Temel kelime (lemma) מַהֵר
Kök — שורש (şoreş) מהר
Türkçe anlam: hızla; çabucak
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
quickly
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, mastar mutlak
Bu yapının kullanımı: 9 kez
Teknik kod
HVpaTORA’DA KELİME
hızla; çabucak · dağ; dağlık bölge, tepelik arazi · Hor (dağ/yer adı) · acele etmek; hızlanmak
Bu İbranice biçim Tora’da 20 kez, 19 farklı ayette görülür.
Maher himalet şama ki lo uhal laasot davar ad boaha şama al ken kara şem hair tsoar.
מַהֵר֙ הִמָּלֵ֣ט שָׁ֔מָּה כִּ֣י לֹ֤א אוּכַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת דָּבָ֔ר עַד־בֹּאֲךָ֖ שָׁ֑מָּה עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הָעִ֖יר צֽוֹעַר׃
Çabuk oraya kaç; çünkü sen oraya varıncaya kadar bir şey yapamam.” Bu yüzden kentin adı Tsoar oldu.
Harbu alay meod mohar umatan veetena kaaşer tomeru elay utenu li et hanaara leişa.
הַרְבּ֨וּ עָלַ֤י מְאֹד֙ מֹ֣הַר וּמַתָּ֔ן וְאֶ֨תְּנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֖וּ אֵלָ֑י וּתְנוּ־לִ֥י אֶת־הַֽנַּעֲרָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
Benden istediğiniz evlilik bedelini ve armağanı ne kadar yüksek tutarsanız tutun, söylediğinizi vereceğim. Yeter ki genç kızı bana eş olarak verin.”
Vehi yefate iş betula aşer lo orasa veşahav imah mahor yimharena lo leişa.
וְכִֽי־יְפַתֶּ֣ה אִ֗ישׁ בְּתוּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־אֹרָ֖שָׂה וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ מָהֹ֛ר יִמְהָרֶ֥נָּה לּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Bir adam nişanlı olmayan bir bakireyi baştan çıkarıp onunla yatarsa, mutlaka evlilik bedelini ödeyip onu eş olarak alacak.
Saru maher min hadereh aşer tsivitim asu lahem egel maseha vayiştahavu lo vayizbehu lo vayomeru ele eloheha yisrael aşer heeluha meerets mitsrayim.
סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֣וּ לָהֶ֔ם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־לוֹ֙ וַיִּזְבְּחוּ־ל֔וֹ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Onlara buyurduğum yoldan çabucak ayrıldılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaptılar; ona eğildiler ve kurban sundular. ‘Ey İsrael, seni Mısır ülkesinden çıkaran ilahların bunlardır!’ dediler.”
Vayitenatselu vene yisrael et edyam mehar horev.
וַיִּֽתְנַצְּל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־עֶדְיָ֖ם מֵהַ֥ר חוֹרֵֽב׃
İsrael oğulları Horev Dağı’ndan itibaren süslerini çıkardılar.
Vayehi beredet moşe mehar sinay uşene luhot haedut beyad moşe beridto min hahar umoşe lo yada ki karan or panav bedabero ito.
וַיְהִ֗י בְּרֶ֤דֶת מֹשֶׁה֙ מֵהַ֣ר סִינַ֔י וּשְׁנֵ֨י לֻחֹ֤ת הָֽעֵדֻת֙ בְּיַד־מֹשֶׁ֔ה בְּרִדְתּ֖וֹ מִן־הָהָ֑ר וּמֹשֶׁ֣ה לֹֽא־יָדַ֗ע כִּ֥י קָרַ֛ן ע֥וֹר פָּנָ֖יו בְּדַבְּר֥וֹ אִתּֽוֹ׃
Moşe Sinay Dağı’ndan inerken elinde iki Tanıklık levhası vardı. Dağdan indiğinde, O’nunla konuşması nedeniyle yüzünün derisinin ışıldadığını bilmiyordu.
Vayisu mehar Adonay dereh şeloşet yamim vaaron berit Adonay nosea lifnehem dereh şeloşet yamim latur lahem menuha.
וַיִּסְעוּ֙ מֵהַ֣ר יְהוָ֔ה דֶּ֖רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַאֲר֨וֹן בְּרִית־יְהוָ֜ה נֹסֵ֣עַ לִפְנֵיהֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים לָת֥וּר לָהֶ֖ם מְנוּחָֽה׃
Adonay’ın dağından üç günlük yol gittiler. Adonay’ın Antlaşma Sandığı, kendilerine dinlenecek bir yer bulmak için önlerinde üç günlük yol gidiyordu.
