TORA LEMMA DİZİNİ
שָׁלַח
Bu lemma Tora’da 201 kez, 185 ayette kullanılır.
Sözlük bilgisi
Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak
Kök — שורש (şoreş, kök): שלח
Kelime türü kodu: V
UBS kaynak glossları
to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone); to send (something to someone); to send away; to divorce; to expel; to remove; to cast out; to send out; to shoot; to let go; to dismiss; to send (someone) on his way; to free; to release; to let down; to cause to run; to give birth; to set fire; to cast off; to throw off; to let loose; to set free; to give (one's) mouth free rein; to send; to cause to happen; to stir up; to extend; to let one's hair grow long; to stretch out (one's) hand; to stretch out (one's) right hand; to lay (one's) hand; to stretch out; to wield; to thrust aside (someone's) feet > to send (someone) sprawling; to deliver; to give over; to forsake
Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit66 kullanım64 ayet
- Şemot74 kullanım65 ayet
- Vayikra10 kullanım10 ayet
- Bamidbar29 kullanım26 ayet
- Devarim22 kullanım20 ayet
Yazılı biçimler
- שְׁלַח֙ 36 kullanım
- וַיִּשְׁלַ֤ח 32 kullanım
- שְׁלָחַ֣נִי 10 kullanım
- וְשִׁלַּ֥ח 8 kullanım
- יְשַׁלַּ֥ח 8 kullanım
- אֲשַׁלֵּֽחַ 6 kullanım
- וִֽישַׁלְּחוּ֙ 6 kullanım
- לְשַׁלַּ֖ח 6 kullanım
- וְשָׁלַחְתִּ֤י 5 kullanım
- מְשַׁלֵּ֣חַ 5 kullanım
- שַׁלְּחָ֖ה 5 kullanım
- תִּשְׁלָֽח 5 kullanım
- שְׁלָח֑וֹ 4 kullanım
- תְּשַׁלֵּ֔חוּ 4 kullanım
- וַאֲשַׁלְּחָה֙ 3 kullanım
- וְאֶֽשְׁלָחֲךָ֖ 3 kullanım
- וְשִׁלְּחָ֖הּ 3 kullanım
- יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ 3 kullanım
- לְשַׁלְּחָֽם 3 kullanım
- שָׁלַ֣חְתִּי 3 kullanım
- תְּשַׁלְּחֶ֥נּוּ 3 kullanım
- וַֽיְשַׁלְּחֵ֛הוּ 2 kullanım
- וַֽיְשַׁלְּחֵ֞ם 2 kullanım
- וַתִּשְׁלַ֥ח 2 kullanım
- שְׁלַחְתָּֽנִי 2 kullanım
- אֲשַֽׁלֵּחֲךָ֔ 1 kullanım
- בְּשַׁלַּ֣ח 1 kullanım
- בְּשָׁלְחִ֥י 1 kullanım
- בְּשַׁלֵּֽחֲךָ֙ 1 kullanım
- וָאֶשְׁלַ֤ח 1 kullanım
- וּבִשְׁלֹ֨חַ 1 kullanım
- וְהַֽמְשַׁלֵּ֤חַ 1 kullanım
- וְהִשְׁלַחְתִּ֨י 1 kullanım
- וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ 1 kullanım
- וַיְשַׁלְּחֵ֥נוּ 1 kullanım
- וַיִּשְׁלָחֵ֤נִי 1 kullanım
- וַנְּשַׁלֵּֽחֲךָ֖ 1 kullanım
- וְשָֽׁלְחוּ֙ 1 kullanım
- וְשִׁלַּחְתָּהּ֙ 1 kullanım
- וַתְּשַׁלְּח֖וּנִי 1 kullanım
- יְשַׁלְּחֵ֔ם 1 kullanım
- כְּשַׁ֨לְּח֔וֹ 1 kullanım
- לְשַּׁלְּחָ֖הּ 1 kullanım
- לְשַׁלְּח֑וֹ 1 kullanım
- לְשַׁלְּחֵנוּ֒ 1 kullanım
- מַשְׁלִ֨יחַ 1 kullanım
- נִשְׁלְחָ֤ה 1 kullanım
- שְׁלוּחָ֔ה 1 kullanım
- שַׁלְּח֕וּנִי 1 kullanım
- שָׁלְחֶֽךָ 1 kullanım
- שַׁלְּחָֽם 1 kullanım
- שִׁלַּ֥חְנוּ 1 kullanım
- שָׁלַ֥חְתָּ 1 kullanım
- שְׁלַחְתִּ֑יךָ 1 kullanım
- שְׁלַחְתֶּ֤ם 1 kullanım
- שְׁלַחְתָּ֑נוּ 1 kullanım
- תְּשַׁלְּח֑וּם 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- vayişlah 23 kullanım
- şalah 22 kullanım
- Vayeşalah 8 kullanım
- veşilah 8 kullanım
- şelahani 7 kullanım
- aşalah 5 kullanım
- meşaleah 5 kullanım
- yeşalah 5 kullanım
- şilah 5 kullanım
- vayeşalehu 4 kullanım
- Veşalahti 4 kullanım
- şelah 4 kullanım
- leşalah 3 kullanım
- leşaleah 3 kullanım
- leşaleham 3 kullanım
- teşalehenu 3 kullanım
- tişlah 3 kullanım
- yeşalehenu 3 kullanım
- yişlah 3 kullanım
- şalahti 3 kullanım
- teşalah 2 kullanım
- tişlehu 2 kullanım
- vaaşaleha 2 kullanım
- vatişlah 2 kullanım
- vayeşalehem 2 kullanım
- veşilehah 2 kullanım
- şaleha 2 kullanım
- şaleheni 2 kullanım
- şalehuni 2 kullanım
- şelaho 2 kullanım
- şeluha 2 kullanım
- şoleah 2 kullanım
- aşaleah 1 kullanım
- aşalehaha 1 kullanım
- beşalah 1 kullanım
- beşalehaha 1 kullanım
- beşalehi 1 kullanım
- keşaleho 1 kullanım
- leşalehah 1 kullanım
- leşalehenu 1 kullanım
- leşaleho 1 kullanım
- maşliah 1 kullanım
- nişleha 1 kullanım
- teşalehu 1 kullanım
- teşalehum 1 kullanım
- tişlahu 1 kullanım
- Uvişloah 1 kullanım
- vaaşalehaha 1 kullanım
- Vaeşlah 1 kullanım
- vaeşleha 1 kullanım
- vaneşalehaha 1 kullanım
- vateşalehuni 1 kullanım
- vayeşaleheha 1 kullanım
- vayeşalehenu 1 kullanım
- Vayeşaleheu 1 kullanım
- Vayişlaheni 1 kullanım
- vayişlaheu 1 kullanım
- Vayişlehu 1 kullanım
- veeşelahaha 1 kullanım
- veeşlahaha 1 kullanım
- Vehameşaleah 1 kullanım
- Vehişlahti 1 kullanım
- veşaleha 1 kullanım
- Veşalehu 1 kullanım
- veşilahtah 1 kullanım
- veşilahti 1 kullanım
- vişalah 1 kullanım
- vişalehu 1 kullanım
- yeşalehem 1 kullanım
- şalahta 1 kullanım
- Şaleah 1 kullanım
- şaleham 1 kullanım
- şaleheha 1 kullanım
- şaloah 1 kullanım
- şelahtani 1 kullanım
- şelahtanu 1 kullanım
- şelahtem 1 kullanım
- şelahtiha 1 kullanım
- şeloah 1 kullanım
- şilahnu 1 kullanım
- şilahtani 1 kullanım
- şilehah 1 kullanım
- şilha 1 kullanım
- Şilhu 1 kullanım
- şulehu 1 kullanım
Dilbilgisel biçimler
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (23 kullanım · HC/Vqw3ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (11 kullanım · HVqp3ms)
- fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil (9 kullanım · HVpv2ms)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (8 kullanım · HC/Vpw3ms)
- edat + fiil, Piel, mastar yapılı (7 kullanım · HR/Vpc)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (7 kullanım · HVqp3ms/Sp1cs)
- bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım · HC/Vpq3ms)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (6 kullanım · HVpi1cs)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım · HVpi3ms)
- fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım · HVpp3ms)
- fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım · HVprmsa)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım · HC/Vpw3mp)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım · HC/Vqq1cs)
- fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım · HVqv2ms)
- edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım · HR/Vpc/Sp3mp)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVpi2ms/Sp3ms)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVpi3ms/Sp3ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVqi3ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım · HVqp1cs)
- bağlaç + fiil, Piel, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım · HC/Vph1cs)
- bağlaç + fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vpp3ms)
- bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HC/Vpq3ms/Sp3fs)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vpw3ms/Sp3mp)
- bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqi1cs/Sp2ms)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HC/Vqw3fs)
- edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HR/Vpc/Sp3ms)
- fiil, Piel, mastar yapılı (2 kullanım · HVpc)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVpi2ms)
- fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım · HVpv2mp/Sp1cs)
- fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım · HVpv2ms/Sp1cs)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HVqi2mp)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVqi2ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVqp3ms/Sp3ms)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım · HVqrmsa)
- fiil, Kal, edilgen ortaç, f. kişi (2 kullanım · HVqsfsa)
- bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HC/R/Vqc)
- bağlaç + belirli artikel + fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HC/Td/Vprmsa)
- bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vhq1cs)
- bağlaç + fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vpi1cs/Sp2ms)
- bağlaç + fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vpi3mp)
- bağlaç + fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vpi3ms)
- bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vpq1cs)
- bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vpq2ms/Sp3fs)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vpw1cp/Sp2ms)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vpw2mp/Sp1cs)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vpw3ms/Sp1cp)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vpw3ms/Sp3fs)
- bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vpw3ms/Sp3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq3cp)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vqq3fs)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vqw1cs)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + paragogik he (1 kullanım · HC/Vqw1cs/Sh)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqw3mp)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp1cs)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp3ms)
- edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HR/Vpc/Sp1cp)
- edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HR/Vpc/Sp2ms)
- edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HR/Vpc/Sp3fs)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HR/Vqc/Sp1cs)
- fiil, Pual, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVPp3cp)
- fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HVhrmsa)
- fiil, Piel, mastar mutlak (1 kullanım · HVpa)
- fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVpc/Sp3fs)
- fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVpc/Sp3mp)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVpi1cs/Sp2ms)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVpi2mp)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVpi2mp/Sp3mp)
- fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVpi3ms/Sp3mp)
- fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVpp1cp)
- fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVpp2ms/Sp1cs)
- fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVpp3ms/Sp3fs)
- fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım · HVqa)
- fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HVqc)
- fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqc/Sp2ms)
- fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqh1cp)
- fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqj2mp)
- fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqj2ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqp1cs/Sp2ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqp2mp)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqp2ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqp2ms/Sp1cp)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqp2ms/Sp1cs)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqp3fs)
- fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqv2mp)
- fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil + paragogik he (1 kullanım · HVqv2ms/Sh)
Geçtiği ayetler
Bereşit 3:22
Vayomer Adonay Elohim hen haadam haya keahad mimenu ladaat tov vara veata pen yişlah yado velakah gam meets hahayim veahal vahay leolam.
