TORA LEMMA DİZİNİ
אָכַל
Bu lemma Tora’da 328 kez, 274 ayette kullanılır.
Sözlük bilgisi
Türkçe anlam: yemek, yedirmek; tüketmek, yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak
Kök — שורש (şoreş, kök): אכל
Kelime türü kodu: V
UBS kaynak glossları
to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up; to give to eat > to give to enjoy; to eat > to take space; to eat > to receive (a sacrifice); to eat words > to listen carefully to (someone's) words; to eat the fruits > to bear the consequences; to denounce; to slander
Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit65 kullanım54 ayet
- Şemot52 kullanım44 ayet
- Vayikra104 kullanım81 ayet
- Bamidbar27 kullanım24 ayet
- Devarim80 kullanım71 ayet
Yazılı biçimler
- יֵאָכֵ֣ל 50 kullanım
- תֹּאכְל֤וּ 46 kullanım
- תֹּאכַ֣ל 34 kullanım
- וְאָכַלְתָּ֖ 15 kullanım
- וְאָכַ֣ל 13 kullanım
- וַאֲכַלְתֶּ֤ם 13 kullanım
- לֶאֱכֹ֗ל 13 kullanım
- וְיֹ֥אכַל 11 kullanım
- אֻכָּֽל 10 kullanım
- יֹאכְל֥וּ 10 kullanım
- תֹּאכֲלֶ֑נּוּ 9 kullanım
- וְאָכְל֥וּ 8 kullanım
- וַיֹּאכְל֖וּ 7 kullanım
- וַתֹּ֨אכַל֙ 7 kullanım
- וְאָכְלָ֣ה 6 kullanım
- יֹאכְלֶ֑נּוּ 6 kullanım
- אָֽכְלָה֙ 4 kullanım
- אָכַ֔לְתִּי 4 kullanım
- אָֽכְל֤וּ 3 kullanım
- אֹכֶ֖לֶת 3 kullanım
- הָאֹכֶ֥לֶת 3 kullanım
- יֹאכְלֻֽהוּ 3 kullanım
- נֹּאכַ֤֖ל 3 kullanım
- אָכ֨וֹל 2 kullanım
- אֲכָלָ֑תְהוּ 2 kullanım
- אֲכַלְתֶּ֤ם 2 kullanım
- הֵאָכֹ֣ל 2 kullanım
- וַאֲכָלֻ֖הוּ 2 kullanım
- וְאָכַ֤לְתִּי 2 kullanım
- וְהָֽאֹכֵל֙ 2 kullanım
- וַתֹּאכַ֣לְנָה 2 kullanım
- יֹֽאכְל֖וּן 2 kullanım
- יֹֽאכֲלֶ֔נָּה 2 kullanım
- אוֹכֵ֑ל 1 kullanım
- אִכְלֻ֣הוּ 1 kullanım
- אֹכְלָ֖יו 1 kullanım
- אֲכָלְךָ֥ 1 kullanım
- אֲכָלְכֶ֣ם 1 kullanım
- אֲכָלַ֥נִי 1 kullanım
- בַּאֲכֹ֣ל 1 kullanım
- בַּאֲכָלְכֶ֖ם 1 kullanım
- בְּאָכְלָ֖ם 1 kullanım
- בְּאָכְלֵ֥נוּ 1 kullanım
- הָאֹכְלִ֤ים 1 kullanım
- הֶאֱכַ֤לְתִּי 1 kullanım
- הַמַּֽאֲכִ֨לְךָ֥ 1 kullanım
- הַֽנֶּאֱכֶ֔לֶת 1 kullanım
- וְאִכְל֥וּהָ 1 kullanım
- וְאֹֽכְלָיו֙ 1 kullanım
- וַיַּֽאֲכִֽלְךָ֤ 1 kullanım
- וְלֶאֱכֹ֥ל 1 kullanım
- וְנֶאֱכַ֣ל 1 kullanım
- וְנֹאכֵֽלָה 1 kullanım
- יֹאכְלֽוּהָ 1 kullanım
- יֹאכְלֵ֖מוֹ 1 kullanım
- תֹאכְלֻֽהוּ 1 kullanım
- תֹאכְל֖וּם 1 kullanım
- תֹּאכְל֖וּן 1 kullanım
- תֹאכְלֵ֥ם 1 kullanım
- תֹּֽאכֲלֶ֔נָּה 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- tohelu 46 kullanım
- yohal 24 kullanım
- tohal 23 kullanım
- yeahel 22 kullanım
- veahalta 15 kullanım
- leehol 13 kullanım
- vaahaltem 13 kullanım
- veahal 9 kullanım
- yohelu 8 kullanım
- vatohal 7 kullanım
- vayohal 7 kullanım
- vayohelu 7 kullanım
- tohel 6 kullanım
- tohelenu 6 kullanım
- ahol 5 kullanım
- ohel 5 kullanım
- teahel 5 kullanım
- Veohlu 5 kullanım
- yohel 4 kullanım
- ahalti 3 kullanım
- ahelu 3 kullanım
- haohelet 3 kullanım
- ohela 3 kullanım
- tohalenu 3 kullanım
- veohela 3 kullanım
- veyohal 3 kullanım
- yohelenu 3 kullanım
- yoheluu 3 kullanım
- ahalateu 2 kullanım
- ahaltem 2 kullanım
- heahol 2 kullanım
- nohal 2 kullanım
- ohelet 2 kullanım
- vaahaluu 2 kullanım
- vaohel 2 kullanım
- Vatohalna 2 kullanım
- veahalti 2 kullanım
- veahelu 2 kullanım
- Vehaohel 2 kullanım
- veohla 2 kullanım
- yaahilenu 2 kullanım
- yohalena 2 kullanım
- yohelun 2 kullanım
- ahal 1 kullanım
- ahalani 1 kullanım
- ahaleha 1 kullanım
- ahalehem 1 kullanım
- ahaleta 1 kullanım
- ahaleti 1 kullanım
- ahela 1 kullanım
- baahalehem 1 kullanım
- baahol 1 kullanım
- beohlam 1 kullanım
- beohlenu 1 kullanım
- Hamaahilha 1 kullanım
- haneehelet 1 kullanım
- haohelim 1 kullanım
- heehalti 1 kullanım
- ihluu 1 kullanım
- nohel 1 kullanım
- ohal 1 kullanım
- ohelav 1 kullanım
- tohalena 1 kullanım
- tohelem 1 kullanım
- tohelum 1 kullanım
- tohelun 1 kullanım
- toheluu 1 kullanım
- ukal 1 kullanım
- vaahalah 1 kullanım
- vaohal 1 kullanım
- vayaahileha 1 kullanım
- vayeahel 1 kullanım
- veahol 1 kullanım
- veihlu 1 kullanım
- veihluha 1 kullanım
- veleehol 1 kullanım
- veneehal 1 kullanım
- venohela 1 kullanım
- Veohelav 1 kullanım
- yeahelu 1 kullanım
- yeohlu 1 kullanım
- yohalenu 1 kullanım
- yohelemo 1 kullanım
- yoheluha 1 kullanım
Dilbilgisel biçimler
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (45 kullanım · HVqi2mp)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (27 kullanım · HVqi3ms)
- fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (22 kullanım · HVNi3ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (20 kullanım · HVqi2ms)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (14 kullanım · HC/Vqq2ms)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı (14 kullanım · HR/Vqc)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (13 kullanım · HC/Vqq2mp)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (9 kullanım · HC/Vqq3ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (9 kullanım · HVqi3fs)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (8 kullanım · HVqi3mp)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (7 kullanım · HC/Vqw3mp)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (7 kullanım · HC/Vqw3ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (7 kullanım · HVqi2ms/Sp3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (6 kullanım · HC/Vqw3fs)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım · HC/Vqq3cp)
- fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım · HVNi3fs)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım · HVqrmsa)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım · HVqi3ms/Sp3ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım · HVqp1cs)
- fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (4 kullanım · HVqrfsa)
- bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım · HC/Vqh1cs)
- bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Vqi3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım · HC/Vqw1cs)
- belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (3 kullanım · HTd/Vqrfsa)
- fiil, Kal, mastar mutlak (3 kullanım · HVqa)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım · HVqi1cp)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVqi3mp/Sp3ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım · HVqp3cp)
- bağlaç + belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım · HC/Td/Vqrmsa)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım · HC/Vqq1cs)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqq3cp/Sp3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul (2 kullanım · HC/Vqw3fp)
- fiil, Nifal, mastar mutlak (2 kullanım · HVNa)
- fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HVNi3mp)
- fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım · HVhi3ms/Sp1cp)
- fiil, Kal, mastar yapılı (2 kullanım · HVqc)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (2 kullanım · HVqi3mp/Sn)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HVqi3ms/Sp3fs)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HVqp2mp)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVqp3fs/Sp3ms)
- bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HC/R/Vqc)
- bağlaç + fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/VNp3ms)
- bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/VNw3ms)
- bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vhw3ms/Sp2ms)
- bağlaç + fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım · HC/Vqa)
- bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqh1cp)
- bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqp2ms)
- bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqp3cp)
- bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vqp3ms/Sp3fs)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq1cp)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vqq3fs)
- bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqrmpc/Sp3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqv2mp)
- bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vqv2mp/Sp3fs)
- bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil + paragogik he (1 kullanım · HC/Vqv2ms/Sh)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqw2ms)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HR/Vqc/Sp1cp)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Vqc/Sp2mp)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Vqc/Sp3mp)
- belirli artikel + fiil, Nifal, edilgen ortaç, f. kişi (1 kullanım · HTd/VNsfsa)
- belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HTd/Vhrmsc/Sp2ms)
- belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HTd/Vqrmpa)
- fiil, Kal edilgen, edilgen ortaç, m. kişi (1 kullanım · HVQsmsa)
- fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVhp1cs)
- fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqc/Sp2mp)
- fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqc/Sp2ms)
- fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqh1cs)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqi1cs)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım · HVqi2mp/Sn)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqi2mp/Sp3mp)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi2mp/Sp3ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqi2ms/Sp3fs)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqi3fs/Sp1cp)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqi3fs/Sp3mp)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi3fs/Sp3ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqi3mp/Sp3fs)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqi3ms/Sp3mp)
- fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqj2mp)
- fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqj3ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqp2ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqp3fs)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqp3ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqp3ms/Sp1cs)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqrmpc/Sp3ms)
- fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqv2mp/Sp3ms)
Geçtiği ayetler
Bereşit 2:16
Bu ayette 2 eşleşme
Vayetsav Adonay Elohim al haadam lemor mikol ets hagan ahol tohel.
