TORA’DA TEMEL KELİME
לֹא
değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 1344 kez, 1046 farklı ayette görülür.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit213 kullanım190 ayet
- Şemot245 kullanım198 ayet
- Vayikra284 kullanım210 ayet
- Bamidbar190 kullanım146 ayet
- Devarim412 kullanım302 ayet
Geçtiği ayetler
Şemot 10:23
Bu ayette 2 eşleşme
Lo rau iş et ahiv velo kamu iş mitahtav şeloşet yamim ulehol bene yisrael haya or bemoşevotam.
לֹֽא־רָא֞וּ אִ֣ישׁ אֶת־אָחִ֗יו וְלֹא־קָ֛מוּ אִ֥ישׁ מִתַּחְתָּ֖יו שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וּֽלְכָל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָ֥יָה א֖וֹר בְּמוֹשְׁבֹתָֽם׃
Üç gün boyunca kimse birbirini göremedi, kimse yerinden kalkamadı. Ama bütün İsrael oğullarının yaşadıkları yerlerde ışık vardı.
Şemot 10:26
Bu ayette 2 eşleşme
Vegam miknenu yeleh imanu lo tişaer parsa ki mimenu nikah laavod et Adonay elohenu vaanahnu lo neda ma naavod et Adonay ad boenu şama.
וְגַם־מִקְנֵ֜נוּ יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗נוּ לֹ֤א תִשָּׁאֵר֙ פַּרְסָ֔ה כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ נִקַּ֔ח לַעֲבֹ֖ד אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַאֲנַ֣חְנוּ לֹֽא־נֵדַ֗ע מַֽה־נַּעֲבֹד֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־בֹּאֵ֖נוּ שָֽׁמָּה׃
“Hayvanlarımız da bizimle gidecek; geride bir tek tırnak bile kalmayacak. Çünkü Tanrımız Adonay’a kulluk etmek için onların arasından seçeceğiz. Oraya varıncaya kadar Adonay’a neyle kulluk edeceğimizi bilmiyoruz.”
Şemot 10:27
Vayehazek Adonay et lev paro velo ava leşaleham.
וַיְחַזֵּ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה וְלֹ֥א אָבָ֖ה לְשַׁלְּחָֽם׃
Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun onları salıvermeye yanaşmadı.
Şemot 10:29
Vayomer moşe ken dibarta lo osif od reot paneha.
וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה כֵּ֣ן דִּבַּ֑רְתָּ לֹא־אֹסִ֥ף ע֖וֹד רְא֥וֹת פָּנֶֽיךָ׃ (פ)
Moşe, “Dediğin gibi olsun” diye karşılık verdi. “Bir daha yüzünü görmeyeceğim.”
Şemot 11:6
Bu ayette 2 eşleşme
Vehayeta tseaka gedola behol erets mitsrayim aşer kamou lo nihyata vehamou lo tosif.
וְהָֽיְתָ֛ה צְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁ֤ר כָּמֹ֙הוּ֙ לֹ֣א נִהְיָ֔תָה וְכָמֹ֖הוּ לֹ֥א תֹסִֽף׃
Bütün Mısır ülkesinde büyük bir feryat kopacak. Böylesi daha önce olmadı; bir daha da olmayacak.
Şemot 11:7
Ulehol bene yisrael lo yeherats kelev leşono lemeiş vead behema lemaan tedeun aşer yafle Adonay ben mitsrayim uven yisrael.
וּלְכֹ֣ל ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לֹ֤א יֶֽחֱרַץ־כֶּ֙לֶב֙ לְשֹׁנ֔וֹ לְמֵאִ֖ישׁ וְעַד־בְּהֵמָ֑ה לְמַ֙עַן֙ תֵּֽדְע֔וּן אֲשֶׁר֙ יַפְלֶ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֥ין מִצְרַ֖יִם וּבֵ֥ין יִשְׂרָאֵֽל׃
Ama İsrael oğullarından hiçbirine, ne insana ne de hayvana, bir köpek bile hırlamayacak. Böylece Adonay’ın Mısır ile İsrael’i birbirinden ayırdığını bileceksiniz.
