İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

עַד

Bu lemma Tora’da 307 kez, 276 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Türkçe anlam: -e kadar, -e dek; ...e varıncaya kadar; zamansal veya mekânsal sınır; bağlama göre sürekli/sonsuza dek, yoğunluk veya sonuç bildiren kullanımlar

Kök — שורש (şoreş, kök): עדה

Kelime türü kodu: R

UBS kaynak glossları

to; as far as; until; up to; like; (resulting) into; (attain) to; steadily; very much; extremely; until death; joyfully; plenty; either ... or; swiftly; not even; witness; forever; everlasting; for all times; prey; spoil

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit66 kullanım58 ayet
  • Şemot54 kullanım49 ayet
  • Vayikra57 kullanım53 ayet
  • Bamidbar57 kullanım51 ayet
  • Devarim73 kullanım65 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • edat (265 kullanım · HR)
  • bağlaç + edat (41 kullanım · HC/R)
  • edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HR/Sp1cs)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:19

    Bezeat apeha tohal lehem ad şuveha el haadama ki mimena lukaheta ki afar ata veel afar taşuv.

    בְּזֵעַ֤ת אַפֶּ֙יךָ֙ תֹּ֣אכַל לֶ֔חֶם עַ֤ד שֽׁוּבְךָ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה כִּ֥י מִמֶּ֖נָּה לֻקָּ֑חְתָּ כִּֽי־עָפָ֣ר אַ֔תָּה וְאֶל־עָפָ֖ר תָּשֽׁוּב׃

    Toprağa dönünceye kadar ekmeğini alın terinle yiyeceksin. Çünkü ondan alındın; topraksın ve toprağa döneceksin.”

  2. Bereşit 6:7

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayomer Adonay emhe et haadam aşer barati meal pene haadama meadam ad behema ad remes vead of haşamayim ki nihamti ki asitim.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה אֶמְחֶ֨ה אֶת־הָאָדָ֤ם אֲשֶׁר־בָּרָ֙אתִי֙ מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה מֵֽאָדָם֙ עַד־בְּהֵמָ֔ה עַד־רֶ֖מֶשׂ וְעַד־ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם כִּ֥י נִחַ֖מְתִּי כִּ֥י עֲשִׂיתִֽם׃

    Adonay, “Yarattığım insanı toprağın yüzünden sileceğim; insanla birlikte evcil hayvanları, yerde hareket eden canlıları ve göğün kuşlarını da. Çünkü onları yaptığıma pişman oldum” dedi.

  3. Bereşit 7:23

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayimah et kol hayekum aşer al pene haadama meadam ad behema ad remes vead of haşamayim vayimahu min haarets vayişaer ah noah vaaşer ito bateva.

    וַיִּ֜מַח אֶֽת־כָּל־הַיְק֣וּם ׀ אֲשֶׁ֣ר ׀ עַל־פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֗ה מֵאָדָ֤ם עַד־בְּהֵמָה֙ עַד־רֶ֙מֶשׂ֙ וְעַד־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיִּמָּח֖וּ מִן־הָאָ֑רֶץ וַיִשָּׁ֧אֶר אַךְ־נֹ֛חַ וַֽאֲשֶׁ֥ר אִתּ֖וֹ בַּתֵּבָֽה׃

    Toprağın yüzündeki bütün varlıklar silindi: insandan evcil hayvanlara, yerde hareket eden canlılardan göğün kuşlarına kadar hepsi yeryüzünden silindi. Yalnız Noah ve onunla gemide olanlar kaldı.

  4. Bereşit 8:5

    Vehamayim hayu haloh vehasor ad hahodeş haasiri baasiri beehad lahodeş niru raşe heharim.

    וְהַמַּ֗יִם הָיוּ֙ הָל֣וֹךְ וְחָס֔וֹר עַ֖ד הַחֹ֣דֶשׁ הָֽעֲשִׂירִ֑י בָּֽעֲשִׂירִי֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ נִרְא֖וּ רָאשֵׁ֥י הֶֽהָרִֽים׃

    Sular onuncu aya kadar giderek azaldı. Onuncu ayın birinci gününde dağların tepeleri göründü.

