İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

bamidbar

Bu okunuş biçimi Tora’da 43 kez, 42 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit4 kullanım4 ayet
  • Şemot12 kullanım12 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar17 kullanım16 ayet
  • Devarim9 kullanım9 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim בַּמִּדְבָּ֑ר

Lemma מִדְבָּר

Kök — שורש (şoreş, kök) דבר

Kaynak anlam (İngilizce): steppe; desert; wilderness; mouth

Biçim: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 43 kullanım

Teknik kodHRd/Ncmsa

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 16:7

    Vayimtsaah malah Adonay al en hamayim bamidbar al haayin bedereh şur.

    וַֽיִּמְצָאָ֞הּ מַלְאַ֧ךְ יְהוָ֛ה עַל־עֵ֥ין הַמַּ֖יִם בַּמִּדְבָּ֑ר עַל־הָעַ֖יִן בְּדֶ֥רֶךְ שֽׁוּר׃

    Adonay’ın meleği onu çölde bir su pınarının başında, Şur yolundaki pınarda buldu.

  2. Bereşit 21:20

    Vayehi Elohim et hanaar vayigdal vayeşev bamidbar vayehi rove kaşat.

    וַיְהִ֧י אֱלֹהִ֛ים אֶת־הַנַּ֖עַר וַיִּגְדָּ֑ל וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וַיְהִ֖י רֹבֶ֥ה קַשָּֽׁת׃

    Tanrı çocukla birlikteydi. Çocuk büyüdü, çölde yaşadı ve okçu oldu.

  3. Bereşit 36:24

    Veele vene tsivon veaya vaana u ana aşer matsa et hayemim bamidbar biroto et hahamorim letsivon aviv.

    וְאֵ֥לֶּה בְנֵֽי־צִבְע֖וֹן וְאַיָּ֣ה וַעֲנָ֑ה ה֣וּא עֲנָ֗ה אֲשֶׁ֨ר מָצָ֤א אֶת־הַיֵּמִם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בִּרְעֹת֥וֹ אֶת־הַחֲמֹרִ֖ים לְצִבְע֥וֹן אָבִֽיו׃

    Tsivon’un oğulları: Aya ve Ana. Bu Ana, babası Tsivon’un eşeklerini güderken çölde katırları bulan kişidir.

  4. Bereşit 37:22

    Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃

    “Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.

  5. Şemot 3:18

    Veşameu lekoleha uvata ata vezikne yisrael el meleh mitsrayim vaamartem elav Adonay elohe haivriyim nikra alenu veata nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu.

    וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃

    Sözünü dinleyecekler. Sen ve İsrael’in ileri gelenleri Mısır kralına gidip ona şöyle diyeceksiniz: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay bizimle karşılaştı. Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım.’

  6. Şemot 5:1

    Veahar bau moşe veaharon vayomeru el paro ko amar Adonay elohe yisrael şalah et ami veyahogu li bamidbar.

    וְאַחַ֗ר בָּ֚אוּ מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן וַיֹּאמְר֖וּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיָחֹ֥גּוּ לִ֖י בַּמִּדְבָּֽר׃

    Sonra Moşe ile Aaron, Firavun’a gidip şöyle dediler: “İsrael’in Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver; çölde benim için bayram yapsınlar.”

  7. Şemot 5:3

    Vayomeru elohe haivrim nikra alenu nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu pen yifgaenu badever o veharev.

    וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב׃

    Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”

  8. Şemot 7:16

    Veamarta elav Adonay elohe haivrim şelahani eleha lemor şalah et ami veyaavduni bamidbar vehine lo şamata ad ko.

    וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָעִבְרִים֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיַֽעַבְדֻ֖נִי בַּמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּ֥ה לֹא־שָׁמַ֖עְתָּ עַד־כֹּֽה׃

    Ona şöyle söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay beni sana gönderip, Halkımı salıver, çölde bana kulluk etsinler, dedi. Ama sen şimdiye kadar dinlemedin.

  9. Şemot 8:23

    Dereh şeloşet yamim neleh bamidbar vezavahnu ladonay elohenu kaaşer yomar elenu.

    דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים נֵלֵ֖ךְ בַּמִּדְבָּ֑ר וְזָבַ֙חְנוּ֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ כַּאֲשֶׁ֖ר יֹאמַ֥ר אֵלֵֽינוּ׃

    Çölde üç günlük yol gideceğiz ve bize buyuracağı gibi Tanrımız Adonay’a kurban sunacağız.”

