İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

רק

Bu yazılı biçim Tora’da 41 kez, 41 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit11 kullanım11 ayet
  • Şemot8 kullanım8 ayet
  • Bamidbar1 kullanım1 ayet
  • Devarim21 kullanım21 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma רַק

Kök — שורש (şoreş, kök) רקק

Biçim: onay parçacığı

Bu çözümleme: 39 kullanım

Teknik kodHTa

Lemma רֵיק

Kök — שורש (şoreş, kök) ריק

Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 2 kullanım

Teknik kodHAamsa

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 6:5

    וַיַּ֣רְא יְהוָ֔ה כִּ֥י רַבָּ֛ה רָעַ֥ת הָאָדָ֖ם בָּאָ֑רֶץ וְכָל־יֵ֙צֶר֙ מַחְשְׁבֹ֣ת לִבּ֔וֹ רַ֥ק רַ֖ע כָּל־הַיּֽוֹם׃

    Adonay, insanın yeryüzündeki kötülüğünün çok olduğunu, yüreğindeki düşüncelerin her eğiliminin sürekli yalnız kötülüğe yöneldiğini gördü.

  2. Bereşit 14:24

    בִּלְעָדַ֗י רַ֚ק אֲשֶׁ֣ר אָֽכְל֣וּ הַנְּעָרִ֔ים וְחֵ֙לֶק֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָלְכ֖וּ אִתִּ֑י עָנֵר֙ אֶשְׁכֹּ֣ל וּמַמְרֵ֔א הֵ֖ם יִקְח֥וּ חֶלְקָֽם׃ (ס)

    Benim için bir şey yok; yalnız gençlerin yedikleri ve benimle gelen Aner, Eşkol ve Mamre’nin payları hariç. Onlar kendi paylarını alsınlar.”

  3. Bereşit 19:8

    הִנֵּה־נָ֨א לִ֜י שְׁתֵּ֣י בָנ֗וֹת אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יָדְעוּ֙ אִ֔ישׁ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אֶתְהֶן֙ אֲלֵיכֶ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ן כַּטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם רַ֠ק לָֽאֲנָשִׁ֤ים הָאֵל֙ אַל־תַּעֲשׂ֣וּ דָבָ֔ר כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן בָּ֖אוּ בְּצֵ֥ל קֹרָתִֽי׃

    “İşte, erkekle birlikte olmamış iki kızım var. Onları size çıkarayım; onlara uygun gördüğünüzü yapın. Yalnız bu adamlara hiçbir şey yapmayın; çünkü çatımın gölgesine sığındılar.”

  4. Bereşit 20:11

    וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֣י אָמַ֗רְתִּי רַ֚ק אֵין־יִרְאַ֣ת אֱלֹהִ֔ים בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וַהֲרָג֖וּנִי עַל־דְּבַ֥ר אִשְׁתִּֽי׃

    Avraam, “Bu yerde Tanrı korkusu hiç yok; karım yüzünden beni öldürürler diye düşündüm” dedi.

  5. Bereşit 24:8

    וְאִם־לֹ֨א תֹאבֶ֤ה הָֽאִשָּׁה֙ לָלֶ֣כֶת אַחֲרֶ֔יךָ וְנִקִּ֕יתָ מִשְּׁבֻעָתִ֖י זֹ֑את רַ֣ק אֶת־בְּנִ֔י לֹ֥א תָשֵׁ֖ב שָֽׁמָּה׃

    Kadın seninle gelmek istemezse bana ettiğin bu anttan sorumlu olmayacaksın. Yalnız oğlumu oraya geri götürme.”

  6. Bereşit 26:29

    אִם־תַּעֲשֵׂ֨ה עִמָּ֜נוּ רָעָ֗ה כַּאֲשֶׁר֙ לֹ֣א נְגַֽעֲנ֔וּךָ וְכַאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֤ינוּ עִמְּךָ֙ רַק־ט֔וֹב וַנְּשַׁלֵּֽחֲךָ֖ בְּשָׁל֑וֹם אַתָּ֥ה עַתָּ֖ה בְּר֥וּךְ יְהוָֽה׃

    Biz sana dokunmadığımız, sana yalnız iyilik yaptığımız ve seni esenlikle gönderdiğimiz gibi sen de bize kötülük yapma. Sen artık Adonay’ın kutsadığı birisin.”

