İbranice biçim ב֖וֹ
Lemma
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Biçim: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 42 kullanım
Teknik kod
HR/Sp3msTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 44 kez, 44 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim ב֖וֹ
Lemma
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Biçim: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 42 kullanım
HR/Sp3msİbranice biçim בֹא֙
Lemma בּוֹא
Kök — שורש (şoreş, kök) בוא
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come in
Biçim: fiil, Kal, mastar yapılı
Bu çözümleme: 2 kullanım
HVqcOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer Elohim tadeşe haarets deşe esev mazria zera ets peri ose peri lemino aşer zaro vo al haarets vayehi hen.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃
Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.
Vatotse haarets deşe esev mazria zera lemineu veets ose peri aşer zaro vo lemineu vayar Elohim ki tov.
וַתּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ דֶּ֠שֶׁא עֵ֣שֶׂב מַזְרִ֤יעַ זֶ֙רַע֙ לְמִינֵ֔הוּ וְעֵ֧ץ עֹֽשֶׂה־פְּרִ֛י אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃
Yeryüzü yeşillik, türüne göre tohum veren bitkiler ve türüne göre, tohumu meyvesinde bulunan meyveler veren ağaçlar yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Vayevareh Elohim et yom haşevii vayekadeş oto ki vo şavat mikol melahto aşer bara Elohim laasot.
וַיְבָ֤רֶךְ אֱלֹהִים֙ אֶת־י֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹת֑וֹ כִּ֣י ב֤וֹ שָׁבַת֙ מִכָּל־מְלַאכְתּ֔וֹ אֲשֶׁר־בָּרָ֥א אֱלֹהִ֖ים לַעֲשֽׂוֹת׃ (פ)
Tanrı yedinci günü kutsadı ve onu kutsal kıldı; çünkü yaratıp yaptığı bütün işlere o gün son vermişti.
Veavraham hayo yiheye legoy gadol veatsum venivrehu vo kol goye haarets.
וְאַ֨בְרָהָ֔ם הָי֧וֹ יִֽהְיֶ֛ה לְג֥וֹי גָּד֖וֹל וְעָצ֑וּם וְנִ֨בְרְכוּ ב֔וֹ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Avraam mutlaka büyük ve güçlü bir halk olacak; yeryüzünün bütün halkları onun aracılığıyla kutsanacak.
Veyaakov halah ledarko vayifgeu vo malahe Elohim.
וְיַעֲקֹ֖ב הָלַ֣ךְ לְדַרְכּ֑וֹ וַיִּפְגְּעוּ־ב֖וֹ מַלְאֲכֵ֥י אֱלֹהִֽים׃
Yaakov yoluna devam etti. Tanrı’nın melekleri onunla karşılaştı.
Vayekanu vo ehav veaviv şamar et hadavar.
וַיְקַנְאוּ־ב֖וֹ אֶחָ֑יו וְאָבִ֖יו שָׁמַ֥ר אֶת־הַדָּבָֽר׃
Kardeşleri onu kıskandı. Babası ise bu sözü aklında tuttu.
Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃
“Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.
Lehu venimkerenu layişmeelim veyadenu al tehi vo ki ahinu vesarenu u vayişmeu ehav.
לְכ֞וּ וְנִמְכְּרֶ֣נּוּ לַיִּשְׁמְעֵאלִ֗ים וְיָדֵ֙נוּ֙ אַל־תְּהִי־ב֔וֹ כִּֽי־אָחִ֥ינוּ בְשָׂרֵ֖נוּ ה֑וּא וַֽיִּשְׁמְע֖וּ אֶחָֽיו׃
“Gelin, onu Yişmaellilere satalım. Elimiz ona kalkmasın; sonuçta o bizim kardeşimiz, etimizdendir.” Kardeşleri onu dinlediler.
Bevayit ehad yeahel lo totsi min habayit min habasar hutsa veetsem lo tişberu vo.
בְּבַ֤יִת אֶחָד֙ יֵאָכֵ֔ל לֹא־תוֹצִ֧יא מִן־הַבַּ֛יִת מִן־הַבָּשָׂ֖ר ח֑וּצָה וְעֶ֖צֶם לֹ֥א תִשְׁבְּרוּ־בֽוֹ׃
Bir tek evde yenecek. Etten hiçbir parçayı evin dışına çıkarmayacaksın; onun hiçbir kemiğini kırmayacaksınız.
Et hag hamatsot tişmor şivat yamim tohal matsot kaaşer tsivitiha lemoed hodeş haaviv ki vo yatsata mimitsrayim velo yerau fanay rekam.
