Lemma עָשָׂה
Kök — שורש (şoreş, kök) עשה
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 48 kullanım
Teknik kod
HVqi2mpTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 49 kez, 46 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma עָשָׂה
Kök — שורש (şoreş, kök) עשה
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 48 kullanım
HVqi2mpLemma עָשָׂה
Kök — שורש (şoreş, kök) עשה
Biçim: fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVqj2mpMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
הִנֵּה־נָ֨א לִ֜י שְׁתֵּ֣י בָנ֗וֹת אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יָדְעוּ֙ אִ֔ישׁ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אֶתְהֶן֙ אֲלֵיכֶ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ן כַּטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם רַ֠ק לָֽאֲנָשִׁ֤ים הָאֵל֙ אַל־תַּעֲשׂ֣וּ דָבָ֔ר כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן בָּ֖אוּ בְּצֵ֥ל קֹרָתִֽי׃
“İşte, erkekle birlikte olmamış iki kızım var. Onları size çıkarayım; onlara uygun gördüğünüzü yapın. Yalnız bu adamlara hiçbir şey yapmayın; çünkü çatımın gölgesine sığındılar.”
וַתִּרְעַב֙ כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּצְעַ֥ק הָעָ֛ם אֶל־פַּרְעֹ֖ה לַלָּ֑חֶם וַיֹּ֨אמֶר פַּרְעֹ֤ה לְכָל־מִצְרַ֙יִם֙ לְכ֣וּ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֲשֶׁר־יֹאמַ֥ר לָכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ׃
Bütün Mısır ülkesi açlık çekince halk ekmek için Firavun’a seslendi. Firavun bütün Mısırlılara, “Yosef’e gidin; size ne söylerse yapın” dedi.
לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּן אִתִּ֑י אֱלֹ֤הֵי כֶ֙סֶף֙ וֵאלֹהֵ֣י זָהָ֔ב לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶֽם׃
Benim yanımda ilahlar yapmayacaksınız; kendiniz için gümüş ya da altın ilahlar yapmayacaksınız.
כְּכֹ֗ל אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתְךָ֔ אֵ֚ת תַּבְנִ֣ית הַמִּשְׁכָּ֔ן וְאֵ֖ת תַּבְנִ֣ית כָּל־כֵּלָ֑יו וְכֵ֖ן תַּעֲשֽׂוּ׃ (ס)
Sana gösterdiğim her şeye, Mişkan’ın ve bütün eşyalarının örneğine tam olarak uygun yapacaksınız.
וַ֠עֲשֵׂה כְּר֨וּב אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת תַּעֲשׂ֥וּ אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים עַל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו׃
Bir uçta bir keruv, öbür uçta bir keruv yap. İki uçtaki keruvları kapakla tek parça olarak yapacaksınız.
עַל־בְּשַׂ֤ר אָדָם֙ לֹ֣א יִיסָ֔ךְ וּבְמַ֨תְכֻּנְתּ֔וֹ לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ כָּמֹ֑הוּ קֹ֣דֶשׁ ה֔וּא קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֥ה לָכֶֽם׃
İnsan bedenine dökülmeyecek. Aynı bileşimde onun benzerini yapmayacaksınız. O kutsaldır; sizin için kutsal olacak.
וְהַקְּטֹ֙רֶת֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשֶׂ֔ה בְּמַ֨תְכֻּנְתָּ֔הּ לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶ֑ם קֹ֛דֶשׁ תִּהְיֶ֥ה לְךָ֖ לַיהוָֽה׃
Yapacağın bu tütsünün aynı bileşimde olanını kendiniz için yapmayacaksınız. Senin için Adonay’a ait kutsal bir şey olacak.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה זֶ֧ה הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה תַּעֲשׂ֑וּ וְיֵרָ֥א אֲלֵיכֶ֖ם כְּב֥וֹד יְהוָֽה׃
Moşe, “Adonay’ın yapmanızı buyurduğu şey budur; Adonay’ın görkemi size görünecek” dedi.