וַיְצַו֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֔ים עַל־הָֽאָדָ֖ם לֵאמֹ֑ר מִכֹּ֥ל עֵֽץ־הַגָּ֖ן אָכֹ֥ל תֹּאכֵֽל׃
Adonay Tanrı insana şöyle buyurdu: “Bahçedeki her ağaçtan yiyebilirsin.
Bereşit 2:17
Bu ayette 2 eşleşme
Umeets hadaat tov vara lo tohal mimenu ki beyom ahaleha mimenu mot tamut.
וּמֵעֵ֗ץ הַדַּ֙עַת֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ כִּ֗י בְּי֛וֹם אֲכָלְךָ֥ מִמֶּ֖נּוּ מ֥וֹת תָּמֽוּת׃
Ama İyiyi ve Kötüyü Bilme Ağacı’ndan yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün kesinlikle öleceksin.”
Bereşit 3:1
Vehanahaş haya arum mikol hayat hasade aşer asa Adonay Elohim vayomer el haişa af ki amar Elohim lo tohelu mikol ets hagan.
וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן׃
Yılan, Adonay Tanrı’nın yaptığı bütün kır hayvanlarından daha kurnazdı. Kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki hiçbir ağaçtan yemeyeceksiniz’ mi dedi?” diye sordu.
Bereşit 3:2
Vatomer haişa el hanahaş miperi ets hagan nohel.
וַתֹּ֥אמֶר הָֽאִשָּׁ֖ה אֶל־הַנָּחָ֑שׁ מִפְּרִ֥י עֵֽץ־הַגָּ֖ן נֹאכֵֽל׃
Kadın yılana, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” dedi.
Bereşit 3:3
Umiperi haets aşer betoh hagan amar Elohim lo tohelu mimenu velo tigeu bo pen temutun.
וּמִפְּרִ֣י הָעֵץ֮ אֲשֶׁ֣ר בְּתוֹךְ־הַגָּן֒ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים לֹ֤א תֹֽאכְלוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ וְלֹ֥א תִגְּע֖וּ בּ֑וֹ פֶּן־תְּמֻתֽוּן׃
“Ama bahçenin ortasındaki ağacın meyvesi için Tanrı, ‘Ondan yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”
Bereşit 3:5
Ki yodea Elohim ki beyom ahalehem mimenu venifkehu enehem vihyitem kelohim yodee tov vara.
כִּ֚י יֹדֵ֣עַ אֱלֹהִ֔ים כִּ֗י בְּיוֹם֙ אֲכָלְכֶ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְנִפְקְח֖וּ עֵֽינֵיכֶ֑ם וִהְיִיתֶם֙ כֵּֽאלֹהִ֔ים יֹדְעֵ֖י ט֥וֹב וָרָֽע׃
“Çünkü Tanrı biliyor ki ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak; iyiyi ve kötüyü bilen Tanrı gibi olacaksınız.”
Bereşit 3:6
Bu ayette 2 eşleşme
Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.
וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃
Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.
Bereşit 3:11
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer mi higid leha ki erom ata hamin haets aşer tsivitiha levilti ahol mimenu ahaleta.
וַיֹּ֕אמֶר מִ֚י הִגִּ֣יד לְךָ֔ כִּ֥י עֵירֹ֖ם אָ֑תָּה הֲמִן־הָעֵ֗ץ אֲשֶׁ֧ר צִוִּיתִ֛יךָ לְבִלְתִּ֥י אֲכָל־מִמֶּ֖נּוּ אָכָֽלְתָּ׃
Tanrı, “Çıplak olduğunu sana kim söyledi? Sana yememeni buyurduğum ağaçtan mı yedin?” diye sordu.
Bereşit 3:12
Vayomer haadam haişa aşer natata imadi hi natena li min haets vaohel.
וַיֹּ֖אמֶר הָֽאָדָ֑ם הָֽאִשָּׁה֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה עִמָּדִ֔י הִ֛וא נָֽתְנָה־לִּ֥י מִן־הָעֵ֖ץ וָאֹכֵֽל׃
İnsan, “Yanıma verdiğin kadın, o bana ağaçtan verdi; ben de yedim” dedi.
Bereşit 3:13
Vayomer Adonay Elohim laişa ma zot asit vatomer haişa hanahaş hişiani vaohel.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֧ה אֱלֹהִ֛ים לָאִשָּׁ֖ה מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֑ית וַתֹּ֙אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה הַנָּחָ֥שׁ הִשִּׁיאַ֖נִי וָאֹכֵֽל׃
Adonay Tanrı kadına, “Bu yaptığın nedir?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı; ben de yedim” dedi.
Bereşit 3:14
Vayomer Adonay Elohim el hanahaş ki asita zot arur ata mikol habehema umikol hayat hasade al gehoneha teleh veafar tohal kol yeme hayeha.