Vayisu mehor hahar dereh yam suf lisvov et erets edom vatiktsar nefeş haam badareh.
וַיִּסְע֞וּ מֵהֹ֤ר הָהָר֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף לִסְבֹ֖ב אֶת־אֶ֣רֶץ אֱד֑וֹם וַתִּקְצַ֥ר נֶֽפֶשׁ־הָעָ֖ם בַּדָּֽרֶךְ׃
Edom ülkesinin çevresinden dolaşmak için Hor Dağı’ndan Sazlık Denizi yoluna doğru yola çıktılar. Yolda halkın sabrı tükendi.
Vayisu mehar şafer vayahanu baharada.
וַיִּסְע֖וּ מֵֽהַר־שָׁ֑פֶר וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּחֲרָדָֽה׃
Şafer Dağı’ndan yola çıkıp Harada’da konakladılar.
Vayisu mehor hahar vayahanu betsalmona.
וַיִּסְע֖וּ מֵהֹ֣ר הָהָ֑ר וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּצַלְמֹנָֽה׃
Hor Dağı’ndan yola çıkıp Tsalmona’da konakladılar.
Mehor hahar tetau levo hamat vehayu totseot hagevul tsedada.
מֵהֹ֣ר הָהָ֔ר תְּתָא֖וּ לְבֹ֣א חֲמָ֑ת וְהָי֛וּ תּוֹצְאֹ֥ת הַגְּבֻ֖ל צְדָֽדָה׃
Hor Dağı’ndan Hamat girişine sınır çizeceksiniz; sınır Tsedad’a uzanacak.
Haidoti vahem hayom et haşamayim veet haarets ki avod tovedun maher meal haarets aşer atem overim et hayarden şama leriştah lo taarihun yamim aleha ki hişamed tişamedun.
הַעִידֹתִי֩ בָכֶ֨ם הַיּ֜וֹם אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֗רֶץ כִּֽי־אָבֹ֣ד תֹּאבֵדוּן֮ מַהֵר֒ מֵעַ֣ל הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֧ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֛ן שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ לֹֽא־תַאֲרִיכֻ֤ן יָמִים֙ עָלֶ֔יהָ כִּ֥י הִשָּׁמֵ֖ד תִּשָּׁמֵדֽוּן׃
Bugün göğü ve yeri size karşı tanık tutuyorum: Yarden’i geçip mülk edinmeye gittiğiniz ülkeden hızla yok olacaksınız. Orada uzun yaşamayacak, kesinlikle yok edileceksiniz.
Ki yasir et binha meaharay veavedu Elohim aherim vehara af Adonay bahem vehişmideha maher.
כִּֽי־יָסִ֤יר אֶת־בִּנְךָ֙ מֵֽאַחֲרַ֔י וְעָבְד֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְחָרָ֤ה אַף־יְהוָה֙ בָּכֶ֔ם וְהִשְׁמִידְךָ֖ מַהֵֽר׃
Çünkü oğlunu Beni izlemekten çevirecek ve başka tanrılara kulluk edecekler. Adonay’ın size karşı öfkesi alevlenecek ve seni hızla yok edecek.
Venaşal Adonay eloheha et hagoyim hael mipaneha meat meat lo tuhal kalotam maher pen tirbe aleha hayat hasade.
וְנָשַׁל֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛ל מִפָּנֶ֖יךָ מְעַ֣ט מְעָ֑ט לֹ֤א תוּכַל֙ כַּלֹּתָ֣ם מַהֵ֔ר פֶּן־תִּרְבֶּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Tanrın Adonay bu ulusları önünden azar azar kovacak. Onları hızla bitiremezsin; yoksa yaban hayvanları sana karşı çoğalır.
Veyadata hayom ki Adonay eloheha u haover lefaneha eş ohela u yaşmidem veu yahniem lefaneha vehoraştam vehaavadtam maher kaaşer diber Adonay lah.
וְיָדַעְתָּ֣ הַיּ֗וֹם כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ הֽוּא־הָעֹבֵ֤ר לְפָנֶ֙יךָ֙ אֵ֣שׁ אֹֽכְלָ֔ה ה֧וּא יַשְׁמִידֵ֛ם וְה֥וּא יַכְנִיעֵ֖ם לְפָנֶ֑יךָ וְהֽוֹרַשְׁתָּ֤ם וְהַֽאַבַדְתָּם֙ מַהֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה לָֽךְ׃
Bugün bil ki önünden yakıp bitiren bir ateş gibi geçen Tanrın Adonay’dır. Onları yok edecek, önünde boyun eğdirecek. Adonay’ın sana söylediği gibi onları kovup hızla yok edeceksin.