אֶת־חַ֣ג הַמַּצּוֹת֮ תִּשְׁמֹר֒ שִׁבְעַ֣ת יָמִים֩ תֹּאכַ֨ל מַצּ֜וֹת כַּֽאֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֗ךָ לְמוֹעֵד֙ חֹ֣דֶשׁ הָֽאָבִ֔יב כִּי־ב֖וֹ יָצָ֣אתָ מִמִּצְרָ֑יִם וְלֹא־יֵרָא֥וּ פָנַ֖י רֵיקָֽם׃
Mayasız Ekmek Bayramı’nı gözeteceksin. Sana buyurduğum gibi, başak ayının belirlenmiş zamanında yedi gün mayasız ekmek yiyeceksin; çünkü Mısır’dan o ay çıktın. Huzuruma eli boş çıkılmayacak.
Umileta vo miluat even arbaa turim aven tur odem pitda uvareket hatur haehad.
וּמִלֵּאתָ֥ בוֹ֙ מִלֻּ֣אַת אֶ֔בֶן אַרְבָּעָ֖ה טוּרִ֣ים אָ֑בֶן ט֗וּר אֹ֤דֶם פִּטְדָה֙ וּבָרֶ֔קֶת הַטּ֖וּר הָאֶחָֽד׃
İçine dört sıra taş yerleştireceksin. Birinci sıra: Odem, pitda ve bareket.
Umaşahta vo et ohel moed veet aron haedut.
וּמָשַׁחְתָּ֥ ב֖וֹ אֶת־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֖ת אֲר֥וֹן הָעֵדֻֽת׃
Buluşma Çadırı’nı ve Tanıklık Sandığı’nı onunla meshedeceksin;
Şeşet yamim tease melaha uvayom haşevii yihye lahem kodeş şabat şabaton ladonay kol haose vo melaha yumat.
שֵׁ֣שֶׁת יָמִים֮ תֵּעָשֶׂ֣ה מְלָאכָה֒ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י יִהְיֶ֨ה לָכֶ֥ם קֹ֛דֶשׁ שַׁבַּ֥ת שַׁבָּת֖וֹן לַיהוָ֑ה כָּל־הָעֹשֶׂ֥ה ב֛וֹ מְלָאכָ֖ה יוּמָֽת׃
Altı gün iş yapılacak. Yedinci gün ise sizin için kutsal, Adonay’a ait tam bir dinlenme Şabat’ı olacak. O gün iş yapan herkes öldürülecek.
Vayemalu vo arbaa ture aven tur odem pitda uvareket hatur haehad.
וַיְמַלְאוּ־ב֔וֹ אַרְבָּעָ֖ה ט֣וּרֵי אָ֑בֶן ט֗וּר אֹ֤דֶם פִּטְדָה֙ וּבָרֶ֔קֶת הַטּ֖וּר הָאֶחָֽד׃
İçine dört sıra taş yerleştirdiler. Birinci sıra: Odem, pitda ve bareket.
Uvasar ki yihye vo veoro şehin venirpa.
וּבָשָׂ֕ר כִּֽי־יִהְיֶ֥ה בֽוֹ־בְעֹר֖וֹ שְׁחִ֑ין וְנִרְפָּֽא׃
Birinin derisinde bir çıban çıkar ve iyileşirse,
Veiş o işa ki yihye vo naga beroş o vezakan.
וְאִישׁ֙ א֣וֹ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ נָ֑גַע בְּרֹ֖אשׁ א֥וֹ בְזָקָֽן׃
Bir erkeğin ya da kadının başında veya sakal bölgesinde bir belirti oluşursa,
Veraa hakohen et hanega bayom haşevii vehine lo fasa hanetek velo haya vo sear tsahov umare hanetek en amok min haor.
וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּגַע֮ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִי֒ וְהִנֵּה֙ לֹא־פָשָׂ֣ה הַנֶּ֔תֶק וְלֹא־הָ֥יָה ב֖וֹ שֵׂעָ֣ר צָהֹ֑ב וּמַרְאֵ֣ה הַנֶּ֔תֶק אֵ֥ין עָמֹ֖ק מִן־הָעֽוֹר׃
Kâhin yedinci gün belirtiyi inceleyecek. Netek yayılmamışsa, içinde sarı kıl yoksa ve deriden daha derinde görünmüyorsa,
Vehabeged ki yihye vo nega tsaraat beveged tsemer o beveged piştim.
