Vayotse oto hahutsa vayomer habet na haşamayma usefor hakohavim im tuhal lispor otam vayomer lo ko yihye zareha.
וַיּוֹצֵ֨א אֹת֜וֹ הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הַבֶּט־נָ֣א הַשָּׁמַ֗יְמָה וּסְפֹר֙ הַכּ֣וֹכָבִ֔ים אִם־תּוּכַ֖ל לִסְפֹּ֣ר אֹתָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֥ה יִהְיֶ֖ה זַרְעֶֽךָ׃
Onu dışarı çıkarıp, “Göğe bak; sayabilirsen yıldızları say” dedi. Sonra ona, “Senin soyun böyle olacak” dedi.
Navol tibol gam ata gam haam haze aşer imah ki haved mimeha hadavar lo tuhal asou levadeha.
נָבֹ֣ל תִּבֹּ֔ל גַּם־אַתָּ֕ה גַּם־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עִמָּ֑ךְ כִּֽי־כָבֵ֤ד מִמְּךָ֙ הַדָּבָ֔ר לֹא־תוּכַ֥ל עֲשֹׂ֖הוּ לְבַדֶּֽךָ׃
Hem sen hem de yanındaki bu halk iyice yıpranacaksınız. Bu iş sana fazla ağır geliyor; onu tek başına yapamazsın.
Vayomer lo tuhal lirot et panay ki lo yirani haadam vahay.
וַיֹּ֕אמֶר לֹ֥א תוּכַ֖ל לִרְאֹ֣ת אֶת־פָּנָ֑י כִּ֛י לֹֽא־יִרְאַ֥נִי הָאָדָ֖ם וָחָֽי׃
“Yüzümü göremezsin” dedi. “Çünkü insan Beni görüp de yaşayamaz.”
Venaşal Adonay eloheha et hagoyim hael mipaneha meat meat lo tuhal kalotam maher pen tirbe aleha hayat hasade.
וְנָשַׁל֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛ל מִפָּנֶ֖יךָ מְעַ֣ט מְעָ֑ט לֹ֤א תוּכַל֙ כַּלֹּתָ֣ם מַהֵ֔ר פֶּן־תִּרְבֶּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Tanrın Adonay bu ulusları önünden azar azar kovacak. Onları hızla bitiremezsin; yoksa yaban hayvanları sana karşı çoğalır.
Lo tuhal leehol bişareha masar deganeha vetiroşeha veyitshareha uvehorot bekareha vetsoneha vehol nedareha aşer tidor venidvoteha uterumat yadeha.
לֹֽא־תוּכַ֞ל לֶאֱכֹ֣ל בִּשְׁעָרֶ֗יךָ מַעְשַׂ֤ר דְּגָֽנְךָ֙ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֔ךָ וּבְכֹרֹ֥ת בְּקָרְךָ֖ וְצֹאנֶ֑ךָ וְכָל־נְדָרֶ֙יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדֹּ֔ר וְנִדְבֹתֶ֖יךָ וּתְרוּמַ֥ת יָדֶֽךָ׃
Tahılının, yeni şarabının ve yağının ondalığını, sığırlarının ve davarının ilk doğanlarını, adayacağın bütün adaklarını, gönüllü sunularını ve elinle ayırdığın payı kendi şehirlerinde yiyemezsin.
Vehi yirbe mimeha hadereh ki lo tuhal seeto ki yirhak mimeha hamakom aşer yivhar Adonay eloheha lasum şemo şam ki yevarehha Adonay eloheha.
וְכִֽי־יִרְבֶּ֨ה מִמְּךָ֜ הַדֶּ֗רֶךְ כִּ֣י לֹ֣א תוּכַ֘ל שְׂאֵתוֹ֒ כִּֽי־יִרְחַ֤ק מִמְּךָ֙ הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לָשׂ֥וּם שְׁמ֖וֹ שָׁ֑ם כִּ֥י יְבָרֶכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Yol senin için çok uzunsa ve onu taşıyamıyorsan, Tanrın Adonay’ın adını koymak için seçeceği yer sana uzaksa, Tanrın Adonay seni kutsadığında,
Lo tuhal lizboah et hapasah beahad şeareha aşer Adonay eloheha noten lah.
לֹ֥א תוּכַ֖ל לִזְבֹּ֣חַ אֶת־הַפָּ֑סַח בְּאַחַ֣ד שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃
Pesah kurbanını Tanrın Adonay'ın sana verdiği kentlerden herhangi birinde kesemezsin.
Som tasim aleha meleh aşer yivhar Adonay eloheha bo mikerev aheha tasim aleha meleh lo tuhal latet aleha iş naheri aşer lo ahiha u.
שׂ֣וֹם תָּשִׂ֤ים עָלֶ֙יךָ֙ מֶ֔לֶךְ אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּ֑וֹ מִקֶּ֣רֶב אַחֶ֗יךָ תָּשִׂ֤ים עָלֶ֙יךָ֙ מֶ֔לֶךְ לֹ֣א תוּכַ֗ל לָתֵ֤ת עָלֶ֙יךָ֙ אִ֣ישׁ נָכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־אָחִ֖יךָ הֽוּא׃
başına mutlaka Tanrın Adonay'ın seçeceği kralı koyacaksın. Başına kardeşlerinin arasından bir kral koyacaksın; kardeşin olmayan yabancı birini başına koyamazsın.
Vehen taase lahamoro vehen taase lesimlato vehen taase lehol avedat ahiha aşer tovad mimenu umetsatah lo tuhal lehitalem.
וְכֵ֧ן תַּעֲשֶׂ֣ה לַחֲמֹר֗וֹ וְכֵ֣ן תַּעֲשֶׂה֮ לְשִׂמְלָתוֹ֒ וְכֵ֣ן תַּעֲשֶׂ֜ה לְכָל־אֲבֵדַ֥ת אָחִ֛יךָ אֲשֶׁר־תֹּאבַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ וּמְצָאתָ֑הּ לֹ֥א תוּכַ֖ל לְהִתְעַלֵּֽם׃ (ס)
Eşeğine de giysisine de böyle yapacaksın. Kardeşinin kaybettiği ve senin bulduğun her kayıp eşyaya böyle davranacaksın. Görmezden gelemezsin.
Yakeha Adonay bişhin mitsrayim uvatehorim uvagarav uvehares aşer lo tuhal leherafe.
יַכְּכָ֨ה יְהוָ֜ה בִּשְׁחִ֤ין מִצְרַ֙יִם֙ ובעפלים [וּבַטְּחֹרִ֔ים] וּבַגָּרָ֖ב וּבֶחָ֑רֶס אֲשֶׁ֥ר לֹא־תוּכַ֖ל לְהֵרָפֵֽא׃
Adonay seni Mısır çıbanlarıyla, basurlarla, kabuklu yaralarla ve kaşıntıyla vuracak; iyileşemeyeceksin.
Yakeha Adonay bişhin ra al habirkayim veal haşokayim aşer lo tuhal leherafe mikaf ragleha vead kodkodeha.
יַכְּכָ֨ה יְהוָ֜ה בִּשְׁחִ֣ין רָ֗ע עַל־הַבִּרְכַּ֙יִם֙ וְעַל־הַשֹּׁקַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־תוּכַ֖ל לְהֵרָפֵ֑א מִכַּ֥ף רַגְלְךָ֖ וְעַ֥ד קָדְקֳדֶֽךָ׃
Adonay dizlerinde ve baldırlarında, ayağının tabanından başının tepesine kadar seni iyileşemeyeceğin kötü çıbanlarla vuracak.