İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

or

Bu okunuş biçimi Tora’da 26 kez, 25 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit4 kullanım3 ayet
  • Şemot4 kullanım4 ayet
  • Vayikra11 kullanım11 ayet
  • Bamidbar7 kullanım7 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim ע֥וֹר

Lemma עוֹר

Kök — שורש (şoreş, kök) עור

Kaynak anlam (İngilizce): skin; hide; leather

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 13 kullanım

Teknik kodHNcmsc

İbranice biçim ע֖וֹר

Lemma עוֹר

Kök — שורש (şoreş, kök) עור

Kaynak anlam (İngilizce): skin; hide; leather

Biçim: isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 9 kullanım

Teknik kodHNcmsa

İbranice biçim א֑וֹר

Lemma אוֹר

Kök — שורש (şoreş, kök) אור

Türkçe anlam: ışık

Biçim: isim, iki cins, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 3 kullanım

Teknik kodHNcbsa

İbranice biçim א֑וֹר

Lemma אוֹר

Kök — שורש (şoreş, kök) אור

Türkçe anlam: ışımak, parlamak; ışık vermek; yakmak, ateş yakmak

Biçim: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHVqp3ms

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:3

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer Elohim yehi or vayehi or.

    וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים יְהִ֣י א֑וֹר וַֽיְהִי־אֽוֹר׃

    Tanrı, “Işık olsun” dedi ve ışık oldu.

  2. Bereşit 3:21

    Vayaas Adonay Elohim leadam uleişto katenot or vayalbişem.

    וַיַּעַשׂ֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים לְאָדָ֧ם וּלְאִשְׁתּ֛וֹ כָּתְנ֥וֹת ע֖וֹר וַיַּלְבִּשֵֽׁם׃ (פ)

    Adonay Tanrı, Adam ve karısı için deriden giysiler yaptı ve onları giydirdi.

  3. Bereşit 44:3

    Haboker or vehaanaşim şulehu hema vahamorehem.

    הַבֹּ֖קֶר א֑וֹר וְהָאֲנָשִׁ֣ים שֻׁלְּח֔וּ הֵ֖מָּה וַחֲמֹרֵיהֶֽם׃

    Sabah ortalık aydınlanınca adamlar eşekleriyle birlikte yola çıkarıldı.

  4. Şemot 10:23

    Lo rau et ahiv velo kamu mitahtav şeloşet yamim ulehol bene yisrael haya or bemoşevotam.

    לֹֽא־רָא֞וּ אִ֣ישׁ אֶת־אָחִ֗יו וְלֹא־קָ֛מוּ אִ֥ישׁ מִתַּחְתָּ֖יו שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וּֽלְכָל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָ֥יָה א֖וֹר בְּמוֹשְׁבֹתָֽם׃

    Üç gün boyunca kimse birbirini göremedi, kimse yerinden kalkamadı. Ama bütün İsrael oğullarının yaşadıkları yerlerde ışık vardı.

  5. Şemot 34:29

    Vayehi beredet moşe mehar sinay uşene luhot haedut beyad moşe beridto min hahar umoşe lo yada ki karan or panav bedabero ito.

    וַיְהִ֗י בְּרֶ֤דֶת מֹשֶׁה֙ מֵהַ֣ר סִינַ֔י וּשְׁנֵ֨י לֻחֹ֤ת הָֽעֵדֻת֙ בְּיַד־מֹשֶׁ֔ה בְּרִדְתּ֖וֹ מִן־הָהָ֑ר וּמֹשֶׁ֣ה לֹֽא־יָדַ֗ע כִּ֥י קָרַ֛ן ע֥וֹר פָּנָ֖יו בְּדַבְּר֥וֹ אִתּֽוֹ׃

    Moşe Sinay Dağı’ndan inerken elinde iki Tanıklık levhası vardı. Dağdan indiğinde, O’nunla konuşması nedeniyle yüzünün derisinin ışıldadığını bilmiyordu.

  6. Şemot 34:30

    Vayar aharon vehol bene yisrael et moşe vehine karan or panav vayireu migeşet elav.

