İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

mimenu

Bu okunuş biçimi Tora’da 76 kez, 72 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit10 kullanım9 ayet
  • Şemot24 kullanım23 ayet
  • Vayikra19 kullanım19 ayet
  • Bamidbar10 kullanım10 ayet
  • Devarim13 kullanım11 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim מִמֶּ֑נּוּ

Lemma מִן־

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Kaynak anlam (İngilizce): out of

Biçim: edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul

Bu çözümleme: 68 kullanım

Teknik kodHR/Sp1cp

İbranice biçim מִמֶּ֔נּוּ

Lemma מִן־

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Kaynak anlam (İngilizce): out of

Biçim: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 8 kullanım

Teknik kodHR/Sp3ms

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:17

    Bu ayette 2 kez

    Umeets hadaat tov vara lo tohal mimenu ki beyom ahaleha mimenu mot tamut.

    וּמֵעֵ֗ץ הַדַּ֙עַת֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ כִּ֗י בְּי֛וֹם אֲכָלְךָ֥ מִמֶּ֖נּוּ מ֥וֹת תָּמֽוּת׃

    Ama İyiyi ve Kötüyü Bilme Ağacı’ndan yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün kesinlikle öleceksin.”

  2. Bereşit 3:3

    Umiperi haets aşer betoh hagan amar Elohim lo tohelu mimenu velo tigeu bo pen temutun.

    וּמִפְּרִ֣י הָעֵץ֮ אֲשֶׁ֣ר בְּתוֹךְ־הַגָּן֒ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים לֹ֤א תֹֽאכְלוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ וְלֹ֥א תִגְּע֖וּ בּ֑וֹ פֶּן־תְּמֻתֽוּן׃

    “Ama bahçenin ortasındaki ağacın meyvesi için Tanrı, ‘Ondan yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”

  3. Bereşit 3:5

    Ki yodea Elohim ki beyom ahalehem mimenu venifkehu enehem vihyitem kelohim yodee tov vara.

    כִּ֚י יֹדֵ֣עַ אֱלֹהִ֔ים כִּ֗י בְּיוֹם֙ אֲכָלְכֶ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְנִפְקְח֖וּ עֵֽינֵיכֶ֑ם וִהְיִיתֶם֙ כֵּֽאלֹהִ֔ים יֹדְעֵ֖י ט֥וֹב וָרָֽע׃

    “Çünkü Tanrı biliyor ki ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak; iyiyi ve kötüyü bilen Tanrı gibi olacaksınız.”

  4. Bereşit 3:11

    Vayomer mi higid leha ki erom ata hamin haets aşer tsivitiha levilti ahol mimenu ahaleta.

    וַיֹּ֕אמֶר מִ֚י הִגִּ֣יד לְךָ֔ כִּ֥י עֵירֹ֖ם אָ֑תָּה הֲמִן־הָעֵ֗ץ אֲשֶׁ֧ר צִוִּיתִ֛יךָ לְבִלְתִּ֥י אֲכָל־מִמֶּ֖נּוּ אָכָֽלְתָּ׃

    Tanrı, “Çıplak olduğunu sana kim söyledi? Sana yememeni buyurduğum ağaçtan mı yedin?” diye sordu.

  5. Bereşit 3:17

    Uleadam amar ki şamata lekol işteha vatohal min haets aşer tsivitiha lemor lo tohal mimenu arura haadama baavureha beitsavon tohalena kol yeme hayeha.

    וּלְאָדָ֣ם אָמַ֗ר כִּֽי־שָׁמַעְתָּ֮ לְק֣וֹל אִשְׁתֶּךָ֒ וַתֹּ֙אכַל֙ מִן־הָעֵ֔ץ אֲשֶׁ֤ר צִוִּיתִ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ אֲרוּרָ֤ה הָֽאֲדָמָה֙ בַּֽעֲבוּרֶ֔ךָ בְּעִצָּבוֹן֙ תֹּֽאכֲלֶ֔נָּה כֹּ֖ל יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃

    Adam’a şöyle dedi: “Karının sözünü dinlediğin ve sana ‘Ondan yemeyeceksin’ diye buyurduğum ağaçtan yediğin için, toprak senin yüzünden lanetli oldu. Yaşamın boyunca ondan zahmetle yiyecek elde edeceksin.