וַיֹּאמֶר֩ יְהֹוָ֨ה אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶֽל־הַנָּחָשׁ֮ כִּ֣י עָשִׂ֣יתָ זֹּאת֒ אָר֤וּר אַתָּה֙ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֔ה וּמִכֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה עַל־גְּחֹנְךָ֣ תֵלֵ֔ךְ וְעָפָ֥ר תֹּאכַ֖ל כָּל־יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃
Adonay Tanrı yılana, “Bunu yaptığın için bütün evcil hayvanlardan ve bütün kır hayvanlarından daha lanetlisin. Karnının üzerinde yürüyecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.
Bereşit 3:17
Bu ayette 3 eşleşme
Uleadam amar ki şamata lekol işteha vatohal min haets aşer tsivitiha lemor lo tohal mimenu arura haadama baavureha beitsavon tohalena kol yeme hayeha.
וּלְאָדָ֣ם אָמַ֗ר כִּֽי־שָׁמַעְתָּ֮ לְק֣וֹל אִשְׁתֶּךָ֒ וַתֹּ֙אכַל֙ מִן־הָעֵ֔ץ אֲשֶׁ֤ר צִוִּיתִ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ אֲרוּרָ֤ה הָֽאֲדָמָה֙ בַּֽעֲבוּרֶ֔ךָ בְּעִצָּבוֹן֙ תֹּֽאכֲלֶ֔נָּה כֹּ֖ל יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃
Adam’a şöyle dedi: “Karının sözünü dinlediğin ve sana ‘Ondan yemeyeceksin’ diye buyurduğum ağaçtan yediğin için, toprak senin yüzünden lanetli oldu. Yaşamın boyunca ondan zahmetle yiyecek elde edeceksin.
Bereşit 3:18
Vekots vedardar tatsmiah lah veahalta et esev hasade.
וְק֥וֹץ וְדַרְדַּ֖ר תַּצְמִ֣יחַֽ לָ֑ךְ וְאָכַלְתָּ֖ אֶת־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶֽה׃
Sana dikenler ve çalılar yetiştirecek; kırın bitkilerini yiyeceksin.
Bereşit 3:19
Bezeat apeha tohal lehem ad şuveha el haadama ki mimena lukaheta ki afar ata veel afar taşuv.
בְּזֵעַ֤ת אַפֶּ֙יךָ֙ תֹּ֣אכַל לֶ֔חֶם עַ֤ד שֽׁוּבְךָ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה כִּ֥י מִמֶּ֖נָּה לֻקָּ֑חְתָּ כִּֽי־עָפָ֣ר אַ֔תָּה וְאֶל־עָפָ֖ר תָּשֽׁוּב׃
Toprağa dönünceye kadar ekmeğini alın terinle yiyeceksin. Çünkü ondan alındın; topraksın ve toprağa döneceksin.”
Bereşit 3:22
Vayomer Adonay Elohim hen haadam haya keahad mimenu ladaat tov vara veata pen yişlah yado velakah gam meets hahayim veahal vahay leolam.
וַיֹּ֣אמֶר ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֗ים הֵ֤ן הָֽאָדָם֙ הָיָה֙ כְּאַחַ֣ד מִמֶּ֔נּוּ לָדַ֖עַת ט֣וֹב וָרָ֑ע וְעַתָּ֣ה ׀ פֶּן־יִשְׁלַ֣ח יָד֗וֹ וְלָקַח֙ גַּ֚ם מֵעֵ֣ץ הַֽחַיִּ֔ים וְאָכַ֖ל וָחַ֥י לְעֹלָֽם׃
Adonay Tanrı, “İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmek bakımından bizden biri gibi oldu. Şimdi elini uzatıp Yaşam Ağacı’ndan da almasın, yiyip sonsuza dek yaşamasın” dedi.
Bereşit 6:21
Veata kah leha mikol maahal aşer yeahel veasafta eleha vehaya leha velahem leohla.
וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֗ מִכָּל־מַֽאֲכָל֙ אֲשֶׁ֣ר יֵֽאָכֵ֔ל וְאָסַפְתָּ֖ אֵלֶ֑יךָ וְהָיָ֥ה לְךָ֛ וְלָהֶ֖ם לְאָכְלָֽה׃
Sen de yenebilen her türlü yiyecekten alıp yanında biriktir. Bunlar senin ve onların yiyeceği olacak.”
Bereşit 9:4
Ah basar benafşo damo lo tohelu.
אַךְ־בָּשָׂ֕ר בְּנַפְשׁ֥וֹ דָמ֖וֹ לֹ֥א תֹאכֵֽלוּ׃
Ancak eti, canı olan kanıyla birlikte yemeyeceksiniz.
Bereşit 14:24
Biladay rak aşer ahelu hanearim vehelek haanaşim aşer halehu iti aner eşkol umamre hem yikhu helkam.
בִּלְעָדַ֗י רַ֚ק אֲשֶׁ֣ר אָֽכְל֣וּ הַנְּעָרִ֔ים וְחֵ֙לֶק֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָלְכ֖וּ אִתִּ֑י עָנֵר֙ אֶשְׁכֹּ֣ל וּמַמְרֵ֔א הֵ֖ם יִקְח֥וּ חֶלְקָֽם׃ (ס)
Benim için bir şey yok; yalnız gençlerin yedikleri ve benimle gelen Aner, Eşkol ve Mamre’nin payları hariç. Onlar kendi paylarını alsınlar.”