  5. Bereşit 8:7

    Vayeşalah et haorev vayetse yatso vaşov ad yevoşet hamayim meal haarets.

    וַיְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָֽעֹרֵ֑ב וַיֵּצֵ֤א יָצוֹא֙ וָשׁ֔וֹב עַד־יְבֹ֥שֶׁת הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

    Kuzgunu saldı. Kuzgun, yeryüzündeki sular kuruyuncaya kadar gidip geldi.

  6. Bereşit 10:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi gevul hakenaani mitsidon boaha gerara ad aza boaha sedoma vaamora veadma utsevoyim ad laşa.

    וַֽיְהִ֞י גְּב֤וּל הַֽכְּנַעֲנִי֙ מִצִּידֹ֔ן בֹּאֲכָ֥ה גְרָ֖רָה עַד־עַזָּ֑ה בֹּאֲכָ֞ה סְדֹ֧מָה וַעֲמֹרָ֛ה וְאַדְמָ֥ה וּצְבֹיִ֖ם עַד־לָֽשַׁע׃

    Kenaanlıların sınırı Tsidon’dan Gerar yönünde Aza’ya, Sedom, Amora, Adma ve Tsevoyim yönünde Leşa’ya kadar uzanıyordu.

  7. Bereşit 11:31

    Vayikah terah et avram beno veet lot ben haran ben beno veet saray kalato eşet avram beno vayetseu itam meur kasdim lalehet artsa kenaan vayavou ad haran vayeşevu şam.

    וַיִּקַּ֨ח תֶּ֜רַח אֶת־אַבְרָ֣ם בְּנ֗וֹ וְאֶת־ל֤וֹט בֶּן־הָרָן֙ בֶּן־בְּנ֔וֹ וְאֵת֙ שָׂרַ֣י כַּלָּת֔וֹ אֵ֖שֶׁת אַבְרָ֣ם בְּנ֑וֹ וַיֵּצְא֨וּ אִתָּ֜ם מֵא֣וּר כַּשְׂדִּ֗ים לָלֶ֙כֶת֙ אַ֣רְצָה כְּנַ֔עַן וַיָּבֹ֥אוּ עַד־חָרָ֖ן וַיֵּ֥שְׁבוּ שָֽׁם׃

    Terah, oğlu Avram’ı, Haran’ın oğlu olan torunu Lot’u ve oğlu Avram’ın karısı olan gelini Saray’ı aldı. Kenaan ülkesine gitmek üzere birlikte Ur-Kasdim’den çıktılar. Haran’a kadar gelip oraya yerleştiler.

  8. Bereşit 12:6

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayaavor avram baarets ad mekom şehem ad elon more vehakenaani az baarets.

    וַיַּעֲבֹ֤ר אַבְרָם֙ בָּאָ֔רֶץ עַ֚ד מְק֣וֹם שְׁכֶ֔ם עַ֖ד אֵל֣וֹן מוֹרֶ֑ה וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י אָ֥ז בָּאָֽרֶץ׃

    Avram ülkeyi geçerek Şehem’deki yere, More meşesine kadar geldi. O sırada ülkede Kenaanlılar bulunuyordu.

  9. Bereşit 13:3

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayeleh lemasaav minegev vead bet el ad hamakom aşer haya şam oholo batehila ben bet el uven haay.

    וַיֵּ֙לֶךְ֙ לְמַסָּעָ֔יו מִנֶּ֖גֶב וְעַד־בֵּֽית־אֵ֑ל עַד־הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר־הָ֨יָה שָׁ֤ם אהלה [אָֽהֳלוֹ֙] בַּתְּחִלָּ֔ה בֵּ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל וּבֵ֥ין הָעָֽי׃

    Negev’den Bet-El’e, başlangıçta çadırının bulunduğu yere, Bet-El ile Ay arasına kadar konaklaya konaklaya gitti.

  10. Bereşit 13:12

    Avram yaşav beerets kenaan velot yaşav beare hakikar vayeehal ad sedom.

