Ki leyamim od şiva anohi mamtir al haarets arbaim yom vearbaim layla umahiti et kol hayekum aşer asiti meal pene haadama.
כִּי֩ לְיָמִ֨ים ע֜וֹד שִׁבְעָ֗ה אָֽנֹכִי֙ מַמְטִ֣יר עַל־הָאָ֔רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וּמָחִ֗יתִי אֶֽת־כָּל־הַיְקוּם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃
Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım; yaptığım bütün varlıkları toprağın yüzünden sileceğim.”
Vayehi hageşem al haarets arbaim yom vearbaim layla.
וַֽיְהִ֥י הַגֶּ֖שֶׁם עַל־הָאָ֑רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃
Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.
Vayehi yaakov beerets mitsrayim şeva esre şana vayehi yeme yaakov şene hayav şeva şanim vearbaim umeat şana.
וַיְחִ֤י יַעֲקֹב֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם שְׁבַ֥ע עֶשְׂרֵ֖ה שָׁנָ֑ה וַיְהִ֤י יְמֵֽי־יַעֲקֹב֙ שְׁנֵ֣י חַיָּ֔יו שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים וְאַרְבָּעִ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Yaakov Mısır ülkesinde on yedi yıl yaşadı. Yaakov’un toplam ömrü yüz kırk yedi yıl oldu.
Vayavo moşe betoh heanan vayaal el hahar vayehi moşe bahar arbaim yom vearbaim layla.
וַיָּבֹ֥א מֹשֶׁ֛ה בְּת֥וֹךְ הֶעָנָ֖ן וַיַּ֣עַל אֶל־הָהָ֑ר וַיְהִ֤י מֹשֶׁה֙ בָּהָ֔ר אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃ (פ)
Moşe bulutun içine girip dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.
Vearbaim adne hesef taase tahat esrim hakareş şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף תַּעֲשֶׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקָּ֑רֶשׁ שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yapacaksın. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban olacak.
Vearbaim adnehem kasef şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְאַרְבָּעִ֥ים אַדְנֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָֽאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Onların kırk gümüş tabanı olacak; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Vayehi şam im Adonay arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahal umayim lo şata vayihtov al haluhot et divre haberit aseret hadevarim.
וַֽיְהִי־שָׁ֣ם עִם־יְהוָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔ל וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתָ֑ה וַיִּכְתֹּ֣ב עַל־הַלֻּחֹ֗ת אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִֽים׃
Moşe orada Adonay’la kırk gün kırk gece kaldı. Ekmek yemedi, su içmedi. Levhalara antlaşmanın sözleri, On Söz yazıldı.
Vearbaim adne hesef asa tahat esrim hakeraşim şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף עָשָׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקְּרָשִׁ֑ים שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yaptı. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban vardı.
Vearbaim adnehem kasef şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְאַרְבָּעִ֥ים אַדְנֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Onların kırk gümüş tabanı vardı; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Vesafarta leha şeva şabetot şanim şeva şanim şeva peamim vehayu leha yeme şeva şabetot haşanim teşa vearbaim şana.
וְסָפַרְתָּ֣ לְךָ֗ שֶׁ֚בַע שַׁבְּתֹ֣ת שָׁנִ֔ים שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְהָי֣וּ לְךָ֗ יְמֵי֙ שֶׁ֚בַע שַׁבְּתֹ֣ת הַשָּׁנִ֔ים תֵּ֥שַׁע וְאַרְבָּעִ֖ים שָׁנָֽה׃
Kendin için yedi Şabat yılı, yedi kere yedi yıl sayacaksın. Yedi Şabat yılının süresi kırk dokuz yıl olacak.
Pekudehem lemate reuven şişa vearbaim elef vahameş meot.
פְּקֻדֵיהֶ֖ם לְמַטֵּ֣ה רְאוּבֵ֑ן שִׁשָּׁ֧ה וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃ (פ)
Reuven kabilesinden sayılanlar kırk altı bin beş yüz kişiydi.
Pekudehem lemate gad hamişa vearbaim elef veşeş meot vahamişim.
פְּקֻדֵיהֶ֖ם לְמַטֵּ֣ה גָ֑ד חֲמִשָּׁ֤ה וְאַרְבָּעִים֙ אֶ֔לֶף וְשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃ (פ)
Gad kabilesinden sayılanlar kırk beş bin altı yüz elli kişiydi.
Pekudehem lemate aşer ehad vearbaim elef vahameş meot.
פְּקֻדֵיהֶ֖ם לְמַטֵּ֣ה אָשֵׁ֑ר אֶחָ֧ד וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃ (פ)
Aşer kabilesinden sayılanlar kırk bir bin beş yüz kişiydi.
Utsevao ufekudav şişa vearbaim elef vahameş meot.
