeehaveha vayinahem yitshak ahare imo.
וַיְבִאֶ֣הָ יִצְחָ֗ק הָאֹ֙הֱלָה֙ שָׂרָ֣ה אִמּ֔וֹ וַיִּקַּ֧ח אֶת־רִבְקָ֛ה וַתְּהִי־ל֥וֹ לְאִשָּׁ֖ה וַיֶּאֱהָבֶ֑הָ וַיִּנָּחֵ֥ם יִצְחָ֖ק אַחֲרֵ֥י אִמּֽוֹ׃ (פ)
Yitshak onu annesi Sara’nın çadırına getirdi. Rivka’yı aldı; Rivka onun karısı oldu ve Yitshak onu sevdi. Annesinin ardından teselli buldu.
Vayomer yaakov el rivka imo hen esav ahi iş sair veanohi iş halak.
וַיֹּ֣אמֶר יַעֲקֹ֔ב אֶל־רִבְקָ֖ה אִמּ֑וֹ הֵ֣ן עֵשָׂ֤ו אָחִי֙ אִ֣ישׁ שָׂעִ֔ר וְאָנֹכִ֖י אִ֥ישׁ חָלָֽק׃
Yaakov annesi Rivka’ya, “Ama kardeşim Esav kıllı, benim tenimse tüysüz” dedi.
Vatomer lo imo alay killateha beni ah şema bekoli veleh kah li.
וַתֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִמּ֔וֹ עָלַ֥י קִלְלָתְךָ֖ בְּנִ֑י אַ֛ךְ שְׁמַ֥ע בְּקֹלִ֖י וְלֵ֥ךְ קַֽח־לִֽי׃
Annesi ona, “Sana gelecek lanet benim üzerime olsun, oğlum” dedi. “Sen yalnız sözümü dinle; git, bana oğlakları getir.”
Vayeleh vayikah vayave leimo vataas imo matamim kaaşer ahev aviv.
וַיֵּ֙לֶךְ֙ וַיִּקַּ֔ח וַיָּבֵ֖א לְאִמּ֑וֹ וַתַּ֤עַשׂ אִמּוֹ֙ מַטְעַמִּ֔ים כַּאֲשֶׁ֖ר אָהֵ֥ב אָבִֽיו׃
Yaakov gidip oğlakları aldı ve annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği gibi lezzetli yemekler hazırladı.
Vayişma yaakov el aviv veel imo vayeleh padena aram.
וַיִּשְׁמַ֣ע יַעֲקֹ֔ב אֶל־אָבִ֖יו וְאֶל־אִמּ֑וֹ וַיֵּ֖לֶךְ פַּדֶּ֥נָֽה אֲרָֽם׃
Yaakov babasını ve annesini dinleyerek Padan-Aram’a gitti.
Bu ayette 3 kez
Vayehi kaaşer raa yaakov et rahel bat lavan ahi imo veet tson lavan ahi imo vayigaş yaakov vayagel et haeven meal pi habeer vayaşk et tson lavan ahi imo.
וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ׃
Yaakov, dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i ve dayısı Lavan’ın sürüsünü görünce yaklaşıp kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı ve dayısı Lavan’ın sürüsünü suladı.
Vayeleh reuven bime ketsir hitim vayimtsa dudaim basade vayave otam el lea imo vatomer rahel el lea teni na li midudae beneh.
וַיֵּ֨לֶךְ רְאוּבֵ֜ן בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּמְצָ֤א דֽוּדָאִים֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וַיָּבֵ֣א אֹתָ֔ם אֶל־לֵאָ֖ה אִמּ֑וֹ וַתֹּ֤אמֶר רָחֵל֙ אֶל־לֵאָ֔ה תְּנִי־נָ֣א לִ֔י מִדּוּדָאֵ֖י בְּנֵֽךְ׃
Buğday hasadı günlerinde Reuven kıra çıktı, adamotları bulup annesi Lea’ya getirdi. Rahel, Lea’ya, “Oğlunun adamotlarından bana da verir misin?” dedi.
Vayisa enav vayar et binyamin ahiv ben imo vayomer haze ahihem hakaton aşer amartem elay vayomar Elohim yaheneha beni.
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־בִּנְיָמִ֣ין אָחִיו֮ בֶּן־אִמּוֹ֒ וַיֹּ֗אמֶר הֲזֶה֙ אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹ֔ן אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּאמַ֕ר אֱלֹהִ֥ים יָחְנְךָ֖ בְּנִֽי׃
Yosef gözlerini kaldırıp öz kardeşi, annesinin oğlu Binyamin’i gördü. “Bana sözünü ettiğiniz en küçük kardeşiniz bu mu?” diye sordu. Ardından, “Tanrı sana iyilik göstersin, oğlum” dedi.
Ken taase leşoreha letsoneha şivat yamim yihye im imo bayom haşemini titeno li.
כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְשֹׁרְךָ֖ לְצֹאנֶ֑ךָ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ יִהְיֶ֣ה עִם־אִמּ֔וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁמִינִ֖י תִּתְּנוֹ־לִֽי׃
Sığırın ve davarın için de böyle yapacaksın. İlk yavru yedi gün annesiyle kalacak; sekizinci gün onu bana vereceksin.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (ס)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.”
İş imo veaviv tirau veet şabetotay tişmoru ani Adonay elohehem.
אִ֣ישׁ אִמּ֤וֹ וְאָבִיו֙ תִּירָ֔אוּ וְאֶת־שַׁבְּתֹתַ֖י תִּשְׁמֹ֑רוּ אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Her biriniz annesine ve babasına saygı gösterecek; Şabatlarımı gözeteceksiniz. Ben Tanrınız Adonay’ım.