וַיֹּ֣אמֶר ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֗ים הֵ֤ן הָֽאָדָם֙ הָיָה֙ כְּאַחַ֣ד מִמֶּ֔נּוּ לָדַ֖עַת ט֣וֹב וָרָ֑ע וְעַתָּ֣ה ׀ פֶּן־יִשְׁלַ֣ח יָד֗וֹ וְלָקַח֙ גַּ֚ם מֵעֵ֣ץ הַֽחַיִּ֔ים וְאָכַ֖ל וָחַ֥י לְעֹלָֽם׃
Adonay Tanrı, “İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmek bakımından bizden biri gibi oldu. Şimdi elini uzatıp Yaşam Ağacı’ndan da almasın, yiyip sonsuza dek yaşamasın” dedi.
Bereşit 3:23
Vayeşaleheu Adonay Elohim migan eden laavod et haadama aşer lukah mişam.
וַֽיְשַׁלְּחֵ֛הוּ יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים מִגַּן־עֵ֑דֶן לַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֻקַּ֖ח מִשָּֽׁם׃
Adonay Tanrı onu, alındığı toprağı işlemesi için Eden bahçesinden gönderdi.
Bereşit 8:7
Vayeşalah et haorev vayetse yatso vaşov ad yevoşet hamayim meal haarets.
וַיְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָֽעֹרֵ֑ב וַיֵּצֵ֤א יָצוֹא֙ וָשׁ֔וֹב עַד־יְבֹ֥שֶׁת הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃
Kuzgunu saldı. Kuzgun, yeryüzündeki sular kuruyuncaya kadar gidip geldi.
Bereşit 8:8
Vayeşalah et hayona meito lirot hakalu hamayim meal pene haadama.
וַיְשַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מֵאִתּ֑וֹ לִרְאוֹת֙ הֲקַ֣לּוּ הַמַּ֔יִם מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃
Sonra toprağın yüzündeki suların çekilip çekilmediğini görmek için yanından güvercini saldı.
Bereşit 8:9
Velo matsea hayona manoah lehaf raglah vataşov elav el hateva ki mayim al pene hol haarets vayişlah yado vayikaheha vayave otah elav el hateva.
וְלֹֽא־מָצְאָה֩ הַיּוֹנָ֨ה מָנ֜וֹחַ לְכַף־רַגְלָ֗הּ וַתָּ֤שָׁב אֵלָיו֙ אֶל־הַתֵּבָ֔ה כִּי־מַ֖יִם עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו אֶל־הַתֵּבָֽה׃
Güvercin ayağını koyacak bir yer bulamadı ve gemiye, Noah’ın yanına döndü; çünkü bütün yeryüzünü su kaplıyordu. Noah elini uzatıp onu aldı ve yanına, geminin içine getirdi.
Bereşit 8:10
Vayahel od şivat yamim aherim vayosef şalah et hayona min hateva.
וַיָּ֣חֶל ע֔וֹד שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים אֲחֵרִ֑ים וַיֹּ֛סֶף שַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מִן־הַתֵּבָֽה׃
Yedi gün daha bekledi; sonra güvercini gemiden yeniden saldı.
Bereşit 8:12
Vayiyahel od şivat yamim aherim vayeşalah et hayona velo yasefa şuv elav od.
וַיִּיָּ֣חֶל ע֔וֹד שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים אֲחֵרִ֑ים וַיְשַׁלַּח֙ אֶת־הַיּוֹנָ֔ה וְלֹֽא־יָסְפָ֥ה שׁוּב־אֵלָ֖יו עֽוֹד׃
Yedi gün daha bekleyip güvercini saldı. Güvercin bir daha ona dönmedi.
Bereşit 12:20
Vayetsav alav paro anaşim vayeşalehu oto veet işto veet kol aşer lo.
וַיְצַ֥ו עָלָ֛יו פַּרְעֹ֖ה אֲנָשִׁ֑ים וַֽיְשַׁלְּח֥וּ אֹת֛וֹ וְאֶת־אִשְׁתּ֖וֹ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לֽוֹ׃
Firavun, Avram hakkında adamlarına buyruk verdi. Onu, karısını ve sahip olduğu her şeyi gönderdiler.
Bereşit 18:16
Vayakumu mişam haanaşim vayaşkifu al pene sedom veavraham holeh imam leşaleham.
וַיָּקֻ֤מוּ מִשָּׁם֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיַּשְׁקִ֖פוּ עַל־פְּנֵ֣י סְדֹ֑ם וְאַ֨בְרָהָ֔ם הֹלֵ֥ךְ עִמָּ֖ם לְשַׁלְּחָֽם׃
Adamlar oradan kalkıp Sedom’a doğru baktılar. Avraam da onları uğurlamak için yanlarında yürüyordu.
Bereşit 19:10
Vayişlehu haanaşim et yadam vayaviu et lot alehem habayeta veet hadelet sagaru.
