TORA’DA TEMEL KELİME
אָח
erkek kardeş; üvey kardeş; kuzen veya akraba; hemşeri; dost, arkadaş, yoldaş; bağlama göre birbirini ifade eden kullanım
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 285 kez, 251 farklı ayette görülür.
- Kök
- אחה
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit178 kullanım155 ayet
- Şemot17 kullanım16 ayet
- Vayikra23 kullanım19 ayet
- Bamidbar19 kullanım18 ayet
- Devarim48 kullanım43 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 42:13
Vayomeru şenem asar avadeha ahim anahnu bene iş ehad beerets kenaan vehine hakaton et avinu hayom vehaehad enenu.
וַיֹּאמְר֗וּ שְׁנֵ֣ים עָשָׂר֩ עֲבָדֶ֨יךָ אַחִ֧ים ׀ אֲנַ֛חְנוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנֵּ֨ה הַקָּטֹ֤ן אֶת־אָבִ֙ינוּ֙ הַיּ֔וֹם וְהָאֶחָ֖ד אֵינֶֽנּוּ׃
Onlar, “Biz kulların on iki kardeşiz” dediler. “Kenaan ülkesinde yaşayan bir adamın oğullarıyız. En küçüğümüz şimdi babamızın yanında; birimizse artık yok.”
Bereşit 42:15
Bezot tibahenu he faro im tetseu mize ki im bevo ahihem hakaton hena.
בְּזֹ֖את תִּבָּחֵ֑נוּ חֵ֤י פַרְעֹה֙ אִם־תֵּצְא֣וּ מִזֶּ֔ה כִּ֧י אִם־בְּב֛וֹא אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן הֵֽנָּה׃
“Sizi şöyle sınayacağım: Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, en küçük kardeşiniz buraya gelmedikçe buradan çıkamayacaksınız.
Bereşit 42:16
Şilhu mikem ehad veyikah et ahihem veatem heaseru veyibahanu divrehem haemet itehem veim lo he faro ki meragelim atem.
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם׃
İçinizden birini gönderin, kardeşinizi getirsin. Siz tutuklu kalacaksınız. Söyledikleriniz sınanacak, doğru söyleyip söylemediğiniz anlaşılacak. Doğru değilse, Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, siz casussunuz!”
Bereşit 42:19
İm kenim atem ahihem ehad yeaser bevet mişmarhem veatem lehu haviu şever raavon batehem.
אִם־כֵּנִ֣ים אַתֶּ֔ם אֲחִיכֶ֣ם אֶחָ֔ד יֵאָסֵ֖ר בְּבֵ֣ית מִשְׁמַרְכֶ֑ם וְאַתֶּם֙ לְכ֣וּ הָבִ֔יאוּ שֶׁ֖בֶר רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶֽם׃
Dürüst insanlarsanız, kardeşlerinizden biri tutulduğunuz yerde tutuklu kalsın. Siz gidip aç kalan ev halklarınıza tahıl götürün.
Bereşit 42:20
Veet ahihem hakaton taviu elay veyeamenu divrehem velo tamutu vayaasu hen.
וְאֶת־אֲחִיכֶ֤ם הַקָּטֹן֙ תָּבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְיֵאָמְנ֥וּ דִבְרֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ וַיַּעֲשׂוּ־כֵֽן׃
Sonra en küçük kardeşinizi bana getirin. Böylece sözleriniz doğrulanır ve ölmezsiniz.” Onlar da bunu kabul etti.
Bereşit 42:21
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru iş el ahiv aval aşemim anahnu al ahinu aşer rainu tsarat nafşo behithaneno elenu velo şamaenu al ken baa elenu hatsara hazot.
וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֗יו אֲבָל֮ אֲשֵׁמִ֣ים ׀ אֲנַחְנוּ֮ עַל־אָחִינוּ֒ אֲשֶׁ֨ר רָאִ֜ינוּ צָרַ֥ת נַפְשׁ֛וֹ בְּהִתְחַֽנְנ֥וֹ אֵלֵ֖ינוּ וְלֹ֣א שָׁמָ֑עְנוּ עַל־כֵּן֙ בָּ֣אָה אֵלֵ֔ינוּ הַצָּרָ֖ה הַזֹּֽאת׃
Birbirlerine, “Kardeşimize yaptığımızdan dolayı gerçekten suçluyuz” dediler. “Bize yalvarırken nasıl acı çektiğini gördük ama dinlemedik. Başımıza bu sıkıntı bu yüzden geldi.”
Bereşit 42:28
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu iş el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.
וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃
Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.
Bereşit 42:32
Şenem asar anahnu ahim bene avinu haehad enenu vehakaton hayom et avinu beerets kenaan.
שְׁנֵים־עָשָׂ֥ר אֲנַ֛חְנוּ אַחִ֖ים בְּנֵ֣י אָבִ֑ינוּ הָאֶחָ֣ד אֵינֶ֔נּוּ וְהַקָּטֹ֥ן הַיּ֛וֹם אֶת־אָבִ֖ינוּ בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
‘Aynı babanın oğulları olan on iki kardeşiz. Birimiz artık yok. En küçüğümüz şimdi Kenaan ülkesinde, babamızın yanında.’
Bereşit 42:33
Vayomer elenu haiş adone haarets bezot eda ki henim atem ahihem haehad hanihu iti veet raavon batehem kehu valehu.
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ׃
Ülkenin efendisi olan adam bize şöyle dedi: ‘Dürüst olduğunuzu şu şekilde anlayacağım: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın. Aç kalan ev halklarınız için tahıl alıp gidin.
Bereşit 42:34
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaviu et ahihem hakaton elay veedea ki lo meragelim atem ki henim atem et ahihem eten lahem veet haarets tisharu.
וְ֠הָבִיאוּ אֶת־אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹן֮ אֵלַי֒ וְאֵֽדְעָ֗ה כִּ֣י לֹ֤א מְרַגְּלִים֙ אַתֶּ֔ם כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֶת־אֲחִיכֶם֙ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֔ם וְאֶת־הָאָ֖רֶץ תִּסְחָֽרוּ׃
En küçük kardeşinizi bana getirin. O zaman casus değil, dürüst insanlar olduğunuzu anlayacağım. Kardeşinizi size geri vereceğim; ülkede ticaret de yapabileceksiniz.’”
Bereşit 42:38
Vayomer lo yered beni imahem ki ahiv met veu levado nişar ukeraau ason badereh aşer telehu vah vehoradtem et sevati beyagon şeola.
וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־יֵרֵ֥ד בְּנִ֖י עִמָּכֶ֑ם כִּֽי־אָחִ֨יו מֵ֜ת וְה֧וּא לְבַדּ֣וֹ נִשְׁאָ֗ר וּקְרָאָ֤הוּ אָסוֹן֙ בַּדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ וְהוֹרַדְתֶּ֧ם אֶת־שֵׂיבָתִ֛י בְּיָג֖וֹן שְׁאֽוֹלָה׃
Yaakov, “Oğlum sizinle inmeyecek!” dedi. “Çünkü kardeşi öldü, geriye yalnız o kaldı. Gideceğiniz yolda başına bir felaket gelirse, benim ak saçlı başımı keder içinde Şeol’e indirirsiniz.”
Bereşit 43:3
Vayomer elav yehuda lemor haed heid banu haiş lemor lo tiru fanay bilti ahihem itehem.
וַיֹּ֧אמֶר אֵלָ֛יו יְהוּדָ֖ה לֵאמֹ֑ר הָעֵ֣ד הֵעִד֩ בָּ֨נוּ הָאִ֤ישׁ לֵאמֹר֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃
Yehuda ona şöyle karşılık verdi: “Adam bizi kesin bir dille uyardı: ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.