    וַיַּ֨רְא אַהֲרֹ֜ן וְכָל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה וְהִנֵּ֥ה קָרַ֖ן ע֣וֹר פָּנָ֑יו וַיִּֽירְא֖וּ מִגֶּ֥שֶׁת אֵלָֽיו׃

    Aaron ve bütün İsrael oğulları Moşe’yi gördüler. İşte, yüzünün derisi ışıldıyordu; ona yaklaşmaktan korktular.

  7. Şemot 34:35

    Verau vene yisrael et pene moşe ki karan or pene moşe veheşiv moşe et hamasve al panav ad boo ledaber ito.

    וְרָא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־פְּנֵ֣י מֹשֶׁ֔ה כִּ֣י קָרַ֔ן ע֖וֹר פְּנֵ֣י מֹשֶׁ֑ה וְהֵשִׁ֨יב מֹשֶׁ֤ה אֶת־הַמַּסְוֶה֙ עַל־פָּנָ֔יו עַד־בֹּא֖וֹ לְדַבֵּ֥ר אִתּֽוֹ׃ (ס)

    İsrael oğulları Moşe’nin yüzünü, yüzünün derisinin ışıldadığını görürlerdi. Moşe, O’nunla konuşmak için yeniden girene kadar örtüyü yüzüne geri koyardı.

  8. Vayikra 4:11

    Veet or hapar veet kol besaro al roşo veal keraav vekirbo ufirşo.

    וְאֶת־ע֤וֹר הַפָּר֙ וְאֶת־כָּל־בְּשָׂר֔וֹ עַל־רֹאשׁ֖וֹ וְעַל־כְּרָעָ֑יו וְקִרְבּ֖וֹ וּפִרְשֽׁוֹ׃

    Boğanın derisini, başı ve bacaklarıyla birlikte bütün etini, iç organlarını ve dışkısını,

  9. Vayikra 7:8

    Vehakohen hamakriv et olat or haola aşer hikriv lakohen lo yihye.

    וְהַ֨כֹּהֵ֔ן הַמַּקְרִ֖יב אֶת־עֹ֣לַת אִ֑ישׁ ע֤וֹר הָֽעֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְרִ֔יב לַכֹּהֵ֖ן ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃

    Birinin bütünüyle yakılan sunusunu sunan kâhin, sunduğu hayvanın derisini kendisi alacak.

  10. Vayikra 11:32

    Vehol aşer yipol alav mehem bemotam yitma mikol keli ets o veged o or o sak kol keli aşer yease melaha bahem bamayim yuva vetame ad haerev vetaher.

    וְכֹ֣ל אֲשֶׁר־יִפֹּל־עָלָיו֩ מֵהֶ֨ם ׀ בְּמֹתָ֜ם יִטְמָ֗א מִכָּל־כְּלִי־עֵץ֙ א֣וֹ בֶ֤גֶד אוֹ־עוֹר֙ א֣וֹ שָׂ֔ק כָּל־כְּלִ֕י אֲשֶׁר־יֵעָשֶׂ֥ה מְלָאכָ֖ה בָּהֶ֑ם בַּמַּ֧יִם יוּבָ֛א וְטָמֵ֥א עַד־הָעֶ֖רֶב וְטָהֵֽר׃

    Öldüklerinde bunlardan biri herhangi bir eşyanın üzerine düşerse o eşya arınmamış olur: Tahta eşya, giysi, deri ya da çuval olsun, işte kullanılan her türlü eşya suya sokulacak; akşama kadar arınmamış olacak, sonra arınmış sayılacak.

  11. Vayikra 13:12

    Veim paroah tifrah hatsaraat baor vehiseta hatsaraat et kol or hanega meroşo vead raglav lehol mare ene hakohen.

    וְאִם־פָּר֨וֹחַ תִּפְרַ֤ח הַצָּרַ֙עַת֙ בָּע֔וֹר וְכִסְּתָ֣ה הַצָּרַ֗עַת אֵ֚ת כָּל־ע֣וֹר הַנֶּ֔גַע מֵרֹאשׁ֖וֹ וְעַד־רַגְלָ֑יו לְכָל־מַרְאֵ֖ה עֵינֵ֥י הַכֹּהֵֽן׃

    Tsaraat deride iyice yayılır, kâhinin görebildiği her yerde, başından ayaklarına kadar belirtili kişinin bütün derisini kaplarsa,

  12. Vayikra 13:43

    Veraa oto hakohen vehine seet hanega levana adamdemet bekarahto o vegabahto kemare tsaraat or basar.