Ki iş iş aşer yekalel et aviv veet imo mot yumat aviv veimo kilel damav bo.
כִּֽי־אִ֣ישׁ אִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יְקַלֵּ֧ל אֶת־אָבִ֛יו וְאֶת־אִמּ֖וֹ מ֣וֹת יוּמָ֑ת אָבִ֧יו וְאִמּ֛וֹ קִלֵּ֖ל דָּמָ֥יו בּֽוֹ׃
Annesine ya da babasına lanet eden kişi kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak. Annesine veya babasına lanet etmiştir; kanının sorumluluğu kendisine aittir.
Veiş aşer yikah et ahoto bat aviv o vat imo veraa et ervatah vehi tire et ervato hesed u venihretu leene bene amam ervat ahoto gila avono yisa.
וְאִ֣ישׁ אֲשֶׁר־יִקַּ֣ח אֶת־אֲחֹת֡וֹ בַּת־אָבִ֣יו א֣וֹ בַת־אִ֠מּוֹ וְרָאָ֨ה אֶת־עֶרְוָתָ֜הּ וְהִֽיא־תִרְאֶ֤ה אֶת־עֶרְוָתוֹ֙ חֶ֣סֶד ה֔וּא וְנִ֨כְרְת֔וּ לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י עַמָּ֑ם עֶרְוַ֧ת אֲחֹת֛וֹ גִּלָּ֖ה עֲוֺנ֥וֹ יִשָּֽׂא׃
Bir erkek babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşini alır, onun çıplaklığını görür ve kadın da onun çıplaklığını görürse bu utanç vericidir. Halklarının gözleri önünde kesilip atılacaklar. Kız kardeşinin çıplaklığını açmıştır; suçunun sorumluluğunu taşıyacak.
Şor o hesev o ez ki yivaled vehaya şivat yamim tahat imo umiyom haşemini vahalea yeratse lekorban işe ladonay.
שׁ֣וֹר אוֹ־כֶ֤שֶׂב אוֹ־עֵז֙ כִּ֣י יִוָּלֵ֔ד וְהָיָ֛ה שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים תַּ֣חַת אִמּ֑וֹ וּמִיּ֤וֹם הַשְּׁמִינִי֙ וָהָ֔לְאָה יֵרָצֶ֕ה לְקָרְבַּ֥ן אִשֶּׁ֖ה לַיהוָֽה׃
“Bir sığır, koyun ya da keçi doğduğunda yedi gün annesinin yanında kalacak. Sekizinci günden itibaren Adonay’a ateşle sunulan sunu olarak kabul edilebilir.
Vayikov ben haişa hayisreelit et haşem vayekalel vayaviu oto el moşe veşem imo şelomit bat divri lemate dan.
וַ֠יִּקֹּב בֶּן־הָֽאִשָּׁ֨ה הַיִּשְׂרְאֵלִ֤ית אֶת־הַשֵּׁם֙ וַיְקַלֵּ֔ל וַיָּבִ֥יאוּ אֹת֖וֹ אֶל־מֹשֶׁ֑ה וְשֵׁ֥ם אִמּ֛וֹ שְׁלֹמִ֥ית בַּת־דִּבְרִ֖י לְמַטֵּה־דָֽן׃
İsraelli kadının oğlu Tanrısal Ad’ı söyleyerek lanet etti. Onu Moşe’ye getirdiler. Annesinin adı Dan kabilesinden Divri’nin kızı Şelomit’ti.
Al na tehi kamet aşer betseto merehem imo vayeahel hatsi vesaro.
אַל־נָ֥א תְהִ֖י כַּמֵּ֑ת אֲשֶׁ֤ר בְּצֵאתוֹ֙ מֵרֶ֣חֶם אִמּ֔וֹ וַיֵּאָכֵ֖ל חֲצִ֥י בְשָׂרֽוֹ׃
“Lütfen o, annesinin rahminden çıktığında bedeninin yarısı çürümüş bir ölü gibi olmasın.”
Lo tohelu hol nevela lager aşer bişareha titenena vaahalah o mahor lenaheri ki am kadoş ata ladonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Hiçbir leş yemeyeceksiniz. Kapılarının içindeki yerleşik yabancıya verebilirsin, o yiyebilir; ya da dışarıdan bir yabancıya satabilirsin. Çünkü sen Tanrın Adonay için kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Ki yihye leiş ben sorer umore enenu şomea bekol aviv uvekol imo veyseru oto velo yişma alehem.
כִּֽי־יִהְיֶ֣ה לְאִ֗ישׁ בֵּ֚ן סוֹרֵ֣ר וּמוֹרֶ֔ה אֵינֶ֣נּוּ שֹׁמֵ֔עַ בְּק֥וֹל אָבִ֖יו וּבְק֣וֹל אִמּ֑וֹ וְיסְּר֣וּ אֹת֔וֹ וְלֹ֥א יִשְׁמַ֖ע אֲלֵיהֶֽם׃
Bir adamın, babasının ve annesinin sesini dinlemeyen, kendisini terbiye ettiklerinde de onları dinlemeyen dik başlı ve asi bir oğlu olursa,
Arur şohev im ahoto bat aviv o vat imo veamar kol haam amen.
אָר֗וּר שֹׁכֵב֙ עִם־אֲחֹת֔וֹ בַּת־אָבִ֖יו א֣וֹ בַת־אִמּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşiyle yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.