    אַבְרָ֖ם יָשַׁ֣ב בְּאֶֽרֶץ־כְּנָ֑עַן וְל֗וֹט יָשַׁב֙ בְּעָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיֶּאֱהַ֖ל עַד־סְדֹֽם׃

    Avram Kenaan ülkesinde yaşadı. Lot ise ovanın kentlerinde yaşadı ve çadırlarını Sedom’a kadar kurdu.

  11. Bereşit 13:15

    Ki et kol haarets aşer ata roe leha etenena ulezaraha ad olam.

    כִּ֧י אֶת־כָּל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְךָ֣ אֶתְּנֶ֑נָּה וּֽלְזַרְעֲךָ֖ עַד־עוֹלָֽם׃

    Çünkü gördüğün bütün ülkeyi sana ve soyuna sonsuza dek vereceğim.

  12. Bereşit 14:6

    Veet hahori beharram seir ad el paran aşer al hamidbar.

    וְאֶת־הַחֹרִ֖י בְּהַרְרָ֣ם שֵׂעִ֑יר עַ֚ד אֵ֣יל פָּארָ֔ן אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּדְבָּֽר׃

    Seir dağlarında Horileri, çölün kıyısındaki El-Paran’a kadar bozguna uğrattılar.

  13. Bereşit 14:14

    Vayişma avram ki nişba ahiv vayarek et hanihav yelide veto şemona asar uşeloş meot vayirdof ad dan.

    וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָ֔ם כִּ֥י נִשְׁבָּ֖ה אָחִ֑יו וַיָּ֨רֶק אֶת־חֲנִיכָ֜יו יְלִידֵ֣י בֵית֗וֹ שְׁמֹנָ֤ה עָשָׂר֙ וּשְׁלֹ֣שׁ מֵא֔וֹת וַיִּרְדֹּ֖ף עַד־דָּֽן׃

    Avram kardeşinin tutsak alındığını duyunca evinde doğmuş, yetiştirdiği üç yüz on sekiz adamını harekete geçirdi ve Dan’a kadar peşlerine düştü.

  14. Bereşit 14:15

    Vayehalek alehem layla u vaavadav vayakem vayirdefem ad hova aşer misemol ledamasek.

    וַיֵּחָלֵ֨ק עֲלֵיהֶ֧ם ׀ לַ֛יְלָה ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וַיַּכֵּ֑ם וַֽיִּרְדְּפֵם֙ עַד־חוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר מִשְּׂמֹ֖אל לְדַמָּֽשֶׂק׃

    Gece kendisi ve hizmetkârları gruplara ayrılıp onlara saldırdılar. Onları bozguna uğratıp Damesek’in kuzeyindeki Hova’ya kadar kovaladılar.

  15. Bereşit 14:23

    İm mihut vead seroh naal veim ekah mikol aşer lah velo tomar ani heeşarti et avram.

    אִם־מִחוּט֙ וְעַ֣ד שְׂרֽוֹךְ־נַ֔עַל וְאִם־אֶקַּ֖ח מִכָּל־אֲשֶׁר־לָ֑ךְ וְלֹ֣א תֹאמַ֔ר אֲנִ֖י הֶעֱשַׁ֥רְתִּי אֶת־אַבְרָֽם׃

    Senin olan hiçbir şeyi, bir iplikten bir sandal bağına kadar hiçbir şeyi almayacağım. ‘Avram’ı ben zengin ettim’ diyemeyeceksin.

  16. Bereşit 15:16

    Vedor revii yaşuvu hena ki lo şalem avon haemori ad hena.

    וְד֥וֹר רְבִיעִ֖י יָשׁ֣וּבוּ הֵ֑נָּה כִּ֧י לֹא־שָׁלֵ֛ם עֲוֺ֥ן הָאֱמֹרִ֖י עַד־הֵֽנָּה׃

    Dördüncü kuşak buraya dönecek; çünkü Emorilerin suçunun ölçüsü henüz dolmadı.”

  17. Bereşit 15:18

    Bayom hau karat Adonay et avram berit lemor lezaraha natati et haarets hazot minehar mitsrayim ad hanahar hagadol nehar perat.

    בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא כָּרַ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־אַבְרָ֖ם בְּרִ֣ית לֵאמֹ֑ר לְזַרְעֲךָ֗ נָתַ֙תִּי֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִנְּהַ֣ר מִצְרַ֔יִם עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת׃

    O gün Adonay Avram’la antlaşma yaparak şöyle dedi: “Mısır Irmağı’ndan büyük ırmağa, Perat Irmağı’na kadar bu ülkeyi senin soyuna verdim:

  18. Bereşit 19:4

    Terem yişkavu veanşe hair anşe sedom nasabu al habayit minaar vead zaken kol haam mikatse.

    טֶרֶם֮ יִשְׁכָּבוּ֒ וְאַנְשֵׁ֨י הָעִ֜יר אַנְשֵׁ֤י סְדֹם֙ נָסַ֣בּוּ עַל־הַבַּ֔יִת מִנַּ֖עַר וְעַד־זָקֵ֑ן כָּל־הָעָ֖ם מִקָּצֶֽה׃

    Henüz yatmamışlardı ki kentin adamları, Sedom halkı, gencinden yaşlısına kadar her yandan gelip evi kuşattı.

  19. Bereşit 19:11

    Veet haanaşim aşer petah habayit hiku basanverim mikaton vead gadol vayilu limtso hapatah.

    וְֽאֶת־הָאֲנָשִׁ֞ים אֲשֶׁר־פֶּ֣תַח הַבַּ֗יִת הִכּוּ֙ בַּסַּנְוֵרִ֔ים מִקָּטֹ֖ן וְעַד־גָּד֑וֹל וַיִּלְא֖וּ לִמְצֹ֥א הַפָּֽתַח׃

    Evin girişindeki adamları küçüğünden büyüğüne körlükle vurdular. Adamlar kapıyı arayıp bulamayarak bitkin düştüler.

  20. Bereşit 19:22

    Maher himalet şama ki lo uhal laasot davar ad boaha şama al ken kara şem hair tsoar.

    מַהֵר֙ הִמָּלֵ֣ט שָׁ֔מָּה כִּ֣י לֹ֤א אוּכַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת דָּבָ֔ר עַד־בֹּאֲךָ֖ שָׁ֑מָּה עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הָעִ֖יר צֽוֹעַר׃

    Çabuk oraya kaç; çünkü sen oraya varıncaya kadar bir şey yapamam.” Bu yüzden kentin adı Tsoar oldu.

  21. Bereşit 19:37

    Vateled habehira ben vatikra şemo moav u avi moav ad hayom.

    וַתֵּ֤לֶד הַבְּכִירָה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ מוֹאָ֑ב ה֥וּא אֲבִֽי־מוֹאָ֖ב עַד־הַיּֽוֹם׃

    Büyük kız bir oğul doğurup ona Moav adını verdi. Bugüne kadar var olan Moavlıların atası odur.

  22. Bereşit 19:38

    Vehatseira gam hi yaleda ben vatikra şemo ben ami u avi vene amon ad hayom.

    וְהַצְּעִירָ֤ה גַם־הִוא֙ יָ֣לְדָה בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־עַמִּ֑י ה֛וּא אֲבִ֥י בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עַד־הַיּֽוֹם׃ (ס)

    Küçük kız da bir oğul doğurup ona Ben-Ammi adını verdi. Bugüne kadar var olan Ammon oğullarının atası odur.

  23. Bereşit 22:5

    Vayomer avraham el nearav şevu lahem po im hahamor vaani vehanaar neleha ad ko venişetahave venaşuva alehem.

    וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָהָ֜ם אֶל־נְעָרָ֗יו שְׁבוּ־לָכֶ֥ם פֹּה֙ עִֽם־הַחֲמ֔וֹר וַאֲנִ֣י וְהַנַּ֔עַר נֵלְכָ֖ה עַד־כֹּ֑ה וְנִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה וְנָשׁ֥וּבָה אֲלֵיכֶֽם׃

    Avraam hizmetkârlarına, “Siz burada eşekle kalın” dedi. “Ben ve çocuk oraya kadar gidip yere kapanacağız; sonra yanınıza döneceğiz.”