  10. Şemot 8:24

    Vayomer paro anohi aşalah ethem uzevahtem ladonay elohehem bamidbar rak harhek lo tarhiku lalehet hatiru baadi.

    וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֗ה אָנֹכִ֞י אֲשַׁלַּ֤ח אֶתְכֶם֙ וּזְבַחְתֶּ֞ם לַיהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר רַ֛ק הַרְחֵ֥ק לֹא־תַרְחִ֖יקוּ לָלֶ֑כֶת הַעְתִּ֖ירוּ בַּעֲדִֽי׃

    Firavun, “Sizi salıvereceğim; çölde Tanrınız Adonay’a kurban sunun” dedi. “Yalnız çok uzağa gitmeyin. Benim için de yakarın.”

  11. Şemot 14:11

    Vayomeru el moşe hamibeli en kevarim bemitsrayim lekahtanu lamut bamidbar ma zot asita lanu lehotsianu mimitsrayim.

    וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם׃

    Moşe’ye şöyle dediler: “Mısır’da mezar yok muydu da bizi çölde ölmeye getirdin? Bizi Mısır’dan çıkarmakla bize ne yaptın?

  12. Şemot 14:12

    Halo ze hadavar aşer dibarnu eleha vemitsrayim lemor hadal mimenu venaavda et mitsrayim ki tov lanu avod et mitsrayim mimutenu bamidbar.

    הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֙יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֙נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר׃

    Mısır’da sana, ‘Bizi rahat bırak da Mısırlılara hizmet edelim’ demedik mi? Mısırlılara hizmet etmek bizim için çölde ölmekten daha iyidir.”

  13. Şemot 15:22

    Vayasa moşe et yisrael miyam suf vayetseu el midbar şur vayelehu şeloşet yamim bamidbar velo matseu mayim.

    וַיַּסַּ֨ע מֹשֶׁ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּם־ס֔וּף וַיֵּצְא֖וּ אֶל־מִדְבַּר־שׁ֑וּר וַיֵּלְכ֧וּ שְׁלֹֽשֶׁת־יָמִ֛ים בַּמִּדְבָּ֖ר וְלֹא־מָ֥צְאוּ מָֽיִם׃

    Moşe, İsrael’i Sazlık Denizi’nden yola çıkardı. Şur Çölü’ne gittiler. Çölde üç gün yürüdüler ama su bulamadılar.

  14. Şemot 16:2

    Vayilonu kol adat bene yisrael al moşe veal aharon bamidbar.

    וילינו [וַיִּלּ֜וֹנוּ] כָּל־עֲדַ֧ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל עַל־מֹשֶׁ֥ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֖ן בַּמִּדְבָּֽר׃

    İsrael oğullarının bütün topluluğu çölde Moşe ile Aaron’a karşı söylendi.

  15. Şemot 16:32

    Vayomer moşe ze hadavar aşer tsiva Adonay melo haomer mimenu lemişmeret ledorotehem lemaan yiru et halehem aşer heehalti ethem bamidbar behotsii ethem meerets mitsrayim.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה מְלֹ֤א הָעֹ֙מֶר֙ מִמֶּ֔נּוּ לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם לְמַ֣עַן ׀ יִרְא֣וּ אֶת־הַלֶּ֗חֶם אֲשֶׁ֨ר הֶאֱכַ֤לְתִּי אֶתְכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּהוֹצִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Moşe şöyle dedi: “Adonay’ın buyruğu şudur: ‘Kuşaklarınız için ondan bir omer dolusu saklayın. Böylece sizi Mısır ülkesinden çıkardığımda çölde size yedirdiğim ekmeği görsünler.’”

  16. Şemot 19:2

    Vayisu merefidim vayavou midbar sinay vayahanu bamidbar vayihan şam yisrael neged hahar.

    וַיִּסְע֣וּ מֵרְפִידִ֗ים וַיָּבֹ֙אוּ֙ מִדְבַּ֣ר סִינַ֔י וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּמִּדְבָּ֑ר וַיִּֽחַן־שָׁ֥ם יִשְׂרָאֵ֖ל נֶ֥גֶד הָהָֽר׃

    Refidim’den yola çıkıp Sinay Çölü’ne geldiler ve çölde konakladılar. İsrael orada, dağın karşısında konakladı.