  6. Bereşit 3:22

    Vayomer Adonay Elohim hen haadam haya keahad mimenu ladaat tov vara veata pen yişlah yado velakah gam meets hahayim veahal vahay leolam.

    וַיֹּ֣אמֶר ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֗ים הֵ֤ן הָֽאָדָם֙ הָיָה֙ כְּאַחַ֣ד מִמֶּ֔נּוּ לָדַ֖עַת ט֣וֹב וָרָ֑ע וְעַתָּ֣ה ׀ פֶּן־יִשְׁלַ֣ח יָד֗וֹ וְלָקַח֙ גַּ֚ם מֵעֵ֣ץ הַֽחַיִּ֔ים וְאָכַ֖ל וָחַ֥י לְעֹלָֽם׃

    Adonay Tanrı, “İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmek bakımından bizden biri gibi oldu. Şimdi elini uzatıp Yaşam Ağacı’ndan da almasın, yiyip sonsuza dek yaşamasın” dedi.

  7. Bereşit 23:6

    Şemaenu adoni nesi Elohim ata betohenu bemivhar kevarenu kevor et meteha mimenu et kivro lo yihle mimeha mikevor meteha.

    שְׁמָעֵ֣נוּ ׀ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃

    “Bizi dinle efendimiz. Sen aramızda Tanrı’nın bir önderisin. Ölünü mezarlarımızın en seçkinine göm. Hiçbirimiz ölünü gömmek için kendi mezarını senden esirgemeyecek.”

  8. Bereşit 26:16

    Vayomer avimeleh el yitshak leh meimanu ki atsameta mimenu meod.

    וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־יִצְחָ֑ק לֵ֚ךְ מֵֽעִמָּ֔נוּ כִּֽי־עָצַֽמְתָּ־מִמֶּ֖נּוּ מְאֹֽד׃

    Avimeleh, Yitshak’a, “Aramızdan git; çünkü bizden çok daha güçlü oldun” dedi.

  9. Bereşit 48:19

    Vayemaen aviv vayomer yadati veni yadati gam u yiheye leam vegam u yigdal veulam ahiv hakaton yigdal mimenu vezaro yihye melo hagoyim.

    וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם׃

    Ama babası reddetti. “Biliyorum oğlum, biliyorum” dedi. “O da bir halk olacak, o da büyüyecek. Ama küçük kardeşi ondan daha büyük olacak; onun soyu ulusları dolduracak.”

  10. Şemot 1:9

    Vayomer el amo hine am bene yisrael rav veatsum mimenu.

    וַיֹּ֖אמֶר אֶל־עַמּ֑וֹ הִנֵּ֗ה עַ֚ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֥ב וְעָצ֖וּם מִמֶּֽנּוּ׃

    Halkına, “Bakın, İsrael oğullarının halkı bizden daha kalabalık ve güçlü” dedi.

  11. Şemot 4:26

    Vayiref mimenu az amera hatan damim lamulot.

    וַיִּ֖רֶף מִמֶּ֑נּוּ אָ֚ז אָֽמְרָ֔ה חֲתַ֥ן דָּמִ֖ים לַמּוּלֹֽת׃ (פ)

    Bunun üzerine onu bıraktı. Tsipora, sünnet nedeniyle “kanlı damat” demişti.

  12. Şemot 5:8

    Veet matkonet halevenim aşer hem osim temol şilşom tasimu alehem lo tigreu mimenu ki nirpim hem al ken hem tsoakim lemor neleha nizbeha lelohenu.

    וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ׃

    Ama daha önce yaptıkları kerpiç sayısını yine onlardan isteyin; hiçbir azaltma yapmayın. Çünkü tembeller. Bu yüzden, ‘Gidip Tanrımız’a kurban sunalım’ diye bağırıyorlar.

  13. Şemot 10:26

    Vegam miknenu yeleh imanu lo tişaer parsa ki mimenu nikah laavod et Adonay elohenu vaanahnu lo neda ma naavod et Adonay ad boenu şama.

