Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to sit down; to be seated; to make sit; to seat; to be enthroned; to enthrone; to stay; to remain
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi
Bu yapının kullanımı: 10 kez
Teknik kod
HVqrmpcTORA’DA KELİME
oturmak; kalmak, ikamet etmek, yaşamak; yerleşmek; yerleştirmek; tahtta oturmak; sürdürmek
Bu İbranice biçim Tora’da 10 kez, 10 farklı ayette görülür.
Vayahafoh et hearim hael veet kol hakikar veet kol yoşeve hearim vetsemah haadama.
וַֽיַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶעָרִ֣ים הָאֵ֔ל וְאֵ֖ת כָּל־הַכִּכָּ֑ר וְאֵת֙ כָּל־יֹשְׁבֵ֣י הֶעָרִ֔ים וְצֶ֖מַח הָאֲדָמָֽה׃
Bu kentleri, bütün ovayı, kentlerde yaşayanların hepsini ve toprağın bitkilerini altüst etti.
Ele vene seir hahori yoşeve haarets lotan veşoval vetsivon vaana.
אֵ֤לֶּה בְנֵֽי־שֵׂעִיר֙ הַחֹרִ֔י יֹשְׁבֵ֖י הָאָ֑רֶץ לוֹטָ֥ן וְשׁוֹבָ֖ל וְצִבְע֥וֹן וַעֲנָֽה׃
Ülkede yaşayan Hori Seir’in oğulları şunlardır: Lotan, Şoval, Tsivon, Ana,
Şameu amim yirgazun hil ahaz yoşeve pelaşet.
שָֽׁמְע֥וּ עַמִּ֖ים יִרְגָּז֑וּן חִ֣יל אָחַ֔ז יֹשְׁבֵ֖י פְּלָֽשֶׁת׃
Halklar duyup titrediler; Pelişet’te yaşayanları sancı sardı.
Az nivhalu alufe edom ele moav yohazemo raad namogu kol yoşeve henaan.
אָ֤ז נִבְהֲלוּ֙ אַלּוּפֵ֣י אֱד֔וֹם אֵילֵ֣י מוֹאָ֔ב יֹֽאחֲזֵ֖מוֹ רָ֑עַד נָמֹ֕גוּ כֹּ֖ל יֹשְׁבֵ֥י כְנָֽעַן׃
O zaman Edom’un beyleri dehşete düştü. Moav’ın güçlülerini titreme tuttu; Kenaan’da yaşayanların hepsi korkudan eridi.
Veşati et gevulha miyam suf vead yam peliştim umimidbar ad hanahar ki eten beyedhem et yoşeve haarets vegeraştamo mipaneha.
וְשַׁתִּ֣י אֶת־גְּבֻלְךָ֗ מִיַּם־סוּף֙ וְעַד־יָ֣ם פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמִמִּדְבָּ֖ר עַד־הַנָּהָ֑ר כִּ֣י ׀ אֶתֵּ֣ן בְּיֶדְכֶ֗ם אֵ֚ת יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֔רֶץ וְגֵרַשְׁתָּ֖מוֹ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sınırını Sazlık Denizi’nden Peliştilerin Denizi’ne, çölden Irmak’a kadar belirleyeceğim. Çünkü ülkede yaşayanları elinize vereceğim; onları önünden kovacaksın.
Vaanahnu nehalets huşim lifne bene yisrael ad aşer im havionum el mekomam veyaşav tapenu beare hamivtsar mipene yoşeve haarets.
וַאֲנַ֜חְנוּ נֵחָלֵ֣ץ חֻשִׁ֗ים לִפְנֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ד אֲשֶׁ֥ר אִם־הֲבִֽיאֹנֻ֖ם אֶל־מְקוֹמָ֑ם וְיָשַׁ֤ב טַפֵּ֙נוּ֙ בְּעָרֵ֣י הַמִּבְצָ֔ר מִפְּנֵ֖י יֹשְׁבֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Biz ise onları yerlerine getirinceye kadar İsraeloğullarının önünde, silahlanmış ve hazır olarak gideceğiz. Çocuklarımız ülkenin halkından korunmak için surlu şehirlerde kalacak.
Vehoraştem et kol yoşeve haarets mipenehem veibadtem et kol maskiyotam veet kol tsalme masehotam teabedu veet kol bamotam taşmidu.
וְה֨וֹרַשְׁתֶּ֜ם אֶת־כָּל־יֹשְׁבֵ֤י הָאָ֙רֶץ֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וְאִ֨בַּדְתֶּ֔ם אֵ֖ת כָּל־מַשְׂכִּיֹּתָ֑ם וְאֵ֨ת כָּל־צַלְמֵ֤י מַסֵּֽכֹתָם֙ תְּאַבֵּ֔דוּ וְאֵ֥ת כָּל־בָּמֹתָ֖ם תַּשְׁמִֽידוּ׃
Ülkenin bütün sakinlerini önünüzden kovacaksınız. Bütün tasvirli taşlarını yok edecek, bütün dökme putlarını yok edecek, bütün yüksek tapınma yerlerini yıkacaksınız.
Veim lo torişu et yoşeve haarets mipenehem vehaya aşer totiru mehem lesikim beenehem velitsninim betsidehem vetsararu ethem al haarets aşer atem yoşevim bah.
וְאִם־לֹ֨א תוֹרִ֜ישׁוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָאָרֶץ֮ מִפְּנֵיכֶם֒ וְהָיָה֙ אֲשֶׁ֣ר תּוֹתִ֣ירוּ מֵהֶ֔ם לְשִׂכִּים֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם וְלִצְנִינִ֖ם בְּצִדֵּיכֶ֑ם וְצָרֲר֣וּ אֶתְכֶ֔ם עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ׃
Ama ülkenin sakinlerini önünüzden kovmazsanız geride bıraktıklarınız gözlerinizde diken, böğürlerinizde sivri uçlar olacak. Yaşadığınız ülkede size düşmanlık edecekler.
Yatseu anaşim bene veliyaal mikirbeha vayadihu et yoşeve iram lemor neleha venaavda Elohim aherim aşer lo yedatem.
יָצְא֞וּ אֲנָשִׁ֤ים בְּנֵֽי־בְלִיַּ֙עַל֙ מִקִּרְבֶּ֔ךָ וַיַּדִּ֛יחוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֥י עִירָ֖ם לֵאמֹ֑ר נֵלְכָ֗ה וְנַעַבְדָ֛ה אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־יְדַעְתֶּֽם׃
‘Aranızdan kötü adamlar çıktı ve şehirlerinin sakinlerini, “Gidelim, tanımadığınız başka tanrılara kulluk edelim” diyerek saptırdılar,’
Hake take et yoşeve hair hahi lefi harev haharem otah veet kol aşer bah veet behemtah lefi harev.
הַכֵּ֣ה תַכֶּ֗ה אֶת־יֹֽשְׁבֵ֛י הָעִ֥יר ההוא [הַהִ֖יא] לְפִי־חָ֑רֶב הַחֲרֵ֨ם אֹתָ֧הּ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֛הּ וְאֶת־בְּהֶמְתָּ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב׃
O şehrin sakinlerini kesinlikle kılıçtan geçireceksin. Şehri, içindeki her şeyi ve hayvanlarını kılıçla tamamen yok edeceksin.
Dilbilgisel çözümleme
to sit down; to be seated; to make sit; to seat; to be enthroned; to enthrone; to stay; to remain
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi
Bu yapının kullanımı: 10 kez
HVqrmpcKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.