İbranice biçim עֻגֽוֹת
Lemma עֻגָה
Kök — שורש (şoreş, kök) עוג
Kaynak anlam (İngilizce): cake of bread
Biçim: isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 2 kullanım
Teknik kod
HNcfpaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 3 kez, 3 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim עֻגֽוֹת
Lemma עֻגָה
Kök — שורש (şoreş, kök) עוג
Kaynak anlam (İngilizce): cake of bread
Biçim: isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 2 kullanım
HNcfpaİbranice biçim עֻגֹ֥ת
Lemma עֻגָה
Kök — שורש (şoreş, kök) עוג
Kaynak anlam (İngilizce): cake of bread
Biçim: isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNcfpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayemaher avraham haohela el sara vayomer mahari şeloş seim kemah solet luşi vaasi ugot.
וַיְמַהֵ֧ר אַבְרָהָ֛ם הָאֹ֖הֱלָה אֶל־שָׂרָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר מַהֲרִ֞י שְׁלֹ֤שׁ סְאִים֙ קֶ֣מַח סֹ֔לֶת ל֖וּשִׁי וַעֲשִׂ֥י עֻגֽוֹת׃
Avraam aceleyle çadıra, Sara’nın yanına gidip, “Çabuk, üç sea ince un al, yoğur ve ekmekler yap!” dedi.
Vayofu et habatsek aşer hotsiu mimitsrayim ugot matsot ki lo hamets ki goreşu mimitsrayim velo yahelu lehitmahmeah vegam tseda lo asu lahem.
וַיֹּאפ֨וּ אֶת־הַבָּצֵ֜ק אֲשֶׁ֨ר הוֹצִ֧יאוּ מִמִּצְרַ֛יִם עֻגֹ֥ת מַצּ֖וֹת כִּ֣י לֹ֣א חָמֵ֑ץ כִּֽי־גֹרְשׁ֣וּ מִמִּצְרַ֗יִם וְלֹ֤א יָֽכְלוּ֙ לְהִתְמַהְמֵ֔הַּ וְגַם־צֵדָ֖ה לֹא־עָשׂ֥וּ לָהֶֽם׃
Mısır’dan getirdikleri hamurdan mayasız ekmekler pişirdiler; çünkü hamur mayalanmamıştı. Mısır’dan kovulmuş, oyalanamamış ve kendilerine yol azığı da hazırlayamamışlardı.
Şatu haam velaketu vetahanu varehayim o dahu bamedoha uvişelu baparur veasu oto ugot vehaya tamo ketaam leşad haşamen.
שָׁטוּ֩ הָעָ֨ם וְלָֽקְט֜וּ וְטָחֲנ֣וּ בָרֵחַ֗יִם א֤וֹ דָכוּ֙ בַּמְּדֹכָ֔ה וּבִשְּׁלוּ֙ בַּפָּר֔וּר וְעָשׂ֥וּ אֹת֖וֹ עֻג֑וֹת וְהָיָ֣ה טַעְמ֔וֹ כְּטַ֖עַם לְשַׁ֥ד הַשָּֽׁמֶן׃
Halk dolaşıp onu toplar, el değirmeninde öğütür ya da havanda döver, tencerede pişirir ve ondan ekmekler yapardı. Tadı yağlı hamur işi gibiydi.