Bereşit 18:8
Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.
וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃
Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.
Bereşit 19:3
Vayiftsar bam meod vayasuru elav vayavou el beto vayaas lahem mişte umatsot afa vayohelu.
וַיִּפְצַר־בָּ֣ם מְאֹ֔ד וַיָּסֻ֣רוּ אֵלָ֔יו וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיַּ֤עַשׂ לָהֶם֙ מִשְׁתֶּ֔ה וּמַצּ֥וֹת אָפָ֖ה וַיֹּאכֵֽלוּ׃
Lot çok ısrar edince onunla birlikte evine gittiler. Lot onlara bir şölen hazırladı, mayasız ekmekler pişirdi ve yediler.
Bereşit 24:33
Bu ayette 2 eşleşme
Vayusam lefanav leehol vayomer lo ohal ad im dibarti devaray vayomer daber.
ויישם [וַיּוּשַׂ֤ם] לְפָנָיו֙ לֶאֱכֹ֔ל וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל עַ֥ד אִם־דִּבַּ֖רְתִּי דְּבָרָ֑י וַיֹּ֖אמֶר דַּבֵּֽר׃
Önüne yemek kondu. Ama o, “Söyleyeceklerimi söylemeden yemeyeceğim” dedi. Lavan, “Söyle” dedi.
Bereşit 24:54
Vayohelu vayiştu u vehaanaşim aşer imo vayalinu vayakumu vaboker vayomer şalehuni ladoni.
וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֗וּ ה֛וּא וְהָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ וַיָּלִ֑ינוּ וַיָּק֣וּמוּ בַבֹּ֔קֶר וַיֹּ֖אמֶר שַׁלְּחֻ֥נִי לַֽאדֹנִֽי׃
Kendisi ve yanındaki adamlar yiyip içtiler; geceyi orada geçirdiler. Sabah kalkınca, “Beni efendime gönderin” dedi.
Bereşit 25:34
Veyaakov natan leesav lehem unezid adaşim vayohal vayeşt vayakom vayelah vayivez esav et habehora.
וְיַעֲקֹ֞ב נָתַ֣ן לְעֵשָׂ֗ו לֶ֚חֶם וּנְזִ֣יד עֲדָשִׁ֔ים וַיֹּ֣אכַל וַיֵּ֔שְׁתְּ וַיָּ֖קָם וַיֵּלַ֑ךְ וַיִּ֥בֶז עֵשָׂ֖ו אֶת־הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)
Yaakov, Esav’a ekmek ve mercimek yemeği verdi. Esav yedi, içti, kalkıp gitti. Böylece Esav ilk oğulluk hakkını küçümsedi.
Bereşit 26:30
Vayaas lahem mişte vayohelu vayiştu.
וַיַּ֤עַשׂ לָהֶם֙ מִשְׁתֶּ֔ה וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃
Yitshak onlara bir şölen verdi; yiyip içtiler.
Bereşit 27:4
Vaase li matamim kaaşer ahavti vehavia li veohela baavur tevarehha nafşi beterem amut.
וַעֲשֵׂה־לִ֨י מַטְעַמִּ֜ים כַּאֲשֶׁ֥ר אָהַ֛בְתִּי וְהָבִ֥יאָה לִּ֖י וְאֹכֵ֑לָה בַּעֲב֛וּר תְּבָרֶכְךָ֥ נַפְשִׁ֖י בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת׃
Sevdiğim gibi lezzetli yemekler hazırla, bana getir de yiyeyim. Böylece ölmeden önce seni gönülden kutsayayım.”
Bereşit 27:7
Havia li tsayid vaase li matamim veohela vaavarehha lifne Adonay lifne moti.
הָבִ֨יאָה לִּ֥י צַ֛יִד וַעֲשֵׂה־לִ֥י מַטְעַמִּ֖ים וְאֹכֵ֑לָה וַאֲבָרֶכְכָ֛ה לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לִפְנֵ֥י מוֹתִֽי׃
‘Bana av eti getir, lezzetli yemekler hazırla da yiyeyim. Ölmeden önce Adonay’ın huzurunda seni kutsayayım.’
Bereşit 27:10
Veheveta leaviha veahal baavur aşer yevarehha lifne moto.
וְהֵבֵאתָ֥ לְאָבִ֖יךָ וְאָכָ֑ל בַּעֲבֻ֛ר אֲשֶׁ֥ר יְבָרֶכְךָ֖ לִפְנֵ֥י מוֹתֽוֹ׃
Babana götürürsün, o da yer; böylece ölmeden önce seni kutsar.”
Bereşit 27:19
Vayomer yaakov el aviv anohi esav behoreha asiti kaaşer dibarta elay kum na şeva veohla mitsedi baavur tevarahani nafşeha.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־אָבִ֗יו אָנֹכִי֙ עֵשָׂ֣ו בְּכֹרֶ֔ךָ עָשִׂ֕יתִי כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָ֑י קֽוּם־נָ֣א שְׁבָ֗ה וְאָכְלָה֙ מִצֵּידִ֔י בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ׃
Yaakov babasına, “Ben ilk oğlun Esav’ım” dedi. “Bana söylediğini yaptım. Lütfen kalk, otur ve av etimden ye ki beni gönülden kutsayasın.”