  17. Vayikra 16:22

    Venasa hasair alav et kol avonotam el erets gezera veşilah et hasair bamidbar.

    וְנָשָׂ֨א הַשָּׂעִ֥יר עָלָ֛יו אֶת־כָּל־עֲוֺנֹתָ֖ם אֶל־אֶ֣רֶץ גְּזֵרָ֑ה וְשִׁלַּ֥ח אֶת־הַשָּׂעִ֖יר בַּמִּדְבָּֽר׃

    Keçi onların bütün suçlarını üzerinde ıssız bir ülkeye taşıyacak; adam keçiyi çölde salıverecek.

  18. Bamidbar 10:31

    Vayomer al na taazov otanu ki al ken yadata hanotenu bamidbar vehayita lanu leenayim.

    וַיֹּ֕אמֶר אַל־נָ֖א תַּעֲזֹ֣ב אֹתָ֑נוּ כִּ֣י ׀ עַל־כֵּ֣ן יָדַ֗עְתָּ חֲנֹתֵ֙נוּ֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְהָיִ֥יתָ לָּ֖נוּ לְעֵינָֽיִם׃

    Moşe, “Lütfen bizi bırakma” dedi. “Çölde nerelerde konaklayacağımızı biliyorsun; bize göz olursun.

  19. Bamidbar 14:2

    Vayilonu al moşe veal aharon kol bene yisrael vayomeru alehem kol haeda lu matnu beerets mitsrayim o bamidbar haze lu matenu.

    וַיִּלֹּ֙נוּ֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן כֹּ֖ל בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם כָּל־הָעֵדָ֗ה לוּ־מַ֙תְנוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם א֛וֹ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֖ה לוּ־מָֽתְנוּ׃

    Bütün İsraeloğulları Moşe’ye ve Aaron’a karşı söylendiler. Bütün topluluk onlara, “Keşke Mısır ülkesinde ölseydik! Ya da keşke bu çölde ölseydik!” dedi.

  20. Bamidbar 14:16

    Mibilti yeholet Adonay lehavi et haam haze el haarets aşer nişba lahem vayişhatem bamidbar.

    מִבִּלְתִּ֞י יְכֹ֣לֶת יְהוָ֗ה לְהָבִיא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣ע לָהֶ֑ם וַיִּשְׁחָטֵ֖ם בַּמִּדְבָּֽר׃

    ‘Adonay bu halkı kendilerine ant içtiği ülkeye getiremediği için onları çölde kesti.’

  21. Bamidbar 14:29

    Bamidbar haze yipelu figrehem vehol pekudehem lehol misparhem miben esrim şana vamaela aşer halinotem alay.

    בַּמִּדְבָּ֣ר הַ֠זֶּה יִפְּל֨וּ פִגְרֵיכֶ֜ם וְכָל־פְּקֻדֵיכֶם֙ לְכָל־מִסְפַּרְכֶ֔ם מִבֶּ֛ן עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וָמָ֑עְלָה אֲשֶׁ֥ר הֲלִֽינֹתֶ֖ם עָלָֽי׃

    Cesetleriniz bu çölde düşecek. Bana karşı söylenen, yirmi yaş ve üzerindeki bütün sayılmış kişileriniz, sayımınıza giren herkes burada düşecek.

  22. Bamidbar 14:32

    Ufigrehem atem yipelu bamidbar haze.

    וּפִגְרֵיכֶ֖ם אַתֶּ֑ם יִפְּל֖וּ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּֽה׃

    Sizin cesetleriniz ise bu çölde düşecek.

  23. Bamidbar 14:33

    Bu ayette 2 kez

    Uvenehem yihyu roim bamidbar arbaim şana venaseu et zenutehem ad tom pigrehem bamidbar.

    וּ֠בְנֵיכֶם יִהְי֨וּ רֹעִ֤ים בַּמִּדְבָּר֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה וְנָשְׂא֖וּ אֶת־זְנוּתֵיכֶ֑ם עַד־תֹּ֥ם פִּגְרֵיכֶ֖ם בַּמִּדְבָּֽר׃

    Çocuklarınız, cesetleriniz çölde tümüyle yok olana kadar kırk yıl boyunca çölde çobanlık edecek ve sadakatsizliğinizin yükünü taşıyacak.

  24. Bamidbar 14:35

    Ani Adonay dibarti im lo zot eese lehol haeda haraa hazot hanoadim alay bamidbar haze yitamu veşam yamutu.