וְהַבֶּ֕גֶד כִּֽי־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ נֶ֣גַע צָרָ֑עַת בְּבֶ֣גֶד צֶ֔מֶר א֖וֹ בְּבֶ֥גֶד פִּשְׁתִּֽים׃
Bir giyside, yün ya da keten giyside tsaraat belirtisi oluşursa,
Vesaraf et habeged o et haşeti o et haerev batsemer o vapiştim o et kol keli haor aşer yihye vo hanaga ki tsaraat mameret hi baeş tisaref.
וְשָׂרַ֨ף אֶת־הַבֶּ֜גֶד א֥וֹ אֶֽת־הַשְּׁתִ֣י ׀ א֣וֹ אֶת־הָעֵ֗רֶב בַּצֶּ֙מֶר֙ א֣וֹ בַפִּשְׁתִּ֔ים א֚וֹ אֶת־כָּל־כְּלִ֣י הָע֔וֹר אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ הַנָּ֑גַע כִּֽי־צָרַ֤עַת מַמְאֶ֙רֶת֙ הִ֔וא בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃
Belirtinin bulunduğu giysiyi, yünden ya da ketenden çözgüyü veya atkıyı ya da herhangi bir deri eşyayı yakacak. Çünkü bu yıkıcı tsaraattır; ateşte yakılacak.
Veim al hamişkav u o al hakeli aşer hi yoşevet alav benageo vo yitma ad haarev.
וְאִ֨ם עַֽל־הַמִּשְׁכָּ֜ב ה֗וּא א֧וֹ עַֽל־הַכְּלִ֛י אֲשֶׁר־הִ֥וא יֹשֶֽׁבֶת־עָלָ֖יו בְּנָגְעוֹ־ב֑וֹ יִטְמָ֖א עַד־הָעָֽרֶב׃
Bir kişi onun yatağının ya da oturduğu eşyanın üzerindeyse veya o eşyaya dokunursa akşama kadar arınmamış olacak.
Daber el aharon lemor iş mizaraha ledorotam aşer yihye vo mum lo yikrav lehakriv lehem elohav.
דַּבֵּ֥ר אֶֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ מִֽזַּרְעֲךָ֞ לְדֹרֹתָ֗ם אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה בוֹ֙ מ֔וּם לֹ֣א יִקְרַ֔ב לְהַקְרִ֖יב לֶ֥חֶם אֱלֹהָֽיו׃
“Aaron’a şöyle söyle: Kuşakları boyunca soyundan bedensel kusuru bulunan hiç kimse, Tanrısının yiyeceğini sunmak üzere yaklaşmayacak.
O iş aşer yihye vo şever ragel o şever yad.
א֣וֹ אִ֔ישׁ אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ שֶׁ֣בֶר רָ֑גֶל א֖וֹ שֶׁ֥בֶר יָֽד׃
ayağı ya da eli kırık olan;
Veşameru et mişmarti velo yisu alav het umetu vo ki yehaleluu ani Adonay mekadeşam.
וְשָׁמְר֣וּ אֶת־מִשְׁמַרְתִּ֗י וְלֹֽא־יִשְׂא֤וּ עָלָיו֙ חֵ֔טְא וּמֵ֥תוּ ב֖וֹ כִּ֣י יְחַלְּלֻ֑הוּ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדְּשָֽׁם׃
Verdiğim görevi yerine getirecekler; böylece kutsal olanı kutsallıktan düşürüp günah yüklenmeyecek ve bu yüzden ölmeyecekler. Onları kutsayan Adonay Benim.
Venokev şem Adonay mot yumat ragom yirgemu vo kol haeda kager kaezrah benakevo şem yumat.
וְנֹקֵ֤ב שֵׁם־יְהוָה֙ מ֣וֹת יוּמָ֔ת רָג֥וֹם יִרְגְּמוּ־ב֖וֹ כָּל־הָעֵדָ֑ה כַּגֵּר֙ כָּֽאֶזְרָ֔ח בְּנָקְבוֹ־שֵׁ֖ם יוּמָֽת׃
Adonay’ın adını söyleyerek lanet eden kişi kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak. Bütün topluluk onu taşlayacak. Yabancı da yerli de Ad’ı söyleyerek lanet ettiğinde ölüm cezasına çarptırılacak.
Lo tirde vo befareh veyareta meeloheha.
