Vayomer baruh Adonay elohe şem vihi henaan eved lamo.
וַיֹּ֕אמֶר בָּר֥וּךְ יְהֹוָ֖ה אֱלֹ֣הֵי שֵׁ֑ם וִיהִ֥י כְנַ֖עַן עֶ֥בֶד לָֽמוֹ׃
Sonra şöyle dedi: “Şem’in Tanrısı Adonay’a övgüler olsun! Kenaan onlara köle olsun.
Vayevareheu vayomar baruh avram leel elyon kone şamayim vaarets.
וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ וַיֹּאמַ֑ר בָּר֤וּךְ אַבְרָם֙ לְאֵ֣ל עֶלְי֔וֹן קֹנֵ֖ה שָׁמַ֥יִם וָאָֽרֶץ׃
Avram’ı kutsayıp şöyle dedi: “Göklerin ve yerin sahibi Yüce Tanrı, Avram’ı kutsasın!
Vayomer baruh Adonay elohe adoni avraham aşer lo azav hasdo vaamito meim adoni anohi badereh nahani Adonay bet ahe adoni.
וַיֹּ֗אמֶר בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲ֠שֶׁר לֹֽא־עָזַ֥ב חַסְדּ֛וֹ וַאֲמִתּ֖וֹ מֵעִ֣ם אֲדֹנִ֑י אָנֹכִ֗י בַּדֶּ֙רֶךְ֙ נָחַ֣נִי יְהוָ֔ה בֵּ֖ית אֲחֵ֥י אֲדֹנִֽי׃
“Efendim Avraam’ın Tanrısı Adonay’a övgüler olsun!” dedi. “Efendimden iyiliğini ve sadakatini esirgemedi. Ben yoldayken Adonay beni efendimin kardeşlerinin evine yöneltti.”
Vayomer bo beruh Adonay lama taamod bahuts veanohi piniti habayit umakom lagemalim.
וַיֹּ֕אמֶר בּ֖וֹא בְּר֣וּךְ יְהוָ֑ה לָ֤מָּה תַעֲמֹד֙ בַּח֔וּץ וְאָנֹכִי֙ פִּנִּ֣יתִי הַבַּ֔יִת וּמָק֖וֹם לַגְּמַלִּֽים׃
“Adonay’ın kutsadığı kişi, gel!” dedi. “Neden dışarıda duruyorsun? Evi ve develer için yeri hazırladım.”
İm taase imanu raa kaaşer lo negaanuha vehaaşer asinu imeha rak tov vaneşalehaha beşalom ata ata beruh Adonay.
אִם־תַּעֲשֵׂ֨ה עִמָּ֜נוּ רָעָ֗ה כַּאֲשֶׁר֙ לֹ֣א נְגַֽעֲנ֔וּךָ וְכַאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֤ינוּ עִמְּךָ֙ רַק־ט֔וֹב וַנְּשַׁלֵּֽחֲךָ֖ בְּשָׁל֑וֹם אַתָּ֥ה עַתָּ֖ה בְּר֥וּךְ יְהוָֽה׃
Biz sana dokunmadığımız, sana yalnız iyilik yaptığımız ve seni esenlikle gönderdiğimiz gibi sen de bize kötülük yapma. Sen artık Adonay’ın kutsadığı birisin.”
Yaavduha amim veyişetahavu leha leumim heve gevir leaheha veyiştahavu leha bene imeha orereha arur umevaraheha baruh.
יַֽעַבְד֣וּךָ עַמִּ֗ים וישתחו [וְיִֽשְׁתַּחֲו֤וּ] לְךָ֙ לְאֻמִּ֔ים הֱוֵ֤ה גְבִיר֙ לְאַחֶ֔יךָ וְיִשְׁתַּחֲוּ֥וּ לְךָ֖ בְּנֵ֣י אִמֶּ֑ךָ אֹרְרֶ֣יךָ אָר֔וּר וּֽמְבָרֲכֶ֖יךָ בָּרֽוּךְ׃
Halklar sana hizmet etsin, uluslar önünde eğilsin. Kardeşlerinin efendisi ol; annenin oğulları önünde eğilsin. Sana lanet eden lanetlensin, seni kutsayan kutsansın.”
Vayeherad yitshak harada gedola ad meod vayomer mi efo u hatsad tsayid vayave li vaohal mikol beterem tavo vaavaraheu gam baruh yihye.
וַיֶּחֱרַ֨ד יִצְחָ֣ק חֲרָדָה֮ גְּדֹלָ֣ה עַד־מְאֹד֒ וַיֹּ֡אמֶר מִֽי־אֵפ֡וֹא ה֣וּא הַצָּֽד־צַיִד֩ וַיָּ֨בֵא לִ֜י וָאֹכַ֥ל מִכֹּ֛ל בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא וָאֲבָרֲכֵ֑הוּ גַּם־בָּר֖וּךְ יִהְיֶֽה׃
Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”
Vayomer yitro baruh Adonay aşer hitsil ethem miyad mitsrayim umiyad paro aşer hitsil et haam mitahat yad mitsrayim.