Şemot 11:9
Vayomer Adonay el moşe lo yişma alehem paro lemaan revot mofetay beerets mitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה לֹא־יִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם פַּרְעֹ֑ה לְמַ֛עַן רְב֥וֹת מוֹפְתַ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye, “Firavun sizi dinlemeyecek; böylece Mısır ülkesinde olağanüstü işlerim çoğalacak” dedi.
Şemot 11:10
Umoşe veaharon asu et kol hamofetim haele lifne faro vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael meartso.
וּמֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֗ן עָשׂ֛וּ אֶת־כָּל־הַמֹּפְתִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹֽא־שִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃ (פ)
Moşe ile Aaron bütün bu olağanüstü işleri Firavun’un önünde yaptılar. Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını ülkesinden salıvermedi.
Şemot 12:10
Velo totiru mimenu ad boker vehanotar mimenu ad boker baeş tisrofu.
וְלֹא־תוֹתִ֥ירוּ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּ֑קֶר וְהַנֹּתָ֥ר מִמֶּ֛נּוּ עַד־בֹּ֖קֶר בָּאֵ֥שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃
Ondan sabaha bir şey bırakmayın. Sabaha kalanı ateşte yakın.
Şemot 12:13
Vehaya hadam lahem leot al habatim aşer atem şam veraiti et hadam ufasahti alehem velo yiheye vahem negef lemaşhit behakoti beerets mitsrayim.
וְהָיָה֩ הַדָּ֨ם לָכֶ֜ם לְאֹ֗ת עַ֤ל הַבָּתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם שָׁ֔ם וְרָאִ֙יתִי֙ אֶת־הַדָּ֔ם וּפָסַחְתִּ֖י עֲלֵכֶ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֨ה בָכֶ֥ם נֶ֙גֶף֙ לְמַשְׁחִ֔ית בְּהַכֹּתִ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için bir işaret olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısır ülkesini vurduğumda size yıkım getiren bir bela dokunmayacak.
Şemot 12:16
Uvayom harişon mikra kodeş uvayom haşevii mikra kodeş yihye lahem kol melaha lo yease vahem ah aşer yeahel lehol nefeş u levado yease lahem.
וּבַיּ֤וֹם הָרִאשׁוֹן֙ מִקְרָא־קֹ֔דֶשׁ וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י מִקְרָא־קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלָאכָה֙ לֹא־יֵעָשֶׂ֣ה בָהֶ֔ם אַ֚ךְ אֲשֶׁ֣ר יֵאָכֵ֣ל לְכָל־נֶ֔פֶשׁ ה֥וּא לְבַדּ֖וֹ יֵעָשֶׂ֥ה לָכֶֽם׃
İlk gün de yedinci gün de sizin için kutsal bir toplanma günü olacak. Bu günlerde hiçbir iş yapılmayacak. Yalnız herkesin yiyeceği için gereken işler yapılabilir.
Şemot 12:19
Şivat yamim seor lo yimatse bevatehem ki kol ohel mahmetset venihreta hanefeş hahi meadat yisrael bager uveezrah haarets.
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים שְׂאֹ֕ר לֹ֥א יִמָּצֵ֖א בְּבָתֵּיכֶ֑ם כִּ֣י ׀ כָּל־אֹכֵ֣ל מַחְמֶ֗צֶת וְנִכְרְתָ֞ה הַנֶּ֤פֶשׁ הַהִוא֙ מֵעֲדַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל בַּגֵּ֖ר וּבְאֶזְרַ֥ח הָאָֽרֶץ׃
Yedi gün evlerinizde ekşi hamur bulunmayacak. Mayalanmış bir şey yiyen kişi, ister aranızda yaşayan yabancı ister ülkenin yerlisi olsun, İsrael topluluğundan kesilip atılacaktır.
Şemot 12:20
Kol mahmetset lo tohelu behol moşevotehem tohelu matsot.
כָּל־מַחְמֶ֖צֶת לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ בְּכֹל֙ מוֹשְׁבֹ֣תֵיכֶ֔ם תֹּאכְל֖וּ מַצּֽוֹת׃ (פ)
Mayalanmış hiçbir şey yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde mayasız ekmek yiyeceksiniz.”
