İbranice biçim הֶעָרִ֣ים
Lemma עִיר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Türkçe anlam: şehir, kent, yerleşim yeri
Biçim: belirli artikel + isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 24 kullanım
Teknik kod
HTd/NcfpaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 24 kez, 22 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim הֶעָרִ֣ים
Lemma עִיר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Türkçe anlam: şehir, kent, yerleşim yeri
Biçim: belirli artikel + isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 24 kullanım
HTd/NcfpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Bu ayette 2 kez
Vayahafoh et hearim hael veet kol hakikar veet kol yoşeve hearim vetsemah haadama.
וַֽיַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶעָרִ֣ים הָאֵ֔ל וְאֵ֖ת כָּל־הַכִּכָּ֑ר וְאֵת֙ כָּל־יֹשְׁבֵ֣י הֶעָרִ֔ים וְצֶ֖מַח הָאֲדָמָֽה׃
Bu kentleri, bütün ovayı, kentlerde yaşayanların hepsini ve toprağın bitkilerini altüst etti.
Vayehi beşahet Elohim et are hakikar vayizkor Elohim et avraham vayeşalah et lot mitoh hahafeha bahafoh et hearim aşer yaşav bahen lot.
וַיְהִ֗י בְּשַׁחֵ֤ת אֱלֹהִים֙ אֶת־עָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיִּזְכֹּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיְשַׁלַּ֤ח אֶת־לוֹט֙ מִתּ֣וֹךְ הַהֲפֵכָ֔ה בַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁר־יָשַׁ֥ב בָּהֵ֖ן לֽוֹט׃
Tanrı ova kentlerini yok ederken Avraam’ı hatırladı. Lot’un yaşadığı kentleri altüst ederken Lot’u yıkımın içinden çıkardı.
Vayisau vayehi hitat Elohim al hearim aşer sevivotehem velo radefu ahare bene yaakov.
וַיִּסָּ֑עוּ וַיְהִ֣י ׀ חִתַּ֣ת אֱלֹהִ֗ים עַל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיהֶ֔ם וְלֹ֣א רָֽדְפ֔וּ אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֥י יַעֲקֹֽב׃
Yola çıktılar. Çevrelerindeki kentleri Tanrı’dan gelen bir dehşet kapladı; Yaakov’un oğullarının peşine düşmediler.
Uma haarets aşer u yoşev bah hatova hi im raa uma hearim aşer u yoşev bahena habemahanim im bemivtsarim.
וּמָ֣ה הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב בָּ֔הּ הֲטוֹבָ֥ה הִ֖וא אִם־רָעָ֑ה וּמָ֣ה הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁר־הוּא֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהֵ֔נָּה הַבְּמַֽחֲנִ֖ים אִ֥ם בְּמִבְצָרִֽים׃
Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü? Yaşadıkları şehirler nasıl; açık yerleşimler mi, surlu yerler mi?
Vayikah yisrael et kol hearim haele vayeşev yisrael behol are haemori beheşbon uvehol benoteha.
וַיִּקַּח֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ת כָּל־הֶעָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤שֶׁב יִשְׂרָאֵל֙ בְּכָל־עָרֵ֣י הָֽאֱמֹרִ֔י בְּחֶשְׁבּ֖וֹן וּבְכָל־בְּנֹתֶֽיהָ׃
İsrael bütün bu şehirleri aldı. Heşbon ve ona bağlı bütün yerleşimler dahil, Amorilerin bütün şehirlerine yerleşti.
Veet nevo veet baal meon musabot şem veet sivma vayikreu veşemot et şemot hearim aşer banu.
וְאֶת־נְב֞וֹ וְאֶת־בַּ֧עַל מְע֛וֹן מֽוּסַבֹּ֥ת שֵׁ֖ם וְאֶת־שִׂבְמָ֑ה וַיִּקְרְא֣וּ בְשֵׁמֹ֔ת אֶת־שְׁמ֥וֹת הֶעָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּנֽוּ׃
Adları değiştirilen Nevo ve Baal-Meon’u, bir de Sivma’yı yeniden yaptılar. Yaptıkları şehirlere adlar verdiler.
Vehayu hearim lahem laşavet umigreşehem yihyu livhemtam velirhuşam ulehol hayatam.
וְהָי֧וּ הֶֽעָרִ֛ים לָהֶ֖ם לָשָׁ֑בֶת וּמִגְרְשֵׁיהֶ֗ם יִהְי֤וּ לִבְהֶמְתָּם֙ וְלִרְכֻשָׁ֔ם וּלְכֹ֖ל חַיָּתָֽם׃
Şehirler onların yaşaması için olacak; çevrelerindeki açık alanlar hayvanları, malları ve bütün geçimleri için olacak.
Umigreşe hearim aşer titenu lalviyim mikir hair vahutsa elef ama saviv.
