Daber na beozne haam veyişalu iş meet reeu veişa meet reutah kele hesef uhele zahav.
דַּבֶּר־נָ֖א בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וְיִשְׁאֲל֞וּ אִ֣ישׁ ׀ מֵאֵ֣ת רֵעֵ֗הוּ וְאִשָּׁה֙ מֵאֵ֣ת רְעוּתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֖סֶף וּכְלֵ֥י זָהָֽב׃
Şimdi halka söyle: Her erkek komşusundan, her kadın da komşusundan gümüş ve altın eşyalar istesin.”
Kol iş veişa aşer nadav libam otam lehavi lehol hamelaha aşer tsiva Adonay laasot beyad moşe heviu vene yisrael nedava ladonay.
כָּל־אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֗ה אֲשֶׁ֨ר נָדַ֣ב לִבָּם֮ אֹתָם֒ לְהָבִיא֙ לְכָל־הַמְּלָאכָ֔ה אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה לַעֲשׂ֖וֹת בְּיַד־מֹשֶׁ֑ה הֵבִ֧יאוּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל נְדָבָ֖ה לַיהוָֽה׃ (פ)
İsrael oğulları arasından, Adonay’ın Moşe aracılığıyla yapılmasını buyurduğu bütün işler için gönlünden getirmek gelen her erkek ve kadın, Adonay’a gönüllü bağış getirdi.
Vayetsav moşe vayaaviru kol bamahane lemor iş veişa al yaasu od melaha litrumat hakodeş vayikale haam mehavi.
וַיְצַ֣ו מֹשֶׁ֗ה וַיַּעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בַּֽמַּחֲנֶה֮ לֵאמֹר֒ אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֗ה אַל־יַעֲשׂוּ־ע֛וֹד מְלָאכָ֖ה לִתְרוּמַ֣ת הַקֹּ֑דֶשׁ וַיִּכָּלֵ֥א הָעָ֖ם מֵהָבִֽיא׃
Bunun üzerine Moşe buyurdu ve ordugâhta şu duyuru yapıldı: “Ne erkek ne kadın, kutsal bağış için artık bir şey hazırlamasın.” Böylece halkın getirmesi durduruldu.
Veişa aşer yişkav iş otah şihvat zara verahatsu vamayim vetameu ad haarev.
וְאִשָּׁ֕ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁכַּ֥ב אִ֛ישׁ אֹתָ֖הּ שִׁכְבַת־זָ֑רַע וְרָחֲצ֣וּ בַמַּ֔יִם וְטָמְא֖וּ עַד־הָעָֽרֶב׃
Bir erkek bir kadınla meni boşalmasına yol açan cinsel ilişkide bulunursa ikisi de suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacaklar.
Veişa ki tihye zava dam yihye zovah bivsarah şivat yamim tihye venidatah vehol hanogea bah yitma ad haarev.
וְאִשָּׁה֙ כִּֽי־תִהְיֶ֣ה זָבָ֔ה דָּ֛ם יִהְיֶ֥ה זֹבָ֖הּ בִּבְשָׂרָ֑הּ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ תִּהְיֶ֣ה בְנִדָּתָ֔הּ וְכָל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּ֖הּ יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Bir kadının akıntısı varsa, bedeninden gelen akıntı kan ise yedi gün âdet nedeniyle ayrı kalma döneminde olacak. Ona dokunan herkes akşama kadar arınmamış olacak.
Veişa ki yazuv zov damah yamim rabim belo et nidatah o hi tazuv al nidatah kol yeme zov tumatah kime nidatah tihye temea hi.