  7. Bereşit 37:24

    וַיִּ֨קָּחֻ֔הוּ וַיַּשְׁלִ֥כוּ אֹת֖וֹ הַבֹּ֑רָה וְהַבּ֣וֹר רֵ֔ק אֵ֥ין בּ֖וֹ מָֽיִם׃

    Onu alıp çukura attılar. Çukur boştu; içinde su yoktu.

  8. Bereşit 41:40

    אַתָּה֙ תִּהְיֶ֣ה עַל־בֵּיתִ֔י וְעַל־פִּ֖יךָ יִשַּׁ֣ק כָּל־עַמִּ֑י רַ֥ק הַכִּסֵּ֖א אֶגְדַּ֥ל מִמֶּֽךָּ׃

    “Sarayımın başında sen olacaksın; bütün halkım senin buyruğuna uyacak. Yalnız taht bakımından senden üstün olacağım.”

  9. Bereşit 47:22

    רַ֛ק אַדְמַ֥ת הַכֹּהֲנִ֖ים לֹ֣א קָנָ֑ה כִּי֩ חֹ֨ק לַכֹּהֲנִ֜ים מֵאֵ֣ת פַּרְעֹ֗ה וְאָֽכְל֤וּ אֶת־חֻקָּם֙ אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן לָהֶם֙ פַּרְעֹ֔ה עַל־כֵּ֕ן לֹ֥א מָכְר֖וּ אֶת־אַדְמָתָֽם׃

    Yalnız rahiplerin toprağını satın almadı. Çünkü rahiplere Firavun’dan belirli bir pay ayrılıyordu. Firavun’un verdiği payla geçindikleri için topraklarını satmadılar.

  10. Bereşit 47:26

    וַיָּ֣שֶׂם אֹתָ֣הּ יוֹסֵ֡ף לְחֹק֩ עַד־הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה עַל־אַדְמַ֥ת מִצְרַ֛יִם לְפַרְעֹ֖ה לַחֹ֑מֶשׁ רַ֞ק אַדְמַ֤ת הַכֹּֽהֲנִים֙ לְבַדָּ֔ם לֹ֥א הָיְתָ֖ה לְפַרְעֹֽה׃

    Yosef, Mısır topraklarından alınan ürünün beşte birinin Firavun’a verilmesini bir kural hâline getirdi; bu kural bugün de sürmektedir. Yalnız rahiplerin toprağı Firavun’un olmadı.

  11. Bereşit 50:8

    וְכֹל֙ בֵּ֣ית יוֹסֵ֔ף וְאֶחָ֖יו וּבֵ֣ית אָבִ֑יו רַ֗ק טַפָּם֙ וְצֹאנָ֣ם וּבְקָרָ֔ם עָזְב֖וּ בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃

    Yosef’in bütün ev halkı, kardeşleri ve babasının ev halkı da gitti. Goşen bölgesinde yalnız çocuklarını, davarlarını ve sığırlarını bıraktılar.

  12. Şemot 8:5

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה לְפַרְעֹה֮ הִתְפָּאֵ֣ר עָלַי֒ לְמָתַ֣י ׀ אַעְתִּ֣יר לְךָ֗ וְלַעֲבָדֶ֙יךָ֙ וּֽלְעַמְּךָ֔ לְהַכְרִית֙ הַֽצֲפַרְדְּעִ֔ים מִמְּךָ֖ וּמִבָּתֶּ֑יךָ רַ֥ק בַּיְאֹ֖ר תִּשָּׁאַֽרְנָה׃

    Moşe, Firavun’a şöyle dedi: “Zamanı belirleme onuru senin olsun. Senin, görevlilerinin ve halkının adına ne zaman için yakarayım ki kurbağalar senden ve evlerinden yok olsun, yalnız Nil’de kalsın?”