וּמִגְרְשֵׁי֙ הֶֽעָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תִּתְּנ֖וּ לַלְוִיִּ֑ם מִקִּ֤יר הָעִיר֙ וָח֔וּצָה אֶ֥לֶף אַמָּ֖ה סָבִֽיב׃
Levilere vereceğiniz şehirlerin açık alanları, şehrin duvarından dışarı doğru her yanda bin arşın olacak.
Umadotem mihuts lair et peat kedema alpayim baama veet peat negev alpayim baama veet peat yam alpayim baama veet peat tsafon alpayim baama vehair bataveh ze yihye lahem migreşe hearim.
וּמַדֹּתֶ֞ם מִח֣וּץ לָעִ֗יר אֶת־פְּאַת־קֵ֣דְמָה אַלְפַּ֪יִם בָּֽאַמָּ֟ה וְאֶת־פְּאַת־נֶגֶב֩ אַלְפַּ֨יִם בָּאַמָּ֜ה וְאֶת־פְּאַת־יָ֣ם ׀ אַלְפַּ֣יִם בָּֽאַמָּ֗ה וְאֵ֨ת פְּאַ֥ת צָפ֛וֹן אַלְפַּ֥יִם בָּאַמָּ֖ה וְהָעִ֣יר בַּתָּ֑וֶךְ זֶ֚ה יִהְיֶ֣ה לָהֶ֔ם מִגְרְשֵׁ֖י הֶעָרִֽים׃
Şehrin dışında doğu yönünde iki bin arşın, güney yönünde iki bin arşın, batı yönünde iki bin arşın ve kuzey yönünde iki bin arşın ölçeceksiniz; şehir ortada olacak. Şehirlerin açık alanları onlar için böyle olacak.
Veet hearim aşer titenu lalviyim et şeş are hamiklat aşer titenu lanus şama harotseah vaalehem titenu arbaim uşetayim ir.
וְאֵ֣ת הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ לַלְוִיִּ֔ם אֵ֚ת שֵׁשׁ־עָרֵ֣י הַמִּקְלָ֔ט אֲשֶׁ֣ר תִּתְּנ֔וּ לָנֻ֥ס שָׁ֖מָּה הָרֹצֵ֑חַ וַעֲלֵיהֶ֣ם תִּתְּנ֔וּ אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁתַּ֖יִם עִֽיר׃
Levilere vereceğiniz şehirler arasında, adam öldürenin kaçması için ayıracağınız altı sığınma şehri bulunacak. Bunlara ek olarak kırk iki şehir vereceksiniz.
Kol hearim aşer titenu lalviyim arbaim uşemone ir ethen veet migreşehen.
כָּל־הֶעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ לַלְוִיִּ֔ם אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁמֹנֶ֖ה עִ֑יר אֶתְהֶ֖ן וְאֶת־מִגְרְשֵׁיהֶֽן׃
Levilere vereceğiniz şehirlerin tümü, açık alanlarıyla birlikte kırk sekiz şehir olacak.
Vehayu lahem hearim lemiklat migoel velo yamut harotseah ad amedo lifne haeda lamişpat.
וְהָי֨וּ לָכֶ֧ם הֶעָרִ֛ים לְמִקְלָ֖ט מִגֹּאֵ֑ל וְלֹ֤א יָמוּת֙ הָרֹצֵ֔חַ עַד־עָמְד֛וֹ לִפְנֵ֥י הָעֵדָ֖ה לַמִּשְׁפָּֽט׃
Bu şehirler sizin için kan öcünü alan akrabadan sığınma yeri olacak. Adam öldüren kişi, yargılanmak üzere topluluğun önüne çıkmadan öldürülmeyecek.
Bu ayette 2 kez
Et şeloş hearim titenu meever layarden veet şeloş hearim titenu beerets kenaan are miklat tihyena.
אֵ֣ת ׀ שְׁלֹ֣שׁ הֶעָרִ֗ים תִּתְּנוּ֙ מֵעֵ֣בֶר לַיַּרְדֵּ֔ן וְאֵת֙ שְׁלֹ֣שׁ הֶֽעָרִ֔ים תִּתְּנ֖וּ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן עָרֵ֥י מִקְלָ֖ט תִּהְיֶֽינָה׃
Üç şehri Yarden’in bu yanında, üç şehri Kenaan ülkesinde ayıracaksınız. Bunlar sığınma şehirleri olacak.
Livne yisrael velager velatoşav betoham tihyena şeş hearim haele lemiklat lanus şama kol make nefeş bişgaga.
לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְלַגֵּ֤ר וְלַתּוֹשָׁב֙ בְּתוֹכָ֔ם תִּהְיֶ֛ינָה שֵׁשׁ־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לְמִקְלָ֑ט לָנ֣וּס שָׁ֔מָּה כָּל־מַכֵּה־נֶ֖פֶשׁ בִּשְׁגָגָֽה׃
Bu altı şehir, İsraeloğulları, aralarındaki yabancılar ve yerleşikler için sığınma yeri olacak. Yanlışlıkla birini öldüren herkes oraya kaçabilecek.
