İbranice biçim וַיִּקְרְב֣וּ
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 6 kullanım
Teknik kod
HC/Vqw3mpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 6 kez, 6 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim וַיִּקְרְב֣וּ
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 6 kullanım
HC/Vqw3mpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.
וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃
İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.
Vayikhu et aşer tsiva moşe el pene ohel moed vayikrevu kol haeda vayaamdu lifne Adonay.
וַיִּקְח֗וּ אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה מֹשֶׁ֔ה אֶל־פְּנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַֽיִּקְרְבוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּֽעַמְד֖וּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Moşe’nin buyurduklarını Buluşma Çadırı’nın önüne getirdiler. Bütün topluluk yaklaşıp Adonay’ın önünde durdu.
Vayikrevu vayisaum behutonotam el mihuts lamahane kaaşer diber moşe.
וַֽיִּקְרְב֗וּ וַיִּשָּׂאֻם֙ בְּכֻתֳּנֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר מֹשֶֽׁה׃
Yaklaştılar ve Moşe’nin söylediği gibi onları entarileriyle birlikte ordugâhın dışına taşıdılar.
Vayehi anaşim aşer hayu temeim lenefeş adam velo yahelu laasot hapesah bayom hau vayikrevu lifne moşe velifne aharon bayom hau.
וַיְהִ֣י אֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ טְמֵאִים֙ לְנֶ֣פֶשׁ אָדָ֔ם וְלֹא־יָכְל֥וּ לַעֲשֹׂת־הַפֶּ֖סַח בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַֽיִּקְרְב֞וּ לִפְנֵ֥י מֹשֶׁ֛ה וְלִפְנֵ֥י אַהֲרֹ֖ן בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא׃
Ama insan ölüsü nedeniyle arınmamış durumda bulunan ve o gün Pesah kurbanını yerine getiremeyen adamlar vardı. O gün Moşe’nin ve Aaron’un önüne geldiler.
Vayikrevu el moşe hapekudim aşer lealfe hatsava sare haalafim vesare hameot.
וַֽיִּקְרְבוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הַפְּקֻדִ֕ים אֲשֶׁ֖ר לְאַלְפֵ֣י הַצָּבָ֑א שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֥י הַמֵּאֽוֹת׃
Ordunun binliklerine atanan komutanlar, binliklerin ve yüzlüklerin başları, Moşe’ye yaklaştılar.
Vayikrevu raşe haavot lemişpahat bene gilad ben mahir ben menaşe mimişpehot bene yosef vayedaberu lifne moşe velifne hanesiim raşe avot livne yisrael.
וַֽיִּקְרְב֞וּ רָאשֵׁ֣י הָֽאָב֗וֹת לְמִשְׁפַּ֤חַת בְּנֵֽי־גִלְעָד֙ בֶּן־מָכִ֣יר בֶּן־מְנַשֶּׁ֔ה מִֽמִּשְׁפְּחֹ֖ת בְּנֵ֣י יוֹסֵ֑ף וַֽיְדַבְּר֞וּ לִפְנֵ֤י מֹשֶׁה֙ וְלִפְנֵ֣י הַנְּשִׂאִ֔ים רָאשֵׁ֥י אָב֖וֹת לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Yosef oğullarının boylarından, Menaşe oğlu Mahir oğlu Gilad’ın oğullarının boyuna ait ata evlerinin başları yaklaştılar. Moşe’nin ve İsraeloğullarının ata evlerinin başı olan önderlerin önünde konuştular.