  13. Şemot 8:7

    וְסָר֣וּ הַֽצְפַרְדְּעִ֗ים מִמְּךָ֙ וּמִבָּ֣תֶּ֔יךָ וּמֵעֲבָדֶ֖יךָ וּמֵעַמֶּ֑ךָ רַ֥ק בַּיְאֹ֖ר תִּשָּׁאַֽרְנָה׃

    Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden ve halkından uzaklaşacak; yalnız Nil’de kalacaklar.”

  14. Şemot 8:24

    וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֗ה אָנֹכִ֞י אֲשַׁלַּ֤ח אֶתְכֶם֙ וּזְבַחְתֶּ֞ם לַיהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר רַ֛ק הַרְחֵ֥ק לֹא־תַרְחִ֖יקוּ לָלֶ֑כֶת הַעְתִּ֖ירוּ בַּעֲדִֽי׃

    Firavun, “Sizi salıvereceğim; çölde Tanrınız Adonay’a kurban sunun” dedi. “Yalnız çok uzağa gitmeyin. Benim için de yakarın.”

  15. Şemot 8:25

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י יוֹצֵ֤א מֵֽעִמָּךְ֙ וְהַעְתַּרְתִּ֣י אֶל־יְהוָ֔ה וְסָ֣ר הֶעָרֹ֗ב מִפַּרְעֹ֛ה מֵעֲבָדָ֥יו וּמֵעַמּ֖וֹ מָחָ֑ר רַ֗ק אַל־יֹסֵ֤ף פַּרְעֹה֙ הָתֵ֔ל לְבִלְתִּי֙ שַׁלַּ֣ח אֶת־הָעָ֔ם לִזְבֹּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃

    Moşe şöyle dedi: “Yanından çıkar çıkmaz Adonay’a yakaracağım. Yırtıcı ve zehirli hayvanlar yarın Firavun’dan, görevlilerinden ve halkından uzaklaşacak. Yalnız Firavun, halkın Adonay’a kurban sunmak için gitmesine izin vermeyerek bizi yine aldatmasın.”

  16. Şemot 9:26

    רַ֚ק בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן אֲשֶׁר־שָׁ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לֹ֥א הָיָ֖ה בָּרָֽד׃

    Yalnız İsrael oğullarının yaşadığı Goşen bölgesine dolu yağmadı.

  17. Şemot 10:17

    וְעַתָּ֗ה שָׂ֣א נָ֤א חַטָּאתִי֙ אַ֣ךְ הַפַּ֔עַם וְהַעְתִּ֖ירוּ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְיָסֵר֙ מֵֽעָלַ֔י רַ֖ק אֶת־הַמָּ֥וֶת הַזֶּֽה׃

    “Lütfen bu kez olsun günahımı bağışla. Tanrınız Adonay’a yakarın da şu ölümü üzerimden kaldırsın.”

  18. Şemot 10:24

    וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ לְכוּ֙ עִבְד֣וּ אֶת־יְהוָ֔ה רַ֛ק צֹאנְכֶ֥ם וּבְקַרְכֶ֖ם יֻצָּ֑ג גַּֽם־טַפְּכֶ֖ם יֵלֵ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃

    Firavun, Moşe’yi çağırıp, “Gidin, Adonay’a kulluk edin” dedi. “Yalnız davarlarınız ve sığırlarınız burada kalsın. Çocuklarınız da sizinle gidebilir.”

  19. Şemot 21:19

    אִם־יָק֞וּם וְהִתְהַלֵּ֥ךְ בַּח֛וּץ עַל־מִשְׁעַנְתּ֖וֹ וְנִקָּ֣ה הַמַּכֶּ֑ה רַ֥ק שִׁבְתּ֛וֹ יִתֵּ֖ן וְרַפֹּ֥א יְרַפֵּֽא׃ (ס)

    kalkıp dışarıda kendi gücüyle yürüyebildiğinde vuran kişi ölüm suçundan kurtulacak. Yalnız çalışamadığı sürenin karşılığını ödeyecek ve tedavisini sağlayacak.

  20. Bamidbar 20:19

    וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה׃

    İsraeloğulları ona, “Ana yoldan gideceğiz” dediler. “Biz ve hayvanlarımız suyundan içerse bedelini öderiz. Yalnızca yürüyerek geçmek istiyoruz, başka bir şey değil.”

