Lemma רָאָה
Kök — שורש (şoreş, kök) ראה
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 12 kullanım
Teknik kod
HVqi2msTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 14 kez, 13 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma רָאָה
Kök — שורש (şoreş, kök) ראה
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 12 kullanım
HVqi2msLemma רָאָה
Kök — שורש (şoreş, kök) ראה
Biçim: fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVNi3fsLemma רָאָה
Kök — שורש (şoreş, kök) ראה
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVqi3fsMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַתָּ֣ה תִרְאֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה לְפַרְעֹ֑ה כִּ֣י בְיָ֤ד חֲזָקָה֙ יְשַׁלְּחֵ֔ם וּבְיָ֣ד חֲזָקָ֔ה יְגָרְשֵׁ֖ם מֵאַרְצֽוֹ׃ (ס)
Adonay, Moşe’ye, “Firavun’a ne yapacağımı şimdi göreceksin” dedi. “Güçlü bir elin zoruyla onları salıverecek; güçlü bir elin zoruyla onları ülkesinden kovacak.”
כִּֽי־תִרְאֶ֞ה חֲמ֣וֹר שֹׂנַאֲךָ֗ רֹבֵץ֙ תַּ֣חַת מַשָּׂא֔וֹ וְחָדַלְתָּ֖ מֵעֲזֹ֣ב ל֑וֹ עָזֹ֥ב תַּעֲזֹ֖ב עִמּֽוֹ׃ (ס)
Senden nefret eden kişinin eşeğinin yükü altında çöktüğünü gördüğünde ona yardım etmekten kaçınır mısın? Onunla birlikte yükü mutlaka kaldıracaksın.
וְאִם־תֵּרָאֶ֨ה ע֜וֹד בַּ֠בֶּגֶד אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אֽוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר פֹּרַ֖חַת הִ֑וא בָּאֵ֣שׁ תִּשְׂרְפֶ֔נּוּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ הַנָּֽגַע׃
Belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeniden görülürse yayılmaktadır. Belirtinin bulunduğu eşyayı ateşte yakacaksın.
וְאִ֣ישׁ אֲשֶׁר־יִקַּ֣ח אֶת־אֲחֹת֡וֹ בַּת־אָבִ֣יו א֣וֹ בַת־אִ֠מּוֹ וְרָאָ֨ה אֶת־עֶרְוָתָ֜הּ וְהִֽיא־תִרְאֶ֤ה אֶת־עֶרְוָתוֹ֙ חֶ֣סֶד ה֔וּא וְנִ֨כְרְת֔וּ לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י עַמָּ֑ם עֶרְוַ֧ת אֲחֹת֛וֹ גִּלָּ֖ה עֲוֺנ֥וֹ יִשָּֽׂא׃
Bir erkek babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşini alır, onun çıplaklığını görür ve kadın da onun çıplaklığını görürse bu utanç vericidir. Halklarının gözleri önünde kesilip atılacaklar. Kız kardeşinin çıplaklığını açmıştır; suçunun sorumluluğunu taşıyacak.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הֲיַ֥ד יְהוָ֖ה תִּקְצָ֑ר עַתָּ֥ה תִרְאֶ֛ה הֲיִקְרְךָ֥ דְבָרִ֖י אִם־לֹֽא׃
Adonay Moşe’ye, “Adonay’ın eli mi kısaldı?” dedi. “Sözümün senin için gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini şimdi göreceksin.”
Bu ayette 2 kez
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
וְצַ֥ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֖עַ וְחַזְּקֵ֣הוּ וְאַמְּצֵ֑הוּ כִּי־ה֣וּא יַעֲבֹ֗ר לִפְנֵי֙ הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְהוּא֙ יַנְחִ֣יל אוֹתָ֔ם אֶת־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Yeoşua’ya görevini ver, onu güçlendir ve cesaretlendir. Çünkü bu halkın önünde o geçecek ve göreceğin ülkeyi onlara miras olarak o verecek.’
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֔ פֶּֽן־תַּעֲלֶ֖ה עֹלֹתֶ֑יךָ בְּכָל־מָק֖וֹם אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Dikkat et; olah sunularını gördüğün herhangi bir yerde sunma.
לֹֽא־תִרְאֶה֩ אֶת־שׁ֨וֹר אָחִ֜יךָ א֤וֹ אֶת־שֵׂיוֹ֙ נִדָּחִ֔ים וְהִתְעַלַּמְתָּ֖ מֵהֶ֑ם הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֵ֖ם לְאָחִֽיךָ׃
Kardeşinin sığırının ya da davarının başıboş dolaştığını görüp görmezden gelmeyeceksin. Onları mutlaka kardeşine geri götüreceksin.
לֹא־תִרְאֶה֩ אֶת־חֲמ֨וֹר אָחִ֜יךָ א֤וֹ שׁוֹרוֹ֙ נֹפְלִ֣ים בַּדֶּ֔רֶךְ וְהִתְעַלַּמְתָּ֖ מֵהֶ֑ם הָקֵ֥ם תָּקִ֖ים עִמּֽוֹ׃ (ס)
Kardeşinin eşeğinin ya da sığırının yolda yere yığıldığını görüp görmezden gelmeyeceksin. Onunla birlikte hayvanı mutlaka kaldıracaksın.
וְהָיִ֖יתָ מְשֻׁגָּ֑ע מִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden aklını yitireceksin.
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'
כִּ֥י מִנֶּ֖גֶד תִּרְאֶ֣ה אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תָב֔וֹא אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Bu yüzden ülkeyi uzaktan göreceksin; ama oraya, İsrael oğullarına verdiğim ülkeye girmeyeceksin.'