לֹא־תִרְדֶּ֥ה ב֖וֹ בְּפָ֑רֶךְ וְיָרֵ֖אתָ מֵאֱלֹהֶֽיךָ׃
Ona acımasızca hükmetmeyeceksin. Tanrından korkacaksın.
Vehitnahaltem otam livnehem aharehem lareşet ahuza leolam bahem taavodu uveahehem bene yisrael iş beahiv lo tirde vo befareh.
וְהִתְנַחֲלְתֶּ֨ם אֹתָ֜ם לִבְנֵיכֶ֤ם אַחֲרֵיכֶם֙ לָרֶ֣שֶׁת אֲחֻזָּ֔ה לְעֹלָ֖ם בָּהֶ֣ם תַּעֲבֹ֑דוּ וּבְאַ֨חֵיכֶ֤ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אִ֣ישׁ בְּאָחִ֔יו לֹא־תִרְדֶּ֥ה ב֖וֹ בְּפָֽרֶךְ׃ (ס)
Sizden sonra çocuklarınıza miras bırakarak mülk edinmelerini sağlayabilirsiniz; onları sürekli çalıştırabilirsiniz. Ama İsraeloğullarından olan kardeşlerinize, birbirinize acımasızca hükmetmeyeceksiniz.
Daber el bene yisrael veamarta alehem iş iş ki tiste işto umaala vo maal.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם אִ֥ישׁ אִישׁ֙ כִּֽי־תִשְׂטֶ֣ה אִשְׁתּ֔וֹ וּמָעֲלָ֥ה ב֖וֹ מָֽעַל׃
İsraeloğullarına konuş ve de ki: Bir adamın karısı yoldan sapar ve ona sadakatsizlik ederse,
Lo yaşiru mimenu ad boker veetsem lo yişberu vo kehol hukat hapesah yaasu oto.
לֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִמֶּ֙נּוּ֙ עַד־בֹּ֔קֶר וְעֶ֖צֶם לֹ֣א יִשְׁבְּרוּ־ב֑וֹ כְּכָל־חֻקַּ֥ת הַפֶּ֖סַח יַעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ׃
Ondan sabaha hiçbir şey bırakmayacak, hiçbir kemiğini kırmayacaklar. Onu Pesah kurbanının bütün kurallarına göre yerine getirecekler.
U yithata vo bayom haşelişi uvayom haşevii yithar veim lo yithata bayom haşelişi uvayom haşevii lo yithar.
ה֣וּא יִתְחַטָּא־ב֞וֹ בַּיּ֧וֹם הַשְּׁלִישִׁ֛י וּבַיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י יִטְהָ֑ר וְאִם־לֹ֨א יִתְחַטָּ֜א בַּיּ֧וֹם הַשְּׁלִישִׁ֛י וּבַיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י לֹ֥א יִטְהָֽר׃
Üçüncü ve yedinci gün bu suyla arındırılacak; böylece arınmış olacak. Üçüncü ve yedinci gün arındırılmazsa arınmış olmayacak.
Kal hanogea bemet benefeş haadam aşer yamut velo yithata et mişkan Adonay time venihreta hanefeş hahi miyisrael ki me nida lo zorak alav tame yihye od tumato vo.
כָּֽל־הַנֹּגֵ֡עַ בְּמֵ֣ת בְּנֶפֶשׁ֩ הָאָדָ֨ם אֲשֶׁר־יָמ֜וּת וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֗א אֶת־מִשְׁכַּ֤ן יְהוָה֙ טִמֵּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִיִּשְׂרָאֵ֑ל כִּי֩ מֵ֨י נִדָּ֜ה לֹא־זֹרַ֤ק עָלָיו֙ טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה ע֖וֹד טֻמְאָת֥וֹ בֽוֹ׃
Ölen bir insanın cesedine dokunan ve arındırılmayan kişi Adonay’ın Mişkanı’nı arınmamış duruma getirir; o kişi İsrael’den kesilip çıkarılacak. Çünkü üzerine arındırma suyu serpilmemiştir. Arınmamıştır; arınmamışlığı hâlâ üzerindedir.
Vayaalu ad nahal eşkol vayiru et haarets vayaniu et lev bene yisrael levilti vo el haarets aşer natan lahem Adonay.
וַֽיַּעֲל֞וּ עַד־נַ֣חַל אֶשְׁכּ֗וֹל וַיִּרְאוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וַיָּנִ֕יאוּ אֶת־לֵ֖ב בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לְבִלְתִּי־בֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥ן לָהֶ֖ם יְהוָֽה׃
Eşkol Vadisi’ne kadar çıkıp ülkeyi gördüler. Sonra İsraeloğullarının cesaretini kırdılar; böylece Adonay’ın kendilerine verdiği ülkeye girmediler.