Bereşit 27:25
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer hagişa li veohela mitsed beni lemaan tevarehha nafşi vayageş lo vayohal vayave lo yayin vayeşt.
וַיֹּ֗אמֶר הַגִּ֤שָׁה לִּי֙ וְאֹֽכְלָה֙ מִצֵּ֣יד בְּנִ֔י לְמַ֥עַן תְּבָֽרֶכְךָ֖ נַפְשִׁ֑י וַיַּגֶּשׁ־לוֹ֙ וַיֹּאכַ֔ל וַיָּ֧בֵא ל֦וֹ יַ֖יִן וַיֵּֽשְׁתְּ׃
Yitshak, “Önüme getir de oğlumun av etinden yiyeyim ve seni gönülden kutsayayım” dedi. Yaakov yemeği ona getirdi, o da yedi. Şarap getirdi, o da içti.
Bereşit 27:31
Vayaas gam u matamim vayave leaviv vayomer leaviv yakum avi veyohal mitsed beno baavur tevarahani nafşeha.
וַיַּ֤עַשׂ גַּם־הוּא֙ מַטְעַמִּ֔ים וַיָּבֵ֖א לְאָבִ֑יו וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֗יו יָקֻ֤ם אָבִי֙ וְיֹאכַל֙ מִצֵּ֣יד בְּנ֔וֹ בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ׃
O da lezzetli yemekler hazırlayıp babasına getirdi. Babasına, “Babam kalksın, oğlunun av etinden yesin de beni gönülden kutsasın” dedi.
Bereşit 27:33
Vayeherad yitshak harada gedola ad meod vayomer mi efo u hatsad tsayid vayave li vaohal mikol beterem tavo vaavaraheu gam baruh yihye.
וַיֶּחֱרַ֨ד יִצְחָ֣ק חֲרָדָה֮ גְּדֹלָ֣ה עַד־מְאֹד֒ וַיֹּ֡אמֶר מִֽי־אֵפ֡וֹא ה֣וּא הַצָּֽד־צַיִד֩ וַיָּ֨בֵא לִ֜י וָאֹכַ֥ל מִכֹּ֛ל בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא וָאֲבָרֲכֵ֑הוּ גַּם־בָּר֖וּךְ יִהְיֶֽה׃
Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”
Bereşit 28:20
Vayidar yaakov neder lemor im yihye Elohim imadi uşemarani badereh haze aşer anohi holeh venatan li lehem leehol uveged lilboş.
וַיִּדַּ֥ר יַעֲקֹ֖ב נֶ֣דֶר לֵאמֹ֑ר אִם־יִהְיֶ֨ה אֱלֹהִ֜ים עִמָּדִ֗י וּשְׁמָרַ֙נִי֙ בַּדֶּ֤רֶךְ הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר אָנֹכִ֣י הוֹלֵ֔ךְ וְנָֽתַן־לִ֥י לֶ֛חֶם לֶאֱכֹ֖ל וּבֶ֥גֶד לִלְבֹּֽשׁ׃
Yaakov şöyle adakta bulundu: “Tanrı benimle olur, çıktığım bu yolculukta beni korur, bana yiyecek ekmek ve giyecek giysi verirse,
Bereşit 31:15
Bu ayette 2 eşleşme
Halo naheriyot nehşavnu lo ki meharanu vayohal gam ahol et kaspenu.
הֲל֧וֹא נָכְרִיּ֛וֹת נֶחְשַׁ֥בְנוּ ל֖וֹ כִּ֣י מְכָרָ֑נוּ וַיֹּ֥אכַל גַּם־אָכ֖וֹל אֶת־כַּסְפֵּֽנוּ׃
Bizi yabancı saymıyor mu? Çünkü bizi sattı; üstelik paramızı da yiyip bitirdi.
Bereşit 31:38
Ze esrim şana anohi imah reheleha veizeha lo şikelu veele tsoneha lo ahaleti.
זֶה֩ עֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ עִמָּ֔ךְ רְחֵלֶ֥יךָ וְעִזֶּ֖יךָ לֹ֣א שִׁכֵּ֑לוּ וְאֵילֵ֥י צֹאנְךָ֖ לֹ֥א אָכָֽלְתִּי׃
Yirmi yıldır seninleyim. Koyunların ve keçilerin düşük yapmadı; sürünün koçlarını yemedim.
Bereşit 31:40
Hayiti vayom ahalani horev vekerah balayla vatidad şenati meenay.
הָיִ֧יתִי בַיּ֛וֹם אֲכָלַ֥נִי חֹ֖רֶב וְקֶ֣רַח בַּלָּ֑יְלָה וַתִּדַּ֥ד שְׁנָתִ֖י מֵֽעֵינָֽי׃
Gündüz kavurucu sıcak, gece dondurucu soğuk altında kaldım. Gözlerimden uyku kaçtı.