    וְגַם־מִקְנֵ֜נוּ יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗נוּ לֹ֤א תִשָּׁאֵר֙ פַּרְסָ֔ה כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ נִקַּ֔ח לַעֲבֹ֖ד אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַאֲנַ֣חְנוּ לֹֽא־נֵדַ֗ע מַֽה־נַּעֲבֹד֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־בֹּאֵ֖נוּ שָֽׁמָּה׃

    “Hayvanlarımız da bizimle gidecek; geride bir tek tırnak bile kalmayacak. Çünkü Tanrımız Adonay’a kulluk etmek için onların arasından seçeceğiz. Oraya varıncaya kadar Adonay’a neyle kulluk edeceğimizi bilmiyoruz.”

  14. Şemot 12:9

    Al tohelu mimenu na uvaşel mevuşal bamayim ki im tseli roşo al keraav veal kirbo.

    אַל־תֹּאכְל֤וּ מִמֶּ֙נּוּ֙ נָ֔א וּבָשֵׁ֥ל מְבֻשָּׁ֖ל בַּמָּ֑יִם כִּ֣י אִם־צְלִי־אֵ֔שׁ רֹאשׁ֥וֹ עַל־כְּרָעָ֖יו וְעַל־קִרְבּֽוֹ׃

    Ondan az pişmiş ya da suda haşlanmış olarak yemeyin; yalnız ateşte kızartılmış olarak, başı, bacakları ve iç organlarıyla birlikte yiyin.

  15. Şemot 12:10

    Bu ayette 2 kez

    Velo totiru mimenu ad boker vehanotar mimenu ad boker baeş tisrofu.

    וְלֹא־תוֹתִ֥ירוּ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּ֑קֶר וְהַנֹּתָ֥ר מִמֶּ֛נּוּ עַד־בֹּ֖קֶר בָּאֵ֥שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃

    Ondan sabaha bir şey bırakmayın. Sabaha kalanı ateşte yakın.

  16. Şemot 14:12

    Halo ze hadavar aşer dibarnu eleha vemitsrayim lemor hadal mimenu venaavda et mitsrayim ki tov lanu avod et mitsrayim mimutenu bamidbar.

    הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֙יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֙נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר׃

    Mısır’da sana, ‘Bizi rahat bırak da Mısırlılara hizmet edelim’ demedik mi? Mısırlılara hizmet etmek bizim için çölde ölmekten daha iyidir.”

  17. Şemot 16:16

    Ze hadavar aşer tsiva Adonay liktu mimenu lefi ohlo omer lagulgolet mispar nafşotehem laaşer beoholo tikahu.

    זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לִקְט֣וּ מִמֶּ֔נּוּ אִ֖ישׁ לְפִ֣י אָכְל֑וֹ עֹ֣מֶר לַגֻּלְגֹּ֗לֶת מִסְפַּר֙ נַפְשֹׁ֣תֵיכֶ֔ם אִ֛ישׁ לַאֲשֶׁ֥ר בְּאָהֳל֖וֹ תִּקָּֽחוּ׃

    “Adonay’ın buyruğu şudur: Herkes yiyeceği kadar toplasın. Kişi sayınıza göre, başına bir omer olmak üzere, herkes çadırındakiler için alsın.”

  18. Şemot 16:19

    Vayomer moşe alehem al yoter mimenu ad boker.

    וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֲלֵהֶ֑ם אִ֕ישׁ אַל־יוֹתֵ֥ר מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּֽקֶר׃

    Moşe onlara, “Kimse ondan sabaha bir şey bırakmasın” dedi.

  19. Şemot 16:20

    Velo şameu el moşe vayotiru anaşim mimenu ad boker vayarum tolaim vayivaş vayiktsof alehem moşe.

    וְלֹא־שָׁמְע֣וּ אֶל־מֹשֶׁ֗ה וַיּוֹתִ֨רוּ אֲנָשִׁ֤ים מִמֶּ֙נּוּ֙ עַד־בֹּ֔קֶר וַיָּ֥רֻם תּוֹלָעִ֖ים וַיִּבְאַ֑שׁ וַיִּקְצֹ֥ף עֲלֵהֶ֖ם מֹשֶֽׁה׃

    Ama Moşe’yi dinlemediler. Bazıları ondan sabaha bıraktı; bıraktıkları kurtlanıp koktu. Moşe onlara kızdı.