וְהָיְתָ֥ה לָכֶ֖ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם בַּחֹ֣דֶשׁ הַ֠שְּׁבִיעִי בֶּֽעָשׂ֨וֹר לַחֹ֜דֶשׁ תְּעַנּ֣וּ אֶת־נַפְשֹֽׁתֵיכֶ֗ם וְכָל־מְלָאכָה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Bu sizin için kalıcı bir kural olacak: Yedinci ayın onuncu günü kendinizi yoksun bırakacak ve hiçbir iş yapmayacaksınız; hem ülkenin yerlisi hem de aranızda yaşayan yabancı buna uyacak.
Bu ayette 2 kez
כְּמַעֲשֵׂ֧ה אֶֽרֶץ־מִצְרַ֛יִם אֲשֶׁ֥ר יְשַׁבְתֶּם־בָּ֖הּ לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וּכְמַעֲשֵׂ֣ה אֶֽרֶץ־כְּנַ֡עַן אֲשֶׁ֣ר אֲנִי֩ מֵבִ֨יא אֶתְכֶ֥ם שָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ וּבְחֻקֹּתֵיהֶ֖ם לֹ֥א תֵלֵֽכוּ׃
Yaşadığınız Mısır ülkesinin yaptıklarını yapmayacaksınız. Sizi götürdüğüm Kenaan ülkesinin yaptıklarını da yapmayacak, onların kurallarına uymayacaksınız.
אֶת־מִשְׁפָּטַ֧י תַּעֲשׂ֛וּ וְאֶת־חֻקֹּתַ֥י תִּשְׁמְר֖וּ לָלֶ֣כֶת בָּהֶ֑ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Benim hükümlerimi uygulayacak, kurallarımı gözeterek onlara göre yaşayacaksınız. Ben Tanrınız Adonay’ım.
וּשְׁמַרְתֶּ֣ם אַתֶּ֗ם אֶת־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֔י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ מִכֹּ֥ל הַתּוֹעֵבֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Siz kurallarımı ve hükümlerimi gözeteceksiniz. Ne ülkenin yerlisi ne de aranızda yaşayan yabancı bu iğrenç eylemlerden herhangi birini yapacak.
אַל־תִּפְנוּ֙ אֶל־הָ֣אֱלִילִ֔ים וֵֽאלֹהֵי֙ מַסֵּכָ֔ה לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶ֑ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Putlara yönelmeyin ve kendinize dökme tanrılar yapmayın. Ben Tanrınız Adonay’ım.
לֹא־תַעֲשׂ֥וּ עָ֙וֶל֙ בַּמִּשְׁפָּ֔ט לֹא־תִשָּׂ֣א פְנֵי־דָ֔ל וְלֹ֥א תֶהְדַּ֖ר פְּנֵ֣י גָד֑וֹל בְּצֶ֖דֶק תִּשְׁפֹּ֥ט עֲמִיתֶֽךָ׃
Yargıda haksızlık yapmayacaksınız. Yoksulu kayırmayacak, güçlüye ayrıcalık tanımayacaksın. Başkasını adaletle yargılayacaksın.
לֹא־תַעֲשׂ֥וּ עָ֖וֶל בַּמִּשְׁפָּ֑ט בַּמִּדָּ֕ה בַּמִּשְׁקָ֖ל וּבַמְּשׂוּרָֽה׃
Yargıda, uzunluk, ağırlık ve hacim ölçülerinde haksızlık yapmayacaksınız.
וּמָע֤וּךְ וְכָתוּת֙ וְנָת֣וּק וְכָר֔וּת לֹ֥א תַקְרִ֖יבוּ לַֽיהוָ֑ה וּֽבְאַרְצְכֶ֖ם לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
Testisleri ezilmiş, parçalanmış, koparılmış ya da kesilmiş hayvanları Adonay’a sunmayacaksınız. Ülkenizde bunları yapmayacaksınız.
שֵׁ֣שֶׁת יָמִים֮ תֵּעָשֶׂ֣ה מְלָאכָה֒ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י שַׁבַּ֤ת שַׁבָּתוֹן֙ מִקְרָא־קֹ֔דֶשׁ כָּל־מְלָאכָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ שַׁבָּ֥ת הִוא֙ לַֽיהוָ֔ה בְּכֹ֖ל מֽוֹשְׁבֹתֵיכֶֽם׃ (פ)
Altı gün iş yapılacak; yedinci gün tam bir dinlenme Şabat’ı, kutsal toplantı günüdür. Hiçbir iş yapmayacaksınız. Yaşadığınız her yerde Adonay’a ait Şabat’tır.
