İbranice biçim צֹֽאנְךָ֖
Lemma צֹאן
Kök — שורש (şoreş, kök) צאן
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): small cattle
Biçim: isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 11 kullanım
Teknik kod
HNcbsc/Sp2msTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 11 kez, 11 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim צֹֽאנְךָ֖
Lemma צֹאן
Kök — שורש (şoreş, kök) צאן
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): small cattle
Biçim: isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 11 kullanım
HNcbsc/Sp2msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer ma eten lah vayomer yaakov lo titen li meuma im taase li hadavar haze aşuva ere tsoneha eşmor.
וַיֹּ֖אמֶר מָ֣ה אֶתֶּן־לָ֑ךְ וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ לֹא־תִתֶּן־לִ֣י מְא֔וּמָה אִם־תַּֽעֲשֶׂה־לִּי֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה אָשׁ֛וּבָה אֶרְעֶ֥ה צֹֽאנְךָ֖ אֶשְׁמֹֽר׃
Lavan, “Sana ne vereyim?” diye sordu. Yaakov şöyle dedi: “Bana bir şey vermene gerek yok. Şu dediğimi yaparsan sürünü yeniden güder, korurum.
Eevor behol tsoneha hayom haser mişam kol se nakod vetalu vehol se hum bakesavim vetalu venakod baizim vehaya sehari.
אֶֽעֱבֹ֨ר בְּכָל־צֹֽאנְךָ֜ הַיּ֗וֹם הָסֵ֨ר מִשָּׁ֜ם כָּל־שֶׂ֣ה ׀ נָקֹ֣ד וְטָל֗וּא וְכָל־שֶׂה־חוּם֙ בַּכְּשָׂבִ֔ים וְטָל֥וּא וְנָקֹ֖ד בָּעִזִּ֑ים וְהָיָ֖ה שְׂכָרִֽי׃
Bugün bütün sürünün içinden geçeyim. İçindeki bütün benekli ve alacalı hayvanları, koyunlar arasındaki bütün koyu renklileri, keçiler arasındaki alacalı ve beneklileri ayır. Ücretim böyle hayvanlar olacak.
Ze esrim şana anohi imah reheleha veizeha lo şikelu veele tsoneha lo ahaleti.
זֶה֩ עֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ עִמָּ֔ךְ רְחֵלֶ֥יךָ וְעִזֶּ֖יךָ לֹ֣א שִׁכֵּ֑לוּ וְאֵילֵ֥י צֹאנְךָ֖ לֹ֥א אָכָֽלְתִּי׃
Yirmi yıldır seninleyim. Koyunların ve keçilerin düşük yapmadı; sürünün koçlarını yemedim.
Mizbah adama taase li vezavahta alav et oloteha veet şelameha et tsoneha veet bekareha behol hamakom aşer azkir et şemi avo eleha uverahtiha.
מִזְבַּ֣ח אֲדָמָה֮ תַּעֲשֶׂה־לִּי֒ וְזָבַחְתָּ֣ עָלָ֗יו אֶת־עֹלֹתֶ֙יךָ֙ וְאֶת־שְׁלָמֶ֔יךָ אֶת־צֹֽאנְךָ֖ וְאֶת־בְּקָרֶ֑ךָ בְּכָל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אַזְכִּ֣יר אֶת־שְׁמִ֔י אָב֥וֹא אֵלֶ֖יךָ וּבֵרַכְתִּֽיךָ׃
Bana topraktan bir sunak yapacaksın. Üzerinde davarlarından ve sığırlarından bütünüyle yakılan sunularını ve esenlik kurbanlarını keseceksin. Adımı andırdığım her yerde sana gelecek ve seni kutsayacağım.
Vaaheveha uverahha vehirbeha uverah peri vitneha uferi admateha deganeha vetiroşeha veyitshareha şegar alafeha veaşterot tsoneha al haadama aşer nişba laavoteha latet lah.
וַאֲהֵ֣בְךָ֔ וּבֵרַכְךָ֖ וְהִרְבֶּ֑ךָ וּבֵרַ֣ךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֣ וּפְרִֽי־אַ֠דְמָתֶךָ דְּגָ֨נְךָ֜ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֗ךָ שְׁגַר־אֲלָפֶ֙יךָ֙ וְעַשְׁתְּרֹ֣ת צֹאנֶ֔ךָ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע לַאֲבֹתֶ֖יךָ לָ֥תֶת לָֽךְ׃
Seni sevecek, kutsayacak ve çoğaltacak. Atalarına sana vermeye yemin ettiği toprakta rahminin ürününü, toprağının ürününü, tahılını, yeni şarabını, yağını, sığırlarının yavrularını ve davarının dölünü kutsayacak.