  21. Devarim 2:28

    אֹ֣כֶל בַּכֶּ֤סֶף תַּשְׁבִּרֵ֙נִי֙ וְאָכַ֔לְתִּי וּמַ֛יִם בַּכֶּ֥סֶף תִּתֶּן־לִ֖י וְשָׁתִ֑יתִי רַ֖ק אֶעְבְּרָ֥ה בְרַגְלָֽי׃

    Bana parayla yiyecek sat, yiyeyim; parayla su ver, içeyim. Yalnızca yürüyerek geçeyim.

  22. Devarim 2:35

    רַ֥ק הַבְּהֵמָ֖ה בָּזַ֣זְנוּ לָ֑נוּ וּשְׁלַ֥ל הֶעָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לָכָֽדְנוּ׃

    Yalnız hayvanları ve ele geçirdiğimiz şehirlerin ganimetini kendimiz için aldık.

  23. Devarim 2:37

    רַ֛ק אֶל־אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹן לֹ֣א קָרָ֑בְתָּ כָּל־יַ֞ד נַ֤חַל יַבֹּק֙ וְעָרֵ֣י הָהָ֔ר וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃

    Yalnız Ammonoğullarının ülkesine, Yabbok Vadisi’nin bütün kıyısına, dağlık bölgenin şehirlerine ve Tanrımız Adonay’ın yasakladığı hiçbir yere yaklaşmadın.

  24. Devarim 3:11

    כִּ֣י רַק־ע֞וֹג מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֗ן נִשְׁאַר֮ מִיֶּ֣תֶר הָרְפָאִים֒ הִנֵּ֤ה עַרְשׂוֹ֙ עֶ֣רֶשׂ בַּרְזֶ֔ל הֲלֹ֣ה הִ֔וא בְּרַבַּ֖ת בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן תֵּ֧שַׁע אַמּ֣וֹת אָרְכָּ֗הּ וְאַרְבַּ֥ע אַמּ֛וֹת רָחְבָּ֖הּ בְּאַמַּת־אִֽישׁ׃

    Refaim’den geriye yalnız Başan kralı Og kalmıştı. İşte yatağı demir bir yataktır; Ammonoğullarının Rabba şehrinde değil midir? İnsan arşınıyla uzunluğu dokuz, genişliği dört arşındır.

  25. Devarim 3:19

    רַ֠ק נְשֵׁיכֶ֣ם וְטַפְּכֶם֮ וּמִקְנֵכֶם֒ יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־מִקְנֶ֥ה רַ֖ב לָכֶ֑ם יֵֽשְׁבוּ֙ בְּעָ֣רֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָכֶֽם׃

    Yalnız karılarınız, çocuklarınız ve sürüleriniz size verdiğim şehirlerde kalacak; sürülerinizin çok olduğunu biliyorum.

  26. Devarim 4:6

    וּשְׁמַרְתֶּם֮ וַעֲשִׂיתֶם֒ כִּ֣י הִ֤וא חָכְמַתְכֶם֙ וּבִ֣ינַתְכֶ֔ם לְעֵינֵ֖י הָעַמִּ֑ים אֲשֶׁ֣ר יִשְׁמְע֗וּן אֵ֚ת כָּל־הַחֻקִּ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְאָמְר֗וּ רַ֚ק עַם־חָכָ֣ם וְנָב֔וֹן הַגּ֥וֹי הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה׃

    Onları koruyup uygulayın. Çünkü bu, halkların gözünde bilgeliğiniz ve anlayışınızdır. Bu kuralların hepsini duyduklarında, ‘Bu büyük ulus gerçekten bilge ve anlayışlı bir halk!’ diyecekler.

  27. Devarim 4:9

    רַ֡ק הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֩ וּשְׁמֹ֨ר נַפְשְׁךָ֜ מְאֹ֗ד פֶּן־תִּשְׁכַּ֨ח אֶת־הַדְּבָרִ֜ים אֲשֶׁר־רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ וּפֶן־יָס֙וּרוּ֙ מִלְּבָ֣בְךָ֔ כֹּ֖ל יְמֵ֣י חַיֶּ֑יךָ וְהוֹדַעְתָּ֥ם לְבָנֶ֖יךָ וְלִבְנֵ֥י בָנֶֽיךָ׃

    Yalnız dikkat et ve canını çok iyi koru. Gözlerinle gördüğün şeyleri unutma; yaşadığın bütün günler boyunca yüreğinden silinmesinler. Onları çocuklarına ve çocuklarının çocuklarına bildir.