Şemot 12:22
Ulekahtem agudat ezov utevaltem badam aşer basaf vehigatem el hamaşkof veel şete hamezuzot min hadam aşer basaf veatem lo tetseu iş mipetah beto ad boker.
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֲגֻדַּ֣ת אֵז֗וֹב וּטְבַלְתֶּם֮ בַּדָּ֣ם אֲשֶׁר־בַּסַּף֒ וְהִגַּעְתֶּ֤ם אֶל־הַמַּשְׁקוֹף֙ וְאֶל־שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֔ת מִן־הַדָּ֖ם אֲשֶׁ֣ר בַּסָּ֑ף וְאַתֶּ֗ם לֹ֥א תֵצְא֛וּ אִ֥ישׁ מִפֶּֽתַח־בֵּית֖וֹ עַד־בֹּֽקֶר׃
Bir demet ezov otu alın; kaptaki kana batırıp kanı kapının üst eşiğine ve iki sövesine sürün. Hiçbiriniz sabaha kadar evinin kapısından çıkmasın.
Şemot 12:23
Veavar Adonay lingof et mitsrayim veraa et hadam al hamaşkof veal şete hamezuzot ufasah Adonay al hapetah velo yiten hamaşhit lavo el batehem lingof.
וְעָבַ֣ר יְהוָה֮ לִנְגֹּ֣ף אֶת־מִצְרַיִם֒ וְרָאָ֤ה אֶת־הַדָּם֙ עַל־הַמַּשְׁק֔וֹף וְעַ֖ל שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֑ת וּפָסַ֤ח יְהוָה֙ עַל־הַפֶּ֔תַח וְלֹ֤א יִתֵּן֙ הַמַּשְׁחִ֔ית לָבֹ֥א אֶל־בָּתֵּיכֶ֖ם לִנְגֹּֽף׃
Adonay, Mısır’ı vurmak için geçecek. Kapının üst eşiğindeki ve iki sövesindeki kanı görünce o kapının üzerinden geçecek; yok edicinin evlerinize girip sizi vurmasına izin vermeyecek.
Şemot 12:39
Bu ayette 3 eşleşme
Vayofu et habatsek aşer hotsiu mimitsrayim ugot matsot ki lo hamets ki goreşu mimitsrayim velo yahelu lehitmahmeah vegam tseda lo asu lahem.
וַיֹּאפ֨וּ אֶת־הַבָּצֵ֜ק אֲשֶׁ֨ר הוֹצִ֧יאוּ מִמִּצְרַ֛יִם עֻגֹ֥ת מַצּ֖וֹת כִּ֣י לֹ֣א חָמֵ֑ץ כִּֽי־גֹרְשׁ֣וּ מִמִּצְרַ֗יִם וְלֹ֤א יָֽכְלוּ֙ לְהִתְמַהְמֵ֔הַּ וְגַם־צֵדָ֖ה לֹא־עָשׂ֥וּ לָהֶֽם׃
Mısır’dan getirdikleri hamurdan mayasız ekmekler pişirdiler; çünkü hamur mayalanmamıştı. Mısır’dan kovulmuş, oyalanamamış ve kendilerine yol azığı da hazırlayamamışlardı.
Şemot 12:43
Vayomer Adonay el moşe veaharon zot hukat hapasah kol ben nehar lo yohal bo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן זֹ֖את חֻקַּ֣ת הַפָּ֑סַח כָּל־בֶּן־נֵכָ֖ר לֹא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Pesah kurbanının yasası şudur: Hiçbir yabancı ondan yemeyecek.
Şemot 12:45
תּוֹשָׁ֥ב וְשָׂכִ֖יר לֹא־יֹ֥אכַל־בּֽוֹ׃
Yerleşik yabancı ve ücretli işçi ondan yemeyecek.
Şemot 12:46
Bu ayette 2 eşleşme
Bevayit ehad yeahel lo totsi min habayit min habasar hutsa veetsem lo tişberu vo.