    אֲנִ֣י יְהוָה֮ דִּבַּרְתִּי֒ אִם־לֹ֣א ׀ זֹ֣את אֶֽעֱשֶׂ֗ה לְכָל־הָעֵדָ֤ה הָֽרָעָה֙ הַזֹּ֔את הַנּוֹעָדִ֖ים עָלָ֑י בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֛ה יִתַּ֖מּוּ וְשָׁ֥ם יָמֻֽתוּ׃

    Ben Adonay konuştum. Bana karşı birleşen bu kötü topluluğun tamamına bunu mutlaka yapacağım. Bu çölde sonları gelecek; orada ölecekler.’”

  25. Bamidbar 15:32

    Vayihyu vene yisrael bamidbar vayimtseu mekoşeş etsim beyom haşabat.

    וַיִּהְי֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּדְבָּ֑ר וַֽיִּמְצְא֗וּ אִ֛ישׁ מְקֹשֵׁ֥שׁ עֵצִ֖ים בְּי֥וֹם הַשַּׁבָּֽת׃

    İsraeloğulları çöldeyken Şabat günü odun toplayan bir adam buldular.

  26. Bamidbar 16:13

    Hameat ki heelitanu meerets zavat halav udevaş lahamitenu bamidbar ki tistarer alenu gam histarer.

    הַמְעַ֗ט כִּ֤י הֶֽעֱלִיתָ֙נוּ֙ מֵאֶ֨רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ לַהֲמִיתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּ֑ר כִּֽי־תִשְׂתָּרֵ֥ר עָלֵ֖ינוּ גַּם־הִשְׂתָּרֵֽר׃

    “Bizi çölde öldürmek için süt ve bal akan bir ülkeden çıkarman yetmedi mi? Bir de üzerimize hükmedip duruyorsun!

  27. Bamidbar 21:5

    Vayedaber haam belohim uvemoşe lama heelitunu mimitsrayim lamut bamidbar ki en lehem veen mayim venafşenu katsa balehem hakelokel.

    וַיְדַבֵּ֣ר הָעָ֗ם בֵּֽאלֹהִים֮ וּבְמֹשֶׁה֒ לָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לָמ֖וּת בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֣י אֵ֥ין לֶ֙חֶם֙ וְאֵ֣ין מַ֔יִם וְנַפְשֵׁ֣נוּ קָ֔צָה בַּלֶּ֖חֶם הַקְּלֹקֵֽל׃

    Halk Tanrı’ya ve Moşe’ye karşı konuştu: “Bizi neden Mısır’dan çıkardınız? Çölde ölelim diye mi? Burada ne ekmek ne su var; bu değersiz ekmekten de bıktık!”

  28. Bamidbar 21:11

    Vayisu meovot vayahanu beiye haavarim bamidbar aşer al pene moav mimizrah haşameş.

    וַיִּסְע֖וּ מֵאֹבֹ֑ת וַֽיַּחֲנ֞וּ בְּעִיֵּ֣י הָֽעֲבָרִ֗ים בַּמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י מוֹאָ֔ב מִמִּזְרַ֖ח הַשָּֽׁמֶשׁ׃

    Ovot’tan yola çıkıp Moav’ın karşısındaki çölde, doğu tarafında bulunan İye-Haavarim’de konakladılar.

  29. Bamidbar 21:13

    Mişam nasau vayahanu meever arnon aşer bamidbar hayotse migevul haemori ki arnon gevul moav ben moav uven haemori.

    מִשָּׁם֮ נָסָעוּ֒ וַֽיַּחֲנ֗וּ מֵעֵ֤בֶר אַרְנוֹן֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר הַיֹּצֵ֖א מִגְּב֣וּל הָֽאֱמֹרִ֑י כִּ֤י אַרְנוֹן֙ גְּב֣וּל מוֹאָ֔ב בֵּ֥ין מוֹאָ֖ב וּבֵ֥ין הָאֱמֹרִֽי׃

    Oradan yola çıkıp Amorilerin sınırından uzanan çölde, Arnon’un öte yanında konakladılar. Çünkü Arnon, Moav ile Amoriler arasındaki Moav sınırıdır.

  30. Bamidbar 26:65

    Ki amar Adonay lahem mot yamutu bamidbar velo notar mehem ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.