Kal habehor aşer yivaled bivkareha uvetsoneha hazahar takdiş ladonay eloheha lo taavod bivhor şoreha velo tagoz behor tsoneha.
כָּֽל־הַבְּכ֡וֹר אֲשֶׁר֩ יִוָּלֵ֨ד בִּבְקָרְךָ֤ וּבְצֹֽאנְךָ֙ הַזָּכָ֔ר תַּקְדִּ֖ישׁ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹ֤א תַעֲבֹד֙ בִּבְכֹ֣ר שׁוֹרֶ֔ךָ וְלֹ֥א תָגֹ֖ז בְּכ֥וֹר צֹאנֶֽךָ׃
Sığır ve davar sürülerinde doğan her ilk erkek yavruyu Tanrın Adonay'a ayıracaksın. Sığırının ilk yavrusunu çalıştırmayacak, davarının ilk yavrusunu kırkmayacaksın.
Reşit deganeha tiroşeha veyitshareha vereşit gez tsoneha titen lo.
רֵאשִׁ֨ית דְּגָֽנְךָ֜ תִּֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֗ךָ וְרֵאשִׁ֛ית גֵּ֥ז צֹאנְךָ֖ תִּתֶּן־לּֽוֹ׃
Tahılının, yeni şarabının ve zeytinyağının ilkini, davarının ilk kırkımını ona vereceksin.
Baruh peri vitneha uferi admateha uferi vehemteha şegar alafeha veaşterot tsoneha.
בָּר֧וּךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֛ וּפְרִ֥י אַדְמָתְךָ֖ וּפְרִ֣י בְהֶמְתֶּ֑ךָ שְׁגַ֥ר אֲלָפֶ֖יךָ וְעַשְׁתְּר֥וֹת צֹאנֶֽךָ׃
Rahminin ürünü, toprağının ürünü ve hayvanlarının yavruları, sığırlarının doğurdukları ve davar sürülerinin çoğalması bereketli olacak.
Arur peri vitneha uferi admateha şegar alafeha veaşterot tsoneha.
אָר֥וּר פְּרִֽי־בִטְנְךָ֖ וּפְרִ֣י אַדְמָתֶ֑ךָ שְׁגַ֥ר אֲלָפֶ֖יךָ וְעַשְׁתְּר֥וֹת צֹאנֶֽךָ׃
Rahminin ürünü, toprağının ürünü, sığırlarının doğurdukları ve davar sürülerinin çoğalması lanetli olacak.
Şoreha tavuah leeneha velo tohal mimenu hamoreha gazul milefaneha velo yaşuv lah tsoneha netunot leoyeveha veen leha moşia.
שׁוֹרְךָ֞ טָב֣וּחַ לְעֵינֶ֗יךָ וְלֹ֣א תֹאכַל֮ מִמֶּנּוּ֒ חֲמֹֽרְךָ֙ גָּז֣וּל מִלְּפָנֶ֔יךָ וְלֹ֥א יָשׁ֖וּב לָ֑ךְ צֹֽאנְךָ֙ נְתֻנ֣וֹת לְאֹיְבֶ֔יךָ וְאֵ֥ין לְךָ֖ מוֹשִֽׁיעַ׃
Sığırın gözlerinin önünde kesilecek, ama ondan yiyemeyeceksin. Eşeğin gözünün önünden alınıp götürülecek ve sana dönmeyecek. Davarın düşmanlarına verilecek; seni kurtaracak kimse olmayacak.
Veahal peri vehemteha uferi admateha ad hişamedah aşer lo yaşir leha dagan tiroş veyitshar şegar alafeha veaşterot tsoneha ad haavido otah.
וְ֠אָכַל פְּרִ֨י בְהֶמְתְּךָ֥ וּפְרִֽי־אַדְמָתְךָ֮ עַ֣ד הִשָּֽׁמְדָךְ֒ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יַשְׁאִ֜יר לְךָ֗ דָּגָן֙ תִּיר֣וֹשׁ וְיִצְהָ֔ר שְׁגַ֥ר אֲלָפֶ֖יךָ וְעַשְׁתְּרֹ֣ת צֹאנֶ֑ךָ עַ֥ד הַאֲבִיד֖וֹ אֹתָֽךְ׃
Sen yok edilinceye kadar hayvanlarının yavrularını ve toprağının ürününü yiyecek. Seni yok edinceye kadar sana tahıl, yeni şarap, zeytinyağı, sığırlarının yavruları ve davarlarının çoğalmasından hiçbir şey bırakmayacak.