İbranice biçim מֵֽעָלֶ֔יךָ
Lemma עַל
Kök — שורש (şoreş, kök) עלה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): above
Biçim: edat + edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 5 kullanım
Teknik kod
HR/R/Sp2msTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 9 kez, 8 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim מֵֽעָלֶ֔יךָ
Lemma עַל
Kök — שורש (şoreş, kök) עלה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): above
Biçim: edat + edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 5 kullanım
HR/R/Sp2msİbranice biçim מֵֽעָלֶ֔יהָ
Lemma עַל
Kök — שורש (şoreş, kök) עלה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): above
Biçim: edat + edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 4 kullanım
HR/R/Sp3fsOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vatemaher vatored kadah mealeha vatomer şete vegam gemaleha aşke vaeşt vegam hagemalim hişkata.
וַתְּמַהֵ֗ר וַתּ֤וֹרֶד כַּדָּהּ֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ וַתֹּ֣אמֶר שְׁתֵ֔ה וְגַם־גְּמַלֶּ֖יךָ אַשְׁקֶ֑ה וָאֵ֕שְׁתְּ וְגַ֥ם הַגְּמַלִּ֖ים הִשְׁקָֽתָה׃
Testisini hemen omzundan indirip, ‘İç; develerine de su vereceğim’ dedi. Ben içtim; develere de içirdi.
Vatasar bigde almenutah mealeha vatehas batsaif vatitalaf vateşev befetah enayim aşer al dereh timnata ki raata ki gadal şela vehi lo nitena lo leişa.
וַתָּסַר֩ בִּגְדֵ֨י אַלְמְנוּתָ֜הּ מֵֽעָלֶ֗יהָ וַתְּכַ֤ס בַּצָּעִיף֙ וַתִּתְעַלָּ֔ף וַתֵּ֙שֶׁב֙ בְּפֶ֣תַח עֵינַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר עַל־דֶּ֣רֶךְ תִּמְנָ֑תָה כִּ֤י רָאֲתָה֙ כִּֽי־גָדַ֣ל שֵׁלָ֔ה וְהִ֕וא לֹֽא־נִתְּנָ֥ה ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Tamar dulluk giysilerini çıkardı, bir örtüyle yüzünü örtüp sarındı ve Timna yolu üzerindeki Enayim’in girişine oturdu. Çünkü Şela’nın büyüdüğünü, ama kendisinin ona eş olarak verilmediğini görmüştü.
Vatakom vateleh vatasar tseifah mealeha vatilbaş bigde almenutah.
וַתָּ֣קָם וַתֵּ֔לֶךְ וַתָּ֥סַר צְעִיפָ֖הּ מֵעָלֶ֑יהָ וַתִּלְבַּ֖שׁ בִּגְדֵ֥י אַלְמְנוּתָֽהּ׃
Tamar kalkıp gitti. Örtüsünü çıkardı ve dulluk giysilerini giydi.
Bu ayette 2 kez
Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha mealeha vetala oteha al ets veahal haof et besareha mealeha.
בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֨א פַרְעֹ֤ה אֶת־רֹֽאשְׁךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְתָלָ֥ה אוֹתְךָ֖ עַל־עֵ֑ץ וְאָכַ֥ל הָע֛וֹף אֶת־בְּשָׂרְךָ֖ מֵעָלֶֽיךָ׃
Üç gün içinde Firavun başını gövdenden ayıracak ve seni bir ağaca asacak. Kuşlar üzerindeki etini yiyecek.”
Veşafetu et haam behol et vehaya kol hadavar hagadol yaviu eleha vehol hadavar hakaton yişpetu hem vehakel mealeha venaseu itah.
וְשָׁפְט֣וּ אֶת־הָעָם֮ בְּכָל־עֵת֒ וְהָיָ֞ה כָּל־הַדָּבָ֤ר הַגָּדֹל֙ יָבִ֣יאוּ אֵלֶ֔יךָ וְכָל־הַדָּבָ֥ר הַקָּטֹ֖ן יִשְׁפְּטוּ־הֵ֑ם וְהָקֵל֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְנָשְׂא֖וּ אִתָּֽךְ׃
Her zaman halkın davalarına onlar baksınlar. Büyük meseleleri sana getirsinler; küçük meseleleri kendileri karara bağlasınlar. Böylece yükünü hafiflet; onu seninle birlikte taşısınlar.
Vayomer Adonay el moşe emor el bene yisrael atem am keşe oref rega ehad eele vekirbeha vehilitiha veata hored edyeha mealeha veedea ma eese lah.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אַתֶּ֣ם עַם־קְשֵׁה־עֹ֔רֶף רֶ֧גַע אֶחָ֛ד אֶֽעֱלֶ֥ה בְקִרְבְּךָ֖ וְכִלִּיתִ֑יךָ וְעַתָּ֗ה הוֹרֵ֤ד עֶדְיְךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְאֵדְעָ֖ה מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ׃
Adonay Moşe’ye şöyle demişti: “İsrael oğullarına söyle: ‘Siz dik başlı bir halksınız. Bir an aranıza gelsem sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki süsleri çıkarın; size ne yapacağımı belirleyeceğim.’”
Simlateha lo valeta mealeha veragleha lo vatseka ze arbaim şana.
שִׂמְלָ֨תְךָ֜ לֹ֤א בָֽלְתָה֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְרַגְלְךָ֖ לֹ֣א בָצֵ֑קָה זֶ֖ה אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה׃
Bu kırk yıl boyunca üzerindeki giysin eskimedi, ayağın şişmedi.
Vehesira et simlat şivyah mealeha veyaşeva beveteha uvaheta et aviha veet imah yerah yamim veahar ken tavo eleha uvealtah vehayeta leha leişa.
וְהֵסִ֩ירָה֩ אֶת־שִׂמְלַ֨ת שִׁבְיָ֜הּ מֵעָלֶ֗יהָ וְיָֽשְׁבָה֙ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבָֽכְתָ֛ה אֶת־אָבִ֥יהָ וְאֶת־אִמָּ֖הּ יֶ֣רַח יָמִ֑ים וְאַ֨חַר כֵּ֜ן תָּב֤וֹא אֵלֶ֙יהָ֙ וּבְעַלְתָּ֔הּ וְהָיְתָ֥ה לְךָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
Tutsaklık giysisini üzerinden çıkaracak; evinde kalıp tam bir ay babası ve annesi için ağlayacak. Ondan sonra onunla birlikte olabilir, kocası olabilirsin; o da senin eşin olacak.