  20. Şemot 16:32

    Vayomer moşe ze hadavar aşer tsiva Adonay melo haomer mimenu lemişmeret ledorotehem lemaan yiru et halehem aşer heehalti ethem bamidbar behotsii ethem meerets mitsrayim.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה מְלֹ֤א הָעֹ֙מֶר֙ מִמֶּ֔נּוּ לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם לְמַ֣עַן ׀ יִרְא֣וּ אֶת־הַלֶּ֗חֶם אֲשֶׁ֨ר הֶאֱכַ֤לְתִּי אֶתְכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּהוֹצִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Moşe şöyle dedi: “Adonay’ın buyruğu şudur: ‘Kuşaklarınız için ondan bir omer dolusu saklayın. Böylece sizi Mısır ülkesinden çıkardığımda çölde size yedirdiğim ekmeği görsünler.’”

  21. Şemot 17:6

    Hinni omed lefaneha şam al hatsur behorev vehikita vatsur veyatseu mimenu mayim veşata haam vayaas ken moşe leene zikne yisrael.

    הִנְנִ֣י עֹמֵד֩ לְפָנֶ֨יךָ שָּׁ֥ם ׀ עַֽל־הַצּוּר֮ בְּחֹרֵב֒ וְהִכִּ֣יתָ בַצּ֗וּר וְיָצְא֥וּ מִמֶּ֛נּוּ מַ֖יִם וְשָׁתָ֣ה הָעָ֑ם וַיַּ֤עַשׂ כֵּן֙ מֹשֶׁ֔ה לְעֵינֵ֖י זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Ben orada, Horev’deki kayanın üzerinde, senin önünde duracağım. Kayaya vur; ondan su çıkacak, halk içecek.” Moşe, İsrael’in ileri gelenlerinin gözleri önünde öyle yaptı.

  22. Şemot 19:21

    Vayomer Adonay el moşe red haed baam pen yehersu el Adonay lirot venafal mimenu rav.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה רֵ֖ד הָעֵ֣ד בָּעָ֑ם פֶּן־יֶהֶרְס֤וּ אֶל־יְהוָה֙ לִרְא֔וֹת וְנָפַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ רָֽב׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “İn, halkı uyar. Görmek için Adonay’a doğru sınırı aşmasınlar; yoksa içlerinden birçoğu ölür.

  23. Şemot 25:15

    Betabeot haaron yihyu habadim lo yasuru mimenu.

    בְּטַבְּעֹת֙ הָאָרֹ֔ן יִהְי֖וּ הַבַּדִּ֑ים לֹ֥א יָסֻ֖רוּ מִמֶּֽנּוּ׃

    Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, oradan çıkarılmayacak.

  24. Şemot 27:2

    Veasita karnotav al arba pinotav mimenu tihyena karnotav vetsipita oto nehoşet.

    וְעָשִׂ֣יתָ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ תִּהְיֶ֣יןָ קַרְנֹתָ֑יו וְצִפִּיתָ֥ אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת׃

    Dört köşesine boynuzlar yapacaksın. Boynuzları onunla tek parça olacak; onu bakırla kaplayacaksın.

  25. Şemot 28:8

    Veheşev afudato aşer alav kemaaseu mimenu yihye zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar.

    וְחֵ֤שֶׁב אֲפֻדָּתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו כְּמַעֲשֵׂ֖הוּ מִמֶּ֣נּוּ יִהְיֶ֑ה זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָֽר׃

    Üzerindeki dokuma kemeri, onunla aynı işçilikte ve onunla tek parça olacak: Altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden.

  26. Şemot 30:2

    Ama orko veama rohbo ravua yihye veamatayim komato mimenu karnotav.