Goel hadam u yamit et harotseah befigo vo u yemitenu.
גֹּאֵ֣ל הַדָּ֔ם ה֥וּא יָמִ֖ית אֶת־הָרֹצֵ֑חַ בְּפִגְעוֹ־ב֖וֹ ה֥וּא יְמִיתֶֽנּוּ׃
Katili kan öcünü alan akraba öldürecek. Onunla karşılaştığında onu öldürecek.
O veeva hikau veyado vayamot mot yumat hamake rotseah u goel hadam yamit et harotseah befigo vo.
א֣וֹ בְאֵיבָ֞ה הִכָּ֤הוּ בְיָדוֹ֙ וַיָּמֹ֔ת מֽוֹת־יוּמַ֥ת הַמַּכֶּ֖ה רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא גֹּאֵ֣ל הַדָּ֗ם יָמִ֛ית אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּפִגְעוֹ־בֽוֹ׃
Ya da düşmanlıkla eliyle ona vurur ve o ölürse, vuran kişi kesinlikle öldürülecek; katildir. Kan öcünü alan akraba, katille karşılaştığında onu öldürecek.
Vadonay hitanef bi al divrehem vayişava levilti averi et hayarden ulevilti vo el haarets hatova aşer Adonay eloheha noten leha nahala.
וַֽיהוָ֥ה הִתְאַנֶּף־בִּ֖י עַל־דִּבְרֵיכֶ֑ם וַיִּשָּׁבַ֗ע לְבִלְתִּ֤י עָבְרִי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן וּלְבִלְתִּי־בֹא֙ אֶל־הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה׃
Adonay sizin yüzünüzden bana öfkelendi. Yarden’i geçmeyeceğime ve Tanrın Adonay’ın sana miras olarak verdiği iyi ülkeye girmeyeceğime yemin etti.
Ki im şamor tişmerun et kol hamitsva hazot aşer anohi metsave ethem laasotah leahava et Adonay elohehem lalehet behol derahav uledaveka vo.
כִּי֩ אִם־שָׁמֹ֨ר תִּשְׁמְר֜וּן אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֣ה הַזֹּ֗את אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם לַעֲשֹׂתָ֑הּ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם לָלֶ֥כֶת בְּכָל־דְּרָכָ֖יו וּלְדָבְקָה־בֽוֹ׃
Size uygulamanız için buyurduğum bu emrin tamamını titizlikle korur, Tanrınız Adonay’ı sever, bütün yollarında yürür ve O’na bağlı kalırsanız,
Vehi yihye vo mum piseah o iver kol mum ra lo tizbahenu ladonay eloheha.
וְכִֽי־יִהְיֶ֨ה ב֜וֹ מ֗וּם פִּסֵּ֙חַ֙ א֣וֹ עִוֵּ֔ר כֹּ֖ל מ֣וּם רָ֑ע לֹ֣א תִזְבָּחֶ֔נּוּ לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Onda bir kusur varsa, topal ya da körse, herhangi bir ciddi kusuru varsa onu Tanrın Adonay'a kurban etmeyeceksin.
Lo tizbah ladonay eloheha şor vase aşer yihye vo mum kol davar ra ki toavat Adonay eloheha u.
לֹא־תִזְבַּח֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ שׁ֣וֹר וָשֶׂ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה בוֹ֙ מ֔וּם כֹּ֖ל דָּבָ֣ר רָ֑ע כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ הֽוּא׃ (ס)
Tanrın Adonay'a, üzerinde bir kusur, herhangi bir bozukluk bulunan sığır ya da davar kurban etmeyeceksin. Çünkü bu, Tanrın Adonay için iğrençtir.
Vehayeta imo vekara vo kol yeme hayav lemaan yilmad leyira et Adonay elohav lişmor et kol divre hatora hazot veet hahukim haele laasotam.
וְהָיְתָ֣ה עִמּ֔וֹ וְקָ֥רָא ב֖וֹ כָּל־יְמֵ֣י חַיָּ֑יו לְמַ֣עַן יִלְמַ֗ד לְיִרְאָה֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו לִ֠שְׁמֹר אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֞י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֛את וְאֶת־הַחֻקִּ֥ים הָאֵ֖לֶּה לַעֲשֹׂתָֽם׃
Bu tomar yanında bulunacak; Tanrısı Adonay'dan korkmayı, bu Tora'nın bütün sözlerini ve bu hükümleri özenle yerine getirmeyi öğrenmek için yaşamının bütün günlerinde onu okuyacak.