וַיִּשְׁלְח֤וּ הָֽאֲנָשִׁים֙ אֶת־יָדָ֔ם וַיָּבִ֧יאוּ אֶת־ל֛וֹט אֲלֵיהֶ֖ם הַבָּ֑יְתָה וְאֶת־הַדֶּ֖לֶת סָגָֽרוּ׃
İçerideki adamlar ellerini uzatıp Lot’u yanlarına, evin içine çektiler ve kapıyı kapattılar.
Bereşit 19:13
Ki maşhitim anahnu et hamakom haze ki gadela tsaakatam et pene Adonay vayeşalehenu Adonay leşahatah.
כִּֽי־מַשְׁחִתִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה כִּֽי־גָֽדְלָ֤ה צַעֲקָתָם֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיְשַׁלְּחֵ֥נוּ יְהוָ֖ה לְשַׁחֲתָֽהּ׃
Çünkü biz bu yeri yok edeceğiz. Onlara karşı yükselen feryat Adonay’ın önünde çok büyüdü. Adonay bizi onu yok etmek için gönderdi.”
Bereşit 19:29
Vayehi beşahet Elohim et are hakikar vayizkor Elohim et avraham vayeşalah et lot mitoh hahafeha bahafoh et hearim aşer yaşav bahen lot.
וַיְהִ֗י בְּשַׁחֵ֤ת אֱלֹהִים֙ אֶת־עָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיִּזְכֹּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיְשַׁלַּ֤ח אֶת־לוֹט֙ מִתּ֣וֹךְ הַהֲפֵכָ֔ה בַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁר־יָשַׁ֥ב בָּהֵ֖ן לֽוֹט׃
Tanrı ova kentlerini yok ederken Avraam’ı hatırladı. Lot’un yaşadığı kentleri altüst ederken Lot’u yıkımın içinden çıkardı.
Bereşit 20:2
Vayomer avraham el sara işto ahoti hi vayişlah avimeleh meleh gerar vayikah et sara.
וַיֹּ֧אמֶר אַבְרָהָ֛ם אֶל־שָׂרָ֥ה אִשְׁתּ֖וֹ אֲחֹ֣תִי הִ֑וא וַיִּשְׁלַ֗ח אֲבִימֶ֙לֶךְ֙ מֶ֣לֶךְ גְּרָ֔ר וַיִּקַּ֖ח אֶת־שָׂרָֽה׃
Avraam, karısı Sara hakkında, “O benim kız kardeşim” dedi. Gerar kralı Avimeleh adam gönderip Sara’yı aldırdı.
Bereşit 21:14
Vayaşkem avraham baboker vayikah lehem vehemat mayim vayiten el hagar sam al şihmah veet hayeled vayeşaleheha vateleh vateta bemidbar beer şava.
וַיַּשְׁכֵּ֣ם אַבְרָהָ֣ם ׀ בַּבֹּ֡קֶר וַיִּֽקַּֽח־לֶחֶם֩ וְחֵ֨מַת מַ֜יִם וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הָ֠גָר שָׂ֧ם עַל־שִׁכְמָ֛הּ וְאֶת־הַיֶּ֖לֶד וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ וַתֵּ֣לֶךְ וַתֵּ֔תַע בְּמִדְבַּ֖ר בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃
Avraam sabah erkenden kalktı; ekmek ve bir tulum su alıp Hagar’a verdi, omzuna koydu. Çocuğu da ona verip onu gönderdi. Hagar gidip Beer-Şeva çölünde yolunu kaybetti.
Bereşit 22:10
Vayişlah avraham et yado vayikah et hamaahelet lişhot et beno.
וַיִּשְׁלַ֤ח אַבְרָהָם֙ אֶת־יָד֔וֹ וַיִּקַּ֖ח אֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת לִשְׁחֹ֖ט אֶת־בְּנֽוֹ׃
Avraam elini uzatıp oğlunu kesmek için bıçağı aldı.
Bereşit 22:12
Vayomer al tişlah yadeha el hanaar veal taas lo meuma ki ata yadati ki yere Elohim ata velo hasahta et binha et yehideha mimeni.
וַיֹּ֗אמֶר אַל־תִּשְׁלַ֤ח יָֽדְךָ֙ אֶל־הַנַּ֔עַר וְאַל־תַּ֥עַשׂ ל֖וֹ מְא֑וּמָּה כִּ֣י ׀ עַתָּ֣ה יָדַ֗עְתִּי כִּֽי־יְרֵ֤א אֱלֹהִים֙ אַ֔תָּה וְלֹ֥א חָשַׂ֛כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידְךָ֖ מִמֶּֽנִּי׃
Melek, “Elini çocuğa uzatma; ona hiçbir şey yapma” dedi. “Çünkü şimdi Tanrı’dan korktuğunu biliyorum; oğlunu, biricik oğlunu Benden esirgemedin.”
Bereşit 24:7
Adonay elohe haşamayim aşer lekahani mibet avi umeerets moladti vaaşer diber li vaaşer nişeba li lemor lezaraha eten et haarets hazot u yişlah malaho lefaneha velakahta işa livni mişam.
יְהוָ֣ה ׀ אֱלֹהֵ֣י הַשָּׁמַ֗יִם אֲשֶׁ֨ר לְקָחַ֜נִי מִבֵּ֣ית אָבִי֮ וּמֵאֶ֣רֶץ מֽוֹלַדְתִּי֒ וַאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּר־לִ֜י וַאֲשֶׁ֤ר נִֽשְׁבַּֽע־לִי֙ לֵאמֹ֔ר לְזַ֨רְעֲךָ֔ אֶתֵּ֖ן אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את ה֗וּא יִשְׁלַ֤ח מַלְאָכוֹ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְלָקַחְתָּ֥ אִשָּׁ֛ה לִבְנִ֖י מִשָּֽׁם׃
“Beni babamın evinden ve doğduğum ülkeden alan, benimle konuşan ve ‘Bu ülkeyi senin soyuna vereceğim’ diye bana ant içen göklerin Tanrısı Adonay, meleğini senin önünden gönderecek. Oğluma oradan bir eş alacaksın.