  24. Bereşit 24:19

    Vatehal lehaşkoto vatomer gam ligmaleha eşav ad im kilu liştot.

    וַתְּכַ֖ל לְהַשְׁקֹת֑וֹ וַתֹּ֗אמֶר גַּ֤ם לִגְמַלֶּ֙יךָ֙ אֶשְׁאָ֔ב עַ֥ד אִם־כִּלּ֖וּ לִשְׁתֹּֽת׃

    Ona içirmeyi bitirince, “Develerin için de, içmeyi bitirinceye kadar su çekeceğim” dedi.

  25. Bereşit 24:33

    Vayusam lefanav leehol vayomer lo ohal ad im dibarti devaray vayomer daber.

    ויישם [וַיּוּשַׂ֤ם] לְפָנָיו֙ לֶאֱכֹ֔ל וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל עַ֥ד אִם־דִּבַּ֖רְתִּי דְּבָרָ֑י וַיֹּ֖אמֶר דַּבֵּֽר׃

    Önüne yemek kondu. Ama o, “Söyleyeceklerimi söylemeden yemeyeceğim” dedi. Lavan, “Söyle” dedi.

  26. Bereşit 25:18

    Vayişkenu mehavila ad şur aşer al pene mitsrayim boaha aşura al pene hol ehav nafal.

    וַיִּשְׁכְּנ֨וּ מֵֽחֲוִילָ֜ה עַד־שׁ֗וּר אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י מִצְרַ֔יִם בֹּאֲכָ֖ה אַשּׁ֑וּרָה עַל־פְּנֵ֥י כָל־אֶחָ֖יו נָפָֽל׃ (פ)

    Havila’dan, Mısır’ın karşısında Aşur’a giden yol üzerindeki Şur’a kadar yerleştiler. Yişmael bütün kardeşlerinin karşısında yer tuttu.

  27. Bereşit 26:13

    Vayigdal haiş vayeleh haloh vegadel ad ki gadal meod.

    וַיִּגְדַּ֖ל הָאִ֑ישׁ וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְגָדֵ֔ל עַ֥ד כִּֽי־גָדַ֖ל מְאֹֽד׃

    Adam zenginleşti. Gittikçe daha da zenginleşerek çok büyük bir servete ulaştı.

  28. Bereşit 26:33

    Vayikra otah şiva al ken şem hair beer şeva ad hayom haze.

    וַיִּקְרָ֥א אֹתָ֖הּ שִׁבְעָ֑ה עַל־כֵּ֤ן שֵׁם־הָעִיר֙ בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃ (ס)

    Kuyuya Şiva adını verdi. Bu yüzden kentin adı bugüne kadar Beer-Şeva’dır.

  29. Bereşit 27:33

    Vayeherad yitshak harada gedola ad meod vayomer mi efo u hatsad tsayid vayave li vaohal mikol beterem tavo vaavaraheu gam baruh yihye.

    וַיֶּחֱרַ֨ד יִצְחָ֣ק חֲרָדָה֮ גְּדֹלָ֣ה עַד־מְאֹד֒ וַיֹּ֡אמֶר מִֽי־אֵפ֡וֹא ה֣וּא הַצָּֽד־צַיִד֩ וַיָּ֨בֵא לִ֜י וָאֹכַ֥ל מִכֹּ֛ל בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא וָאֲבָרֲכֵ֑הוּ גַּם־בָּר֖וּךְ יִהְיֶֽה׃

    Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”

  30. Bereşit 27:34

    Kişmoa esav et divre aviv vayitsak tseaka gedola umara ad meod vayomer leaviv baraheni gam ani avi.

    כִּשְׁמֹ֤עַ עֵשָׂו֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י אָבִ֔יו וַיִּצְעַ֣ק צְעָקָ֔ה גְּדֹלָ֥ה וּמָרָ֖ה עַד־מְאֹ֑ד וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֔יו בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִֽי׃

    Esav babasının sözlerini duyunca çok yüksek ve acı bir çığlık attı. Babasına, “Beni de kutsa, babacığım!” dedi.