    וְרָאָ֨ה אֹת֜וֹ הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה שְׂאֵת־הַנֶּ֙גַע֙ לְבָנָ֣ה אֲדַמְדֶּ֔מֶת בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֣וֹ בְגַבַּחְתּ֑וֹ כְּמַרְאֵ֥ה צָרַ֖עַת ע֥וֹר בָּשָֽׂר׃

    Kâhin onu inceleyecek. Başının arka ya da ön tarafındaki kel yerde bulunan belirtinin kabartısı kırmızımsı beyazsa ve beden derisindeki tsaraat gibi görünüyorsa,

  13. Vayikra 13:48

    O vişeti o veerev lapiştim velatsamer o veor o behol melehet or.

    א֤וֹ בִֽשְׁתִי֙ א֣וֹ בְעֵ֔רֶב לַפִּשְׁתִּ֖ים וְלַצָּ֑מֶר א֣וֹ בְע֔וֹר א֖וֹ בְּכָל־מְלֶ֥אכֶת עֽוֹר׃

    ketenin ya da yünün çözgüsünde veya atkısında, deride ya da deriden yapılmış herhangi bir eşyada görülürse,

  14. Vayikra 13:49

    Vehaya hanega yerakrak o adamdam babeged o vaor o vaşeti o vaerev o vehol keli or nega tsaraat u veharea et hakohen.

    וְהָיָ֨ה הַנֶּ֜גַע יְרַקְרַ֣ק ׀ א֣וֹ אֲדַמְדָּ֗ם בַּבֶּגֶד֩ א֨וֹ בָע֜וֹר אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְהָרְאָ֖ה אֶת־הַכֹּהֵֽן׃

    giyside, deride, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeşilimsi veya kırmızımsı bir belirti varsa bu bir tsaraat belirtisidir; kâhine gösterilecek.

  15. Vayikra 13:53

    Veim yire hakohen vehine lo fasa hanega babeged o vaşeti o vaerev o behol keli or.

    וְאִם֮ יִרְאֶ֣ה הַכֹּהֵן֒ וְהִנֵּה֙ לֹא־פָשָׂ֣ה הַנֶּ֔גַע בַּבֶּ֕גֶד א֥וֹ בַשְּׁתִ֖י א֣וֹ בָעֵ֑רֶב א֖וֹ בְּכָל־כְּלִי־עֽוֹר׃

    Kâhin incelediğinde belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yayılmamışsa,

  16. Vayikra 13:57

    Veim terae od babeged o vaşeti o vaerev o vehol keli or porahat hi baeş tisrefenu et aşer bo hanaga.

    וְאִם־תֵּרָאֶ֨ה ע֜וֹד בַּ֠בֶּגֶד אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אֽוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר פֹּרַ֖חַת הִ֑וא בָּאֵ֣שׁ תִּשְׂרְפֶ֔נּוּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ הַנָּֽגַע׃

    Belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeniden görülürse yayılmaktadır. Belirtinin bulunduğu eşyayı ateşte yakacaksın.

  17. Vayikra 13:59

    Zot torat nega tsaraat beged hatsemer o hapiştim o haşeti o haerev o kol keli or letaharo o letameo.

    זֹ֠את תּוֹרַ֨ת נֶֽגַע־צָרַ֜עַת בֶּ֥גֶד הַצֶּ֣מֶר ׀ א֣וֹ הַפִּשְׁתִּ֗ים א֤וֹ הַשְּׁתִי֙ א֣וֹ הָעֵ֔רֶב א֖וֹ כָּל־כְּלִי־ע֑וֹר לְטַהֲר֖וֹ א֥וֹ לְטַמְּאֽוֹ׃ (פ)

    Yün ya da keten giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada tsaraat belirtisinin arınmış mı, arınmamış mı olduğuna hükmetmek için kural budur.”

  18. Vayikra 15:17

    Vehol beged vehol or aşer yihye alav şihvat zara vehubas bamayim vetame ad haarev.