Bereşit 24:40
Vayomer elay Adonay aşer hithalahti lefanav yişlah malaho itah vehitsliah darkeha velakahta işa livni mimişpahti umibet avi.
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י יְהוָ֞ה אֲשֶׁר־הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנָ֗יו יִשְׁלַ֨ח מַלְאָכ֤וֹ אִתָּךְ֙ וְהִצְלִ֣יחַ דַּרְכֶּ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֤ אִשָּׁה֙ לִבְנִ֔י מִמִּשְׁפַּחְתִּ֖י וּמִבֵּ֥ית אָבִֽי׃
Bana şöyle dedi: ‘Önünde yürüdüğüm Adonay, meleğini seninle gönderecek ve yolunu başarılı kılacak. Oğluma ailemden, babamın evinden bir eş alacaksın.
Bereşit 24:54
Vayohelu vayiştu u vehaanaşim aşer imo vayalinu vayakumu vaboker vayomer şalehuni ladoni.
וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֗וּ ה֛וּא וְהָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ וַיָּלִ֑ינוּ וַיָּק֣וּמוּ בַבֹּ֔קֶר וַיֹּ֖אמֶר שַׁלְּחֻ֥נִי לַֽאדֹנִֽי׃
Kendisi ve yanındaki adamlar yiyip içtiler; geceyi orada geçirdiler. Sabah kalkınca, “Beni efendime gönderin” dedi.
Bereşit 24:56
Vayomer alehem al teaharu oti vadonay hitsliah darki şalehuni veeleha ladoni.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ אַל־תְּאַחֲר֣וּ אֹתִ֔י וַֽיהוָ֖ה הִצְלִ֣יחַ דַּרְכִּ֑י שַׁלְּח֕וּנִי וְאֵלְכָ֖ה לַֽאדֹנִֽי׃
O ise, “Beni geciktirmeyin; Adonay yolculuğumu başarıya ulaştırdı” dedi. “Beni gönderin de efendime gideyim.”
Bereşit 24:59
Vayeşalehu et rivka ahotam veet meniktah veet eved avraham veet anaşav.
וַֽיְשַׁלְּח֛וּ אֶת־רִבְקָ֥ה אֲחֹתָ֖ם וְאֶת־מֵנִקְתָּ֑הּ וְאֶת־עֶ֥בֶד אַבְרָהָ֖ם וְאֶת־אֲנָשָֽׁיו׃
Kız kardeşleri Rivka’yı, onun sütannesini, Avraam’ın hizmetkârını ve adamlarını gönderdiler.
Bereşit 25:6
Velivne hapilagşim aşer leavraham natan avraham matanot vayeşalehem meal yitshak beno beodenu hay kedema el erets kedem.
וְלִבְנֵ֤י הַפִּֽילַגְשִׁים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַבְרָהָ֔ם נָתַ֥ן אַבְרָהָ֖ם מַתָּנֹ֑ת וַֽיְשַׁלְּחֵ֞ם מֵעַ֨ל יִצְחָ֤ק בְּנוֹ֙ בְּעוֹדֶ֣נּוּ חַ֔י קֵ֖דְמָה אֶל־אֶ֥רֶץ קֶֽדֶם׃
Avraam cariyelerinin oğullarına armağanlar verdi. Kendisi henüz hayattayken onları oğlu Yitshak’ın yanından doğuya, doğu ülkesine gönderdi.
Bereşit 26:27
Vayomer alehem yitshak madua batem elay veatem senetem oti vateşalehuni meitehem.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יִצְחָ֔ק מַדּ֖וּעַ בָּאתֶ֣ם אֵלָ֑י וְאַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אֹתִ֔י וַתְּשַׁלְּח֖וּנִי מֵאִתְּכֶֽם׃
Yitshak onlara, “Benden nefret edip beni aranızdan kovduğunuz halde neden yanıma geldiniz?” dedi.
Bereşit 26:29
İm taase imanu raa kaaşer lo negaanuha vehaaşer asinu imeha rak tov vaneşalehaha beşalom ata ata beruh Adonay.
אִם־תַּעֲשֵׂ֨ה עִמָּ֜נוּ רָעָ֗ה כַּאֲשֶׁר֙ לֹ֣א נְגַֽעֲנ֔וּךָ וְכַאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֤ינוּ עִמְּךָ֙ רַק־ט֔וֹב וַנְּשַׁלֵּֽחֲךָ֖ בְּשָׁל֑וֹם אַתָּ֥ה עַתָּ֖ה בְּר֥וּךְ יְהוָֽה׃
Biz sana dokunmadığımız, sana yalnız iyilik yaptığımız ve seni esenlikle gönderdiğimiz gibi sen de bize kötülük yapma. Sen artık Adonay’ın kutsadığı birisin.”
Bereşit 26:31
Vayaşkimu vaboker vayişaveu iş leahiv vayeşalehem yitshak vayelehu meito beşalom.
וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וַיִּשָּׁבְע֖וּ אִ֣ישׁ לְאָחִ֑יו וַיְשַׁלְּחֵ֣ם יִצְחָ֔ק וַיֵּלְכ֥וּ מֵאִתּ֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם׃
Sabah erkenden kalkıp birbirlerine ant içtiler. Yitshak onları uğurladı; yanından esenlikle ayrıldılar.
Bereşit 27:42
Vayugad lerivka et divre esav benah hagadol vatişlah vatikra leyaakov benah hakatan vatomer elav hine esav ahiha mitnahem leha leharegeha.
וַיֻּגַּ֣ד לְרִבְקָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֥י עֵשָׂ֖ו בְּנָ֣הּ הַגָּדֹ֑ל וַתִּשְׁלַ֞ח וַתִּקְרָ֤א לְיַעֲקֹב֙ בְּנָ֣הּ הַקָּטָ֔ן וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ עֵשָׂ֣ו אָחִ֔יךָ מִתְנַחֵ֥ם לְךָ֖ לְהָרְגֶֽךָ׃
Büyük oğlu Esav’ın sözleri Rivka’ya bildirildi. Rivka küçük oğlu Yaakov’u çağırtıp ona, “Kardeşin Esav seni öldürme düşüncesiyle kendini avutuyor” dedi.
Bereşit 27:45
Ad şuv af ahiha mimeha veşahah et aşer asita lo veşalahti ulekahtiha mişam lama eşkal gam şenehem yom ehad.
עַד־שׁ֨וּב אַף־אָחִ֜יךָ מִמְּךָ֗ וְשָׁכַח֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ וְשָׁלַחְתִּ֖י וּלְקַחְתִּ֣יךָ מִשָּׁ֑ם לָמָ֥ה אֶשְׁכַּ֛ל גַּם־שְׁנֵיכֶ֖ם י֥וֹם אֶחָֽד׃
Kardeşinin sana karşı öfkesi yatışıp ona yaptığını unutunca haber gönderir, seni oradan getirtirim. Neden ikinizi de aynı gün kaybedeyim?”
Bereşit 28:5
Vayişlah yitshak et yaakov vayeleh padena aram el lavan ben betuel haarami ahi rivka em yaakov veesav.
וַיִּשְׁלַ֤ח יִצְחָק֙ אֶֽת־יַעֲקֹ֔ב וַיֵּ֖לֶךְ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֑ם אֶל־לָבָ֤ן בֶּן־בְּתוּאֵל֙ הָֽאֲרַמִּ֔י אֲחִ֣י רִבְקָ֔ה אֵ֥ם יַעֲקֹ֖ב וְעֵשָֽׂו׃
Yitshak, Yaakov’u gönderdi. Yaakov, Padan-Aram’a, Arami Betuel’in oğlu Lavan’ın yanına gitti. Lavan, Yaakov ile Esav’ın annesi Rivka’nın erkek kardeşiydi.
Bereşit 28:6
Vayar esav ki verah yitshak et yaakov veşilah oto padena aram lakahat lo mişam işa bevaraho oto vayetsav alav lemor lo tikah işa mibenot kenaan.
וַיַּ֣רְא עֵשָׂ֗ו כִּֽי־בֵרַ֣ךְ יִצְחָק֮ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וְשִׁלַּ֤ח אֹתוֹ֙ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֔ם לָקַֽחַת־ל֥וֹ מִשָּׁ֖ם אִשָּׁ֑ה בְּבָרֲכ֣וֹ אֹת֔וֹ וַיְצַ֤ו עָלָיו֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־תִקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה מִבְּנ֥וֹת כְּנָֽעַן׃
Esav, Yitshak’ın Yaakov’u kutsayıp oradan bir eş alması için Padan-Aram’a gönderdiğini gördü. Onu kutsarken, “Kenaan kızlarından eş almayacaksın” diye emrettiğini de öğrendi.
Bereşit 30:25
Vayehi kaaşer yaleda rahel et yosef vayomer yaakov el lavan şaleheni veeleha el mekomi uleartsi.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר יָלְדָ֥ה רָחֵ֖ל אֶת־יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־לָבָ֔ן שַׁלְּחֵ֙נִי֙ וְאֵ֣לְכָ֔ה אֶל־מְקוֹמִ֖י וּלְאַרְצִֽי׃
Rahel, Yosef’i doğurduktan sonra Yaakov, Lavan’a, “Beni gönder de kendi yerime, ülkeme gideyim” dedi.
Bereşit 31:4
Vayişlah yaakov vayikra lerahel ulelea hasade el tsono.
וַיִּשְׁלַ֣ח יַעֲקֹ֔ב וַיִּקְרָ֖א לְרָחֵ֣ל וּלְלֵאָ֑ה הַשָּׂדֶ֖ה אֶל־צֹאנֽוֹ׃
Yaakov haber gönderip Rahel ile Lea’yı kıra, sürüsünün yanına çağırdı.
Bereşit 31:27
Lama nahbeta livroah vatignov oti velo higadta li vaaşalehaha besimha uveşirim betof uvehinor.
לָ֤מָּה נַחְבֵּ֙אתָ֙ לִבְרֹ֔חַ וַתִּגְנֹ֖ב אֹתִ֑י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י וָֽאֲשַׁלֵּחֲךָ֛ בְּשִׂמְחָ֥ה וּבְשִׁרִ֖ים בְּתֹ֥ף וּבְכִנּֽוֹר׃
Neden gizlice kaçıp beni aldattın? Bana haber vermedin. Seni sevinçle, şarkılarla, tef ve lir eşliğinde uğurlardım.
