Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
copper; bronze; chains; fetters; desire; lust
Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 9 kez
Teknik kod
HTd/NcfsaTORA’DA KELİME
bakır; tunç
Bu İbranice biçim Tora’da 9 kez, 7 farklı ayette görülür.
Et mizbah haola veet mihbar hanehoşet aşer lo et badav veet kol kelav et hakiyor veet kano.
אֵ֣ת ׀ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֗ה וְאֶת־מִכְבַּ֤ר הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו אֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bütünüyle yakılan sunuların sunağını, onun bakır ızgarasını, taşıma sırıklarını ve bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
Vayitsok arba tabaot bearba haketsavot lemihbar hanehoşet batim labadim.
וַיִּצֹ֞ק אַרְבַּ֧ע טַבָּעֹ֛ת בְּאַרְבַּ֥ע הַקְּצָוֺ֖ת לְמִכְבַּ֣ר הַנְּחֹ֑שֶׁת בָּתִּ֖ים לַבַּדִּֽים׃
Bakır ızgaranın dört ucuna, taşıma sırıklarına yuva olacak dört halka döktü.
Bu ayette 2 kez
Vayaas bah et adne petah ohel moed veet mizbah hanehoşet veet mihbar hanehoşet aşer lo veet kol kele hamizbeah.
וַיַּ֣עַשׂ בָּ֗הּ אֶת־אַדְנֵי֙ פֶּ֚תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֔שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁר־ל֑וֹ וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Onunla Buluşma Çadırı’nın giriş tabanlarını, bakır sunağı, onun bakır ızgarasını ve sunağın bütün gereçlerini yaptı;
Bu ayette 2 kez
Et mizbah hanehoşet veet mihbar hanehoşet aşer lo et badav veet kol kelav et hakiyor veet kano.
אֵ֣ת ׀ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֗שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֤ר הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו אֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bakır sunağı, onun bakır ızgarasını, taşıma sırıklarını, bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
Vayikah elazar hakohen et mahtot hanehoşet aşer hikrivu haserufim vayerakeum tsipuy lamizbeah.
וַיִּקַּ֞ח אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מַחְתּ֣וֹת הַנְּחֹ֔שֶׁת אֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יבוּ הַשְּׂרֻפִ֑ים וַֽיְרַקְּע֖וּם צִפּ֥וּי לַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin Elazar, yanan adamların sunduğu bakır kor kaplarını aldı. Onları dövüp sunağa kaplama yaptılar.
Vayaas moşe nehaş nehoşet vayesimeu al hanes vehaya im naşah hanahaş et iş vehibit el nehaş hanehoşet vahay.
וַיַּ֤עַשׂ מֹשֶׁה֙ נְחַ֣שׁ נְחֹ֔שֶׁת וַיְשִׂמֵ֖הוּ עַל־הַנֵּ֑ס וְהָיָ֗ה אִם־נָשַׁ֤ךְ הַנָּחָשׁ֙ אֶת־אִ֔ישׁ וְהִבִּ֛יט אֶל־נְחַ֥שׁ הַנְּחֹ֖שֶׁת וָחָֽי׃
Moşe bakır bir yılan yaptı ve onu direğin üzerine yerleştirdi. Bir yılanın ısırdığı kişi bakır yılana bakınca yaşıyordu.
Ah et hazahav veet hakasef et hanehoşet et habarzel et habedil veet haofaret.
אַ֥ךְ אֶת־הַזָּהָ֖ב וְאֶת־הַכָּ֑סֶף אֶֽת־הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֶת־הַבַּרְזֶ֔ל אֶֽת־הַבְּדִ֖יל וְאֶת־הָעֹפָֽרֶת׃
Altını, gümüşü, bakırı, demiri, kalayı ve kurşunu,
Dilbilgisel çözümleme
copper; bronze; chains; fetters; desire; lust
Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 9 kez
HTd/NcfsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.