וְאִשָּׁ֡ה כִּֽי־יָזוּב֩ ז֨וֹב דָּמָ֜הּ יָמִ֣ים רַבִּ֗ים בְּלֹא֙ עֶת־נִדָּתָ֔הּ א֥וֹ כִֽי־תָז֖וּב עַל־נִדָּתָ֑הּ כָּל־יְמֵ֞י ז֣וֹב טֻמְאָתָ֗הּ כִּימֵ֧י נִדָּתָ֛הּ תִּהְיֶ֖ה טְמֵאָ֥ה הִֽוא׃
Bir kadının âdet zamanı dışında günlerce kan akıntısı olursa ya da akıntısı âdet döneminin ötesine uzarsa, arınmamışlık veren akıntısının bütün günlerinde âdet günlerinde olduğu gibi arınmamış olacak.
Veişa el ahotah lo tikah litsror legalot ervatah aleha behayeha.
וְאִשָּׁ֥ה אֶל־אֲחֹתָ֖הּ לֹ֣א תִקָּ֑ח לִצְרֹ֗ר לְגַלּ֧וֹת עֶרְוָתָ֛הּ עָלֶ֖יהָ בְּחַיֶּֽיהָ׃
Karın hayattayken kız kardeşini ona rakip eş olarak alıp karının yanında onun da çıplaklığını açmayacaksın.
Uvehol behema lo titen şehaveteha letamea vah veişa lo taamod lifne vehema lerivah tevel u.
וּבְכָל־בְּהֵמָ֛ה לֹא־תִתֵּ֥ן שְׁכָבְתְּךָ֖ לְטָמְאָה־בָ֑הּ וְאִשָּׁ֗ה לֹֽא־תַעֲמֹ֞ד לִפְנֵ֧י בְהֵמָ֛ה לְרִבְעָ֖הּ תֶּ֥בֶל הֽוּא׃
Hiçbir hayvanla cinsel ilişkide bulunup kendini kirletmeyeceksin. Bir kadın da çiftleşmek için hayvanın önüne geçmeyecek. Bu sapkınlıktır.
Veişa aşer tikrav el kol behema leriva otah veharagta et haişa veet habehema mot yumatu demehem bam.
וְאִשָּׁ֗ה אֲשֶׁ֨ר תִּקְרַ֤ב אֶל־כָּל־בְּהֵמָה֙ לְרִבְעָ֣ה אֹתָ֔הּ וְהָרַגְתָּ֥ אֶת־הָאִשָּׁ֖ה וְאֶת־הַבְּהֵמָ֑ה מ֥וֹת יוּמָ֖תוּ דְּמֵיהֶ֥ם בָּֽם׃
Bir kadın, kendisiyle çiftleşmesi için herhangi bir hayvana yaklaşırsa kadını da hayvanı da öldüreceksin. Kesinlikle öldürülecekler; kanlarının sorumluluğu kendilerine aittir.
İşa zona vahalala lo yikahu veişa geruşa meişah lo yikahu ki kadoş u lelohav.
אִשָּׁ֨ה זֹנָ֤ה וַחֲלָלָה֙ לֹ֣א יִקָּ֔חוּ וְאִשָּׁ֛ה גְּרוּשָׁ֥ה מֵאִישָׁ֖הּ לֹ֣א יִקָּ֑חוּ כִּֽי־קָדֹ֥שׁ ה֖וּא לֵאלֹהָֽיו׃
Yasak bir ilişki nedeniyle kâhinle evlenmesi yasaklanmış ya da kâhinlik soyunun kutsallığını yitirmiş bir kadınla evlenmeyecekler. Kocasından boşanmış bir kadınla da evlenmeyecekler; çünkü kâhin Tanrısına kutsaldır.
Veişa ki tidor neder ladonay veasera isar bevet aviha binureha.
וְאִשָּׁ֕ה כִּֽי־תִדֹּ֥ר נֶ֖דֶר לַיהוָ֑ה וְאָסְרָ֥ה אִסָּ֛ר בְּבֵ֥ית אָבִ֖יהָ בִּנְעֻרֶֽיהָ׃
Bir kadın gençliğinde, babasının evindeyken Adonay’a adak adar ve kendisini bir yükümlülükle bağlarsa,