Bereşit 31:42
Lule elohe avi elohe avraham ufahad yitshak haya li ki ata rekam şilahtani et onyi veet yegia kapay raa Elohim vayohah ameş.
לוּלֵ֡י אֱלֹהֵ֣י אָבִי֩ אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם וּפַ֤חַד יִצְחָק֙ הָ֣יָה לִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה רֵיקָ֣ם שִׁלַּחְתָּ֑נִי אֶת־עָנְיִ֞י וְאֶת־יְגִ֧יעַ כַּפַּ֛י רָאָ֥ה אֱלֹהִ֖ים וַיּ֥וֹכַח אָֽמֶשׁ׃
Babamın Tanrısı, Avraam’ın Tanrısı ve Yitshak’ın korkuyla saygı duyduğu Tanrı yanımda olmasaydı şimdi beni eli boş gönderirdin. Tanrı sıkıntımı ve ellerimin emeğini gördü; dün gece seni uyardı.”
Bereşit 32:4
Vayişlah yaakov malahim lefanav el esav ahiv artsa seir sede edom.
וַיִּשְׁלַ֨ח יַעֲקֹ֤ב מַלְאָכִים֙ לְפָנָ֔יו אֶל־עֵשָׂ֖ו אָחִ֑יו אַ֥רְצָה שֵׂעִ֖יר שְׂדֵ֥ה אֱדֽוֹם׃
Yaakov önünden, kardeşi Esav’a, Seir ülkesine, Edom kırlarına haberciler gönderdi.
Bereşit 32:6
Vayehi li şor vahamor tson veeved veşifha vaeşleha lehagid ladoni limtso hen beeneha.
וַֽיְהִי־לִי֙ שׁ֣וֹר וַחֲמ֔וֹר צֹ֖אן וְעֶ֣בֶד וְשִׁפְחָ֑ה וָֽאֶשְׁלְחָה֙ לְהַגִּ֣יד לַֽאדֹנִ֔י לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֶֽיךָ׃
Sığırlarım, eşeklerim, küçükbaş hayvanlarım, erkek ve kadın hizmetkârlarım oldu. Gözünde beğeni bulmak için efendime haber gönderiyorum.’”
Bereşit 32:19
Veamarta leavdeha leyaakov minha hi şeluha ladoni leesav vehine gam u aharenu.
וְאָֽמַרְתָּ֙ לְעַבְדְּךָ֣ לְיַעֲקֹ֔ב מִנְחָ֥ה הִוא֙ שְׁלוּחָ֔ה לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו וְהִנֵּ֥ה גַם־ה֖וּא אַחֲרֵֽינוּ׃
‘Kulun Yaakov’un’ dersin. ‘Efendim Esav’a gönderilmiş bir armağandır. Kendisi de arkamızdan geliyor.’”
Bereşit 32:27
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer şaleheni ki ala haşahar vayomer lo aşalehaha ki im berahtani.
וַיֹּ֣אמֶר שַׁלְּחֵ֔נִי כִּ֥י עָלָ֖ה הַשָּׁ֑חַר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֲשַֽׁלֵּחֲךָ֔ כִּ֖י אִם־בֵּרַכְתָּֽנִי׃
Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yaakov, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye cevap verdi.
Bereşit 37:13
Vayomer yisrael el yosef halo aheha roim bişhem leha veeşlahaha alehem vayomer lo hineni.
וַיֹּ֨אמֶר יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא אַחֶ֙יךָ֙ רֹעִ֣ים בִּשְׁכֶ֔ם לְכָ֖ה וְאֶשְׁלָחֲךָ֣ אֲלֵיהֶ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ הִנֵּֽנִי׃
İsrael, Yosef’e, “Kardeşlerin Şehem’de sürüyü otlatıyorlar, değil mi?” dedi. “Gel, seni onların yanına göndereyim.” Yosef, “Hazırım” diye cevap verdi.
Bereşit 37:14
Vayomer lo leh na ree et şelom aheha veet şelom hatson vahaşiveni davar vayişlaheu meemek hevron vayavo şehema.
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ לֶךְ־נָ֨א רְאֵ֜ה אֶת־שְׁל֤וֹם אַחֶ֙יךָ֙ וְאֶת־שְׁל֣וֹם הַצֹּ֔אן וַהֲשִׁבֵ֖נִי דָּבָ֑ר וַיִּשְׁלָחֵ֙הוּ֙ מֵעֵ֣מֶק חֶבְר֔וֹן וַיָּבֹ֖א שְׁכֶֽמָה׃
Babası, “Lütfen git; kardeşlerin ve sürü iyi mi, bakıp bana haber getir” dedi. Onu Hevron vadisinden gönderdi. Yosef Şehem’e geldi.
Bereşit 37:22
Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃
“Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.
Bereşit 37:32
Vayeşalehu et ketonet hapasim vayaviu el avihem vayomeru zot matsanu haker na haketonet binha hi im lo.
וַֽיְשַׁלְּח֞וּ אֶת־כְּתֹ֣נֶת הַפַּסִּ֗ים וַיָּבִ֙יאוּ֙ אֶל־אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּאמְר֖וּ זֹ֣את מָצָ֑אנוּ הַכֶּר־נָ֗א הַכְּתֹ֧נֶת בִּנְךָ֛ הִ֖וא אִם־לֹֽא׃
Süslü entariyi babalarına gönderip ulaştırdılar. “Bunu bulduk” dediler. “Bir bak, oğlunun entarisi mi, değil mi?”
