Temel kelime (lemma) שְׁלֹשִׁים
Türkçe anlam: otuz
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
thirty
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 43 kez
Teknik kod
HAcbpaTORA’DA KELİME
otuz · üçüncüye ait; üçüncül
Bu İbranice biçim Tora’da 48 kez, 47 farklı ayette görülür.
Vayehi adam şeloşim umeat şana vayoled bidmuto ketsalmo vayikra et şemo şet.
וַֽיְחִ֣י אָדָ֗ם שְׁלֹשִׁ֤ים וּמְאַת֙ שָׁנָ֔ה וַיּ֥וֹלֶד בִּדְמוּת֖וֹ כְּצַלְמ֑וֹ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵֽׁת׃
Adam yüz otuz yıl yaşadıktan sonra kendisine benzer, kendi suretinde bir oğlu oldu. Ona Şet adını verdi.
Vayehi mahalalel ahare holido et yered şeloşim şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִ֣י מַֽהֲלַלְאֵ֗ל אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־יֶ֔רֶד שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Mahalalel, Yered’in doğumundan sonra sekiz yüz otuz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Veşelah hay şeloşim şana vayoled et ever.
וְשֶׁ֥לַח חַ֖י שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־עֵֽבֶר׃
Şelah otuz yıl yaşadıktan sonra Ever’in babası oldu.
Vayehi ever ahare holido et peleg şeloşim şana vearba meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־עֵ֗בֶר אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־פֶּ֔לֶג שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Ever, Peleg’in doğumundan sonra dört yüz otuz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi feleg şeloşim şana vayoled et reu.
וַֽיְחִי־פֶ֖לֶג שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־רְעֽוּ׃
Peleg otuz yıl yaşadıktan sonra Reu’nun babası oldu.
Vayehi serug şeloşim şana vayoled et nahor.
וַיְחִ֥י שְׂר֖וּג שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־נָחֽוֹר׃
Serug otuz yıl yaşadıktan sonra Nahor’un babası oldu.
Bu ayette 2 kez
Vayomer al na yihar ladonay vaadabera ulay yimatseun şam şeloşim vayomer lo eese im emtsa şam şeloşim.
וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבֵּ֔רָה אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א שָׁ֖ם שְׁלֹשִֽׁים׃
Avraam, “Efendim öfkelenmesin; konuşayım” dedi. “Belki orada otuz kişi bulunur.” Adonay, “Orada otuz kişi bulursam bunu yapmayacağım” dedi.
Gemalim menikot uvenehem şeloşim parot arbaim ufarim asara atonot esrim vayarim asara.
גְּמַלִּ֧ים מֵינִיק֛וֹת וּבְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים פָּר֤וֹת אַרְבָּעִים֙ וּפָרִ֣ים עֲשָׂרָ֔ה אֲתֹנֹ֣ת עֶשְׂרִ֔ים וַעְיָרִ֖ם עֲשָׂרָֽה׃
yavrularıyla birlikte otuz emziren deve, kırk inek, on boğa, yirmi dişi eşek ve on erkek eşek.
Veyosef ben şeloşim şana beamedo lifne paro meleh mitsrayim vayetse yosef milifne faro vayavor behol erets mitsrayim.
וְיוֹסֵף֙ בֶּן־שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה בְּעָמְד֕וֹ לִפְנֵ֖י פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרָ֑יִם וַיֵּצֵ֤א יוֹסֵף֙ מִלִּפְנֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַֽיַּעְבֹ֖ר בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yosef, Mısır kralı Firavun’un huzuruna çıktığında otuz yaşındaydı. Firavun’un yanından ayrılıp bütün Mısır ülkesini dolaştı.
Ele bene lea aşer yaleda leyaakov befadan aram veet dina vito kol nefeş banav uvenotav şeloşim veşaloş.
אֵ֣לֶּה ׀ בְּנֵ֣י לֵאָ֗ה אֲשֶׁ֨ר יָֽלְדָ֤ה לְיַעֲקֹב֙ בְּפַדַּ֣ן אֲרָ֔ם וְאֵ֖ת דִּינָ֣ה בִתּ֑וֹ כָּל־נֶ֧פֶשׁ בָּנָ֛יו וּבְנוֹתָ֖יו שְׁלֹשִׁ֥ים וְשָׁלֹֽשׁ׃
Bunlar, Lea’nın Padan Aram’da Yaakov’a doğurduğu oğullarının soyudur. Kızı Dina da bunların arasındaydı. Oğulları ve kızları toplam otuz üç kişiydi.