    אַמָּ֨ה אָרְכּ֜וֹ וְאַמָּ֤ה רָחְבּוֹ֙ רָב֣וּעַ יִהְיֶ֔ה וְאַמָּתַ֖יִם קֹמָת֑וֹ מִמֶּ֖נּוּ קַרְנֹתָֽיו׃

    Uzunluğu bir arşın, genişliği bir arşın olacak; kare olacak. Yüksekliği iki arşın olacak. Boynuzları onunla tek parça olacak.

  27. Şemot 30:19

    Verahatsu aharon uvanav mimenu et yedehem veet raglehem.

    וְרָחֲצ֛וּ אַהֲרֹ֥ן וּבָנָ֖יו מִמֶּ֑נּוּ אֶת־יְדֵיהֶ֖ם וְאֶת־רַגְלֵיהֶֽם׃

    Aaron ve oğulları ellerini ve ayaklarını ondan aldıkları suyla yıkayacaklar.

  28. Şemot 30:33

    İş aşer yirkah kamou vaaşer yiten mimenu al zar venihrat meamav.

    אִ֚ישׁ אֲשֶׁ֣ר יִרְקַ֣ח כָּמֹ֔הוּ וַאֲשֶׁ֥ר יִתֵּ֛ן מִמֶּ֖נּוּ עַל־זָ֑ר וְנִכְרַ֖ת מֵעַמָּֽיו׃ (ס)

    Onun benzerini hazırlayan ya da ondan yetkili olmayan birine süren kişi halkından koparılacak.’”

  29. Şemot 37:25

    Vayaas et mizbah haketoret atse şitim ama orko veama rohbo ravua veamatayim komato mimenu hayu karnotav.

    וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הַקְּטֹ֖רֶת עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּ֣ה אָרְכּוֹ֩ וְאַמָּ֨ה רָחְבּ֜וֹ רָב֗וּעַ וְאַמָּתַ֙יִם֙ קֹֽמָת֔וֹ מִמֶּ֖נּוּ הָי֥וּ קַרְנֹתָֽיו׃

    Tütsü sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu bir arşın, genişliği bir arşındı; kareydi. Yüksekliği iki arşındı. Boynuzları onunla tek parçaydı.

  30. Şemot 38:2

    Vayaas karnotav al arba pinotav mimenu hayu karnotav vayetsaf oto nehoşet.

    וַיַּ֣עַשׂ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ הָי֣וּ קַרְנֹתָ֑יו וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת׃

    Dört köşesine boynuzlar yaptı. Boynuzları onunla tek parçaydı. Onu bakırla kapladı.

  31. Şemot 39:5

    Veheşev afudato aşer alav mimenu u kemaaseu zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וְחֵ֨שֶׁב אֲפֻדָּת֜וֹ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֗יו מִמֶּ֣נּוּ הוּא֮ כְּמַעֲשֵׂהוּ֒ זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃

    Üzerindeki dokuma kemeri onunla tek parça ve aynı işçilikteydi: Altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibiydi.

  32. Şemot 40:31

    Verahatsu mimenu moşe veaharon uvanav et yedehem veet raglehem.

    וְרָחֲצ֣וּ מִמֶּ֔נּוּ מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹ֣ן וּבָנָ֑יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם וְאֶת־רַגְלֵיהֶֽם׃

    Moşe, Aaron ve oğulları ellerini ve ayaklarını ondan aldıkları suyla yıkadılar.

  33. Vayikra 2:11

    Kol haminha aşer takrivu ladonay lo tease hamets ki hol seor vehol devaş lo taktiru mimenu işe ladonay.

    כָּל־הַמִּנְחָ֗ה אֲשֶׁ֤ר תַּקְרִ֙יבוּ֙ לַיהוָ֔ה לֹ֥א תֵעָשֶׂ֖ה חָמֵ֑ץ כִּ֤י כָל־שְׂאֹר֙ וְכָל־דְּבַ֔שׁ לֹֽא־תַקְטִ֧ירוּ מִמֶּ֛נּוּ אִשֶּׁ֖ה לַֽיהוָֽה׃

    Adonay’a getirdiğiniz hiçbir tahıl sunusu mayalı yapılmayacak. Çünkü hiçbir ekşi hamuru ve hiçbir balı Adonay’a ateşle sunu olarak yakmayacaksınız.

