Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to die; to pass away; to cause to die; to kill; to put to death; to finish off; to have a stroke
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 11 kez
Teknik kod
HR/VqcTORA’DA KELİME
ölmek, hayatını kaybetmek; öldürmek, ölümüne sebep olmak; idam etmek, tamamen ortadan kaldırmak
lamut okunuşu Tora’da 11 kez, 11 farklı ayette görülür.
Vayomer esav hine anohi holeh lamut velama ze li behora.
וַיֹּ֣אמֶר עֵשָׂ֔ו הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י הוֹלֵ֖ךְ לָמ֑וּת וְלָמָּה־זֶּ֥ה לִ֖י בְּכֹרָֽה׃
Esav, “İşte, ölmek üzereyim. İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?” dedi.
Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.
וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃
İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.
Vayomeru el moşe hamibeli en kevarim bemitsrayim lekahtanu lamut bamidbar ma zot asita lanu lehotsianu mimitsrayim.
וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם׃
Moşe’ye şöyle dediler: “Mısır’da mezar yok muydu da bizi çölde ölmeye getirdin? Bizi Mısır’dan çıkarmakla bize ne yaptın?
Vehi yazid iş al reeu leharego vearema meim mizbehi tikahenu lamut.
וְכִֽי־יָזִ֥ד אִ֛ישׁ עַל־רֵעֵ֖הוּ לְהָרְג֣וֹ בְעָרְמָ֑ה מֵעִ֣ם מִזְבְּחִ֔י תִּקָּחֶ֖נּוּ לָמֽוּת׃ (ס)
Bir adam komşusuna karşı kasıtla davranıp onu hileyle öldürürse, ölmesi için onu sunağımın yanından bile alacaksın.
Velo yikrevu od bene yisrael el ohel moed laset het lamut.
וְלֹא־יִקְרְב֥וּ ע֛וֹד בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לָשֵׂ֥את חֵ֖טְא לָמֽוּת׃
İsraeloğulları artık Buluşma Çadırı’na yaklaşıp ölüme yol açan günahı üzerlerine almasınlar.
Velama havetem et kehal Adonay el hamidbar haze lamut şam anahnu uveirenu.
וְלָמָ֤ה הֲבֵאתֶם֙ אֶת־קְהַ֣ל יְהוָ֔ה אֶל־הַמִּדְבָּ֖ר הַזֶּ֑ה לָמ֣וּת שָׁ֔ם אֲנַ֖חְנוּ וּבְעִירֵֽנוּ׃
Bizi ve hayvanlarımızı burada öldürmek için mi Adonay’ın topluluğunu bu çöle getirdiniz?
Vayedaber haam belohim uvemoşe lama heelitunu mimitsrayim lamut bamidbar ki en lehem veen mayim venafşenu katsa balehem hakelokel.
וַיְדַבֵּ֣ר הָעָ֗ם בֵּֽאלֹהִים֮ וּבְמֹשֶׁה֒ לָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לָמ֖וּת בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֣י אֵ֥ין לֶ֙חֶם֙ וְאֵ֣ין מַ֔יִם וְנַפְשֵׁ֣נוּ קָ֔צָה בַּלֶּ֖חֶם הַקְּלֹקֵֽל׃
Halk Tanrı’ya ve Moşe’ye karşı konuştu: “Bizi neden Mısır’dan çıkardınız? Çölde ölelim diye mi? Burada ne ekmek ne su var; bu değersiz ekmekten de bıktık!”
Kol make nefeş lefi edim yirtsah et harotseah veed ehad lo yaane venefeş lamut.
כָּל־מַ֨כֵּה־נֶ֔פֶשׁ לְפִ֣י עֵדִ֔ים יִרְצַ֖ח אֶת־הָרֹצֵ֑חַ וְעֵ֣ד אֶחָ֔ד לֹא־יַעֲנֶ֥ה בְנֶ֖פֶשׁ לָמֽוּת׃
Birini öldüren katil, tanıkların sözü üzerine öldürülecek. Ancak bir tek tanık, bir kişinin öldürülmesine yol açacak tanıklıkta bulunamaz.
Velo tikhu hofer lenefeş rotseah aşer u raşa lamut ki mot yumat.
וְלֹֽא־תִקְח֥וּ כֹ֙פֶר֙ לְנֶ֣פֶשׁ רֹצֵ֔חַ אֲשֶׁר־ה֥וּא רָשָׁ֖ע לָמ֑וּת כִּי־מ֖וֹת יוּמָֽת׃
Ölümü hak eden bir katilin canı için fidye almayacaksınız. Kesinlikle öldürülecek.
Vayehi haaşer tamu kol anşe hamilhama lamut mikerev haam.
וַיְהִ֨י כַאֲשֶׁר־תַּ֜מּוּ כָּל־אַנְשֵׁ֧י הַמִּלְחָמָ֛ה לָמ֖וּת מִקֶּ֥רֶב הָעָֽם׃ (ס)
Halkın arasındaki bütün savaşçılar ölüp bittikten sonra,
Vayomer Adonay el moşe hen karevu yameha lamut kera et yehoşua vehiteyatsevu beohel moed vaatsavenu vayeleh moşe vihoşua vayiteyatsevu beohel moed.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הֵ֣ן קָרְב֣וּ יָמֶיךָ֮ לָמוּת֒ קְרָ֣א אֶת־יְהוֹשֻׁ֗עַ וְהִֽתְיַצְּב֛וּ בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וַאֲצַוֶּ֑נּוּ וַיֵּ֤לֶךְ מֹשֶׁה֙ וִֽיהוֹשֻׁ֔עַ וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Adonay Moşe'ye, 'Öleceğin günler yaklaştı. Yeoşua'yı çağır, Buluşma Çadırı'nda durun; ona görevini bildireceğim' dedi. Moşe ve Yeoşua gidip Buluşma Çadırı'nda durdular.
Dilbilgisel çözümleme
to die; to pass away; to cause to die; to kill; to put to death; to finish off; to have a stroke
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 11 kez
HR/VqcOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.