וּצְבָא֖וֹ וּפְקֻדָ֑יו שִׁשָּׁ֧ה וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃
Onun birliğinde sayılanlar kırk altı bin beş yüz kişidir.
Utsevao ufekudehem hamişa vearbaim elef veşeş meot vahamişim.
וּצְבָא֖וֹ וּפְקֻדֵיהֶ֑ם חֲמִשָּׁ֤ה וְאַרְבָּעִים֙ אֶ֔לֶף וְשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃
Onun birliğinde sayılanlar kırk beş bin altı yüz elli kişidir.
Utsevao ufekudehem ehad vearbaim elef vahameş meot.
וּצְבָא֖וֹ וּפְקֻדֵיהֶ֑ם אֶחָ֧ד וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃
Onun birliğinde sayılanlar kırk bir bin beş yüz kişidir.
Ele mişpehot haruuveni vayihyu fekudehem şeloşa vearbaim elef uşeva meot uşeloşim.
אֵ֖לֶּה מִשְׁפְּחֹ֣ת הָרֻֽאוּבֵנִ֑י וַיִּהְי֣וּ פְקֻדֵיהֶ֗ם שְׁלֹשָׁ֤ה וְאַרְבָּעִים֙ אֶ֔לֶף וּשְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת וּשְׁלֹשִֽׁים׃
Reuven’in boyları bunlardı. Sayılanları kırk üç bin yedi yüz otuzdu.
Ele vene vinyamin lemişpehotam ufekudehem hamişa vearbaim elef veşeş meot.
אֵ֥לֶּה בְנֵי־בִנְיָמִ֖ן לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם וּפְקֻ֣דֵיהֶ֔ם חֲמִשָּׁ֧ה וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וְשֵׁ֥שׁ מֵאֽוֹת׃ (ס)
Boylarına göre Binyamin’in oğulları bunlardı; sayılanları kırk beş bin altı yüzdü.
Ele mişpehot naftali lemişpehotam ufekudehem hamişa vearbaim elef vearba meot.
אֵ֛לֶּה מִשְׁפְּחֹ֥ת נַפְתָּלִ֖י לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם וּפְקֻ֣דֵיהֶ֔ם חֲמִשָּׁ֧ה וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וְאַרְבַּ֥ע מֵאֽוֹת׃
Boylarına göre Naftali’nin boyları bunlardı; sayılanları kırk beş bin dört yüzdü.
Baaloti hahara lakahat luhot haavanim luhot haberit aşer karat Adonay imahem vaeşev bahar arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti.
בַּעֲלֹתִ֣י הָהָ֗רָה לָקַ֜חַת לוּחֹ֤ת הָֽאֲבָנִים֙ לוּחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥ת יְהוָ֖ה עִמָּכֶ֑ם וָאֵשֵׁ֣ב בָּהָ֗ר אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֥א שָׁתִֽיתִי׃
Taş levhaları, Adonay’ın sizinle yaptığı antlaşmanın levhalarını almak için dağa çıktığımda kırk gün kırk gece dağda kaldım. Ekmek yemedim, su içmedim.
Vayehi mikets arbaim yom vearbaim layla natan Adonay elay et şene luhot haavanim luhot haberit.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָאֲבָנִ֖ים לֻח֥וֹת הַבְּרִֽית׃
Kırk gün kırk gecenin sonunda Adonay bana iki taş levhayı, antlaşmanın levhalarını verdi.
Vaetnapal lifne Adonay karişona arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti al kol hatathem aşer hatatem laasot hara beene Adonay lehahiso.
וָֽאֶתְנַפַּל֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֜ה כָּרִאשֹׁנָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתִ֑יתִי עַ֤ל כָּל־חַטַּאתְכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲטָאתֶ֔ם לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ׃
İlk seferki gibi kırk gün kırk gece Adonay’ın önünde yere kapandım. Adonay’ı öfkelendirmek için O’nun gözünde kötü olanı yaparak işlediğiniz bütün günahlar yüzünden ekmek yemedim, su içmedim.
Veanohi amadti vahar kayamim harişonim arbaim yom vearbaim layla vayişma Adonay elay gam bapaam hahi lo ava Adonay haşhiteha.
וְאָנֹכִ֞י עָמַ֣דְתִּי בָהָ֗ר כַּיָּמִים֙ הָרִ֣אשֹׁנִ֔ים אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וַיִּשְׁמַ֨ע יְהוָ֜ה אֵלַ֗י גַּ֚ם בַּפַּ֣עַם הַהִ֔וא לֹא־אָבָ֥ה יְהוָ֖ה הַשְׁחִיתֶֽךָ׃
Ben ise önceki günlerde olduğu gibi kırk gün kırk gece dağda kaldım. Adonay o sefer de beni dinledi; seni yok etmek istemedi.