  34. Vayikra 3:14

    Vehikriv mimenu korbano işe ladonay et hahelev hamehase et hakerev veet kol hahelev aşer al hakerev.

    וְהִקְרִ֤יב מִמֶּ֙נּוּ֙ קָרְבָּנ֔וֹ אִשֶּׁ֖ה לַֽיהוָ֑ה אֶת־הַחֵ֙לֶב֙ הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֔רֶב וְאֵת֙ כָּל־הַחֵ֔לֶב אֲשֶׁ֖ר עַל־הַקֶּֽרֶב׃

    Ondan Adonay’a ateşle sunu olarak iç organları örten içyağını ve iç organların üzerindeki bütün içyağını sunacak;

  35. Vayikra 4:8

    Veet kol helev par hahatat yarim mimenu et hahelev hamehase al hakerev veet kol hahelev aşer al hakerev.

    וְאֶת־כָּל־חֵ֛לֶב פַּ֥ר הַֽחַטָּ֖את יָרִ֣ים מִמֶּ֑נּוּ אֶת־הַחֵ֙לֶב֙ הַֽמְכַסֶּ֣ה עַל־הַקֶּ֔רֶב וְאֵת֙ כָּל־הַחֵ֔לֶב אֲשֶׁ֖ר עַל־הַקֶּֽרֶב׃

    Günah sunusu olan boğanın bütün içyağını çıkaracak: İç organları örten yağı ve iç organların üzerindeki bütün yağı,

  36. Vayikra 4:19

    Veet kol helbo yarim mimenu vehiktir hamizbeha.

    וְאֵ֥ת כָּל־חֶלְבּ֖וֹ יָרִ֣ים מִמֶּ֑נּוּ וְהִקְטִ֖יר הַמִּזְבֵּֽחָה׃

    Boğanın bütün içyağını çıkarıp sunakta yakacak.

  37. Vayikra 5:2

    O nefeş aşer tiga behol davar tame o venivlat haya temea o benivlat behema temea o benivlat şerets tame venelam mimenu veu tame veaşem.

    א֣וֹ נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע֮ בְּכָל־דָּבָ֣ר טָמֵא֒ אוֹ֩ בְנִבְלַ֨ת חַיָּ֜ה טְמֵאָ֗ה א֤וֹ בְּנִבְלַת֙ בְּהֵמָ֣ה טְמֵאָ֔ה א֕וֹ בְּנִבְלַ֖ת שֶׁ֣רֶץ טָמֵ֑א וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא טָמֵ֖א וְאָשֵֽׁם׃

    Ya da biri, arınmamış sayılan herhangi bir şeye —arınmamış bir yaban hayvanının, evcil hayvanın ya da küçük kara canlısının leşine— dokunursa ve bunun farkında değilse, arınmamış duruma gelmiş ve suçlu olmuştur.

  38. Vayikra 5:3

    O hi yiga betumat adam lehol tumato aşer yitma bah venelam mimenu veu yada veaşem.

    א֣וֹ כִ֤י יִגַּע֙ בְּטֻמְאַ֣ת אָדָ֔ם לְכֹל֙ טֻמְאָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יִטְמָ֖א בָּ֑הּ וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא יָדַ֖ע וְאָשֵֽׁם׃

    Ya da insanı arınmamış kılan herhangi bir insan kirliliğine dokunur, bunun farkında olmaz ama sonradan öğrenirse suçlu olur.

  39. Vayikra 5:4

    O nefeş ki tişava levate visfatayim lehara o lehetiv lehol aşer yevate haadam bişvua venelam mimenu veu yada veaşem leahat meele.

