İbranice biçim אֲבָנִ֔ים
Lemma אֶ֫בֶן
Kök — שורש (şoreş, kök) אבן
Türkçe anlam: taş, kaya; değerli taş; dolu tanesi; kapak; mecazen katılık ve inatçılık
Biçim: isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 14 kullanım
Teknik kod
HNcfpaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 14 kez, 12 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim אֲבָנִ֔ים
Lemma אֶ֫בֶן
Kök — שורש (şoreş, kök) אבן
Türkçe anlam: taş, kaya; değerli taş; dolu tanesi; kapak; mecazen katılık ve inatçılık
Biçim: isim, dişil, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 14 kullanım
HNcfpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Bu ayette 2 kez
Vayomer yaakov leehav liktu avanim vayikhu avanim vayaasu gal vayohelu şam al hagal.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב לְאֶחָיו֙ לִקְט֣וּ אֲבָנִ֔ים וַיִּקְח֥וּ אֲבָנִ֖ים וַיַּֽעֲשׂוּ־גָ֑ל וַיֹּ֥אכְלוּ שָׁ֖ם עַל־הַגָּֽל׃
Akrabalarına, “Taş toplayın” dedi. Taş alıp bir yığın yaptılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.
Veim mizbah avanim taase li lo tivne ethen gazit ki harbeha henafta aleha vatehaleleha.
וְאִם־מִזְבַּ֤ח אֲבָנִים֙ תַּֽעֲשֶׂה־לִּ֔י לֹֽא־תִבְנֶ֥ה אֶתְהֶ֖ן גָּזִ֑ית כִּ֧י חַרְבְּךָ֛ הֵנַ֥פְתָּ עָלֶ֖יהָ וַתְּחַֽלְלֶֽהָ׃
Bana taş sunak yaparsan onu yontulmuş taşlarla kurmayacaksın. Çünkü demir aletini onun üzerine kaldırdığında onu kutsallığından çıkarırsın.
Vayomer Adonay el moşe pesal leha şene luhot avanim karişonim vehatavti al haluhot et hadevarim aşer hayu al haluhot harişonim aşer şibarta.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה פְּסָל־לְךָ֛ שְׁנֵֽי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וְכָתַבְתִּי֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֥ר שִׁבַּֽרְתָּ׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Kendin için öncekiler gibi iki taş levha yont. Kırdığın ilk levhalardaki sözleri bu levhaların üzerine yazacağım.
Bu ayette 2 kez
Vayifsol şene luhot avanim karişonim vayaşkem moşe vaboker vayaal el har sinay kaaşer tsiva Adonay oto vayikah beyado şene luhot avanim.
וַיִּפְסֹ֡ל שְׁנֵֽי־לֻחֹ֨ת אֲבָנִ֜ים כָּרִאשֹׁנִ֗ים וַיַּשְׁכֵּ֨ם מֹשֶׁ֤ה בַבֹּ֙קֶר֙ וַיַּ֙עַל֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ שְׁנֵ֖י לֻחֹ֥ת אֲבָנִֽים׃
Moşe öncekiler gibi iki taş levha yonttu. Sabah erkenden kalktı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi Sinay Dağı’na çıktı. İki taş levhayı eline aldı.
Velakehu avanim aherot veheviu el tahat haavanim veafar aher yikah vetah et habayit.
וְלָקְחוּ֙ אֲבָנִ֣ים אֲחֵר֔וֹת וְהֵבִ֖יאוּ אֶל־תַּ֣חַת הָאֲבָנִ֑ים וְעָפָ֥ר אַחֵ֛ר יִקַּ֖ח וְטָ֥ח אֶת־הַבָּֽיִת׃
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyacaklar; başka sıva malzemesi alınıp ev sıvanacak.
Vayaged lahem et berito aşer tsiva ethem laasot aseret hadevarim vayihtevem al şene luhot avanim.
וַיַּגֵּ֨ד לָכֶ֜ם אֶת־בְּרִית֗וֹ אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה אֶתְכֶם֙ לַעֲשׂ֔וֹת עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִ֑ים וַֽיִּכְתְּבֵ֔ם עַל־שְׁנֵ֖י לֻח֥וֹת אֲבָנִֽים׃
Yerine getirmenizi buyurduğu antlaşmasını, On Sözü size bildirdi ve onları iki taş levhaya yazdı.
Et hadevarim haele diber Adonay el kol kehalehem bahar mitoh haeş heanan vehaarafel kol gadol velo yasaf vayihtevem al şene luhot avanim vayitenem elay.
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי׃
Adonay bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu sisin içinden bütün topluluğunuza büyük bir sesle söyledi ve daha fazlasını eklemedi. Onları iki taş levhaya yazıp bana verdi.
Baet hahi amar Adonay elay pesal leha şene luvhot avanim karişonim vaale elay hahara veasita leha aron ets.
בָּעֵ֨ת הַהִ֜וא אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלַ֗י פְּסָל־לְךָ֞ שְׁנֵֽי־לֻוחֹ֤ת אֲבָנִים֙ כָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים וַעֲלֵ֥ה אֵלַ֖י הָהָ֑רָה וְעָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ אֲר֥וֹן עֵֽץ׃
O sırada Adonay bana şöyle dedi: ‘Kendine öncekiler gibi iki taş levha yont ve dağa, Benim yanıma çık. Kendine ahşap bir sandık da yap.
Vaaas aron atse şitim vaefsol şene luhot avanim karişonim vaaal hahara uşene haluhot beyadi.
וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי׃
Akasya ağacından bir sandık yaptım. Öncekiler gibi iki taş levha yonttum ve iki levha elimde dağa çıktım.
Vehaya bayom aşer taavru et hayarden el haarets aşer Adonay eloheha noten lah vahakemota leha avanim gedolot vesadta otam basid.
וְהָיָ֗ה בַּיּוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר תַּעַבְר֣וּ אֶת־הַיַּרְדֵּן֒ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ וַהֲקֵמֹתָ֤ לְךָ֙ אֲבָנִ֣ים גְּדֹל֔וֹת וְשַׂדְתָּ֥ אֹתָ֖ם בַּשִּֽׂיד׃
Yarden'i geçip Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girdiğiniz gün, büyük taşlar dikecek ve onları kireçle sıvayacaksın.
Uvanita şam mizbeah ladonay eloheha mizbah avanim lo tanif alehem barzel.
וּבָנִ֤יתָ שָּׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ מִזְבַּ֣ח אֲבָנִ֔ים לֹא־תָנִ֥יף עֲלֵיהֶ֖ם בַּרְזֶֽל׃
Orada Tanrın Adonay için bir sunak, taşlardan bir sunak yapacaksın. Taşların üzerine demir alet vurmayacaksın.
Avanim şelemot tivne et mizbah Adonay eloheha vehaalita alav olot ladonay eloheha.
אֲבָנִ֤ים שְׁלֵמוֹת֙ תִּבְנֶ֔ה אֶת־מִזְבַּ֖ח יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְהַעֲלִ֤יתָ עָלָיו֙ עוֹלֹ֔ת לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay'ın sunağını bütün taşlardan yapacak, üzerinde Tanrın Adonay'a olah sunuları sunacaksın.