וַיֹּאמֶר֮ יִתְרוֹ֒ בָּר֣וּךְ יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֨ר הִצִּ֥יל אֶתְכֶ֛ם מִיַּ֥ד מִצְרַ֖יִם וּמִיַּ֣ד פַּרְעֹ֑ה אֲשֶׁ֤ר הִצִּיל֙ אֶת־הָעָ֔ם מִתַּ֖חַת יַד־מִצְרָֽיִם׃
Yitro şöyle dedi: “Sizi Mısır’ın ve Firavun’un elinden kurtaran, halkı Mısır’ın egemenliğinden kurtaran Adonay kutlu olsun!
Vayomer Elohim el bilam lo teleh imahem lo taor et haam ki varuh u.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לֹ֥א תֵלֵ֖ךְ עִמָּהֶ֑ם לֹ֤א תָאֹר֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בָר֖וּךְ הֽוּא׃
Tanrı Bilam’a şöyle dedi: “Onlarla gitmeyeceksin. O halka lanet etmeyeceksin, çünkü onlar kutsanmıştır.”
Kara şahav kaari uhelavi mi yekimenu mevaraheha varuh veorereha arur.
כָּרַ֨ע שָׁכַ֧ב כַּאֲרִ֛י וּכְלָבִ֖יא מִ֣י יְקִימֶ֑נּוּ מְבָרֲכֶ֣יךָ בָר֔וּךְ וְאֹרְרֶ֖יךָ אָרֽוּר׃
Aslan gibi, dişi aslan gibi çömelip yattı; onu kim kaldırabilir? Seni kutsayan kutsansın, sana lanet eden lanetlensin!”
Baruh tiheye mikol haamim lo yihye veha akar vaakara uvivhemteha.
בָּר֥וּךְ תִּֽהְיֶ֖ה מִכָּל־הָעַמִּ֑ים לֹא־יִהְיֶ֥ה בְךָ֛ עָקָ֥ר וַֽעֲקָרָ֖ה וּבִבְהֶמְתֶּֽךָ׃
Bütün halklardan daha kutsanmış olacaksın. Aranızda kısır erkek ya da kadın olmayacak; hayvanların arasında da olmayacak.
Baruh ata bair uvaruh ata basade.
בָּר֥וּךְ אַתָּ֖ה בָּעִ֑יר וּבָר֥וּךְ אַתָּ֖ה בַּשָּׂדֶֽה׃
Kentte bereketli olacaksın, kırda bereketli olacaksın.
Baruh peri vitneha uferi admateha uferi vehemteha şegar alafeha veaşterot tsoneha.
בָּר֧וּךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֛ וּפְרִ֥י אַדְמָתְךָ֖ וּפְרִ֣י בְהֶמְתֶּ֑ךָ שְׁגַ֥ר אֲלָפֶ֖יךָ וְעַשְׁתְּר֥וֹת צֹאנֶֽךָ׃
Rahminin ürünü, toprağının ürünü ve hayvanlarının yavruları, sığırlarının doğurdukları ve davar sürülerinin çoğalması bereketli olacak.
Baruh tanaha umişarteha.
בָּר֥וּךְ טַנְאֲךָ֖ וּמִשְׁאַרְתֶּֽךָ׃
Sepetin ve hamur teknen bereketli olacak.
Baruh ata bevoeha uvaruh ata betseteha.
בָּר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וּבָר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ׃
Girerken bereketli olacaksın, çıkarken bereketli olacaksın.
Ulegad amar baruh marhiv gad kelavi şahen vetaraf zeroa af kodkod.
וּלְגָ֣ד אָמַ֔ר בָּר֖וּךְ מַרְחִ֣יב גָּ֑ד כְּלָבִ֣יא שָׁכֵ֔ן וְטָרַ֥ף זְר֖וֹעַ אַף־קָדְקֹֽד׃
Gad için şöyle dedi: 'Gad'ın alanını genişleten kutsaldır! O, aslan gibi yerleşir; kolu başla birlikte parçalar.
Uleaşer amar baruh mibanim aşer yehi retsuy ehav vetovel başemen raglo.
וּלְאָשֵׁ֣ר אָמַ֔ר בָּר֥וּךְ מִבָּנִ֖ים אָשֵׁ֑ר יְהִ֤י רְצוּי֙ אֶחָ֔יו וְטֹבֵ֥ל בַּשֶּׁ֖מֶן רַגְלֽוֹ׃
Aşer için şöyle dedi: 'Aşer, oğullar arasında bereketli olsun. Kardeşlerinin hoşnutluğunu kazansın, ayağını yağa batırsın.