Lemma חֶ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) חרב
Biçim: isim, dişil, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 15 kullanım
Teknik kod
HNcfsaTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 17 kez, 16 ayette geçer.
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma חֶ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) חרב
Biçim: isim, dişil, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 15 kullanım
HNcfsaLemma חֶ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) חרב
Biçim: isim, dişil, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNcfscLemma חֹ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) חרב
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNcmsaMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök) ve lemma bilgisi yalnız doğrulanmış dilbilgisel kaynakta açıkça bulunduğunda gösterilir; ToraOku eksik kökü tahmin etmez.
וַיֹּ֤אמֶר לָבָן֙ לְיַעֲקֹ֔ב מֶ֣ה עָשִׂ֔יתָ וַתִּגְנֹ֖ב אֶת־לְבָבִ֑י וַתְּנַהֵג֙ אֶת־בְּנֹתַ֔י כִּשְׁבֻי֖וֹת חָֽרֶב׃
Lavan, Yaakov’a şöyle dedi: “Ne yaptın sen? Beni aldattın, kızlarımı kılıçla alınmış tutsaklar gibi götürdün!
הָיִ֧יתִי בַיּ֛וֹם אֲכָלַ֥נִי חֹ֖רֶב וְקֶ֣רַח בַּלָּ֑יְלָה וַתִּדַּ֥ד שְׁנָתִ֖י מֵֽעֵינָֽי׃
Gündüz kavurucu sıcak, gece dondurucu soğuk altında kaldım. Gözlerimden uyku kaçtı.
וְאֶת־חֲמוֹר֙ וְאֶת־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ הָרְג֖וּ לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּקְח֧וּ אֶת־דִּינָ֛ה מִבֵּ֥ית שְׁכֶ֖ם וַיֵּצֵֽאוּ׃
Hamor ile oğlu Şehem’i de kılıçtan geçirdiler. Dina’yı Şehem’in evinden alıp çıktılar.
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם יֵ֧רֶא יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם וְיִשְׁפֹּ֑ט אֲשֶׁ֧ר הִבְאַשְׁתֶּ֣ם אֶת־רֵיחֵ֗נוּ בְּעֵינֵ֤י פַרְעֹה֙ וּבְעֵינֵ֣י עֲבָדָ֔יו לָֽתֶת־חֶ֥רֶב בְּיָדָ֖ם לְהָרְגֵֽנוּ׃
Onlara, “Adonay size bakıp hükmünü versin!” dediler. “Bizi Firavun’un ve görevlilerinin gözünde iğrenç duruma düşürdünüz; bizi öldürmeleri için ellerine kılıç verdiniz.”
וַיַּחֲלֹ֧שׁ יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶת־עֲמָלֵ֥ק וְאֶת־עַמּ֖וֹ לְפִי־חָֽרֶב׃ (פ)
Yeoşua, Amalek’i ve halkını kılıçtan geçirerek güçten düşürdü.
וְהֵבֵאתִ֨י עֲלֵיכֶ֜ם חֶ֗רֶב נֹקֶ֙מֶת֙ נְקַם־בְּרִ֔ית וְנֶאֱסַפְתֶּ֖ם אֶל־עָרֵיכֶ֑ם וְשִׁלַּ֤חְתִּי דֶ֙בֶר֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְנִתַּתֶּ֖ם בְּיַד־אוֹיֵֽב׃
Antlaşmanın öcünü alan kılıcı üzerinize getireceğim. Şehirlerinize toplandığınızda aranıza salgın göndereceğim ve düşmanın eline verileceksiniz.
וְאֶתְכֶם֙ אֱזָרֶ֣ה בַגּוֹיִ֔ם וַהֲרִיקֹתִ֥י אַחֲרֵיכֶ֖ם חָ֑רֶב וְהָיְתָ֤ה אַרְצְכֶם֙ שְׁמָמָ֔ה וְעָרֵיכֶ֖ם יִהְי֥וּ חָרְבָּֽה׃
Sizi ulusların arasına dağıtacak ve arkanızdan kılıç çekeceğim. Ülkeniz ıssız kalacak, şehirleriniz harabeye dönecek.