Vatikrevun elay kulehem vatomeru nişleha anaşim lefanenu veyahperu lanu et haarets veyaşivu otanu davar et hadereh aşer naale bah veet hearim aşer navo alehen.
וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַי֮ כֻּלְּכֶם֒ וַתֹּאמְר֗וּ נִשְׁלְחָ֤ה אֲנָשִׁים֙ לְפָנֵ֔ינוּ וְיַחְפְּרוּ־לָ֖נוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וְיָשִׁ֤בוּ אֹתָ֙נוּ֙ דָּבָ֔ר אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נַעֲלֶה־בָּ֔הּ וְאֵת֙ הֶֽעָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָבֹ֖א אֲלֵיהֶֽן׃
Hepiniz bana yaklaşıp, ‘Önümüzden adamlar gönderelim. Bizim için ülkeyi araştırsınlar; çıkacağımız yol ve gireceğimiz şehirler hakkında bize haber getirsinler’ dediniz.
Rak habehema bazaznu lanu uşelal hearim aşer lahadenu.
רַ֥ק הַבְּהֵמָ֖ה בָּזַ֣זְנוּ לָ֑נוּ וּשְׁלַ֥ל הֶעָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לָכָֽדְנוּ׃
Yalnız hayvanları ve ele geçirdiğimiz şehirlerin ganimetini kendimiz için aldık.
Vehol habehema uşelal hearim bazonu lanu.
וְכָל־הַבְּהֵמָ֛ה וּשְׁלַ֥ל הֶעָרִ֖ים בַּזּ֥וֹנוּ לָֽנוּ׃
Bütün hayvanları ve şehirlerin ganimetini kendimiz için aldık.
Lanus şama rotseah aşer yirtsah et reeu bivli daat veu lo sone lo mitemol şilşom venas el ahat min hearim hael vahay.
לָנֻ֨ס שָׁ֜מָּה רוֹצֵ֗חַ אֲשֶׁ֨ר יִרְצַ֤ח אֶת־רֵעֵ֙הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֑וֹם וְנָ֗ס אֶל־אַחַ֛ת מִן־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖ל וָחָֽי׃
Önceden nefret etmediği komşusunu bilmeden öldüren kişi oraya kaçabilsin, bu şehirlerden birine sığınıp yaşasın diye.
Vaaşer yavo et reeu vayaar lahtov etsim venideha yado vagarzen lihrot haets venaşal habarzel min haets umatsa et reeu vamet u yanus el ahat hearim haele vahay.
וַאֲשֶׁר֩ יָבֹ֨א אֶת־רֵעֵ֥הוּ בַיַּעַר֮ לַחְטֹ֣ב עֵצִים֒ וְנִדְּחָ֨ה יָד֤וֹ בַגַּרְזֶן֙ לִכְרֹ֣ת הָעֵ֔ץ וְנָשַׁ֤ל הַבַּרְזֶל֙ מִן־הָעֵ֔ץ וּמָצָ֥א אֶת־רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת ה֗וּא יָנ֛וּס אֶל־אַחַ֥ת הֶעָרִים־הָאֵ֖לֶּה וָחָֽי׃
Örneğin, arkadaşıyla odun kesmek için ormana gider, ağacı kesmek üzere baltayı savururken demir sapından çıkar, arkadaşına çarpar ve onu öldürürse, bu kişi o kentlerden birine kaçıp hayatta kalabilir.
Vehi yihye iş sone lereeu vearav lo vekam alav vehikau nefeş vamet venas el ahat hearim hael.
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל׃
Ama biri komşusuna nefret besler, ona pusu kurup saldırır ve onu öldürücü bir darbeyle öldürdükten sonra bu kentlerden birine kaçarsa,
Ken taase lehol hearim harehokot mimeha meod aşer lo meare hagoyim haele hena.
כֵּ֤ן תַּעֲשֶׂה֙ לְכָל־הֶ֣עָרִ֔ים הָרְחֹקֹ֥ת מִמְּךָ֖ מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֛ר לֹא־מֵעָרֵ֥י הַגּֽוֹיִם־הָאֵ֖לֶּה הֵֽנָּה׃
Bu ulusların kentlerinden olmayıp senden çok uzakta bulunan bütün kentlere böyle yapacaksın.
Veyatseu zekeneha veşofeteha umadedu el hearim aşer sevivot hehalal.
וְיָצְא֥וּ זְקֵנֶ֖יךָ וְשֹׁפְטֶ֑יךָ וּמָדְדוּ֙ אֶל־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר סְבִיבֹ֥ת הֶחָלָֽל׃
ileri gelenlerin ve yargıçların çıkıp cesedin çevresindeki kentlere olan uzaklığı ölçecekler.