Bu ayette 2 kez
Vayomer Adonay elay kum red maher mize ki şihet ameha aşer hotseta mimitsrayim saru maher min hadereh aşer tsivitim asu lahem maseha.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י ק֣וּם רֵ֤ד מַהֵר֙ מִזֶּ֔ה כִּ֚י שִׁחֵ֣ת עַמְּךָ֔ אֲשֶׁ֥ר הוֹצֵ֖אתָ מִמִּצְרָ֑יִם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֥וּ לָהֶ֖ם מַסֵּכָֽה׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Kalk, buradan hemen in. Çünkü Mısır’dan çıkardığın halkın yoldan çıktı. Onlara buyurduğum yoldan hızla saptılar; kendilerine dökme bir put yaptılar.’
Vaere vehine hatatem ladonay elohehem asitem lahem egel maseha sartem maher min hadereh aşer tsiva Adonay ethem.
וָאֵ֗רֶא וְהִנֵּ֤ה חֲטָאתֶם֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם עֲשִׂיתֶ֣ם לָכֶ֔ם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה סַרְתֶּ֣ם מַהֵ֔ר מִן־הַדֶּ֕רֶךְ אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶתְכֶֽם׃
Baktım: Tanrınız Adonay’a karşı günah işlemiş, kendinize dökme bir buzağı yapmıştınız. Adonay’ın size buyurduğu yoldan hızla sapmıştınız.
Yeşalah Adonay beha et hameera et hamehuma veet hamigeret behol mişlah yadeha aşer taase ad hişamedha vead avadeha maher mipene roa maalaleha aşer azavtani.
יְשַׁלַּ֣ח יְהוָ֣ה ׀ בְּ֠ךָ אֶת־הַמְּאֵרָ֤ה אֶת־הַמְּהוּמָה֙ וְאֶת־הַמִּגְעֶ֔רֶת בְּכָל־מִשְׁלַ֥ח יָדְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשֶׂ֑ה עַ֣ד הִשָּֽׁמֶדְךָ֤ וְעַד־אֲבָדְךָ֙ מַהֵ֔ר מִפְּנֵ֛י רֹ֥עַ מַֽעֲלָלֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר עֲזַבְתָּֽנִי׃
Beni terk ederek yaptığın kötü işler yüzünden, yok edilip hızla ortadan kalkıncaya kadar Adonay, el attığın her işe lanet, kargaşa ve azarlama gönderecek.
Vayomar Adonay misinay ba vezarah miseir lamo hofia mehar paran veata merivvot kodeş mimino eş dat lamo.
וַיֹּאמַ֗ר יְהוָ֞ה מִסִּינַ֥י בָּא֙ וְזָרַ֤ח מִשֵּׂעִיר֙ לָ֔מוֹ הוֹפִ֙יעַ֙ מֵהַ֣ר פָּארָ֔ן וְאָתָ֖ה מֵרִבְבֹ֣ת קֹ֑דֶשׁ מִֽימִינ֕וֹ אשדת [אֵ֥שׁ] [דָּ֖ת] לָֽמוֹ׃
Şöyle dedi: 'Adonay Sinay'dan geldi, Seir'den onlara ışık saçtı. Paran Dağı'ndan parladı, kutsal on binlerin arasından geldi. Sağ elinden onlara ateşten bir yasa verdi.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) מַהֵר
Kök — שורש (şoreş) מהר
Türkçe anlam: hızla; çabucak
quickly
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, mastar mutlak
Bu yapının kullanımı: 9 kez
HVpaTemel kelime (lemma) הַר
Kök — שורש (şoreş) הרר
Türkçe anlam: dağ; dağlık bölge, tepelik arazi
mountain; hill-country
Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HR/NcmscTemel kelime (lemma) הֹר
Türkçe anlam: Hor (dağ/yer adı)
Hor
Dilbilgisel yapı: edat + özel ad
Bu yapının kullanımı: 3 kez
HR/NpTemel kelime (lemma) מָהַר
Kök — שורש (şoreş) מהר
Türkçe anlam: acele etmek; hızlanmak
to act quickly; to hasten; to be fearful; to be rash; to be impetuous; to run after; to fail; to go awry
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVpv2msTemel kelime (lemma) מָהַר
Kök — שורש (şoreş) מהר
Türkçe anlam: satın almak; başlık bedeli ödeyerek edinmek
to act quickly; to hasten; to be fearful; to be rash; to be impetuous; to run after; to fail; to go awry
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, mastar mutlak
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVqaTemel kelime (lemma) מֹ֫הַר
Kök — שורש (şoreş) מהר
Türkçe anlam: satın alma bedeli; başlık bedeli
bride-price
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNcmsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.