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֙רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף׃
Sizden geriye kalanların yüreklerine düşmanlarının ülkelerinde korku salacağım. Savrulan bir yaprağın sesi onları kovalayacak. Kılıçtan kaçar gibi kaçacak ve kovalayan yokken düşecekler.
וְכָשְׁל֧וּ אִישׁ־בְּאָחִ֛יו כְּמִפְּנֵי־חֶ֖רֶב וְרֹדֵ֣ף אָ֑יִן וְלֹא־תִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ תְּקוּמָ֔ה לִפְנֵ֖י אֹֽיְבֵיכֶֽם׃
Kovalayan olmadığı hâlde kılıç önündeymiş gibi birbirlerine takılıp düşecekler. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız.
וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־יִגַּ֜ע עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה בַּֽחֲלַל־חֶ֙רֶב֙ א֣וֹ בְמֵ֔ת אֽוֹ־בְעֶ֥צֶם אָדָ֖ם א֣וֹ בְקָ֑בֶר יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Açık arazide kılıçla öldürülmüş birine, bir ölüye, insan kemiğine ya da mezara dokunan herkes yedi gün arınmamış olacak.
וַיַּכֵּ֥הוּ יִשְׂרָאֵ֖ל לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּירַ֨שׁ אֶת־אַרְצ֜וֹ מֵֽאַרְנֹ֗ן עַד־יַבֹּק֙ עַד־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן כִּ֣י עַ֔ז גְּב֖וּל בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן׃
İsrael onu kılıçtan geçirdi ve Arnon’dan Yabbok’a, Ammonoğullarına kadar ülkesini ele geçirdi. Çünkü Ammonoğullarının sınırı güçlüydü.
וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ לָֽאָת֔וֹן כִּ֥י הִתְעַלַּ֖לְתְּ בִּ֑י ל֤וּ יֶשׁ־חֶ֙רֶב֙ בְּיָדִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה הֲרַגְתִּֽיךְ׃
Bilam dişi eşeğe, “Çünkü benimle alay ettin! Elimde bir kılıç olsaydı şimdi seni öldürürdüm!” dedi.
Bu ayette 2 kez
הַכֵּ֣ה תַכֶּ֗ה אֶת־יֹֽשְׁבֵ֛י הָעִ֥יר ההוא [הַהִ֖יא] לְפִי־חָ֑רֶב הַחֲרֵ֨ם אֹתָ֧הּ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֛הּ וְאֶת־בְּהֶמְתָּ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב׃
O şehrin sakinlerini kesinlikle kılıçtan geçireceksin. Şehri, içindeki her şeyi ve hayvanlarını kılıçla tamamen yok edeceksin.
וּנְתָנָ֛הּ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וְהִכִּיתָ֥ אֶת־כָּל־זְכוּרָ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב׃
Tanrın Adonay onu eline teslim edecek; içindeki bütün erkekleri kılıçtan geçireceksin.
מִחוּץ֙ תְּשַׁכֶּל־חֶ֔רֶב וּמֵחֲדָרִ֖ים אֵימָ֑ה גַּם־בָּחוּר֙ גַּם־בְּתוּלָ֔ה יוֹנֵ֖ק עִם־אִ֥ישׁ שֵׂיבָֽה׃
Dışarıda kılıç, odalarda dehşet can alacak; delikanlıdan bakireye, emzikteki çocuktan ak saçlı adama kadar.
אַשְׁרֶ֨יךָ יִשְׂרָאֵ֜ל מִ֣י כָמ֗וֹךָ עַ֚ם נוֹשַׁ֣ע בַּֽיהוָ֔ה מָגֵ֣ן עֶזְרֶ֔ךָ וַאֲשֶׁר־חֶ֖רֶב גַּאֲוָתֶ֑ךָ וְיִכָּֽחֲשׁ֤וּ אֹיְבֶ֙יךָ֙ לָ֔ךְ וְאַתָּ֖ה עַל־בָּמוֹתֵ֥ימוֹ תִדְרֹֽךְ׃ (ס)
Ne mutlu sana, İsrael! Adonay'ın kurtardığı halk, senin gibisi kim var? O senin yardım kalkanın ve görkeminin kılıcıdır. Düşmanların sana boyun eğer gibi davranacak; sen onların yüksek yerlerini çiğneyeceksin.'