    א֣וֹ נֶ֡פֶשׁ כִּ֣י תִשָּׁבַע֩ לְבַטֵּ֨א בִשְׂפָתַ֜יִם לְהָרַ֣ע ׀ א֣וֹ לְהֵיטִ֗יב לְ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר יְבַטֵּ֧א הָאָדָ֛ם בִּשְׁבֻעָ֖ה וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֑נּוּ וְהוּא־יָדַ֥ע וְאָשֵׁ֖ם לְאַחַ֥ת מֵאֵֽלֶּה׃

    Ya da biri, iyilik ya da kötülük yapmak üzere düşünmeden ağzından bir yemin çıkarırsa —insanın düşünmeden yemin edebileceği herhangi bir konuda— ve bunun farkında değilken sonradan öğrenirse bunlardan biri nedeniyle suçlu olur.

  40. Vayikra 6:8

    Veherim mimenu bekumtso misolet haminha umişamnah veet kol halevona aşer al haminha vehiktir hamizbeah reah nihoah azkaratah ladonay.

    וְהֵרִ֨ים מִמֶּ֜נּוּ בְּקֻמְצ֗וֹ מִסֹּ֤לֶת הַמִּנְחָה֙ וּמִשַּׁמְנָ֔הּ וְאֵת֙ כָּל־הַלְּבֹנָ֔ה אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּנְחָ֑ה וְהִקְטִ֣יר הַמִּזְבֵּ֗חַ רֵ֧יחַ נִיחֹ֛חַ אַזְכָּרָתָ֖הּ לַיהוָֽה׃

    Kâhin tahıl sunusunun ince unundan ve yağından bir avuç dolusu alacak; sununun üzerindeki bütün günlüğü de alıp anımsatma payı olarak Adonay’a hoş koku için sunakta yakacak.

  41. Vayikra 7:3

    Veet kol helbo yakriv mimenu et haalya veet hahelev hamehase et hakerev.

    וְאֵ֥ת כָּל־חֶלְבּ֖וֹ יַקְרִ֣יב מִמֶּ֑נּוּ אֵ֚ת הָֽאַלְיָ֔ה וְאֶת־הַחֵ֖לֶב הַֽמְכַסֶּ֥ה אֶת־הַקֶּֽרֶב׃

    Onun bütün içyağını sunacak: Yağlı kuyruğu ve iç organları örten yağı,

  42. Vayikra 7:14

    Vehikriv mimenu ehad mikol korban teruma ladonay lakohen hazorek et dam haşelamim lo yihye.

    וְהִקְרִ֨יב מִמֶּ֤נּוּ אֶחָד֙ מִכָּל־קָרְבָּ֔ן תְּרוּמָ֖ה לַיהוָ֑ה לַכֹּהֵ֗ן הַזֹּרֵ֛ק אֶת־דַּ֥ם הַשְּׁלָמִ֖ים ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃

    Bu sunuların her türünden birer tanesini Adonay’a ayrılan pay olarak sunacak. Bunlar esenlik kurbanının kanını serpen kâhinin olacak.

  43. Vayikra 7:15

    Uvesar zevah todat şelamav beyom korbano yeahel lo yaniah mimenu ad boker.

    וּבְשַׂ֗ר זֶ֚בַח תּוֹדַ֣ת שְׁלָמָ֔יו בְּי֥וֹם קָרְבָּנ֖וֹ יֵאָכֵ֑ל לֹֽא־יַנִּ֥יחַ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּֽקֶר׃

    Şükran için sunulan esenlik kurbanının eti, sunulduğu gün yenecek. Ondan sabaha hiçbir şey bırakılmayacak.

  44. Vayikra 7:16

    Veim neder o nedava zevah korbano beyom hakrivo et zivho yeahel umimohorat vehanotar mimenu yeahel.

    וְאִם־נֶ֣דֶר ׀ א֣וֹ נְדָבָ֗ה זֶ֚בַח קָרְבָּנ֔וֹ בְּי֛וֹם הַקְרִיב֥וֹ אֶת־זִבְח֖וֹ יֵאָכֵ֑ל וּמִֽמָּחֳרָ֔ת וְהַנּוֹתָ֥ר מִמֶּ֖נּוּ יֵאָכֵֽל׃

    Sunduğu kurban bir adak ya da gönüllü sunuysa kurbanını sunduğu gün yenecek; ondan kalanı ertesi gün de yenebilir.

  45. Vayikra 7:18

    Veim heahol yeahel mibesar zevah şelamav bayom haşelişi lo yeratse hamakriv oto lo yehaşev lo pigul yihye vehanefeş haohelet mimenu avonah tisa.