בְּבַ֤יִת אֶחָד֙ יֵאָכֵ֔ל לֹא־תוֹצִ֧יא מִן־הַבַּ֛יִת מִן־הַבָּשָׂ֖ר ח֑וּצָה וְעֶ֖צֶם לֹ֥א תִשְׁבְּרוּ־בֽוֹ׃
Bir tek evde yenecek. Etten hiçbir parçayı evin dışına çıkarmayacaksın; onun hiçbir kemiğini kırmayacaksınız.
Şemot 12:48
Vehi yagur iteha ger veasa fesah ladonay himol lo hol zahar veaz yikrav laasoto vehaya keezrah haarets vehol arel lo yohal bo.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.
Şemot 13:3
Vayomer moşe el haam zahor et hayom haze aşer yetsatem mimitsrayim mibet avadim ki behozek yad hotsi Adonay ethem mize velo yeahel hamets.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־הָעָ֗ם זָכ֞וֹר אֶת־הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר יְצָאתֶ֤ם מִמִּצְרַ֙יִם֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִ֧יא יְהֹוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה וְלֹ֥א יֵאָכֵ֖ל חָמֵֽץ׃
Moşe halka şöyle dedi: “Mısır’dan, kölelik evinden çıktığınız bu günü hatırlayın. Çünkü Adonay sizi güçlü bir elle buradan çıkardı. Mayalı hiçbir şey yenmeyecek.
Şemot 13:7
Bu ayette 2 eşleşme
Matsot yeahel et şivat hayamim velo yerae leha hamets velo yerae leha seor behol gevuleha.
מַצּוֹת֙ יֵֽאָכֵ֔ל אֵ֖ת שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים וְלֹֽא־יֵרָאֶ֨ה לְךָ֜ חָמֵ֗ץ וְלֹֽא־יֵרָאֶ֥ה לְךָ֛ שְׂאֹ֖ר בְּכָל־גְּבֻלֶֽךָ׃
Bu yedi gün boyunca mayasız ekmek yenecek. Sınırlarının hiçbir yerinde sana ait mayalı bir şey ya da ekşi hamur görülmeyecek.
Şemot 13:13
Vehol peter hamor tifde vese veim lo tifde vaarafto vehol behor adam bevaneha tifde.
וְכָל־פֶּ֤טֶר חֲמֹר֙ תִּפְדֶּ֣ה בְשֶׂ֔ה וְאִם־לֹ֥א תִפְדֶּ֖ה וַעֲרַפְתּ֑וֹ וְכֹ֨ל בְּכ֥וֹר אָדָ֛ם בְּבָנֶ֖יךָ תִּפְדֶּֽה׃
Eşeğin her ilk yavrusunu bir kuzu ya da oğlak vererek kurtaracaksın. Karşılığını verip kurtarmazsan boynunu kıracaksın. Oğulların arasındaki her ilk doğanın da karşılığını verip onu kurtaracaksın.
Şemot 13:17
Vayehi beşalah paro et haam velo naham Elohim dereh erets peliştim ki karov u ki amar Elohim pen yinahem haam birotam milhama veşavu mitsrayema.
וַיְהִ֗י בְּשַׁלַּ֣ח פַּרְעֹה֮ אֶת־הָעָם֒ וְלֹא־נָחָ֣ם אֱלֹהִ֗ים דֶּ֚רֶךְ אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֔ים כִּ֥י קָר֖וֹב ה֑וּא כִּ֣י ׀ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים פֶּֽן־יִנָּחֵ֥ם הָעָ֛ם בִּרְאֹתָ֥ם מִלְחָמָ֖ה וְשָׁ֥בוּ מִצְרָֽיְמָה׃
Firavun halkı salıverdiğinde Tanrı onları, yakın olmasına rağmen, Peliştilerin ülkesinden geçen yoldan götürmedi. Çünkü Tanrı, “Halk savaş görünce kararından dönüp Mısır’a geri gidebilir” dedi.
Şemot 13:22
Lo yamiş amud heanan yomam veamud haeş layla lifne haam.
לֹֽא־יָמִ֞ישׁ עַמּ֤וּד הֶֽעָנָן֙ יוֹמָ֔ם וְעַמּ֥וּד הָאֵ֖שׁ לָ֑יְלָה לִפְנֵ֖י הָעָֽם׃ (פ)
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden ayrılmıyordu.