  31. Bereşit 27:44

    Veyaşavta imo yamim ahadim ad aşer taşuv hamat ahiha.

    וְיָשַׁבְתָּ֥ עִמּ֖וֹ יָמִ֣ים אֲחָדִ֑ים עַ֥ד אֲשֶׁר־תָּשׁ֖וּב חֲמַ֥ת אָחִֽיךָ׃

    Kardeşinin öfkesi yatışıncaya kadar onun yanında birkaç gün kal.

  32. Bereşit 27:45

    Ad şuv af ahiha mimeha veşahah et aşer asita lo veşalahti ulekahtiha mişam lama eşkal gam şenehem yom ehad.

    עַד־שׁ֨וּב אַף־אָחִ֜יךָ מִמְּךָ֗ וְשָׁכַח֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ וְשָׁלַחְתִּ֖י וּלְקַחְתִּ֣יךָ מִשָּׁ֑ם לָמָ֥ה אֶשְׁכַּ֛ל גַּם־שְׁנֵיכֶ֖ם י֥וֹם אֶחָֽד׃

    Kardeşinin sana karşı öfkesi yatışıp ona yaptığını unutunca haber gönderir, seni oradan getirtirim. Neden ikinizi de aynı gün kaybedeyim?”

  33. Bereşit 28:15

    Vehine anohi imah uşemartiha behol aşer teleh vahaşivotiha el haadama hazot ki lo eezaveha ad aşer im asiti et aşer dibarti lah.

    וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י עִמָּ֗ךְ וּשְׁמַרְתִּ֙יךָ֙ בְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־תֵּלֵ֔ךְ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ אֶל־הָאֲדָמָ֖ה הַזֹּ֑את כִּ֚י לֹ֣א אֶֽעֱזָבְךָ֔ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר אִם־עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתִּי לָֽךְ׃

    İşte, ben seninleyim. Gittiğin her yerde seni koruyacak ve bu toprağa geri getireceğim. Sana söylediklerimi yerine getirinceye kadar seni bırakmayacağım.”

  34. Bereşit 29:8

    Vayomeru lo nuhal ad aşer yeasefu kol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişkinu hatson.

    וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃

    “Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”

  35. Bereşit 31:24

    Vayavo Elohim el lavan haarami bahalom halayla vayomer lo hişamer leha pen tedaber im yaakov mitov ad ra.

    וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י בַּחֲלֹ֣ם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ פֶּן־תְּדַבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃

    O gece Tanrı, Arami Lavan’a rüyada gelip, “Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme” dedi.

  36. Bereşit 31:29

    Yeş leel yadi laasot imahem ra velohe avihem emeş amar elay lemor hişamer leha midaber im yaakov mitov ad ra.

    יֶשׁ־לְאֵ֣ל יָדִ֔י לַעֲשׂ֥וֹת עִמָּכֶ֖ם רָ֑ע וֵֽאלֹהֵ֨י אֲבִיכֶ֜ם אֶ֣מֶשׁ ׀ אָמַ֧ר אֵלַ֣י לֵאמֹ֗ר הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ מִדַּבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃

    Size kötülük yapacak gücüm var. Ama dün gece babanızın Tanrısı bana, ‘Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme’ dedi.

  37. Bereşit 32:5

    Vayetsav otam lemor ko tomerun ladoni leesav ko amar avdeha yaakov im lavan garti vaehar ad ata.

    וַיְצַ֤ו אֹתָם֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֣ה תֹאמְר֔וּן לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו כֹּ֤ה אָמַר֙ עַבְדְּךָ֣ יַעֲקֹ֔ב עִם־לָבָ֣ן גַּ֔רְתִּי וָאֵחַ֖ר עַד־עָֽתָּה׃

    Onlara şu buyruğu verdi: “Efendim Esav’a şöyle söyleyin: ‘Kulun Yaakov diyor ki: Lavan’ın yanında yabancı olarak yaşadım; şimdiye kadar orada kaldım.