בַּיּוֹם֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן מִקְרָא־קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
İlk gün sizin için kutsal toplantı olacak; hiçbir gündelik iş yapmayacaksınız.
וְהִקְרַבְתֶּ֥ם אִשֶּׁ֛ה לַיהוָ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים בַּיּ֤וֹם הַשְּׁבִיעִי֙ מִקְרָא־קֹ֔דֶשׁ כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃ (פ)
Yedi gün boyunca Adonay’a ateşle sunulan sunular getireceksiniz. Yedinci gün kutsal toplantı olacak; hiçbir gündelik iş yapmayacaksınız.”
וּקְרָאתֶ֞ם בְּעֶ֣צֶם ׀ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם בְּכָל־מוֹשְׁבֹ֥תֵיכֶ֖ם לְדֹרֹֽתֵיכֶֽם׃
Tam o gün kutsal toplantı ilan edeceksiniz. Hiçbir gündelik iş yapmayacaksınız. Bu, yaşadığınız her yerde kuşaklarınız boyunca kalıcı bir kuraldır.
כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וְהִקְרַבְתֶּ֥ם אִשֶּׁ֖ה לַיהוָֽה׃ (ס)
Hiçbir gündelik iş yapmayacak, Adonay’a ateşle sunulan sunu getireceksiniz.”
וְכָל־מְלָאכָה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ בְּעֶ֖צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֣י י֤וֹם כִּפֻּרִים֙ ה֔וּא לְכַפֵּ֣ר עֲלֵיכֶ֔ם לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Tam o gün hiçbir iş yapmayacaksınız; çünkü Tanrınız Adonay’ın önünde sizin adınıza kefaret sağlanan Yom Kipur’dur.
כָּל־מְלָאכָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם בְּכֹ֖ל מֹֽשְׁבֹֽתֵיכֶֽם׃
Hiçbir iş yapmayacaksınız. Bu, yaşadığınız her yerde kuşaklarınız boyunca kalıcı bir kuraldır.
בַּיּ֥וֹם הָרִאשׁ֖וֹן מִקְרָא־קֹ֑דֶשׁ כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
İlk gün kutsal toplantı olacak; hiçbir gündelik iş yapmayacaksınız.
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים תַּקְרִ֥יבוּ אִשֶּׁ֖ה לַיהוָ֑ה בַּיּ֣וֹם הַשְּׁמִינִ֡י מִקְרָא־קֹדֶשׁ֩ יִהְיֶ֨ה לָכֶ֜ם וְהִקְרַבְתֶּ֨ם אִשֶּׁ֤ה לַֽיהוָה֙ עֲצֶ֣רֶת הִ֔וא כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
Yedi gün boyunca Adonay’a ateşle sunulan sunular getireceksiniz. Sekizinci gün sizin için kutsal toplantı olacak; Adonay’a ateşle sunulan sunu getireceksiniz. Bu bir toplanma günüdür; hiçbir gündelik iş yapmayacaksınız.
לֹֽא־תַעֲשׂ֨וּ לָכֶ֜ם אֱלִילִ֗ם וּפֶ֤סֶל וּמַצֵּבָה֙ לֹֽא־תָקִ֣ימוּ לָכֶ֔ם וְאֶ֣בֶן מַשְׂכִּ֗ית לֹ֤א תִתְּנוּ֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת עָלֶ֑יהָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Kendinize putlar yapmayacak, oyma put ya da dikili taş dikmeyeceksiniz. Üzerinde yere kapanmak için ülkenize döşeme taşı koymayacaksınız; çünkü Ben Tanrınız Adonay’ım.