  28. Devarim 10:15

    רַ֧ק בַּאֲבֹתֶ֛יךָ חָשַׁ֥ק יְהוָ֖ה לְאַהֲבָ֣ה אוֹתָ֑ם וַיִּבְחַ֞ר בְּזַרְעָ֣ם אַחֲרֵיהֶ֗ם בָּכֶ֛ם מִכָּל־הָעַמִּ֖ים כַּיּ֥וֹם הַזֶּה׃

    Yine de Adonay atalarına bağlanıp onları sevdi. Ardından gelen soylarını, sizi, bütün halkların arasından seçti; bugün olduğu gibi.

  29. Devarim 12:15

    רַק֩ בְּכָל־אַוַּ֨ת נַפְשְׁךָ֜ תִּזְבַּ֣ח ׀ וְאָכַלְתָּ֣ בָשָׂ֗ר כְּבִרְכַּ֨ת יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לְךָ֖ בְּכָל־שְׁעָרֶ֑יךָ הַטָּמֵ֤א וְהַטָּהוֹר֙ יֹאכְלֶ֔נּוּ כַּצְּבִ֖י וְכָאַיָּֽל׃

    Bununla birlikte Tanrın Adonay’ın sana verdiği berekete göre, bütün şehirlerinde canının istediği kadar hayvan kesip et yiyebilirsin. Arınmamış olan da arınmış olan da, ceylan ve geyik eti gibi bundan yiyebilir.

  30. Devarim 12:16

    רַ֥ק הַדָּ֖ם לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ עַל־הָאָ֥רֶץ תִּשְׁפְּכֶ֖נּוּ כַּמָּֽיִם׃

    Yalnız kanı yemeyeceksiniz; onu su gibi yere dökeceksiniz.

  31. Devarim 12:23

    רַ֣ק חֲזַ֗ק לְבִלְתִּי֙ אֲכֹ֣ל הַדָּ֔ם כִּ֥י הַדָּ֖ם ה֣וּא הַנָּ֑פֶשׁ וְלֹא־תֹאכַ֥ל הַנֶּ֖פֶשׁ עִם־הַבָּשָֽׂר׃

    Yalnız kanı yememekte kararlı ol. Çünkü kan candır; canı etle birlikte yemeyeceksin.

  32. Devarim 12:26

    רַ֧ק קָֽדָשֶׁ֛יךָ אֲשֶׁר־יִהְי֥וּ לְךָ֖ וּנְדָרֶ֑יךָ תִּשָּׂ֣א וּבָ֔אתָ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָֽה׃

    Ama kutsal sunularını ve adaklarını alıp Adonay’ın seçeceği yere getireceksin.

  33. Devarim 15:5

    רַ֚ק אִם־שָׁמ֣וֹעַ תִּשְׁמַ֔ע בְּק֖וֹל יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לִשְׁמֹ֤ר לַעֲשׂוֹת֙ אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ הַיּֽוֹם׃

    Yeter ki Tanrın Adonay'ın sesini dikkatle dinle, bugün sana buyurduğum bütün bu buyrukları özenle yerine getir.

  34. Devarim 15:23

    רַ֥ק אֶת־דָּמ֖וֹ לֹ֣א תֹאכֵ֑ל עַל־הָאָ֥רֶץ תִּשְׁפְּכֶ֖נּוּ כַּמָּֽיִם׃ (פ)

    Yalnız kanını yemeyecek, su gibi toprağa dökeceksin.