Şemot 14:12
Halo ze hadavar aşer dibarnu eleha vemitsrayim lemor hadal mimenu venaavda et mitsrayim ki tov lanu avod et mitsrayim mimutenu bamidbar.
הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֙יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֙נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר׃
Mısır’da sana, ‘Bizi rahat bırak da Mısırlılara hizmet edelim’ demedik mi? Mısırlılara hizmet etmek bizim için çölde ölmekten daha iyidir.”
Şemot 14:13
Vayomer moşe el haam al tirau hiteyatsvu ureu et yeşuat Adonay aşer yaase lahem hayom ki aşer reitem et mitsrayim hayom lo tosifu lirotam od ad olam.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־הָעָם֮ אַל־תִּירָאוּ֒ הִֽתְיַצְב֗וּ וּרְאוּ֙ אֶת־יְשׁוּעַ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה לָכֶ֖ם הַיּ֑וֹם כִּ֗י אֲשֶׁ֨ר רְאִיתֶ֤ם אֶת־מִצְרַ֙יִם֙ הַיּ֔וֹם לֹ֥א תֹסִ֛יפוּ לִרְאֹתָ֥ם ע֖וֹד עַד־עוֹלָֽם׃
Moşe halka şöyle dedi: “Korkmayın! Sağlam durun ve Adonay’ın bugün sizi nasıl kurtaracağını görün. Bugün gördüğünüz Mısırlıları bir daha asla görmeyeceksiniz.
Şemot 14:20
Vayavo ben mahane mitsrayim uven mahane yisrael vayehi heanan vehahoşeh vayaer et halayla velo karav ze el ze kol halayla.
וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין ׀ מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה׃
Mısır ordugâhıyla İsrael ordugâhının arasına girdi. Bir yanda bulut ve karanlık vardı; öte yanda geceyi aydınlatıyordu. Bütün gece iki ordugâh birbirine yaklaşamadı.
Şemot 14:28
Vayaşuvu hamayim vayehasu et harehev veet haparaşim lehol hel paro habaim aharehem bayam lo nişar bahem ad ehad.
וַיָּשֻׁ֣בוּ הַמַּ֗יִם וַיְכַסּ֤וּ אֶת־הָרֶ֙כֶב֙ וְאֶת־הַפָּ֣רָשִׁ֔ים לְכֹל֙ חֵ֣יל פַּרְעֹ֔ה הַבָּאִ֥ים אַחֲרֵיהֶ֖ם בַּיָּ֑ם לֹֽא־נִשְׁאַ֥ר בָּהֶ֖ם עַד־אֶחָֽד׃
Sular geri dönüp savaş arabalarını, atlıları ve İsrael oğullarının arkasından denize giren Firavun’un bütün ordusunu örttü. İçlerinden bir teki bile kalmadı.
Şemot 15:22
Vayasa moşe et yisrael miyam suf vayetseu el midbar şur vayelehu şeloşet yamim bamidbar velo matseu mayim.
וַיַּסַּ֨ע מֹשֶׁ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּם־ס֔וּף וַיֵּצְא֖וּ אֶל־מִדְבַּר־שׁ֑וּר וַיֵּלְכ֧וּ שְׁלֹֽשֶׁת־יָמִ֛ים בַּמִּדְבָּ֖ר וְלֹא־מָ֥צְאוּ מָֽיִם׃
Moşe, İsrael’i Sazlık Denizi’nden yola çıkardı. Şur Çölü’ne gittiler. Çölde üç gün yürüdüler ama su bulamadılar.
Şemot 15:23
Vayavou marata velo yahelu liştot mayim mimara ki marim hem al ken kara şemah mara.
וַיָּבֹ֣אוּ מָרָ֔תָה וְלֹ֣א יָֽכְל֗וּ לִשְׁתֹּ֥ת מַ֙יִם֙ מִמָּרָ֔ה כִּ֥י מָרִ֖ים הֵ֑ם עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמָ֖הּ מָרָֽה׃
Mara’ya geldiler. Mara’nın suları acı olduğu için içemediler; bu yüzden oraya Mara adı verildi.