    כִּֽי־אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם מ֥וֹת יָמֻ֖תוּ בַּמִּדְבָּ֑ר וְלֹא־נוֹתַ֤ר מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃ (ס)

    Çünkü Adonay onlar için, “Kesinlikle çölde ölecekler” demişti. Yefune oğlu Kalev ile Nun oğlu Yeoşua dışında onlardan kimse kalmamıştı.

  31. Bamidbar 27:3

    Avinu met bamidbar veu lo haya betoh haeda hanoadim al Adonay baadat korah ki veheto met uvanim lo hayu lo.

    אָבִינוּ֮ מֵ֣ת בַּמִּדְבָּר֒ וְה֨וּא לֹא־הָיָ֜ה בְּת֣וֹךְ הָעֵדָ֗ה הַנּוֹעָדִ֛ים עַל־יְהוָ֖ה בַּעֲדַת־קֹ֑רַח כִּֽי־בְחֶטְא֣וֹ מֵ֔ת וּבָנִ֖ים לֹא־הָ֥יוּ לֽוֹ׃

    “Babamız çölde öldü. Adonay’a karşı toplanan Korah topluluğunun içinde değildi; kendi günahı yüzünden öldü. Oğulları yoktu.

  32. Bamidbar 32:13

    Vayihar af Adonay beyisrael vayeniem bamidbar arbaim şana ad tom kol hador haose hara beene Adonay.

    וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיְנִעֵם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה עַד־תֹּם֙ כָּל־הַדּ֔וֹר הָעֹשֶׂ֥ה הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה׃

    Adonay İsrael’e öfkelendi ve Adonay’ın gözünde kötü olanı yapan bütün kuşak sona erinceye kadar onları kırk yıl çölde dolaştırdı.

  33. Bamidbar 32:15

    Ki teşuvun meaharav veyasaf od lehaniho bamidbar veşihatem lehol haam haze.

    כִּ֤י תְשׁוּבֻן֙ מֵֽאַחֲרָ֔יו וְיָסַ֣ף ע֔וֹד לְהַנִּיח֖וֹ בַּמִּדְבָּ֑ר וְשִֽׁחַתֶּ֖ם לְכָל־הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃ (ס)

    O’nu izlemekten dönerseniz halkı yine çölde bırakacak; böylece bütün bu halkın yıkımına neden olacaksınız.”

  34. Devarim 1:1

    Ele hadevarim aşer diber moşe el kol yisrael beever hayarden bamidbar baarava mol suf ben paran uven tofel velavan vahatserot vedi zahav.

    אֵ֣לֶּה הַדְּבָרִ֗ים אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן בַּמִּדְבָּ֡ר בָּֽעֲרָבָה֩ מ֨וֹל ס֜וּף בֵּֽין־פָּארָ֧ן וּבֵֽין־תֹּ֛פֶל וְלָבָ֥ן וַחֲצֵרֹ֖ת וְדִ֥י זָהָֽב׃

    Moşe’nin Yarden’in ötesinde, çölde, Arava’da, Suf’un karşısında, Paran ile Tofel, Lavan, Hatserot ve Di-Zahav arasında bütün İsrael’e söylediği sözler bunlardır.

  35. Devarim 4:43

    Et betser bamidbar beerets hamişor laruuveni veet ramot bagilad lagadi veet golan babaşan lamenaşi.

    אֶת־בֶּ֧צֶר בַּמִּדְבָּ֛ר בְּאֶ֥רֶץ הַמִּישֹׁ֖ר לָרֻֽאוּבֵנִ֑י וְאֶת־רָאמֹ֤ת בַּגִּלְעָד֙ לַגָּדִ֔י וְאֶת־גּוֹלָ֥ן בַּבָּשָׁ֖ן לַֽמְנַשִּֽׁי׃

    Reuven kabilesi için çölde, düz ovadaki Betser’i; Gad kabilesi için Gilad’daki Ramot’u; Menaşe kabilesi için Başan’daki Golan’ı ayırdı.

  36. Devarim 8:2

    Vezaharta et kol hadereh aşer holihaha Adonay eloheha ze arbaim şana bamidbar lemaan anoteha lenasoteha ladaat et aşer bilevaveha hatişmor mitsvotav im lo.

