İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

ויקרבו

yaklaşmak, yakına gelmek; öne çıkmak; yaklaştırmak, bir araya getirmek; sunmak/takdim etmek

Bu İbranice biçim Tora’da 8 kez, 8 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
vayikrevuVayakrivu
Temel kelime (lemma)
קָרַב
Kök
קרב

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit1 kullanım1 ayet
  • Vayikra4 kullanım4 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 47:29

    Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.

    וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃

    İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.

  2. Vayikra 9:5

    Vayikhu et aşer tsiva moşe el pene ohel moed vayikrevu kol haeda vayaamdu lifne Adonay.

    וַיִּקְח֗וּ אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה מֹשֶׁ֔ה אֶל־פְּנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַֽיִּקְרְבוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּֽעַמְד֖וּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Moşe’nin buyurduklarını Buluşma Çadırı’nın önüne getirdiler. Bütün topluluk yaklaşıp Adonay’ın önünde durdu.

  3. Vayikra 9:9

    Vayakrivu bene aharon et hadam elav vayitbol etsbao badam vayiten al karnot hamizbeah veet hadam yatsak el yesod hamizbeah.

    וַ֠יַּקְרִבוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֣ן אֶת־הַדָּם֮ אֵלָיו֒ וַיִּטְבֹּ֤ל אֶצְבָּעוֹ֙ בַּדָּ֔ם וַיִּתֵּ֖ן עַל־קַרְנ֣וֹת הַמִּזְבֵּ֑חַ וְאֶת־הַדָּ֣ם יָצַ֔ק אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ׃

    Aaron’un oğulları kanı ona getirdiler. Aaron parmağını kana batırıp sunağın boynuzlarına sürdü; kalan kanı sunağın tabanına döktü.

  4. Vayikra 10:1

    Vayikhu vene aharon nadav vaaviu iş mahtato vayitenu vahen eş vayasimu aleha ketoret vayakrivu lifne Adonay eş zara aşer lo tsiva otam.

    וַיִּקְח֣וּ בְנֵֽי־אַ֠הֲרֹן נָדָ֨ב וַאֲבִיה֜וּא אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ בָהֵן֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עָלֶ֖יהָ קְטֹ֑רֶת וַיַּקְרִ֜בוּ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אֵ֣שׁ זָרָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹ֦א צִוָּ֖ה אֹתָֽם׃

    Aaron’un oğulları Nadav ve Avihu, her biri kendi kor kabını aldı. İçlerine ateş koyup üzerine tütsü yerleştirdiler ve Adonay’ın önünde, kendilerine buyurmadığı yabancı bir ateş sundular.

  5. Vayikra 10:5

    Vayikrevu vayisaum behutonotam el mihuts lamahane kaaşer diber moşe.

    וַֽיִּקְרְב֗וּ וַיִּשָּׂאֻם֙ בְּכֻתֳּנֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר מֹשֶֽׁה׃

    Yaklaştılar ve Moşe’nin söylediği gibi onları entarileriyle birlikte ordugâhın dışına taşıdılar.

  6. Bamidbar 9:6

    Vayehi anaşim aşer hayu temeim lenefeş adam velo yahelu laasot hapesah bayom hau vayikrevu lifne moşe velifne aharon bayom hau.

    וַיְהִ֣י אֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ טְמֵאִים֙ לְנֶ֣פֶשׁ אָדָ֔ם וְלֹא־יָכְל֥וּ לַעֲשֹׂת־הַפֶּ֖סַח בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַֽיִּקְרְב֞וּ לִפְנֵ֥י מֹשֶׁ֛ה וְלִפְנֵ֥י אַהֲרֹ֖ן בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא׃

    Ama insan ölüsü nedeniyle arınmamış durumda bulunan ve o gün Pesah kurbanını yerine getiremeyen adamlar vardı. O gün Moşe’nin ve Aaron’un önüne geldiler.

  7. Bamidbar 31:48

    Vayikrevu el moşe hapekudim aşer lealfe hatsava sare haalafim vesare hameot.

    וַֽיִּקְרְבוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הַפְּקֻדִ֕ים אֲשֶׁ֖ר לְאַלְפֵ֣י הַצָּבָ֑א שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֥י הַמֵּאֽוֹת׃

    Ordunun binliklerine atanan komutanlar, binliklerin ve yüzlüklerin başları, Moşe’ye yaklaştılar.

  8. Bamidbar 36:1

    Vayikrevu raşe haavot lemişpahat bene gilad ben mahir ben menaşe mimişpehot bene yosef vayedaberu lifne moşe velifne hanesiim raşe avot livne yisrael.

    וַֽיִּקְרְב֞וּ רָאשֵׁ֣י הָֽאָב֗וֹת לְמִשְׁפַּ֤חַת בְּנֵֽי־גִלְעָד֙ בֶּן־מָכִ֣יר בֶּן־מְנַשֶּׁ֔ה מִֽמִּשְׁפְּחֹ֖ת בְּנֵ֣י יוֹסֵ֑ף וַֽיְדַבְּר֞וּ לִפְנֵ֤י מֹשֶׁה֙ וְלִפְנֵ֣י הַנְּשִׂאִ֔ים רָאשֵׁ֥י אָב֖וֹת לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Yosef oğullarının boylarından, Menaşe oğlu Mahir oğlu Gilad’ın oğullarının boyuna ait ata evlerinin başları yaklaştılar. Moşe’nin ve İsraeloğullarının ata evlerinin başı olan önderlerin önünde konuştular.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to approach; to come near; to come forward; to bring near; to draw near; to bring together; to have intercourse; to be about (to do something)

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul

Bu yapının kullanımı: 6 kez

Teknik kodHC/Vqw3mp
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to approach; to come near; to come forward; to bring near; to draw near; to bring together; to have intercourse; to be about (to do something)

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHC/Vhw3mp
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.