Şemot 15:26
Vayomer im şamoa tişma lekol Adonay eloheha vehayaşar beenav taase vehaazanta lemitsvotav veşamarta kol hukav kal hamahala aşer samti vemitsrayim lo asim aleha ki ani Adonay rofeeha.
וַיֹּאמֶר֩ אִם־שָׁמ֨וֹעַ תִּשְׁמַ֜ע לְק֣וֹל ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ וְהַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינָיו֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְהַֽאֲזַנְתָּ֙ לְמִצְוֺתָ֔יו וְשָׁמַרְתָּ֖ כָּל־חֻקָּ֑יו כָּֽל־הַמַּֽחֲלָ֞ה אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי בְמִצְרַ֙יִם֙ לֹא־אָשִׂ֣ים עָלֶ֔יךָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה רֹפְאֶֽךָ׃ (ס)
Şöyle dedi: “Tanrın Adonay’ın sözünü dikkatle dinler, O’nun gözünde doğru olanı yapar, buyruklarına kulak verir ve bütün yasalarını gözetirsen, Mısır’a getirdiğim hastalıkların hiçbirini sana getirmeyeceğim. Çünkü ben, sana şifa veren Adonay’ım.”
Şemot 16:4
Vayomer Adonay el moşe hinni mamtir lahem lehem min haşamayim veyatsa haam velaketu devar yom beyomo lemaan anasenu hayeleh betorati im lo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְנִ֨י מַמְטִ֥יר לָכֶ֛ם לֶ֖חֶם מִן־הַשָּׁמָ֑יִם וְיָצָ֨א הָעָ֤ם וְלָֽקְטוּ֙ דְּבַר־י֣וֹם בְּיוֹמ֔וֹ לְמַ֧עַן אֲנַסֶּ֛נּוּ הֲיֵלֵ֥ךְ בְּתוֹרָתִ֖י אִם־לֹֽא׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Size gökten ekmek yağdıracağım. Halk her gün çıkıp o güne yetecek kadar toplasın. Böylece yasama uyup uymayacaklarını sınayacağım.
Şemot 16:8
Vayomer moşe betet Adonay lahem baerev basar leehol velehem baboker lisboa bişmoa Adonay et telunotehem aşer atem malinim alav venahnu ma lo alenu telunotehem ki al Adonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֙קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay size akşam yiyecek et, sabah doyacağınız kadar ekmek verecek; çünkü kendisine karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz? Söylenmeleriniz bize karşı değil, Adonay’a karşıdır.”
Şemot 16:15
Vayiru vene yisrael vayomeru iş el ahiv man u ki lo yadeu ma u vayomer moşe alehem u halehem aşer natan Adonay lahem leohla.
וַיִּרְא֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיֹּ֨אמְר֜וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ מָ֣ן ה֔וּא כִּ֛י לֹ֥א יָדְע֖וּ מַה־ה֑וּא וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֲלֵהֶ֔ם ה֣וּא הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם לְאָכְלָֽה׃
İsrael oğulları bunu görünce birbirlerine, “Bu nedir?” dediler; çünkü ne olduğunu bilmiyorlardı. Moşe onlara, “Bu, Adonay’ın yemeniz için size verdiği ekmektir” dedi.
Şemot 16:18
Bu ayette 2 eşleşme
Vayamodu vaomer velo hedif hamarbe vehamamit lo hehsir iş lefi ohlo lakatu.
וַיָּמֹ֣דּוּ בָעֹ֔מֶר וְלֹ֤א הֶעְדִּיף֙ הַמַּרְבֶּ֔ה וְהַמַּמְעִ֖יט לֹ֣א הֶחְסִ֑יר אִ֥ישׁ לְפִֽי־אָכְל֖וֹ לָקָֽטוּ׃
Omerle ölçtüklerinde çok toplayanın fazlası, az toplayanın eksiği yoktu. Herkes yiyeceği kadar toplamıştı.
Şemot 16:20
Velo şameu el moşe vayotiru anaşim mimenu ad boker vayarum tolaim vayivaş vayiktsof alehem moşe.