    וְזָכַרְתָּ֣ אֶת־כָּל־הַדֶּ֗רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הֹלִֽיכֲךָ֜ יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ זֶ֛ה אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָ֖ה בַּמִּדְבָּ֑ר לְמַ֨עַן עַנֹּֽתְךָ֜ לְנַסֹּֽתְךָ֗ לָדַ֜עַת אֶת־אֲשֶׁ֧ר בִּֽלְבָבְךָ֛ הֲתִשְׁמֹ֥ר מצותו [מִצְוֺתָ֖יו] אִם־לֹֽא׃

    Tanrın Adonay’ın bu kırk yıl boyunca çölde seni yürüttüğü bütün yolu hatırla. Seni sıkıntıya sokmak, sınamak ve yüreğinde olanı, emirlerini koruyup korumayacağını bilmek içindi.

  37. Devarim 8:15

    Hamolihaha bamidbar hagadol vehanora nahaş saraf veakrav vetsimaon aşer en mayim hamotsi leha mayim mitsur hahalamiş.

    הַמּוֹלִ֨יכֲךָ֜ בַּמִּדְבָּ֣ר ׀ הַגָּדֹ֣ל וְהַנּוֹרָ֗א נָחָ֤שׁ ׀ שָׂרָף֙ וְעַקְרָ֔ב וְצִמָּא֖וֹן אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־מָ֑יִם הַמּוֹצִ֤יא לְךָ֙ מַ֔יִם מִצּ֖וּר הַֽחַלָּמִֽישׁ׃

    O seni yakıcı yılanların ve akreplerin bulunduğu, susuz, su olmayan o büyük ve korkunç çölde yürüttü. Çakmaktaşı kayasından senin için su çıkardı.

  38. Devarim 8:16

    Hamaahilha man bamidbar aşer lo yadeun avoteha lemaan anoteha ulemaan nasoteha lehetiveha beahariteha.

    הַמַּֽאֲכִ֨לְךָ֥ מָן֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדְע֖וּן אֲבֹתֶ֑יךָ לְמַ֣עַן עַנֹּֽתְךָ֗ וּלְמַ֙עַן֙ נַסֹּתֶ֔ךָ לְהֵיטִֽבְךָ֖ בְּאַחֲרִיתֶֽךָ׃

    Seni sıkıntıya sokmak, sınamak ve sonunda sana iyilik etmek için çölde atalarının bilmediği manı yedirdi.

  39. Devarim 9:7

    Zehor al tişkah et aşer hiktsafta et Adonay eloheha bamidbar lemin hayom aşer yatsata meerets mitsrayim ad boahem ad hamakom haze mamrim heyitem im Adonay.

    זְכֹר֙ אַל־תִּשְׁכַּ֔ח אֵ֧ת אֲשֶׁר־הִקְצַ֛פְתָּ אֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בַּמִּדְבָּ֑ר לְמִן־הַיּ֞וֹם אֲשֶׁר־יָצָ֣אתָ ׀ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם עַד־בֹּֽאֲכֶם֙ עַד־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה מַמְרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם עִם־יְהוָֽה׃

    Çölde Tanrın Adonay’ı nasıl öfkelendirdiğini hatırla, unutma. Mısır ülkesinden çıktığın günden buraya geldiğiniz zamana kadar Adonay’a karşı geldiniz.

  40. Devarim 9:28

    Pen yomeru haarets aşer hotsetanu mişam mibeli yeholet Adonay lahaviam el haarets aşer diber lahem umisinato otam hotsiam lahamitam bamidbar.

    פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר׃

    Bizi çıkardığın ülkenin halkı, “Adonay onları söz verdiği ülkeye getiremediği ve onlardan nefret ettiği için çölde öldürmek üzere çıkardı” demesin.

  41. Devarim 11:5

    Vaaşer asa lahem bamidbar ad boahem ad hamakom haze.

    וַאֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֛ה לָכֶ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר עַד־בֹּאֲכֶ֖ם עַד־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה׃

    Buraya gelinceye kadar çölde sizin için yaptıklarını,

  42. Devarim 29:4

    Vaoleh ethem arbaim şana bamidbar lo valu salmotehem mealehem venaalha lo valeta meal ragleha.

    וָאוֹלֵ֥ךְ אֶתְכֶ֛ם אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָ֖ה בַּמִּדְבָּ֑ר לֹֽא־בָל֤וּ שַׂלְמֹֽתֵיכֶם֙ מֵעֲלֵיכֶ֔ם וְנַֽעַלְךָ֥ לֹֽא־בָלְתָ֖ה מֵעַ֥ל רַגְלֶֽךָ׃

    Sizi çölde kırk yıl yürüttüm. Üzerinizdeki giysiler eskimedi, ayağındaki çarık eskimedi.