İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

tomar

Bu okunuş biçimi Tora’da 16 kez, 15 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit2 kullanım2 ayet
  • Şemot4 kullanım4 ayet
  • Vayikra2 kullanım2 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet
  • Devarim5 kullanım4 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim תֹאמַ֔ר

Lemma אָמַר

Kök — שורש (şoreş, kök) אמר

Türkçe anlam: söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek

Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 14 kullanım

Teknik kodHVqi2ms

İbranice biçim תֹּאמַ֥ר

Lemma אָמַר

Kök — שורש (şoreş, kök) אמר

Türkçe anlam: söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek

Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHVqi3fs

İbranice biçim תֹּאמַ֣ר

Lemma אָמַר

Kök — שורש (şoreş, kök) אמר

Türkçe anlam: söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek

Biçim: fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHVqj2ms

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 14:23

    İm mihut vead seroh naal veim ekah mikol aşer lah velo tomar ani heeşarti et avram.

    אִם־מִחוּט֙ וְעַ֣ד שְׂרֽוֹךְ־נַ֔עַל וְאִם־אֶקַּ֖ח מִכָּל־אֲשֶׁר־לָ֑ךְ וְלֹ֣א תֹאמַ֔ר אֲנִ֖י הֶעֱשַׁ֥רְתִּי אֶת־אַבְרָֽם׃

    Senin olan hiçbir şeyi, bir iplikten bir sandal bağına kadar hiçbir şeyi almayacağım. ‘Avram’ı ben zengin ettim’ diyemeyeceksin.

  2. Bereşit 21:12

    Vayomer Elohim el avraham al yera beeneha al hanaar veal amateha kol aşer tomar eleha sara şema bekolah ki veyitshak yikare leha zara.

    וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֙יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע׃

    Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Çocuk ve cariyen için üzülme. Sara sana ne söylerse onun sözünü dinle; çünkü senin soyun Yitshak aracılığıyla anılacak.

  3. Şemot 3:14

    Vayomer Elohim el moşe eheye aşer eheye vayomer ko tomar livne yisrael eheye şelahani alehem.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶֽהְיֶ֖ה אֲשֶׁ֣ר אֶֽהְיֶ֑ה וַיֹּ֗אמֶר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶֽהְיֶ֖ה שְׁלָחַ֥נִי אֲלֵיכֶֽם׃

    Tanrı, Moşe’ye, “Olacağım gibi olacağım” dedi. Ardından, “İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Beni size Olacağım gönderdi’” dedi.

  4. Şemot 3:15

    Vayomer od Elohim el moşe ko tomar el bene yisrael Adonay elohe avotehem elohe avraham elohe yitshak velohe yaakov şelahani alehem ze şemi leolam veze zihri ledor dor.

    וַיֹּאמֶר֩ ע֨וֹד אֱלֹהִ֜ים אֶל־מֹשֶׁ֗ה כֹּֽה־תֹאמַר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵיכֶ֗ם אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם אֱלֹהֵ֥י יִצְחָ֛ק וֵאלֹהֵ֥י יַעֲקֹ֖ב שְׁלָחַ֣נִי אֲלֵיכֶ֑ם זֶה־שְּׁמִ֣י לְעֹלָ֔ם וְזֶ֥ה זִכְרִ֖י לְדֹ֥ר דֹּֽר׃

    Tanrı, Moşe’ye ayrıca şöyle dedi: “İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Atalarınızın Tanrısı Adonay, Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı ve Yaakov’un Tanrısı beni size gönderdi.’ Sonsuza dek adım budur; kuşaktan kuşağa böyle anılacağım.

  5. Şemot 19:3

    Umoşe ala el haelohim vayikra elav Adonay min hahar lemor ko tomar levet yaakov vetaged livne yisrael.

    וּמֹשֶׁ֥ה עָלָ֖ה אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּקְרָ֨א אֵלָ֤יו יְהוָה֙ מִן־הָהָ֣ר לֵאמֹ֔ר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לְבֵ֣ית יַעֲקֹ֔ב וְתַגֵּ֖יד לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Moşe, Tanrı’nın huzuruna çıktı. Adonay dağdan ona şöyle seslendi: “Yaakov evine şöyle söyle, İsrael oğullarına şunları bildir:

  6. Şemot 20:19

    Vayomer Adonay el moşe ko tomar el bene yisrael atem reitem ki min haşamayim dibarti imahem.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כֹּ֥ה תֹאמַ֖ר אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֔ם כִּ֚י מִן־הַשָּׁמַ֔יִם דִּבַּ֖רְתִּי עִמָּכֶֽם׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “İsrael oğullarına söyle: ‘Sizinle göklerden konuştuğumu kendiniz gördünüz.

  7. Vayikra 17:8

    Vaalehem tomar mibet yisrael umin hager aşer yagur betoham aşer yaale ola o zavah.

    וַאֲלֵהֶ֣ם תֹּאמַ֔ר אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִן־הַגֵּ֖ר אֲשֶׁר־יָג֣וּר בְּתוֹכָ֑ם אֲשֶׁר־יַעֲלֶ֥ה עֹלָ֖ה אוֹ־זָֽבַח׃

    Onlara şunu da söyle: İsrael halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri bütünüyle yakılan bir sunu veya kurban sunar,

  8. Vayikra 20:2

    Veel bene yisrael tomar mibene yisrael umin hager hagar beyisrael aşer yiten mizaro lamoleh mot yumat am haarets yirgemuu vaaven.

    וְאֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֘ל תֹּאמַר֒ אִ֣ישׁ אִישׁ֩ מִבְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל וּמִן־הַגֵּ֣ר ׀ הַגָּ֣ר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן מִזַּרְע֛וֹ לַמֹּ֖לֶךְ מ֣וֹת יוּמָ֑ת עַ֥ם הָאָ֖רֶץ יִרְגְּמֻ֥הוּ בָאָֽבֶן׃

    “İsraeloğullarına şöyle söyle: İsraeloğullarından ya da İsrael’de yaşayan yabancılardan biri çocuklarından birini Moleh’e verirse kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak. Ülkenin halkı onu taşlayacak.

  9. Bamidbar 11:12

    Heanohi hariti et kol haam haze im anohi yelidtiu ki tomar elay saeu vehekeha kaaşer yisa haomen et hayonek al haadama aşer nişbata laavotav.

    הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו׃

    Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onu ben mi doğurdum ki bana, ‘Bir bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında, atalarına ant içtiğim toprağa taşı’ diyorsun?

  10. Bamidbar 11:18

    Veel haam tomar hitkadeşu lemahar vaahaltem basar ki behitem beozne Adonay lemor mi yaahilenu basar ki tov lanu bemitsrayim venatan Adonay lahem basar vaahaltem.

    וְאֶל־הָעָ֨ם תֹּאמַ֜ר הִתְקַדְּשׁ֣וּ לְמָחָר֮ וַאֲכַלְתֶּ֣ם בָּשָׂר֒ כִּ֡י בְּכִיתֶם֩ בְּאָזְנֵ֨י יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר מִ֤י יַאֲכִלֵ֙נוּ֙ בָּשָׂ֔ר כִּי־ט֥וֹב לָ֖נוּ בְּמִצְרָ֑יִם וְנָתַ֨ן יְהוָ֥ה לָכֶ֛ם בָּשָׂ֖ר וַאֲכַלְתֶּֽם׃

    Halka da şöyle de: ‘Yarın için kendinizi hazırlayın; et yiyeceksiniz. Çünkü Adonay’ın işiteceği şekilde, “Bize kim et yedirecek? Mısır’da iyiydik” diye ağladınız. Adonay size et verecek ve yiyeceksiniz.

  11. Bamidbar 22:17

    Ki habed ahabedha meod vehol aşer tomar elay eese uleha na kava li et haam haze.

    כִּֽי־כַבֵּ֤ד אֲכַבֶּדְךָ֙ מְאֹ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלַ֖י אֶֽעֱשֶׂ֑ה וּלְכָה־נָּא֙ קָֽבָה־לִּ֔י אֵ֖ת הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃

    Seni çok onurlandıracağım; bana ne söylersen yapacağım. Lütfen gel, benim için bu halka lanet et.’”

  12. Devarim 7:17

    Ki tomar bilvaveha rabim hagoyim haele mimeni eha uhal lehorişam.

    כִּ֤י תֹאמַר֙ בִּלְבָ֣בְךָ֔ רַבִּ֛ים הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה מִמֶּ֑נִּי אֵיכָ֥ה אוּכַ֖ל לְהוֹרִישָֽׁם׃

    İçinden, ‘Bu uluslar benden daha kalabalık. Onları nasıl kovabilirim?’ dersen,

  13. Devarim 9:4

    Al tomar bilvaveha bahadof Adonay eloheha otam milefaneha lemor betsidkati heviani Adonay lareşet et haarets hazot uverişat hagoyim haele Adonay morişam mipaneha.

    אַל־תֹּאמַ֣ר בִּלְבָבְךָ֗ בַּהֲדֹ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֹתָ֥ם ׀ מִלְּפָנֶיךָ֮ לֵאמֹר֒ בְּצִדְקָתִי֙ הֱבִיאַ֣נִי יְהוָ֔ה לָרֶ֖שֶׁת אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את וּבְרִשְׁעַת֙ הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה יְהוָ֖ה מוֹרִישָׁ֥ם מִפָּנֶֽיךָ׃

    Tanrın Adonay onları önünden kovduğunda içinden, ‘Doğruluğum sayesinde Adonay beni bu ülkeyi mülk edinmeye getirdi’ deme. Adonay bu ulusları kötülükleri yüzünden önünden kovuyor.

  14. Devarim 18:21

    Vehi tomar bilvaveha eha neda et hadavar aşer lo dibero Adonay.

    וְכִ֥י תֹאמַ֖ר בִּלְבָבֶ֑ךָ אֵיכָה֙ נֵדַ֣ע אֶת־הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־דִבְּר֖וֹ יְהוָֽה׃

    İçinden, 'Adonay'ın söylemediği sözü nasıl anlayacağız?' dersen:

  15. Devarim 28:67

    Bu ayette 2 kez

    Baboker tomar mi yiten erev uvaerev tomar mi yiten boker mipahad levaveha aşer tifhad umimare eneha aşer tire.

    בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃

    Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'