Şetem esre şana avedu et kedarelaomer uşeloş esre şana maradu.
שְׁתֵּ֤ים עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה עָבְד֖וּ אֶת־כְּדָרְלָעֹ֑מֶר וּשְׁלֹשׁ־עֶשְׂרֵ֥ה שָׁנָ֖ה מָרָֽדוּ׃
On iki yıl Kedorlaomer’e hizmet etmiş, on üçüncü yılda başkaldırmışlardı.
Vayomer avraham el avdo zekan beto hamoşel behol aşer lo sim na yadeha tahat yerehi.
וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָהָ֗ם אֶל־עַבְדּוֹ֙ זְקַ֣ן בֵּית֔וֹ הַמֹּשֵׁ֖ל בְּכָל־אֲשֶׁר־ל֑וֹ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֥חַת יְרֵכִֽי׃
Avraam, evinin en kıdemli hizmetkârına, sahip olduğu her şeyi yöneten kişiye, “Lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi.
Yaavar na adoni lifne avdo vaani etenahala leiti leregel hamelaha aşer lefanay uleregel hayeladim ad aşer avo el adoni seira.
יַעֲבָר־נָ֥א אֲדֹנִ֖י לִפְנֵ֣י עַבְדּ֑וֹ וַאֲנִ֞י אֶֽתְנָהֲלָ֣ה לְאִטִּ֗י לְרֶ֨גֶל הַמְּלָאכָ֤ה אֲשֶׁר־לְפָנַי֙ וּלְרֶ֣גֶל הַיְלָדִ֔ים עַ֛ד אֲשֶׁר־אָבֹ֥א אֶל־אֲדֹנִ֖י שֵׂעִֽירָה׃
Efendim, lütfen kulunun önünden gitsin. Ben önümdeki hayvanların ve çocukların hızına göre yavaş yavaş ilerler, Seir’de efendime ulaşırım.”
Vayemareru et hayehem baavoda kaşa behomer uvilvenim uvehol avoda basade et kol avodatam aşer avedu vahem befareh.
וַיְמָרְר֨וּ אֶת־חַיֵּיהֶ֜ם בַּעֲבֹדָ֣ה קָשָׁ֗ה בְּחֹ֙מֶר֙ וּבִלְבֵנִ֔ים וּבְכָל־עֲבֹדָ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה אֵ֚ת כָּל־עֲבֹ֣דָתָ֔ם אֲשֶׁר־עָבְד֥וּ בָהֶ֖ם בְּפָֽרֶךְ׃
Harç ve kerpiç işlerinde, tarlalardaki her türlü ağır işte hayatlarını acıya boğdular. Yaptırdıkları bütün işlerde onları acımasızca çalıştırıyorlardı.
Veata lehu ivdu veteven lo yinaten lahem vetohen levenim titenu.
וְעַתָּה֙ לְכ֣וּ עִבְד֔וּ וְתֶ֖בֶן לֹא־יִנָּתֵ֣ן לָכֶ֑ם וְתֹ֥כֶן לְבֵנִ֖ים תִּתֵּֽנּוּ׃
Şimdi gidin, çalışın. Size saman verilmeyecek ama istenen sayıda kerpici teslim edeceksiniz.”
Vayuşav et moşe veet aharon el paro vayomer alehem lehu ivdu et Adonay elohehem mi vami haholehim.
וַיּוּשַׁ֞ב אֶת־מֹשֶׁ֤ה וְאֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם לְכ֥וּ עִבְד֖וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם מִ֥י וָמִ֖י הַהֹלְכִֽים׃
Moşe ile Aaron, Firavun’un yanına geri getirildiler. Firavun onlara, “Gidin, Tanrınız Adonay’a kulluk edin” dedi. “Ama kimler gidecek?”
Vayikra faro el moşe vayomer lehu ivdu et Adonay rak tsonehem uvekarhem yutsag gam tapehem yeleh imahem.
וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ לְכוּ֙ עִבְד֣וּ אֶת־יְהוָ֔ה רַ֛ק צֹאנְכֶ֥ם וּבְקַרְכֶ֖ם יֻצָּ֑ג גַּֽם־טַפְּכֶ֖ם יֵלֵ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃
Firavun, Moşe’yi çağırıp, “Gidin, Adonay’a kulluk edin” dedi. “Yalnız davarlarınız ve sığırlarınız burada kalsın. Çocuklarınız da sizinle gidebilir.”
Vayikra lemoşe uleaharon layla vayomer kumu tseu mitoh ami gam atem gam bene yisrael ulehu ivdu et Adonay kedaberhem.
וַיִּקְרָא֩ לְמֹשֶׁ֨ה וּֽלְאַהֲרֹ֜ן לַ֗יְלָה וַיֹּ֙אמֶר֙ ק֤וּמוּ צְּאוּ֙ מִתּ֣וֹךְ עַמִּ֔י גַּם־אַתֶּ֖ם גַּם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּלְכ֛וּ עִבְד֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה כְּדַבֶּרְכֶֽם׃
Firavun gece Moşe ile Aaron’u çağırıp şöyle dedi: “Kalkın, hem siz hem de İsrael oğulları halkımın arasından çıkın! Gidin, dediğiniz gibi Adonay’a kulluk edin.
Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.
וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)
İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.
Vehi yake iş et avdo o et amato başevet umet tahat yado nakom yinakem.
וְכִֽי־יַכֶּה֩ אִ֨ישׁ אֶת־עַבְדּ֜וֹ א֤וֹ אֶת־אֲמָתוֹ֙ בַּשֵּׁ֔בֶט וּמֵ֖ת תַּ֣חַת יָד֑וֹ נָקֹ֖ם יִנָּקֵֽם׃
Bir adam kölesine ya da cariyesine değnekle vurur ve köle onun eli altında ölürse, bunun cezası kesinlikle verilecektir.
Vehi yake iş et en avdo o et en amato veşihatah lahofşi yeşalehenu tahat eno.
וְכִֽי־יַכֶּ֨ה אִ֜ישׁ אֶת־עֵ֥ין עַבְדּ֛וֹ אֽוֹ־אֶת־עֵ֥ין אֲמָת֖וֹ וְשִֽׁחֲתָ֑הּ לַֽחָפְשִׁ֥י יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ תַּ֥חַת עֵינֽוֹ׃ (ס)
Bir adam kölesinin ya da cariyesinin gözüne vurup onu kör ederse, gözünün karşılığında onu özgür bırakacak.
Veim şen avdo o şen amato yapil lahofşi yeşalehenu tahat şino.
וְאִם־שֵׁ֥ן עַבְדּ֛וֹ אֽוֹ־שֵׁ֥ן אֲמָת֖וֹ יַפִּ֑יל לַֽחָפְשִׁ֥י יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ תַּ֥חַת שִׁנּֽוֹ׃ (פ)
Kölesinin ya da cariyesinin dişini düşürürse, dişinin karşılığında onu özgür bırakacak.
Abed teabedun et kol hamekomot aşer avedu şam hagoyim aşer atem yoreşim otam et elohehem al heharim haramim veal hagevaot vetahat kol ets raanan.
אַבֵּ֣ד תְּ֠אַבְּדוּן אֶֽת־כָּל־הַמְּקֹמ֞וֹת אֲשֶׁ֧ר עָֽבְדוּ־שָׁ֣ם הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם יֹרְשִׁ֥ים אֹתָ֖ם אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם עַל־הֶהָרִ֤ים הָֽרָמִים֙ וְעַל־הַגְּבָע֔וֹת וְתַ֖חַת כָּל־עֵ֥ץ רַעֲנָן׃
Yerlerinden edeceğiniz ulusların tanrılarına kulluk ettiği bütün yerleri, yüksek dağların üzerinde, tepelerde ve her yeşil ağacın altında bulunan yerleri tamamen yok edeceksiniz.