Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to be able to; to endure; to succeed; to prevail; to overcome
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 7 kez
Teknik kod
HVqi1cpTORA’DA KELİME
gücü yetmek; yapabilmek
nuhal okunuşu Tora’da 7 kez, 6 farklı ayette görülür.
Vayaan lavan uvetuel vayomeru meAdonay yatsa hadavar lo nuhal daber eleha ra o tov.
וַיַּ֨עַן לָבָ֤ן וּבְתוּאֵל֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵיְהוָ֖ה יָצָ֣א הַדָּבָ֑ר לֹ֥א נוּכַ֛ל דַּבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ רַ֥ע אוֹ־טֽוֹב׃
Lavan ile Betuel şöyle cevap verdiler: “Bu iş Adonay’dan çıktı. Sana iyi ya da kötü bir şey söyleyemeyiz.
Vayomeru lo nuhal ad aşer yeasefu kol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişkinu hatson.
וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃
“Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”
Vayomeru alehem lo nuhal laasot hadavar haze latet et ahotenu leiş aşer lo orla ki herpa hi lanu.
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵיהֶ֗ם לֹ֤א נוּכַל֙ לַעֲשׂוֹת֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לָתֵת֙ אֶת־אֲחֹתֵ֔נוּ לְאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ל֣וֹ עָרְלָ֑ה כִּֽי־חֶרְפָּ֥ה הִ֖וא לָֽנוּ׃
Onlara şöyle dediler: “Kız kardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz. Bu bizim için utançtır.
Bu ayette 2 kez
Vanomer lo nuhal laredet im yeş ahinu hakaton itanu veyaradnu ki lo nuhal lirot pene haiş veahinu hakaton enenu itanu.
וַנֹּ֕אמֶר לֹ֥א נוּכַ֖ל לָרֶ֑דֶת אִם־יֵשׁ֩ אָחִ֨ינוּ הַקָּטֹ֤ן אִתָּ֙נוּ֙ וְיָרַ֔דְנוּ כִּי־לֹ֣א נוּכַ֗ל לִרְאוֹת֙ פְּנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְאָחִ֥ינוּ הַקָּטֹ֖ן אֵינֶ֥נּוּ אִתָּֽנוּ׃
Biz de, ‘Gidemeyiz’ dedik. ‘En küçük kardeşimiz yanımızda olursa gideriz. En küçük kardeşimiz yanımızda olmadan adamın karşısına çıkamayız.’
Vayahas kalev et haam el moşe vayomer alo naale veyaraşnu otah ki yahol nuhal lah.
וַיַּ֧הַס כָּלֵ֛ב אֶת־הָעָ֖ם אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר עָלֹ֤ה נַעֲלֶה֙ וְיָרַ֣שְׁנוּ אֹתָ֔הּ כִּֽי־יָכ֥וֹל נוּכַ֖ל לָֽהּ׃
Kalev halkı Moşe’nin önünde susturup, “Mutlaka çıkalım ve ülkeyi ele geçirelim; bunu kesinlikle başarabiliriz!” dedi.
Vehaanaşim aşer alu imo ameru lo nuhal laalot el haam ki hazak u mimenu.
וְהָ֨אֲנָשִׁ֜ים אֲשֶׁר־עָל֤וּ עִמּוֹ֙ אָֽמְר֔וּ לֹ֥א נוּכַ֖ל לַעֲל֣וֹת אֶל־הָעָ֑ם כִּֽי־חָזָ֥ק ה֖וּא מִמֶּֽנּוּ׃
Ama onunla birlikte çıkan adamlar, “O halka karşı çıkamayız; çünkü bizden daha güçlüler” dediler.
Dilbilgisel çözümleme
to be able to; to endure; to succeed; to prevail; to overcome
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HVqi1cpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.