İbranice biçim עָפָר֙
Lemma עָפָר
Kök — שורש (şoreş, kök) עפר
Kaynak anlam (İngilizce): dirt; dust; powder
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 6 kullanım
Teknik kod
HNcmsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 12 kez, 10 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim עָפָר֙
Lemma עָפָר
Kök — שורש (şoreş, kök) עפר
Kaynak anlam (İngilizce): dirt; dust; powder
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 6 kullanım
HNcmsaİbranice biçim עֲפַ֣ר
Lemma עָפָר
Kök — שורש (şoreş, kök) עפר
Kaynak anlam (İngilizce): dirt; dust; powder
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 6 kullanım
HNcmscOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayitser Adonay Elohim et haadam afar min haadama vayipah beapav nişmat hayim vayehi haadam lenefeş haya.
וַיִּיצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים אֶת־הָֽאָדָ֗ם עָפָר֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה וַיִּפַּ֥ח בְּאַפָּ֖יו נִשְׁמַ֣ת חַיִּ֑ים וַֽיְהִ֥י הָֽאָדָ֖ם לְנֶ֥פֶשׁ חַיָּֽה׃
Adonay Tanrı insanı toprağın tozundan biçimlendirdi ve burnuna yaşam nefesini üfledi. Böylece insan canlı bir varlık oldu.
Bu ayette 2 kez
Bezeat apeha tohal lehem ad şuveha el haadama ki mimena lukaheta ki afar ata veel afar taşuv.
בְּזֵעַ֤ת אַפֶּ֙יךָ֙ תֹּ֣אכַל לֶ֔חֶם עַ֤ד שֽׁוּבְךָ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה כִּ֥י מִמֶּ֖נָּה לֻקָּ֑חְתָּ כִּֽי־עָפָ֣ר אַ֔תָּה וְאֶל־עָפָ֖ר תָּשֽׁוּב׃
Toprağa dönünceye kadar ekmeğini alın terinle yiyeceksin. Çünkü ondan alındın; topraksın ve toprağa döneceksin.”
Vesamti et zaraha kaafar haarets aşer im yuhal iş limnot et afar haarets gam zaraha yimane.
וְשַׂמְתִּ֥י אֶֽת־זַרְעֲךָ֖ כַּעֲפַ֣ר הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר ׀ אִם־יוּכַ֣ל אִ֗ישׁ לִמְנוֹת֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ גַּֽם־זַרְעֲךָ֖ יִמָּנֶֽה׃
Soyunu yeryüzünün tozu gibi yapacağım. Bir insan yeryüzünün tozunu sayabilirse senin soyun da sayılabilir.
Vayaan avraham vayomar hine na hoalti ledaber el Adonay veanohi afar vaefer.
וַיַּ֥עַן אַבְרָהָ֖ם וַיֹּאמַ֑ר הִנֵּה־נָ֤א הוֹאַ֙לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י וְאָנֹכִ֖י עָפָ֥ר וָאֵֽפֶר׃
Avraam cevap verdi: “Ben toz ve kül olduğum hâlde Efendimle konuşmaya cesaret ettim.
Vehol habeerot aşer haferu avde aviv bime avraham aviv sitemum peliştim vayemalum afar.
וְכָל־הַבְּאֵרֹ֗ת אֲשֶׁ֤ר חָֽפְרוּ֙ עַבְדֵ֣י אָבִ֔יו בִּימֵ֖י אַבְרָהָ֣ם אָבִ֑יו סִתְּמ֣וּם פְּלִשְׁתִּ֔ים וַיְמַלְא֖וּם עָפָֽר׃
Babası Avraam’ın zamanında babasının hizmetkârlarının kazdığı bütün kuyuları Peliştiler kapatıp toprakla doldurmuştu.
Vayomer Adonay el moşe emor el aharon nete et mateha vehah et afar haarets vehaya lehinim behol erets mitsrayim.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ אֱמֹר֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן נְטֵ֣ה אֶֽת־מַטְּךָ֔ וְהַ֖ךְ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֑רֶץ וְהָיָ֥ה לְכִנִּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Aaron’a söyle: ‘Değneğini uzatıp yerdeki toza vur; bütün Mısır ülkesinde bitlere dönüşsün.’”
Bu ayette 2 kez
Vayaasu hen vayet aharon et yado vemateu vayah et afar haarets vatehi hakinam baadam uvabehema kol afar haarets haya hinim behol erets mitsrayim.
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֗ן וַיֵּט֩ אַהֲרֹ֨ן אֶת־יָד֤וֹ בְמַטֵּ֙הוּ֙ וַיַּךְ֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָ֑ה כָּל־עֲפַ֥ר הָאָ֛רֶץ הָיָ֥ה כִנִּ֖ים בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Öyle yaptılar. Aaron elindeki değneği uzatıp yerdeki toza vurdu. İnsanları ve hayvanları bitler sardı. Bütün Mısır ülkesinde yerdeki toz bitlere dönüştü.
Venatats et habayit et avanav veet etsav veet kol afar habayit vehotsi el mihuts lair el makom tame.
וְנָתַ֣ץ אֶת־הַבַּ֗יִת אֶת־אֲבָנָיו֙ וְאֶת־עֵצָ֔יו וְאֵ֖ת כָּל־עֲפַ֣ר הַבָּ֑יִת וְהוֹצִיא֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
Ev yıkılacak; taşları, ahşapları ve bütün sıvası şehrin dışına, arınmamış bir yere çıkarılacak.
Mi mana afar yaakov umispar et rova yisrael tamot nafşi mot yeşarim utehi ahariti kamou.
מִ֤י מָנָה֙ עֲפַ֣ר יַעֲקֹ֔ב וּמִסְפָּ֖ר אֶת־רֹ֣בַע יִשְׂרָאֵ֑ל תָּמֹ֤ת נַפְשִׁי֙ מ֣וֹת יְשָׁרִ֔ים וּתְהִ֥י אַחֲרִיתִ֖י כָּמֹֽהוּ׃
Yaakov’un toz kadar çok olanlarını kim sayabilir? İsrael’in dörtte birini kim hesaplayabilir? Canım dürüstlerin ölümüyle ölsün, sonum onunki gibi olsun!”
Meze raav ulehume reşef veketev meriri veşen behemot aşalah bam im hamat zohale afar.
מְזֵ֥י רָעָ֛ב וּלְחֻ֥מֵי רֶ֖שֶׁף וְקֶ֣טֶב מְרִירִ֑י וְשֶׁן־בְּהֵמוֹת֙ אֲשַׁלַּח־בָּ֔ם עִם־חֲמַ֖ת זֹחֲלֵ֥י עָפָֽר׃
Açlıkla eriyecek, yakıcı ateş ve acı salgınla kavrulacaklar. Üzerlerine hayvanların dişlerini, toprakta sürünenlerin zehrini göndereceğim.