וְאִם־לֹ֥א תִשְׁמְע֖וּ לִ֑י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ אֵ֥ת כָּל־הַמִּצְוֺ֖ת הָאֵֽלֶּה׃
Ama Beni dinlemez ve bütün bu emirleri yerine getirmezseniz,
Bu ayette 2 kez
בְּאַרְבָּעָ֣ה עָשָֽׂר־י֠וֹם בַּחֹ֨דֶשׁ הַזֶּ֜ה בֵּ֧ין הָֽעֲרְבַּ֛יִם תַּעֲשׂ֥וּ אֹת֖וֹ בְּמוֹעֲד֑וֹ כְּכָל־חֻקֹּתָ֥יו וּכְכָל־מִשְׁפָּטָ֖יו תַּעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ׃
Bu ayın on dördüncü gününde, akşama doğru, onu belirlenmiş zamanında yerine getireceksiniz. Bütün kurallarına ve hükümlerine göre yerine getireceksiniz.
Bu ayette 2 kez
כַּמִּסְפָּ֖ר אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשׂ֑וּ כָּ֛כָה תַּעֲשׂ֥וּ לָאֶחָ֖ד כְּמִסְפָּרָֽם׃
Hazırladığınız hayvanların sayısına göre, her biri için aynı şekilde yapacaksınız.
וְכִֽי־יָגוּר֩ אִתְּכֶ֨ם גֵּ֜ר א֤וֹ אֲשֶֽׁר־בְּתֽוֹכְכֶם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָשָׂ֛ה אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשׂ֖וּ כֵּ֥ן יַעֲשֶֽׂה׃
Aranızda yaşayan bir yabancı ya da kuşaklarınız boyunca aranızda bulunacak biri Adonay’a ateşte sunulan, hoş kokulu bir sunu getirirse sizin yaptığınız gibi yapacak.
וְכִ֣י תִשְׁגּ֔וּ וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ אֵ֥ת כָּל־הַמִּצְוֺ֖ת הָאֵ֑לֶּה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶֽׁה׃
Yanılarak Adonay’ın Moşe’ye bildirdiği bütün bu emirleri yerine getirmezseniz,
בַּיּ֥וֹם הָרִאשׁ֖וֹן מִקְרָא־קֹ֑דֶשׁ כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
İlk gün kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
וּמִ֨נְחָתָ֔ם סֹ֖לֶת בְּלוּלָ֣ה בַשָּׁ֑מֶן שְׁלֹשָׁ֨ה עֶשְׂרֹנִ֜ים לַפָּ֗ר וּשְׁנֵ֧י עֶשְׂרֹנִ֛ים לָאַ֖יִל תַּעֲשֽׂוּ׃
Tahıl sunuları yağla karıştırılmış ince un olacak: Boğa için onda üç efa, koç için onda iki efa sunacaksınız.
מִלְּבַד֙ עֹלַ֣ת הַבֹּ֔קֶר אֲשֶׁ֖ר לְעֹלַ֣ת הַתָּמִ֑יד תַּעֲשׂ֖וּ אֶת־אֵֽלֶּה׃
Bunları, sürekli olah sunusu olan sabah olah sunusuna ek olarak sunacaksınız.
כָּאֵ֜לֶּה תַּעֲשׂ֤וּ לַיּוֹם֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים לֶ֛חֶם אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה עַל־עוֹלַ֧ת הַתָּמִ֛יד יֵעָשֶׂ֖ה וְנִסְכּֽוֹ׃
Yedi gün boyunca her gün bunları Adonay’a hoş koku olan bir ateş sunusu, yiyecek olarak sunacaksınız. Sürekli olah sunusu ve dökmelik sunusuna ek olarak sunulacak.
וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י מִקְרָא־קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃ (ס)
Yedinci gün sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
וּבְי֣וֹם הַבִּכּוּרִ֗ים בְּהַקְרִ֨יבְכֶ֜ם מִנְחָ֤ה חֲדָשָׁה֙ לַֽיהוָ֔ה בְּשָׁבֻעֹ֖תֵיכֶ֑ם מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
İlk ürünler gününde, Şavuot bayramınızda Adonay’a yeni tahıl sunusunu sunduğunuzda, sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
מִלְּבַ֞ד עֹלַ֧ת הַתָּמִ֛יד וּמִנְחָת֖וֹ תַּעֲשׂ֑וּ תְּמִימִ֥ם יִהְיוּ־לָכֶ֖ם וְנִסְכֵּיהֶֽם׃ (פ)
Bunları dökmelik sunularıyla birlikte, sürekli olah sunusu ve tahıl sunusuna ek olarak sunacaksınız. Hayvanlarınız kusursuz olacak.
וּבַחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֜י בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֗דֶשׁ מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ י֥וֹם תְּרוּעָ֖ה יִהְיֶ֥ה לָכֶֽם׃
Yedinci ayın birinci günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız. Sizin için terua sesi günü olacak.
וּבֶעָשׂוֹר֩ לַחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֜י הַזֶּ֗ה מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְעִנִּיתֶ֖ם אֶת־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם כָּל־מְלָאכָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
Bu yedinci ayın onuncu günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Kendinizi sıkıntıya sokacaksınız; hiçbir iş yapmayacaksınız.
וּבַחֲמִשָּׁה֩ עָשָׂ֨ר י֜וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֗י מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וְחַגֹּתֶ֥ם חַ֛ג לַיהוָ֖ה שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Yedinci ayın on beşinci günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız. Adonay için yedi gün bayram kutlayacaksınız.
בַּיּוֹם֙ הַשְּׁמִינִ֔י עֲצֶ֖רֶת תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
Sekizinci gün sizin için bir kapanış toplantısı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
אֵ֛לֶּה תַּעֲשׂ֥וּ לַיהוָ֖ה בְּמוֹעֲדֵיכֶ֑ם לְבַ֨ד מִנִּדְרֵיכֶ֜ם וְנִדְבֹתֵיכֶ֗ם לְעֹלֹֽתֵיכֶם֙ וּלְמִנְחֹ֣תֵיכֶ֔ם וּלְנִסְכֵּיכֶ֖ם וּלְשַׁלְמֵיכֶֽם׃
Bunları belirlenmiş bayramlarınızda Adonay’a sunacaksınız. Adak ve gönüllü sunularınız olan olah sunularınız, tahıl sunularınız, dökmelik sunularınız ve esenlik kurbanlarınız bunlara ektir.”
בְּנֽוּ־לָכֶ֤ם עָרִים֙ לְטַפְּכֶ֔ם וּגְדֵרֹ֖ת לְצֹנַאֲכֶ֑ם וְהַיֹּצֵ֥א מִפִּיכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ׃
Çocuklarınız için şehirler, davarınız için ağıllar yapın. Ağzınızdan çıkan sözü yerine getirin.”
כִּֽי־אִם־כֹּ֤ה תַעֲשׂוּ֙ לָהֶ֔ם מִזְבְּחֹתֵיהֶ֣ם תִּתֹּ֔צוּ וּמַצֵּבֹתָ֖ם תְּשַׁבֵּ֑רוּ וַאֲשֵֽׁירֵהֶם֙ תְּגַדֵּע֔וּן וּפְסִילֵיהֶ֖ם תִּשְׂרְפ֥וּן בָּאֵֽשׁ׃
Onlara şöyle yapacaksınız: Sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını kıracak, aşera ağaçlarını kesecek ve oyma putlarını ateşte yakacaksınız.
כִּ֣י יָדַ֗עְתִּי אַחֲרֵ֤י מוֹתִי֙ כִּֽי־הַשְׁחֵ֣ת תַּשְׁחִת֔וּן וְסַרְתֶּ֣ם מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי אֶתְכֶ֑ם וְקָרָ֨את אֶתְכֶ֤ם הָֽרָעָה֙ בְּאַחֲרִ֣ית הַיָּמִ֔ים כִּֽי־תַעֲשׂ֤וּ אֶת־הָרַע֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לְהַכְעִיס֖וֹ בְּמַעֲשֵׂ֥ה יְדֵיכֶֽם׃
Çünkü ölümümden sonra kesinlikle bozulacağınızı ve size buyurduğum yoldan sapacağınızı biliyorum. Sonraki günlerde başınıza felaket gelecek; çünkü Adonay'ın gözünde kötü olanı yapacak, ellerinizin işleriyle Onu öfkelendireceksiniz.'