Bereşit 38:17
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer anohi aşalah gedi izim min hatson vatomer im titen eravon ad şaleheha.
וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֛י אֲשַׁלַּ֥ח גְּדִֽי־עִזִּ֖ים מִן־הַצֹּ֑אן וַתֹּ֕אמֶר אִם־תִּתֵּ֥ן עֵרָב֖וֹן עַ֥ד שָׁלְחֶֽךָ׃
“Sürüden bir oğlak gönderirim” dedi. Tamar, “Gönderinceye kadar bir rehin verirsen olur” diye cevap verdi.
Bereşit 38:20
Vayişlah yehuda et gedi haizim beyad reeu haadulami lakahat haeravon miyad haişa velo metsaah.
וַיִּשְׁלַ֨ח יְהוּדָ֜ה אֶת־גְּדִ֣י הָֽעִזִּ֗ים בְּיַד֙ רֵעֵ֣הוּ הָֽעֲדֻלָּמִ֔י לָקַ֥חַת הָעֵרָב֖וֹן מִיַּ֣ד הָאִשָּׁ֑ה וְלֹ֖א מְצָאָֽהּ׃
Yehuda, rehni kadından geri almak için Adullamlı arkadaşıyla oğlağı gönderdi. Ama arkadaşı kadını bulamadı.
Bereşit 38:23
Vayomer yehuda tikah lah pen nihye lavuz hine şalahti hagedi haze veata lo metsatah.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוּדָה֙ תִּֽקַּֽח־לָ֔הּ פֶּ֖ן נִהְיֶ֣ה לָב֑וּז הִנֵּ֤ה שָׁלַ֙חְתִּי֙ הַגְּדִ֣י הַזֶּ֔ה וְאַתָּ֖ה לֹ֥א מְצָאתָֽהּ׃
Yehuda, “Rehinleri kendine alsın da alay konusu olmayalım” dedi. “Ben bu oğlağı gönderdim; sen de onu bulamadın.”
Bereşit 38:25
Hi mutset vehi şaleha el hamiha lemor leiş aşer ele lo anohi hara vatomer haker na lemi hahotemet vehapetilim vehamate haele.
הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֙יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֙אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה׃
Tamar dışarı çıkarılırken kayınpederine haber gönderdi: “Bu eşyaların sahibi olan adamdan hamileyim.” Ardından, “Lütfen tanı: Bu mühür, bu kordonlar ve bu değnek kimin?” dedi.
Bereşit 41:8
Vayehi vaboker vatipaem ruho vayişlah vayikra et kol hartume mitsrayim veet kol hahameha vayesaper paro lahem et halomo veen poter otam lefaro.
וַיְהִ֤י בַבֹּ֙קֶר֙ וַתִּפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקְרָ֛א אֶת־כָּל־חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם וְאֶת־כָּל־חֲכָמֶ֑יהָ וַיְסַפֵּ֨ר פַּרְעֹ֤ה לָהֶם֙ אֶת־חֲלֹמ֔וֹ וְאֵין־פּוֹתֵ֥ר אוֹתָ֖ם לְפַרְעֹֽה׃
Sabah ruhu huzursuzdu. Haber gönderip Mısır’ın bütün büyücüleriyle bilgelerini çağırttı. Rüyasını onlara anlattı, ama Firavun’a bunları yorumlayabilen olmadı.
Bereşit 41:14
Vayişlah paro vayikra et yosef vayeritsuu min habor vayegalah vayehalef simlotav vayavo el paro.
וַיִּשְׁלַ֤ח פַּרְעֹה֙ וַיִּקְרָ֣א אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיְרִיצֻ֖הוּ מִן־הַבּ֑וֹר וַיְגַלַּח֙ וַיְחַלֵּ֣ף שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֖א אֶל־פַּרְעֹֽה׃
Firavun haber gönderip Yosef’i çağırttı. Onu çukurdan hızla çıkardılar. Yosef tıraş oldu, giysilerini değiştirdi ve Firavun’un yanına geldi.
Bereşit 42:4
Veet binyamin ahi yosef lo şalah yaakov et ehav ki amar pen yikraenu ason.
וְאֶת־בִּנְיָמִין֙ אֲחִ֣י יוֹסֵ֔ף לֹא־שָׁלַ֥ח יַעֲקֹ֖ב אֶת־אֶחָ֑יו כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יִקְרָאֶ֖נּוּ אָסֽוֹן׃
Ama Yaakov, Yosef’in kardeşi Binyamin’i öbür kardeşleriyle göndermedi. “Başına bir felaket gelebilir” diye düşündü.
Bereşit 42:16
Şilhu mikem ehad veyikah et ahihem veatem heaseru veyibahanu divrehem haemet itehem veim lo he faro ki meragelim atem.
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם׃
İçinizden birini gönderin, kardeşinizi getirsin. Siz tutuklu kalacaksınız. Söyledikleriniz sınanacak, doğru söyleyip söylemediğiniz anlaşılacak. Doğru değilse, Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, siz casussunuz!”
Bereşit 43:4
İm yeşha meşaleah et ahinu itanu nereda venişbera leha ohel.
אִם־יֶשְׁךָ֛ מְשַׁלֵּ֥חַ אֶת־אָחִ֖ינוּ אִתָּ֑נוּ נֵרְדָ֕ה וְנִשְׁבְּרָ֥ה לְךָ֖ אֹֽכֶל׃
Kardeşimizi bizimle gönderirsen iner, sana yiyecek satın alırız.