Vayomer yaakov el paro yeme şene meguray şeloşim umeat şana meat veraim hayu yeme şene hayay velo hisigu et yeme şene haye avotay bime megurehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם׃
Yaakov, Firavun’a şöyle dedi: “Gurbet yıllarım yüz otuz yıl. Ömrümün yılları az ve çileli geçti. Atalarımın gurbette geçirdikleri ömür kadar uzun olmadı.”
Vayar yosef leefrayim bene şileşim gam bene mahir ben menaşe yuledu al birke yosef.
וַיַּ֤רְא יוֹסֵף֙ לְאֶפְרַ֔יִם בְּנֵ֖י שִׁלֵּשִׁ֑ים גַּ֗ם בְּנֵ֤י מָכִיר֙ בֶּן־מְנַשֶּׁ֔ה יֻלְּד֖וּ עַל־בִּרְכֵּ֥י יוֹסֵֽף׃
Yosef, Efrayim’in soyunun üçüncü kuşağını gördü. Menaşe’nin oğlu Mahir’in çocukları da Yosef’in dizlerinde büyüdü.
Umoşav bene yisrael aşer yaşevu bemitsrayim şeloşim şana vearba meot şana.
וּמוֹשַׁב֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יָשְׁב֖וּ בְּמִצְרָ֑יִם שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Mısır’da yaşamış olan İsrael oğullarının konaklama süresi dört yüz otuz yıldı.
Vayehi mikets şeloşim şana vearba meot şana vayehi beetsem hayom haze yatseu kol tsivot Adonay meerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיְהִ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה יָֽצְא֛וּ כָּל־צִבְא֥וֹת יְהוָ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Dört yüz otuz yılın sonunda, tam o gün, Adonay’ın bütün birlikleri Mısır ülkesinden çıktı.
Lo tiştahve lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹֽא־תִשְׁתַּחְוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָֽנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָבֹ֧ת עַל־בָּנִ֛ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
İm eved yigah haşor o ama kesef şeloşim şekalim yiten ladonav vehaşor yisakel.
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)
Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.
Oreh hayeria haahat şeloşim baama verohav arba baama hayeria haehat mida ahat leaşte esre yeriot.
אֹ֣רֶךְ ׀ הַיְרִיעָ֣ה הָֽאַחַ֗ת שְׁלֹשִׁים֙ בָּֽאַמָּ֔ה וְרֹ֙חַב֙ אַרְבַּ֣ע בָּאַמָּ֔ה הַיְרִיעָ֖ה הָאֶחָ֑ת מִדָּ֣ה אַחַ֔ת לְעַשְׁתֵּ֥י עֶשְׂרֵ֖ה יְרִיעֹֽת׃
Her bir örtünün uzunluğu otuz arşın, genişliği dört arşın olacak. On bir örtü de aynı ölçüde olacak.
Notser hesed laalafim nose avon vafeşa vehataa venake lo yenake poked avon avot al banim veal bene vanim al şileşim veal ribeim.
נֹצֵ֥ר חֶ֙סֶד֙ לָאֲלָפִ֔ים נֹשֵׂ֥א עָוֺ֛ן וָפֶ֖שַׁע וְחַטָּאָ֑ה וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֣ד ׀ עֲוֺ֣ן אָב֗וֹת עַל־בָּנִים֙ וְעַל־בְּנֵ֣י בָנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃
sevgisini binlerce kuşağa koruyan, suçu, başkaldırıyı ve günahı bağışlayan; ama suçluyu bütünüyle cezasız bırakmayan, babaların suçunu çocuklarında ve torunlarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katan.”
Oreh hayeria haahat şeloşim baama vearba amot rohav hayeria haehat mida ahat leaşte esre yeriot.
