TORA OKUNUŞ DİZİNİ
vegalalu
Bu okunuş biçimi Tora’da 2 kez, 2 ayette geçer.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim וְגָלֲל֤וּ
Lemma גָּלַל
Kök — שורש (şoreş, kök) גלל
Kaynak anlam (İngilizce): to roll; to roll up; to roll oneself upon > to overpower; to take away (a condition); to roll on; to roll > to commit; to be rolled > to be soaked; to wallow
Biçim: bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu çözümleme: 1 kullanım
Teknik kod
HC/Vqp3cpİbranice biçim וְגָֽלֲלוּ֙
Lemma גָּלַל
Kök — שורש (şoreş, kök) גלל
Kaynak anlam (İngilizce): to roll; to roll up; to roll oneself upon > to overpower; to take away (a condition); to roll on; to roll > to commit; to be rolled > to be soaked; to wallow
Biçim: bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu çözümleme: 1 kullanım
Teknik kod
HC/Vqq3cpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Geçtiği ayetler
Veneesfu şama hol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişku et hatson veheşivu et haeven al pi habeer limkomah.
וְנֶאֶסְפוּ־שָׁ֣מָּה כָל־הָעֲדָרִ֗ים וְגָלֲל֤וּ אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וְהִשְׁק֖וּ אֶת־הַצֹּ֑אן וְהֵשִׁ֧יבוּ אֶת־הָאֶ֛בֶן עַל־פִּ֥י הַבְּאֵ֖ר לִמְקֹמָֽהּ׃
Bütün sürüler orada toplanınca çobanlar taşı kuyunun ağzından yuvarlar, hayvanları sular, sonra taşı yeniden kuyunun ağzındaki yerine koyarlardı.
Vayomeru lo nuhal ad aşer yeasefu kol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişkinu hatson.
וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃
“Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”