וְלֹא־שָׁמְע֣וּ אֶל־מֹשֶׁ֗ה וַיּוֹתִ֨רוּ אֲנָשִׁ֤ים מִמֶּ֙נּוּ֙ עַד־בֹּ֔קֶר וַיָּ֥רֻם תּוֹלָעִ֖ים וַיִּבְאַ֑שׁ וַיִּקְצֹ֥ף עֲלֵהֶ֖ם מֹשֶֽׁה׃
Ama Moşe’yi dinlemediler. Bazıları ondan sabaha bıraktı; bıraktıkları kurtlanıp koktu. Moşe onlara kızdı.
Şemot 16:24
Bu ayette 2 eşleşme
Vayanihu oto ad haboker kaaşer tsiva moşe velo hiviş verima lo hayeta bo.
וַיַּנִּ֤יחוּ אֹתוֹ֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה מֹשֶׁ֑ה וְלֹ֣א הִבְאִ֔ישׁ וְרִמָּ֖ה לֹא־הָ֥יְתָה בּֽוֹ׃
Moşe’nin buyurduğu gibi onu sabaha kadar sakladılar. Kokmadı, içinde kurt da oluşmadı.
Şemot 16:25
Vayomer moşe ihluu hayom ki şabat hayom ladonay hayom lo timtsauu basade.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אִכְלֻ֣הוּ הַיּ֔וֹם כִּֽי־שַׁבָּ֥ת הַיּ֖וֹם לַיהוָ֑ה הַיּ֕וֹם לֹ֥א תִמְצָאֻ֖הוּ בַּשָּׂדֶֽה׃
Moşe, “Onu bugün yiyin” dedi. “Çünkü bugün Adonay için Şabat’tır. Bugün kırda bulamayacaksınız.
Şemot 16:26
Şeşet yamim tilketuu uvayom haşevii şabat lo yiheye bo.
שֵׁ֥שֶׁת יָמִ֖ים תִּלְקְטֻ֑הוּ וּבַיּ֧וֹם הַשְּׁבִיעִ֛י שַׁבָּ֖ת לֹ֥א יִֽהְיֶה־בּֽוֹ׃
Altı gün toplayacaksınız; yedinci gün Şabat’tır, o gün bulunmayacak.”
Şemot 16:27
Vayehi bayom haşevii yatseu min haam lilkot velo matsau.
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י יָצְא֥וּ מִן־הָעָ֖ם לִלְקֹ֑ט וְלֹ֖א מָצָֽאוּ׃ (ס)
Yedinci gün halktan bazıları toplamaya çıktı, ama bir şey bulamadılar.
Şemot 18:17
Vayomer hoten moşe elav lo tov hadavar aşer ata ose.
וַיֹּ֛אמֶר חֹתֵ֥ן מֹשֶׁ֖ה אֵלָ֑יו לֹא־טוֹב֙ הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה׃
Moşe’nin kayınpederi ona şöyle dedi: “Yaptığın iş iyi değil.
Şemot 18:18
Navol tibol gam ata gam haam haze aşer imah ki haved mimeha hadavar lo tuhal asou levadeha.
נָבֹ֣ל תִּבֹּ֔ל גַּם־אַתָּ֕ה גַּם־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עִמָּ֑ךְ כִּֽי־כָבֵ֤ד מִמְּךָ֙ הַדָּבָ֔ר לֹא־תוּכַ֥ל עֲשֹׂ֖הוּ לְבַדֶּֽךָ׃
Hem sen hem de yanındaki bu halk iyice yıpranacaksınız. Bu iş sana fazla ağır geliyor; onu tek başına yapamazsın.
Şemot 19:13
Bu ayette 2 eşleşme
Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im iş lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.
לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃
Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”
Şemot 19:23
Vayomer moşe el Adonay lo yuhal haam laalot el har sinay ki ata haedota banu lemor hagbel et hahar vekidaşto.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה לֹא־יוּכַ֣ל הָעָ֔ם לַעֲלֹ֖ת אֶל־הַ֣ר סִינָ֑י כִּֽי־אַתָּ֞ה הַעֵדֹ֤תָה בָּ֙נוּ֙ לֵאמֹ֔ר הַגְבֵּ֥ל אֶת־הָהָ֖ר וְקִדַּשְׁתּֽוֹ׃
Moşe, Adonay’a, “Halk Sinay Dağı’na çıkamaz” dedi. “Çünkü sen bizi, ‘Dağın çevresine sınır koy ve onu kutsal kıl’ diye uyardın.”