אֹ֜רֶךְ הַיְרִיעָ֣ה הָאַחַ֗ת שְׁלֹשִׁים֙ בָּֽאַמָּ֔ה וְאַרְבַּ֣ע אַמּ֔וֹת רֹ֖חַב הַיְרִיעָ֣ה הָאֶחָ֑ת מִדָּ֣ה אַחַ֔ת לְעַשְׁתֵּ֥י עֶשְׂרֵ֖ה יְרִיעֹֽת׃
Her bir örtünün uzunluğu otuz arşın, genişliği dört arşındı. On bir örtü de aynı ölçüdeydi.
Veim nekeva hi vehaya erkeha şeloşim şakel.
וְאִם־נְקֵבָ֖ה הִ֑וא וְהָיָ֥ה עֶרְכְּךָ֖ שְׁלֹשִׁ֥ים שָֽׁקֶל׃
Kadın için belirlenmiş bedel otuz şekel olacak.
Miben şeloşim şana vamala vead ben hamişim şana kol ba latsava laasot melaha beohel moed.
מִבֶּ֨ן שְׁלֹשִׁ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה וְעַ֖ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה כָּל־בָּא֙ לַצָּבָ֔א לַעֲשׂ֥וֹת מְלָאכָ֖ה בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nda iş görmek üzere hizmete katılan herkesi sayın.
Miben şeloşim şana vamala ad ben hamişim şana tifkod otam kol haba litsvo tsava laavod avoda beohel moed.
מִבֶּן֩ שְׁלֹשִׁ֨ים שָׁנָ֜ה וָמַ֗עְלָה עַ֛ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה תִּפְקֹ֣ד אוֹתָ֑ם כָּל־הַבָּא֙ לִצְבֹ֣א צָבָ֔א לַעֲבֹ֥ד עֲבֹדָ֖ה בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nda hizmet yapmak üzere görev birliğine katılan herkesi sayacaksın.
Miben şeloşim şana vamala vead ben hamişim şana tifkedem kol haba latsava laavod et avodat ohel moed.
מִבֶּן֩ שְׁלֹשִׁ֨ים שָׁנָ֜ה וָמַ֗עְלָה וְעַ֛ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה תִּפְקְדֵ֑ם כָּל־הַבָּא֙ לַצָּבָ֔א לַעֲבֹ֕ד אֶת־עֲבֹדַ֖ת אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nın hizmetini yapmak üzere görev birliğine katılan herkesi sayacaksın.
Miben şeloşim şana vamala vead ben hamişim şana kol haba latsava laavoda beohel moed.
מִבֶּ֨ן שְׁלֹשִׁ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה וְעַ֖ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה כָּל־הַבָּא֙ לַצָּבָ֔א לַעֲבֹדָ֖ה בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nda hizmet etmek üzere görev birliğine katılan herkesi saydılar.
Miben şeloşim şana vamala vead ben hamişim şana kol haba latsava laavoda beohel moed.
מִבֶּ֨ן שְׁלֹשִׁ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה וְעַ֖ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה כָּל־הַבָּא֙ לַצָּבָ֔א לַעֲבֹדָ֖ה בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nda hizmet etmek üzere görev birliğine katılan herkes sayıldı.
Miben şeloşim şana vamala vead ben hamişim şana kol haba latsava laavoda beohel moed.
מִבֶּ֨ן שְׁלֹשִׁ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה וְעַ֖ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה כָּל־הַבָּא֙ לַצָּבָ֔א לַעֲבֹדָ֖ה בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nda hizmet etmek üzere görev birliğine katılan herkes sayıldı.
Miben şeloşim şana vamala vead ben hamişim şana kol haba laavod avodat avoda vaavodat masa beohel moed.
מִבֶּ֨ן שְׁלֹשִׁ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה וְעַ֖ד בֶּן־חֲמִשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה כָּל־הַבָּ֗א לַעֲבֹ֨ד עֲבֹדַ֧ת עֲבֹדָ֛ה וַעֲבֹדַ֥ת מַשָּׂ֖א בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
otuz yaşından elli yaşına kadar, Buluşma Çadırı’nda hizmet ve taşıma işi yapmak üzere gelen herkesti.
Vekorbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
וְקָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Hikriv et korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
הִקְרִ֨ב אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Şu sunuyu getirdi: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Şeloşim umea hakeara haahat kesef veşivim hamizrak haehad kol kesef hakelim alpayim vearba meot beşekel hakodeş.
שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָ֗ה הַקְּעָרָ֤ה הָֽאַחַת֙ כֶּ֔סֶף וְשִׁבְעִ֖ים הַמִּזְרָ֣ק הָאֶחָ֑ד כֹּ֚ל כֶּ֣סֶף הַכֵּלִ֔ים אַלְפַּ֥יִם וְאַרְבַּע־מֵא֖וֹת בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃
Her gümüş tabak yüz otuz şekel, her tas yetmiş şekeldi. Kapların bütün gümüşü kutsal şekel ölçüsüyle iki bin dört yüz şekeldi.
Adonay ereh apayim verav hesed nose avon vafaşa venake lo yenake poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim.
יְהוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֙יִם֙ וְרַב־חֶ֔סֶד נֹשֵׂ֥א עָוֺ֖ן וָפָ֑שַׁע וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֞ד עֲוֺ֤ן אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃
‘Adonay geç öfkelenir ve sevgisi boldur; suçu ve başkaldırıyı bağışlar, ama suçluyu cezasız bırakmaz. Babaların suçunun hesabını çocuklardan, üçüncü ve dördüncü kuşaktan sorar.’
Vayiru kol haeda ki gava aharon vayivku et aharon şeloşim yom kol bet yisrael.
וַיִּרְאוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה כִּ֥י גָוַ֖ע אַהֲרֹ֑ן וַיִּבְכּ֤וּ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ שְׁלֹשִׁ֣ים י֔וֹם כֹּ֖ל בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bütün topluluk Aaron’un öldüğünü gördü. Bütün İsrael evi Aaron için otuz gün ağladı.
Vahamorim şeloşim elef vahameş meot umihsam ladonay ehad veşişim.
וַחֲמֹרִ֕ים שְׁלֹשִׁ֥ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֣שׁ מֵא֑וֹת וּמִכְסָ֥ם לַֽיהוָ֖ה אֶחָ֥ד וְשִׁשִּֽׁים׃
Eşekler otuz bin beş yüzdü; bunlardan Adonay’a ayrılan pay altmış birdi.
Vahamorim şeloşim elef vahameş meot.
וַחֲמֹרִ֕ים שְׁלֹשִׁ֥ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃
Otuz bin beş yüz eşek,
Vehayamim aşer halahnu mikadeş barnea ad aşer avarnu et nahal zered şeloşim uşemone şana ad tom kol hador anşe hamilhama mikerev hamahane kaaşer nişba Adonay lahem.
וְהַיָּמִ֞ים אֲשֶׁר־הָלַ֣כְנוּ ׀ מִקָּדֵ֣שׁ בַּרְנֵ֗עַ עַ֤ד אֲשֶׁר־עָבַ֙רְנוּ֙ אֶת־נַ֣חַל זֶ֔רֶד שְׁלֹשִׁ֥ים וּשְׁמֹנֶ֖ה שָׁנָ֑ה עַד־תֹּ֨ם כָּל־הַדּ֜וֹר אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ מִקֶּ֣רֶב הַֽמַּחֲנֶ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶֽם׃
Kadeş-Barnea’dan yola çıktığımız zamandan Zered Vadisi’ni geçtiğimiz zamana kadar otuz sekiz yıl geçti. Adonay’ın onlara yemin ettiği gibi, o savaşçı kuşağın tamamı ordugâhtan silinmişti.
Lo tiştahave lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim veal şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָב֧וֹת עַל־בָּנִ֛ים וְעַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü Ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Vayivku vene yisrael et moşe bearevot moav şeloşim yom vayitemu yeme vehi evel moşe.
וַיִּבְכּוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־מֹשֶׁ֛ה בְּעַֽרְבֹ֥ת מוֹאָ֖ב שְׁלֹשִׁ֣ים י֑וֹם וַֽיִּתְּמ֔וּ יְמֵ֥י בְכִ֖י אֵ֥בֶל מֹשֶֽׁה׃
İsrael oğulları Moav ovalarında Moşe için otuz gün ağladılar. Moşe için ağlama ve yas günleri böylece sona erdi.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) שְׁלֹשִׁים
Türkçe anlam: otuz
thirty
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 43 kez
HAcbpaTemel kelime (lemma) שִׁלֵּשׁ
Türkçe anlam: üçüncüye ait; üçüncül
third generation descendants
Dilbilgisel yapı: isim, eril, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HNcmpaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.