Bereşit 31:46
Vayomer yaakov leehav liktu avanim vayikhu avanim vayaasu gal vayohelu şam al hagal.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב לְאֶחָיו֙ לִקְט֣וּ אֲבָנִ֔ים וַיִּקְח֥וּ אֲבָנִ֖ים וַיַּֽעֲשׂוּ־גָ֑ל וַיֹּ֥אכְלוּ שָׁ֖ם עַל־הַגָּֽל׃
Akrabalarına, “Taş toplayın” dedi. Taş alıp bir yığın yaptılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.
Bereşit 31:54
Bu ayette 2 eşleşme
Vayizbah yaakov zevah bahar vayikra leehav leehol lahem vayohelu lehem vayalinu bahar.
וַיִּזְבַּ֨ח יַעֲקֹ֥ב זֶ֙בַח֙ בָּהָ֔ר וַיִּקְרָ֥א לְאֶחָ֖יו לֶאֱכָל־לָ֑חֶם וַיֹּ֣אכְלוּ לֶ֔חֶם וַיָּלִ֖ינוּ בָּהָֽר׃
Yaakov dağda bir kurban kesti ve akrabalarını yemek yemeye çağırdı. Yemek yediler ve geceyi dağda geçirdiler.
Bereşit 32:33
Al ken lo yohelu vene yisrael et gid hanaşe aşer al kaf hayareh ad hayom haze ki naga behaf yereh yaakov begid hanaşe.
עַל־כֵּ֡ן לֹֽא־יֹאכְל֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־גִּ֣יד הַנָּשֶׁ֗ה אֲשֶׁר֙ עַל־כַּ֣ף הַיָּרֵ֔ךְ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֤י נָגַע֙ בְּכַף־יֶ֣רֶךְ יַעֲקֹ֔ב בְּגִ֖יד הַנָּשֶֽׁה׃
Bu yüzden İsrael oğulları bugüne kadar kalça eklemi üzerindeki siyatik siniri yemez. Çünkü adam, Yaakov’un kalça eklemindeki siyatik sinire dokunmuştu.
Bereşit 37:20
Veata lehu venahargeu venaşliheu beahad haborot veamarnu haya raa ahalateu venire ma yihyu halomotav.
וְעַתָּ֣ה ׀ לְכ֣וּ וְנַֽהַרְגֵ֗הוּ וְנַשְׁלִכֵ֙הוּ֙ בְּאַחַ֣ד הַבֹּר֔וֹת וְאָמַ֕רְנוּ חַיָּ֥ה רָעָ֖ה אֲכָלָ֑תְהוּ וְנִרְאֶ֕ה מַה־יִּהְי֖וּ חֲלֹמֹתָֽיו׃
“Gelin, onu öldürüp çukurlardan birine atalım. ‘Vahşi bir hayvan onu yedi’ deriz. Bakalım o zaman rüyaları ne olacak!”
Bereşit 37:25
Vayeşevu leehol lehem vayisu enehem vayiru vehine orehat yişmeelim baa migilad ugemalehem noseim nehot utseri valot holehim lehorid mitsrayema.
וַיֵּשְׁבוּ֮ לֶֽאֱכָל־לֶחֶם֒ וַיִּשְׂא֤וּ עֵֽינֵיהֶם֙ וַיִּרְא֔וּ וְהִנֵּה֙ אֹרְחַ֣ת יִשְׁמְעֵאלִ֔ים בָּאָ֖ה מִגִּלְעָ֑ד וּגְמַלֵּיהֶ֣ם נֹֽשְׂאִ֗ים נְכֹאת֙ וּצְרִ֣י וָלֹ֔ט הוֹלְכִ֖ים לְהוֹרִ֥יד מִצְרָֽיְמָה׃
Yemek yemeye oturdular. Gözlerini kaldırıp baktıklarında Gilad’dan gelen bir Yişmaelli kervanı gördüler. Develeri baharat, balsam ve laden yüklüydü; bunları Mısır’a götürüyorlardı.
Bereşit 37:33
Vayakirah vayomer ketonet beni haya raa ahalateu tarof toraf yosef.
וַיַּכִּירָ֤הּ וַיֹּ֙אמֶר֙ כְּתֹ֣נֶת בְּנִ֔י חַיָּ֥ה רָעָ֖ה אֲכָלָ֑תְהוּ טָרֹ֥ף טֹרַ֖ף יוֹסֵֽף׃
Babası onu tanıyıp, “Oğlumun entarisi!” dedi. “Vahşi bir hayvan onu yemiş. Yosef paramparça edilmiş!”
Bereşit 39:6
Vayaazov kol aşer lo beyad yosef velo yada ito meuma ki im halehem aşer u ohel vayehi yosef yefe toar vife mare.
וַיַּעֲזֹ֣ב כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֮ בְּיַד־יוֹסֵף֒ וְלֹא־יָדַ֤ע אִתּוֹ֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁר־ה֣וּא אוֹכֵ֑ל וַיְהִ֣י יוֹסֵ֔ף יְפֵה־תֹ֖אַר וִיפֵ֥ה מַרְאֶֽה׃
Sahip olduğu her şeyi Yosef’in eline bıraktı. Yosef varken yediği yemek dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yosef güzel hatlı, güzel görünüşlüydü.
Bereşit 40:17
Uvasal haelyon mikol maahal paro maase ofe vehaof ohel otam min hasal meal roşi.
