Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 6 kez
Teknik kod
HR/VqcTORA’DA KELİME
gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar
Bu İbranice biçim Tora’da 8 kez, 8 farklı ayette görülür.
Vaani bevoi mipadan meta alay rahel beerets kenaan badereh beod kivrat erets lavo efrata vaekbereha şam bedereh efrat hi bet lahem.
וַאֲנִ֣י ׀ בְּבֹאִ֣י מִפַּדָּ֗ן מֵ֩תָה֩ עָלַ֨י רָחֵ֜ל בְּאֶ֤רֶץ כְּנַ֙עַן֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּע֥וֹד כִּבְרַת־אֶ֖רֶץ לָבֹ֣א אֶפְרָ֑תָה וָאֶקְבְּרֶ֤הָ שָּׁם֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֶפְרָ֔ת הִ֖וא בֵּ֥ית לָֽחֶם׃
Bana gelince, Padan’dan dönerken, Kenaan ülkesinde yolda, Efrat’a daha bir mesafe varken Rahel’i kaybettim. Onu orada, Efrat yolunda gömdüm. Efrat, Bet Lehem’dir.”
Veavar Adonay lingof et mitsrayim veraa et hadam al hamaşkof veal şete hamezuzot ufasah Adonay al hapetah velo yiten hamaşhit lavo el batehem lingof.
וְעָבַ֣ר יְהוָה֮ לִנְגֹּ֣ף אֶת־מִצְרַיִם֒ וְרָאָ֤ה אֶת־הַדָּם֙ עַל־הַמַּשְׁק֔וֹף וְעַ֖ל שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֑ת וּפָסַ֤ח יְהוָה֙ עַל־הַפֶּ֔תַח וְלֹ֤א יִתֵּן֙ הַמַּשְׁחִ֔ית לָבֹ֥א אֶל־בָּתֵּיכֶ֖ם לִנְגֹּֽף׃
Adonay, Mısır’ı vurmak için geçecek. Kapının üst eşiğindeki ve iki sövesindeki kanı görünce o kapının üzerinden geçecek; yok edicinin evlerinize girip sizi vurmasına izin vermeyecek.
Vayaalu vayaturu et haarets mimidbar tsin ad rehov levo hamat.
וַֽיַּעֲל֖וּ וַיָּתֻ֣רוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ מִמִּדְבַּר־צִ֥ן עַד־רְחֹ֖ב לְבֹ֥א חֲמָֽת׃
Yukarı çıkıp Tsin Çölü’nden Hamat’a giriş yönündeki Rehov’a kadar ülkeyi araştırdılar.
Mehor hahar tetau levo hamat vehayu totseot hagevul tsedada.
מֵהֹ֣ר הָהָ֔ר תְּתָא֖וּ לְבֹ֣א חֲמָ֑ת וְהָי֛וּ תּוֹצְאֹ֥ת הַגְּבֻ֖ל צְדָֽדָה׃
Hor Dağı’ndan Hamat girişine sınır çizeceksiniz; sınır Tsedad’a uzanacak.
Şema yisrael ata over hayom et hayarden lavo lareşet goyim gedolim vaatsumim mimeka arim gedolot uvetsurot başamayim.
שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֗ל אַתָּ֨ה עֹבֵ֤ר הַיּוֹם֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת גּוֹיִ֔ם גְּדֹלִ֥ים וַעֲצֻמִ֖ים מִמֶּ֑ךָּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצֻרֹ֖ת בַּשָּׁמָֽיִם׃
Dinle, İsrael! Senden daha büyük ve güçlü ulusları, büyük ve surları göğe uzanan şehirleri ele geçirmek için bugün Yarden’i geçmek üzeresin.
Ki atem overim et hayarden lavo lareşet et haarets aşer Adonay elohehem noten lahem viriştem otah vişavtem bah.
כִּ֤י אַתֶּם֙ עֹבְרִ֣ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם נֹתֵ֣ן לָכֶ֑ם וִֽירִשְׁתֶּ֥ם אֹתָ֖הּ וִֽישַׁבְתֶּם־בָּֽהּ׃
Çünkü Tanrınız Adonay’ın size verdiği ülkeye girip onu ele geçirmek için Yarden’i geçmek üzeresiniz. Onu ele geçirip oraya yerleşeceksiniz.
Ki tatsur el ir yamim rabim lehilahem aleha letafesah lo taşhit et etsah lindoah alav garzen ki mimenu tohel veoto lo tihrot ki haadam ets hasade lavo mipaneha bamatsor.
כִּֽי־תָצ֣וּר אֶל־עִיר֩ יָמִ֨ים רַבִּ֜ים לְֽהִלָּחֵ֧ם עָלֶ֣יהָ לְתָפְשָׂ֗הּ לֹֽא־תַשְׁחִ֤ית אֶת־עֵצָהּ֙ לִנְדֹּ֤חַ עָלָיו֙ גַּרְזֶ֔ן כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ תֹאכֵ֔ל וְאֹת֖וֹ לֹ֣א תִכְרֹ֑ת כִּ֤י הָֽאָדָם֙ עֵ֣ץ הַשָּׂדֶ֔ה לָבֹ֥א מִפָּנֶ֖יךָ בַּמָּצֽוֹר׃
Bir kenti ele geçirmek için onunla savaşırken uzun süre kuşatırsan, ağaçlarına balta vurarak onları yok etmeyeceksin. Onlardan yiyeceksin; onları kesmeyeceksin. Kırdaki ağaç insan mı ki senin önünden kuşatmaya çekilsin?
Higadti lahem hayom ki avod tovedun lo taarihun yamim al haadama aşer ata over et hayarden lavo şama leriştah.
הִגַּ֤דְתִּי לָכֶם֙ הַיּ֔וֹם כִּ֥י אָבֹ֖ד תֹּאבֵד֑וּן לֹא־תַאֲרִיכֻ֤ן יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹבֵר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹ֥א שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
bugün size bildiriyorum: Kesinlikle yok olacaksınız. Mülk edinmek için Yarden'i geçip gireceğin toprakta uzun günler yaşamayacaksınız.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
to come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HR/Vqcto come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HNpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.