    וְכָל־בֶּ֣גֶד וְכָל־ע֔וֹר אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה עָלָ֖יו שִׁכְבַת־זָ֑רַע וְכֻבַּ֥ס בַּמַּ֖יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃ (פ)

    Üzerine meni gelen her giysi ve her deri suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacak.

  19. Bamidbar 4:6

    Venatenu alav kesuy or tahaş ufaresu veged kelil tehelet milmaela vesamu badav.

    וְנָתְנ֣וּ עָלָ֗יו כְּסוּי֙ ע֣וֹר תַּ֔חַשׁ וּפָרְשׂ֧וּ בֶֽגֶד־כְּלִ֛יל תְּכֵ֖לֶת מִלְמָ֑עְלָה וְשָׂמ֖וּ בַּדָּֽיו׃

    Üzerine tahaş derisinden bir örtü koyacak, en üste tümüyle mavi bir kumaş serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  20. Bamidbar 4:8

    Ufaresu alehem beged tolaat şani vehisu oto bemihse or tahaş vesamu et badav.

    וּפָרְשׂ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם בֶּ֚גֶד תּוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃

    Bunların üzerine kırmızı bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  21. Bamidbar 4:10

    Venatenu otah veet kol keleha el mihse or tahaş venatenu al hamot.

    וְנָתְנ֤וּ אֹתָהּ֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלֶ֔יהָ אֶל־מִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְנָתְנ֖וּ עַל־הַמּֽוֹט׃

    Onu ve bütün eşyalarını tahaş derisinden bir örtünün içine koyacak ve taşıma sedyesine yerleştirecekler.

  22. Bamidbar 4:11

    Veal mizbah hazahav yifresu beged tehelet vehisu oto bemihse or tahaş vesamu et badav.

    וְעַ֣ל ׀ מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֗ב יִפְרְשׂוּ֙ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃

    Altın sunağın üzerine mavi bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  23. Bamidbar 4:12

    Velakehu et kol kele haşaret aşer yeşaretu vam bakodeş venatenu el beged tehelet vehisu otam bemihse or tahaş venatenu al hamot.

    וְלָקְחוּ֩ אֶת־כָּל־כְּלֵ֨י הַשָּׁרֵ֜ת אֲשֶׁ֧ר יְשָֽׁרְתוּ־בָ֣ם בַּקֹּ֗דֶשׁ וְנָֽתְנוּ֙ אֶל־בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אוֹתָ֔ם בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְנָתְנ֖וּ עַל־הַמּֽוֹט׃

    Kutsal yerde hizmet etmek için kullanılan bütün hizmet eşyalarını alacak, mavi bir kumaşın içine koyacak, tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sedyesine yerleştirecekler.

  24. Bamidbar 4:14

    Venatenu alav et kol kelav aşer yeşaretu alav bahem et hamahtot et hamizlagot veet hayaim veet hamizrakot kol kele hamizbeah ufaresu alav kesuy or tahaş vesamu vadav.

    וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶֽת־כָּל־כֵּלָ֞יו אֲשֶׁ֣ר יְֽשָׁרְת֧וּ עָלָ֣יו בָּהֶ֗ם אֶת־הַמַּחְתֹּ֤ת אֶת־הַמִּזְלָגֹת֙ וְאֶת־הַיָּעִ֣ים וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת כֹּ֖ל כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֑חַ וּפָרְשׂ֣וּ עָלָ֗יו כְּס֛וּי ע֥וֹר תַּ֖חַשׁ וְשָׂמ֥וּ בַדָּֽיו׃

    Üzerinde hizmet etmek için kullanılan bütün eşyalarını, kor kaplarını, çatalları, kürekleri ve kan kaplarını, sunağın bütün eşyalarını üzerine koyacaklar. Üzerine tahaş derisinden bir örtü serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  25. Bamidbar 31:20

    Vehol beged vehol keli or vehol maase izim vehol keli ets tithatau.

    וְכָל־בֶּ֧גֶד וְכָל־כְּלִי־ע֛וֹר וְכָל־מַעֲשֵׂ֥ה עִזִּ֖ים וְכָל־כְּלִי־עֵ֑ץ תִּתְחַטָּֽאוּ׃ (ס)

    Bütün giysileri, bütün deri eşyaları, keçi kılından yapılmış her şeyi ve bütün ahşap eşyaları da arındırın.”