וּבַסַּ֣ל הָֽעֶלְי֔וֹן מִכֹּ֛ל מַאֲכַ֥ל פַּרְעֹ֖ה מַעֲשֵׂ֣ה אֹפֶ֑ה וְהָע֗וֹף אֹכֵ֥ל אֹתָ֛ם מִן־הַסַּ֖ל מֵעַ֥ל רֹאשִֽׁי׃
“En üstteki sepette Firavun için fırıncıların yaptığı her türlü yiyecek bulunuyordu. Kuşlar onları başımın üstündeki sepetten yiyordu.”
Bereşit 40:19
Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha mealeha vetala oteha al ets veahal haof et besareha mealeha.
בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֨א פַרְעֹ֤ה אֶת־רֹֽאשְׁךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְתָלָ֥ה אוֹתְךָ֖ עַל־עֵ֑ץ וְאָכַ֥ל הָע֛וֹף אֶת־בְּשָׂרְךָ֖ מֵעָלֶֽיךָ׃
Üç gün içinde Firavun başını gövdenden ayıracak ve seni bir ağaca asacak. Kuşlar üzerindeki etini yiyecek.”
Bereşit 41:4
Vatohalna haparot raot hamare vedakot habasar et şeva haparot yefot hamare vehaberiot vayikats paro.
וַתֹּאכַ֣לְנָה הַפָּר֗וֹת רָע֤וֹת הַמַּרְאֶה֙ וְדַקֹּ֣ת הַבָּשָׂ֔ר אֵ֚ת שֶׁ֣בַע הַפָּר֔וֹת יְפֹ֥ת הַמַּרְאֶ֖ה וְהַבְּרִיאֹ֑ת וַיִּיקַ֖ץ פַּרְעֹֽה׃
Çirkin görünüşlü, cılız inekler güzel görünüşlü, semiz yedi ineği yediler. Firavun uyandı.
Bereşit 41:20
Vatohalna haparot harakot veharaot et şeva haparot harişonot haberiot.
וַתֹּאכַ֙לְנָה֙ הַפָּר֔וֹת הָרַקּ֖וֹת וְהָרָע֑וֹת אֵ֣ת שֶׁ֧בַע הַפָּר֛וֹת הָרִאשֹׁנ֖וֹת הַבְּרִיאֹֽת׃
Cılız ve çirkin inekler önce çıkan semiz yedi ineği yediler.
Bereşit 43:2
Vayehi kaaşer kilu leehol et haşever aşer heviu mimitsrayim vayomer alehem avihem şuvu şivru lanu meat ohel.
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר כִּלּוּ֙ לֶאֱכֹ֣ל אֶת־הַשֶּׁ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר הֵבִ֖יאוּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃
Mısır’dan getirdikleri tahılı yiyip bitirince babaları onlara, “Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın” dedi.
Bereşit 43:16
Vayar yosef itam et binyamin vayomer laaşer al beto have et haanaşim habayeta utevoah tevah vehahen ki iti yohelu haanaşim batsohorayim.
וַיַּ֨רְא יוֹסֵ֣ף אִתָּם֮ אֶת־בִּנְיָמִין֒ וַיֹּ֙אמֶר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ הָבֵ֥א אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים הַבָּ֑יְתָה וּטְבֹ֤חַ טֶ֙בַח֙ וְהָכֵ֔ן כִּ֥י אִתִּ֛י יֹאכְל֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים בַּֽצָּהֳרָֽיִם׃
Yosef, Binyamin’i yanlarında görünce evinin sorumlusuna, “Bu adamları eve götür” dedi. “Bir hayvan kestirip yemek hazırlat. Bu adamlar öğleyin benimle yemek yiyecek.”
Bereşit 43:25
Vayahinu et haminha ad bo yosef batsohorayim ki şameu ki şam yohelu lahem.
וַיָּכִ֙ינוּ֙ אֶת־הַמִּנְחָ֔ה עַד־בּ֥וֹא יוֹסֵ֖ף בַּֽצָּהֳרָ֑יִם כִּ֣י שָֽׁמְע֔וּ כִּי־שָׁ֖ם יֹ֥אכְלוּ לָֽחֶם׃
Yosef öğleyin gelince sunacakları armağanı hazırladılar; çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı.
Bereşit 43:32
Bu ayette 2 eşleşme
Vayasimu lo levado velahem levadam velamitsrim haohelim ito levadam ki lo yuhelun hamitsrim leehol et haivrim lehem ki toeva hi lemitsrayim.
וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לְבַדּ֖וֹ וְלָהֶ֣ם לְבַדָּ֑ם וְלַמִּצְרִ֞ים הָאֹכְלִ֤ים אִתּוֹ֙ לְבַדָּ֔ם כִּי֩ לֹ֨א יוּכְל֜וּן הַמִּצְרִ֗ים לֶאֱכֹ֤ל אֶת־הָֽעִבְרִים֙ לֶ֔חֶם כִּי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לְמִצְרָֽיִם׃
Ona ayrı, kardeşlerine ayrı, onunla yemek yiyen Mısırlılara ayrı yemek sunuldu. Çünkü Mısırlılar İbranilerle birlikte yemek yiyemezdi; bunu iğrenç sayarlardı.