    וְאִ֣ם הֵאָכֹ֣ל יֵ֠אָכֵל מִבְּשַׂר־זֶ֨בַח שְׁלָמָ֜יו בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁי֮ לֹ֣א יֵרָצֶה֒ הַמַּקְרִ֣יב אֹת֗וֹ לֹ֧א יֵחָשֵׁ֛ב ל֖וֹ פִּגּ֣וּל יִהְיֶ֑ה וְהַנֶּ֛פֶשׁ הָאֹכֶ֥לֶת מִמֶּ֖נּוּ עֲוֺנָ֥הּ תִּשָּֽׂא׃

    Kurban sunulurken esenlik kurbanının etinden üçüncü gün yenmesi düşünülürse kurban kabul görmeyecek; sunan kişinin hesabına sayılmayacak. Reddedilmiş bir sunu olacak ve ondan yiyen kişi suçunun sorumluluğunu taşıyacak.

  46. Vayikra 8:11

    Vayaz mimenu al hamizbeah şeva peamim vayimşah et hamizbeah veet kol kelav veet hakiyor veet kano lekadeşam.

    וַיַּ֥ז מִמֶּ֛נּוּ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וַיִּמְשַׁ֨ח אֶת־הַמִּזְבֵּ֜חַ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֗יו וְאֶת־הַכִּיֹּ֛ר וְאֶת־כַּנּ֖וֹ לְקַדְּשָֽׁם׃

    Yağdan sunağın üzerine yedi kez serpti. Sunağı ve bütün araçlarını, yıkanma leğenini ve kaidesini kutsamak için meshetti.

  47. Vayikra 15:16

    Veiş ki tetse mimenu şihvat zara verahats bamayim et kol besaro vetame ad haarev.

    וְאִ֕ישׁ כִּֽי־תֵצֵ֥א מִמֶּ֖נּוּ שִׁכְבַת־זָ֑רַע וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם אֶת־כָּל־בְּשָׂר֖וֹ וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Bir erkekten meni çıkarsa bütün bedenini suyla yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak.

  48. Vayikra 15:32

    Zot torat hazav vaaşer tetse mimenu şihvat zera letamea vah.

    זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הַזָּ֑ב וַאֲשֶׁ֨ר תֵּצֵ֥א מִמֶּ֛נּוּ שִׁכְבַת־זֶ֖רַע לְטָמְאָה־בָֽהּ׃

    Akıntısı olan erkeğin ve kendisinden meni çıkarak arınmamış olan kişinin,

  49. Vayikra 22:4

    İş mizera aharon veu tsarua o zav bakodaşim lo yohal ad aşer yithar vehanogea behol teme nefeş o aşer tetse mimenu şihvat zara.

    אִ֣ישׁ אִ֞ישׁ מִזֶּ֣רַע אַהֲרֹ֗ן וְה֤וּא צָר֙וּעַ֙ א֣וֹ זָ֔ב בַּקֳּדָשִׁים֙ לֹ֣א יֹאכַ֔ל עַ֖ד אֲשֶׁ֣ר יִטְהָ֑ר וְהַנֹּגֵ֙עַ֙ בְּכָל־טְמֵא־נֶ֔פֶשׁ א֣וֹ אִ֔ישׁ אֲשֶׁר־תֵּצֵ֥א מִמֶּ֖נּוּ שִׁכְבַת־זָֽרַע׃

    Aaron’un soyundan tsaraatlı ya da akıntısı olan biri arınıncaya kadar kutsal sunulardan yemeyecek. Ölü nedeniyle arınmamış olan bir şeye dokunan, kendisinden meni çıkan,

  50. Vayikra 22:30

    Bayom hau yeahel lo totiru mimenu ad boker ani Adonay.

    בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ יֵאָכֵ֔ל לֹֽא־תוֹתִ֥ירוּ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּ֑קֶר אֲנִ֖י יְהוָֽה׃

    Aynı gün yenecek; ondan sabaha hiçbir şey bırakmayacaksınız. Ben Adonay’ım.