İbranice biçim תִּשְׁלָֽח
Lemma שָׁלַח
Kök — שורש (şoreş, kök) שלח
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): send
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
Teknik kod
HVqi2msTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 3 kez, 3 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim תִּשְׁלָֽח
Lemma שָׁלַח
Kök — שורש (şoreş, kök) שלח
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): send
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
HVqi2msİbranice biçim תִּשְׁלַ֤ח
Lemma שָׁלַח
Kök — שורש (şoreş, kök) שלח
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): send
Biçim: fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVqj2msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer al tişlah yadeha el hanaar veal taas lo meuma ki ata yadati ki yere Elohim ata velo hasahta et binha et yehideha mimeni.
וַיֹּ֗אמֶר אַל־תִּשְׁלַ֤ח יָֽדְךָ֙ אֶל־הַנַּ֔עַר וְאַל־תַּ֥עַשׂ ל֖וֹ מְא֑וּמָּה כִּ֣י ׀ עַתָּ֣ה יָדַ֗עְתִּי כִּֽי־יְרֵ֤א אֱלֹהִים֙ אַ֔תָּה וְלֹ֥א חָשַׂ֛כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידְךָ֖ מִמֶּֽנִּי׃
Melek, “Elini çocuğa uzatma; ona hiçbir şey yapma” dedi. “Çünkü şimdi Tanrı’dan korktuğunu biliyorum; oğlunu, biricik oğlunu Benden esirgemedin.”
Vayomer bi Adonay şelah na beyad tişlah.
וַיֹּ֖אמֶר בִּ֣י אֲדֹנָ֑י שְֽׁלַֽח־נָ֖א בְּיַד־תִּשְׁלָֽח׃
Moşe, “Lütfen Efendim, göndereceğin başka birini gönder” dedi.
Vayomer moşe el Adonay ree ata omer elay haal et haam haze veata lo hodatani et aşer tişlah imi veata amarta yedatiha veşem vegam matsata hen beenay.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה רְ֠אֵה אַתָּ֞ה אֹמֵ֤ר אֵלַי֙ הַ֚עַל אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַתָּה֙ לֹ֣א הֽוֹדַעְתַּ֔נִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּשְׁלַ֖ח עִמִּ֑י וְאַתָּ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ יְדַעְתִּ֣יךָֽ בְשֵׁ֔ם וְגַם־מָצָ֥אתָ חֵ֖ן בְּעֵינָֽי׃
Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Bak, bana ‘Bu halkı götür’ diyorsun, ama benimle kimi göndereceğini bildirmedin. Oysa ‘Seni adınla tanıyorum, gözümde de lütuf buldun’ demiştin.