Ki vo bahar Adonay eloheha mikol şevateha laamod leşaret beşem Adonay u uvanav kol hayamim.
כִּ֣י ב֗וֹ בָּחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מִכָּל־שְׁבָטֶ֑יךָ לַעֲמֹ֨ד לְשָׁרֵ֧ת בְּשֵׁם־יְהוָ֛ה ה֥וּא וּבָנָ֖יו כָּל־הַיָּמִֽים׃ (ס)
Çünkü Tanrın Adonay, kendisi ve oğulları bütün günler boyunca Adonay'ın Adıyla hizmet etmek üzere dursunlar diye bütün kabilelerinin arasından onu seçti.
Vetafesu vo aviv veimo vehotsiu oto el zikne iro veel şaar mekomo.
וְתָ֥פְשׂוּ ב֖וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֑וֹ וְהוֹצִ֧יאוּ אֹת֛וֹ אֶל־זִקְנֵ֥י עִיר֖וֹ וְאֶל־שַׁ֥עַר מְקֹמֽוֹ׃
babası ve annesi onu tutup kentlerinin ileri gelenlerine, yaşadıkları yerin kapısına çıkaracaklar.
Bahuts taamod vehaiş aşer ata noşe vo yotsi eleha et haavot hahutsa.
בַּח֖וּץ תַּעֲמֹ֑ד וְהָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ נֹשֶׁ֣ה ב֔וֹ יוֹצִ֥יא אֵלֶ֛יךָ אֶֽת־הַעֲב֖וֹט הַחֽוּצָה׃
Dışarıda duracaksın; borç verdiğin kişi rehni sana dışarıya çıkaracak.
Leahava et Adonay eloheha lişmoa bekolo uledaveka vo ki u hayeha veoreh yameha laşevet al haadama aşer nişba Adonay laavoteha leavraham leyitshak uleyaakov latet lahem.
לְאַֽהֲבָה֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֥עַ בְּקֹל֖וֹ וּלְדָבְקָה־ב֑וֹ כִּ֣י ה֤וּא חַיֶּ֙יךָ֙ וְאֹ֣רֶךְ יָמֶ֔יךָ לָשֶׁ֣בֶת עַל־הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨ע יְהוָ֧ה לַאֲבֹתֶ֛יךָ לְאַבְרָהָ֛ם לְיִצְחָ֥ק וּֽלְיַעֲקֹ֖ב לָתֵ֥ת לָהֶֽם׃ (פ)
Tanrın Adonay'ı sev, Onun sesini dinle ve Ona bağlan. Çünkü O senin yaşamın ve günlerinin uzunluğudur. Böylece Adonay'ın ataların Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a vermek için yemin ettiği toprakta yaşayacaksın.'
Vehara api vo vayom hau vaazavtim vehistarti fanay mehem vehaya leehol umetsauu raot rabot vetsarot veamar bayom hau halo al ki en elohay bekirbi metsauni haraot haele.
וְחָרָ֣ה אַפִּ֣י ב֣וֹ בַיּוֹם־הַ֠הוּא וַעֲזַבְתִּ֞ים וְהִסְתַּרְתִּ֨י פָנַ֤י מֵהֶם֙ וְהָיָ֣ה לֶֽאֱכֹ֔ל וּמְצָאֻ֛הוּ רָע֥וֹת רַבּ֖וֹת וְצָר֑וֹת וְאָמַר֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא הֲלֹ֗א עַ֣ל כִּֽי־אֵ֤ין אֱלֹהַי֙ בְּקִרְבִּ֔י מְצָא֖וּנִי הָרָע֥וֹת הָאֵֽלֶּה׃
O gün ona karşı öfkem alevlenecek. Onları terk edecek, yüzümü onlardan gizleyeceğim. Yem olacak; başına birçok kötülük ve sıkıntı gelecek. O gün, "Tanrım aramızda olmadığı için değil mi bütün bu kötülüklerin başıma gelmesi?" diyecek.
Veamar e elohemo tsur hasayu vo.
וְאָמַ֖ר אֵ֣י אֱלֹהֵ֑ימוֹ צ֖וּר חָסָ֥יוּ בֽוֹ׃
Şöyle diyecek: 'Tanrıları nerede, sığındıkları kaya nerede?