  38. Bereşit 32:25

    Vayivater yaakov levado vayeavek imo ad alot haşahar.

    וַיִּוָּתֵ֥ר יַעֲקֹ֖ב לְבַדּ֑וֹ וַיֵּאָבֵ֥ק אִישׁ֙ עִמּ֔וֹ עַ֖ד עֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר׃

    Yaakov yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.

  39. Bereşit 32:33

    Al ken lo yohelu vene yisrael et gid hanaşe aşer al kaf hayareh ad hayom haze ki naga behaf yereh yaakov begid hanaşe.

    עַל־כֵּ֡ן לֹֽא־יֹאכְל֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־גִּ֣יד הַנָּשֶׁ֗ה אֲשֶׁר֙ עַל־כַּ֣ף הַיָּרֵ֔ךְ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֤י נָגַע֙ בְּכַף־יֶ֣רֶךְ יַעֲקֹ֔ב בְּגִ֖יד הַנָּשֶֽׁה׃

    Bu yüzden İsrael oğulları bugüne kadar kalça eklemi üzerindeki siyatik siniri yemez. Çünkü adam, Yaakov’un kalça eklemindeki siyatik sinire dokunmuştu.

  40. Bereşit 33:3

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veu avar lifnehem vayiştahu artsa şeva peamim ad gişto ad ahiv.

    וְה֖וּא עָבַ֣ר לִפְנֵיהֶ֑ם וַיִּשְׁתַּ֤חוּ אַ֙רְצָה֙ שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֔ים עַד־גִּשְׁתּ֖וֹ עַד־אָחִֽיו׃

    Kendisi önlerine geçti. Kardeşine yaklaşıncaya kadar yedi kez yere kapanarak eğildi.

  41. Bereşit 33:14

    Yaavar na adoni lifne avdo vaani etenahala leiti leregel hamelaha aşer lefanay uleregel hayeladim ad aşer avo el adoni seira.

    יַעֲבָר־נָ֥א אֲדֹנִ֖י לִפְנֵ֣י עַבְדּ֑וֹ וַאֲנִ֞י אֶֽתְנָהֲלָ֣ה לְאִטִּ֗י לְרֶ֨גֶל הַמְּלָאכָ֤ה אֲשֶׁר־לְפָנַי֙ וּלְרֶ֣גֶל הַיְלָדִ֔ים עַ֛ד אֲשֶׁר־אָבֹ֥א אֶל־אֲדֹנִ֖י שֵׂעִֽירָה׃

    Efendim, lütfen kulunun önünden gitsin. Ben önümdeki hayvanların ve çocukların hızına göre yavaş yavaş ilerler, Seir’de efendime ulaşırım.”

  42. Bereşit 34:5

    Veyaakov şama ki time et dina vito uvanav hayu et mikneu basade veheheriş yaakov ad boam.

    וְיַעֲקֹ֣ב שָׁמַ֗ע כִּ֤י טִמֵּא֙ אֶת־דִּינָ֣ה בִתּ֔וֹ וּבָנָ֛יו הָי֥וּ אֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶ֑ה וְהֶחֱרִ֥שׁ יַעֲקֹ֖ב עַד־בֹּאָֽם׃

    Yaakov, Şehem’in kızı Dina’yı kirlettiğini duydu. Oğulları hayvanlarıyla kırdaydı. Yaakov onlar gelinceye kadar sessiz kaldı.

  43. Bereşit 35:20

    Vayatsev yaakov matseva al kevuratah hi matsevet kevurat rahel ad hayom.

    וַיַּצֵּ֧ב יַעֲקֹ֛ב מַצֵּבָ֖ה עַל־קְבֻרָתָ֑הּ הִ֛וא מַצֶּ֥בֶת קְבֻֽרַת־רָחֵ֖ל עַד־הַיּֽוֹם׃

    Yaakov mezarının üzerine bir anıt dikti. Bu, bugüne kadar duran Rahel’in mezar anıtıdır.

  44. Bereşit 38:1

    Vayehi baet hahi vayered yehuda meet ehav vayet ad adulami uşemo hira.

    וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֵּ֥רֶד יְהוּדָ֖ה מֵאֵ֣ת אֶחָ֑יו וַיֵּ֛ט עַד־אִ֥ישׁ עֲדֻלָּמִ֖י וּשְׁמ֥וֹ חִירָֽה׃

    O sıralarda Yehuda kardeşlerinden ayrılıp aşağıya indi. Adullamlı, Hira adında bir adamın yanına yerleşti.

  45. Bereşit 38:11

    Vayomer yehuda letamar kalato şevi almana vet avih ad yigdal şela veni ki amar pen yamut gam u keehav vateleh tamar vateşev bet aviha.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְתָמָ֨ר כַּלָּת֜וֹ שְׁבִ֧י אַלְמָנָ֣ה בֵית־אָבִ֗יךְ עַד־יִגְדַּל֙ שֵׁלָ֣ה בְנִ֔י כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יָמ֥וּת גַּם־ה֖וּא כְּאֶחָ֑יו וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֔ר וַתֵּ֖שֶׁב בֵּ֥ית אָבִֽיהָ׃

    Yehuda, gelini Tamar’a, “Oğlum Şela büyüyünceye kadar babanın evinde dul olarak kal” dedi. Çünkü, “O da kardeşleri gibi ölmesin” diye düşünüyordu. Tamar gidip babasının evinde kaldı.

  46. Bereşit 38:17

    Vayomer anohi aşalah gedi izim min hatson vatomer im titen eravon ad şaleheha.

    וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֛י אֲשַׁלַּ֥ח גְּדִֽי־עִזִּ֖ים מִן־הַצֹּ֑אן וַתֹּ֕אמֶר אִם־תִּתֵּ֥ן עֵרָב֖וֹן עַ֥ד שָׁלְחֶֽךָ׃

    “Sürüden bir oğlak gönderirim” dedi. Tamar, “Gönderinceye kadar bir rehin verirsen olur” diye cevap verdi.

  47. Bereşit 39:16

    Vatanah bigdo etslah ad bo adonav el beto.

    וַתַּנַּ֥ח בִּגְד֖וֹ אֶצְלָ֑הּ עַד־בּ֥וֹא אֲדֹנָ֖יו אֶל־בֵּיתֽוֹ׃

    Efendisi eve gelinceye kadar Yosef’in giysisini yanında tuttu.

  48. Bereşit 41:49

    Vayitsbor yosef bar kehol hayam harbe meod ad ki hadal lispor ki en mispar.

    וַיִּצְבֹּ֨ר יוֹסֵ֥ף בָּ֛ר כְּח֥וֹל הַיָּ֖ם הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֑ד עַ֛ד כִּי־חָדַ֥ל לִסְפֹּ֖ר כִּי־אֵ֥ין מִסְפָּֽר׃

    Yosef denizin kumu kadar çok tahıl biriktirdi. Sonunda ölçmeyi bıraktı; çünkü ölçülemeyecek kadar çoktu.

  49. Bereşit 43:25

    Vayahinu et haminha ad bo yosef batsohorayim ki şameu ki şam yohelu lahem.

    וַיָּכִ֙ינוּ֙ אֶת־הַמִּנְחָ֔ה עַד־בּ֥וֹא יוֹסֵ֖ף בַּֽצָּהֳרָ֑יִם כִּ֣י שָֽׁמְע֔וּ כִּי־שָׁ֖ם יֹ֥אכְלוּ לָֽחֶם׃

    Yosef öğleyin gelince sunacakları armağanı hazırladılar; çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı.

  50. Bereşit 44:28

    Vayetse haehad meiti vaomar ah tarof toraf velo reitiv ad hena.

    וַיֵּצֵ֤א הָֽאֶחָד֙ מֵֽאִתִּ֔י וָאֹמַ֕ר אַ֖ךְ טָרֹ֣ף טֹרָ֑ף וְלֹ֥א רְאִיתִ֖יו עַד־הֵֽנָּה׃

    Biri yanımdan ayrıldı. Kesinlikle yırtıcı bir hayvan onu parçaladı, dedim. O zamandan beri onu görmedim.