  35. Devarim 17:16

    רַק֮ לֹא־יַרְבֶּה־לּ֣וֹ סוּסִים֒ וְלֹֽא־יָשִׁ֤יב אֶת־הָעָם֙ מִצְרַ֔יְמָה לְמַ֖עַן הַרְבּ֣וֹת ס֑וּס וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר לָכֶ֔ם לֹ֣א תֹסִפ֗וּן לָשׁ֛וּב בַּדֶּ֥רֶךְ הַזֶּ֖ה עֽוֹד׃

    Ancak kendisi için çok sayıda at edinmeyecek; atlarını çoğaltmak amacıyla halkı Mısır'a geri götürmeyecek. Adonay size, 'Bir daha bu yoldan geri dönmeyeceksiniz' demiştir.

  36. Devarim 20:14

    רַ֣ק הַ֠נָּשִׁים וְהַטַּ֨ף וְהַבְּהֵמָ֜ה וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה בָעִ֛יר כָּל־שְׁלָלָ֖הּ תָּבֹ֣ז לָ֑ךְ וְאָֽכַלְתָּ֙ אֶת־שְׁלַ֣ל אֹיְבֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֛ן יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָֽךְ׃

    Ancak kadınları, çocukları, hayvanları ve kentte bulunan her şeyi, bütün ganimetini kendin için alacaksın. Tanrın Adonay'ın sana verdiği düşman ganimetinden yararlanacaksın.

  37. Devarim 20:16

    רַ֗ק מֵעָרֵ֤י הָֽעַמִּים֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָ֑ה לֹ֥א תְחַיֶּ֖ה כָּל־נְשָׁמָֽה׃

    Ama Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği bu halkların kentlerinde nefes alan hiç kimseyi sağ bırakmayacaksın.

  38. Devarim 20:20

    רַ֞ק עֵ֣ץ אֲשֶׁר־תֵּדַ֗ע כִּֽי־לֹא־עֵ֤ץ מַאֲכָל֙ ה֔וּא אֹת֥וֹ תַשְׁחִ֖ית וְכָרָ֑תָּ וּבָנִ֣יתָ מָצ֗וֹר עַל־הָעִיר֙ אֲשֶׁר־הִ֨וא עֹשָׂ֧ה עִמְּךָ֛ מִלְחָמָ֖ה עַ֥ד רִדְתָּֽהּ׃ (פ)

    Yalnız, yiyecek vermediğini bildiğin ağaçları yok edip kesebilirsin. Seninle savaşan kente karşı, kent düşünceye kadar bunlarla kuşatma araçları yapabilirsin.

  39. Devarim 28:13

    וּנְתָֽנְךָ֨ יְהוָ֤ה לְרֹאשׁ֙ וְלֹ֣א לְזָנָ֔ב וְהָיִ֙יתָ֙ רַ֣ק לְמַ֔עְלָה וְלֹ֥א תִהְיֶ֖ה לְמָ֑טָּה כִּֽי־תִשְׁמַ֞ע אֶל־מִצְוֺ֣ת ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֧י מְצַוְּךָ֛ הַיּ֖וֹם לִשְׁמֹ֥ר וְלַעֲשֽׂוֹת׃

    Adonay seni baş yapacak, kuyruk değil. Bugün sana buyurduğum Tanrın Adonay'ın buyruklarını dinler, özenle yerine getirirsen yalnız yukarıda olacaksın, aşağıda olmayacaksın.

  40. Devarim 28:33

    פְּרִ֤י אַדְמָֽתְךָ֙ וְכָל־יְגִ֣יעֲךָ֔ יֹאכַ֥ל עַ֖ם אֲשֶׁ֣ר לֹא־יָדָ֑עְתָּ וְהָיִ֗יתָ רַ֛ק עָשׁ֥וּק וְרָצ֖וּץ כָּל־הַיָּמִֽים׃

    Toprağının ürününü ve bütün emeğini tanımadığın bir halk yiyecek. Her zaman yalnız ezilip çiğneneceksin.

  41. Devarim 32:47

    כִּ֠י לֹֽא־דָבָ֨ר רֵ֥ק הוּא֙ מִכֶּ֔ם כִּי־ה֖וּא חַיֵּיכֶ֑ם וּבַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה תַּאֲרִ֤יכוּ יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֧ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֛ן שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃ (פ)

    Çünkü bu, sizin için boş bir söz değildir; sizin yaşamınızdır. Mülk edinmek için Yarden'i geçeceğiniz toprakta bu söz sayesinde uzun günler yaşayacaksınız.'