Şemot 20:3
Lo yihye leha Elohim aherim al panaya.
לֹֽ֣א יִהְיֶֽה־לְךָ֛֩ אֱלֹהִ֥֨ים אֲחֵרִ֖֜ים עַל־פָּנָֽ֗יַ
Benim huzurumda başka ilahların olmayacak.
Şemot 20:4
Lo taase leha fesel vehol temuna aşer başamayim mimaal vaaşer baarets mitaahat vaaşer bamayim mitahat laarets.
לֹֽ֣א תַֽעֲשֶׂ֨ה־לְךָ֥֣ פֶ֣֙סֶל֙ ׀ וְכָל־תְּמוּנָ֡֔ה אֲשֶׁ֤֣ר בַּשָּׁמַ֣֙יִם֙ ׀ מִמַּ֡֔עַל וַֽאֲשֶׁ֥ר֩ בָּאָ֖֨רֶץ מִתַָּ֑֜חַת וַאֲשֶׁ֥֣ר בַּמַּ֖֣יִם ׀ מִתַּ֥֣חַת לָאָֽ֗רֶץ
Kendine oyma bir put ya da yukarıda göklerde, aşağıda yerde veya yerin altındaki sularda bulunan herhangi bir şeyin tasvirini yapmayacaksın.
Şemot 20:5
Bu ayette 2 eşleşme
Lo tiştahve lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹֽא־תִשְׁתַּחְוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָֽנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָבֹ֧ת עַל־בָּנִ֛ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Şemot 20:7
Bu ayette 2 eşleşme
Lo tisa et şem Adonay eloheha laşav ki lo yenake Adonay et aşer yisa et şemo laşav.
לֹ֥א תִשָּׂ֛א אֶת־שֵֽׁם־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לַשָּׁ֑וְא כִּ֣י לֹ֤א יְנַקֶּה֙ יְהוָ֔ה אֵ֛ת אֲשֶׁר־יִשָּׂ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ לַשָּֽׁוְא׃ (פ)
Tanrın Adonay’ın adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Adonay, adını boş yere ağzına alanı cezasız bırakmaz.
Şemot 20:10
Veyom haşevii şabat ladonay eloheha lo taase hol melaha ata uvinha uviteha avdeha vaamateha uvehemteha vegereha aşer bişareha.
וְי֙וֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔֜י שַׁבָּ֖֣ת ׀ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑֗יךָ לֹֽ֣א־תַעֲשֶׂ֣֨ה כָל־מְלָאכָ֡֜ה אַתָּ֣ה ׀ וּבִנְךָֽ֣־וּ֠בִתֶּ֗ךָ עַבְדְּךָ֤֨ וַאֲמָֽתְךָ֜֙ וּבְהֶמְתֶּ֔֗ךָ וְגֵרְךָ֖֙ אֲשֶׁ֥֣ר בִּשְׁעָרֶֽ֔יךָ
Ama yedinci gün Tanrın Adonay için Şabat’tır. Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen, hayvanın ve kapılarının içinde yaşayan yabancın hiçbir iş yapmayacaksınız.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- לֹֽא 947 kullanım
- וְלֹ֣א 358 kullanım
- הֲלֹ֥א 17 kullanım
- הֲל֖וֹא 12 kullanım
- בְּלֹא֙ 6 kullanım
- ל֥וֹא 2 kullanım
- אַל 1 kullanım
- הֲלֹ֣ה 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
Dilbilgisel yapılar
- olumsuzluk parçacığı (950 kullanım)
Teknik kod
HTn - bağlaç + olumsuzluk parçacığı (358 kullanım)
Teknik kod
HC/Tn - soru parçacığı + olumsuzluk parçacığı (30 kullanım)
Teknik kod
HTi/Tn - edat + olumsuzluk parçacığı (6 kullanım)
Teknik kod
HR/Tn
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: not; no
Kelime türü teknik kodu: D
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.