Bereşit 43:4
İm yeşha meşaleah et ahinu itanu nereda venişbera leha ohel.
אִם־יֶשְׁךָ֛ מְשַׁלֵּ֥חַ אֶת־אָחִ֖ינוּ אִתָּ֑נוּ נֵרְדָ֕ה וְנִשְׁבְּרָ֥ה לְךָ֖ אֹֽכֶל׃
Kardeşimizi bizimle gönderirsen iner, sana yiyecek satın alırız.
Bereşit 43:5
Veim eneha meşaleah lo nered ki haiş amar elenu lo tiru fanay bilti ahihem itehem.
וְאִם־אֵינְךָ֥ מְשַׁלֵּ֖חַ לֹ֣א נֵרֵ֑ד כִּֽי־הָאִ֞ישׁ אָמַ֤ר אֵלֵ֙ינוּ֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃
Ama göndermezsen inmeyiz. Çünkü adam bize, ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.”
Bereşit 43:6
Vayomer yisrael lama hareotem li lehagid laiş haod lahem ah.
וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל לָמָ֥ה הֲרֵעֹתֶ֖ם לִ֑י לְהַגִּ֣יד לָאִ֔ישׁ הַע֥וֹד לָכֶ֖ם אָֽח׃
İsrael, “Adama başka bir kardeşiniz olduğunu söyleyerek neden başıma iş açtınız?” dedi.
Bereşit 43:7
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru şaol şaal haiş lanu ulemoladtenu lemor haod avihem hay hayeş lahem ah vanaged lo al pi hadevarim haele hayadoa neda ki yomar horidu et ahihem.
וַיֹּאמְר֡וּ שָׁא֣וֹל שָֽׁאַל־הָ֠אִישׁ לָ֣נוּ וּלְמֽוֹלַדְתֵּ֜נוּ לֵאמֹ֗ר הַע֨וֹד אֲבִיכֶ֥ם חַי֙ הֲיֵ֣שׁ לָכֶ֣ם אָ֔ח וַנַ֨גֶּד־ל֔וֹ עַל־פִּ֖י הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲיָד֣וֹעַ נֵדַ֔ע כִּ֣י יֹאמַ֔ר הוֹרִ֖ידוּ אֶת־אֲחִיכֶֽם׃
Onlar, “Adam bizi ve ailemizi ayrıntılarıyla sordu” dediler. “‘Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka kardeşiniz var mı?’ dedi. Biz de bu sorulara cevap verdik. ‘Kardeşinizi getirin’ diyeceğini nereden bilebilirdik?”
Bereşit 43:13
Veet ahihem kahu vekumu şuvu el haiş.
וְאֶת־אֲחִיכֶ֖ם קָ֑חוּ וְק֖וּמוּ שׁ֥וּבוּ אֶל־הָאִֽישׁ׃
Kardeşinizi alın, kalkıp adamın yanına dönün.
Bereşit 43:14
Veel şaday yiten lahem rahamim lifne haiş veşilah lahem et ahihem aher veet binyamin vaani kaaşer şaholeti şahaleti.
וְאֵ֣ל שַׁדַּ֗י יִתֵּ֨ן לָכֶ֤ם רַחֲמִים֙ לִפְנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְשִׁלַּ֥ח לָכֶ֛ם אֶת־אֲחִיכֶ֥ם אַחֵ֖ר וְאֶת־בִּנְיָמִ֑ין וַאֲנִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁכֹ֖לְתִּי שָׁכָֽלְתִּי׃
El Şaday, adamın size merhamet göstermesini sağlasın da öbür kardeşinizi ve Binyamin’i size geri versin. Bana gelince, çocuklarımdan olacaksam olayım.”
Bereşit 43:29
Bu ayette 2 eşleşme
Vayisa enav vayar et binyamin ahiv ben imo vayomer haze ahihem hakaton aşer amartem elay vayomar Elohim yaheneha beni.
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־בִּנְיָמִ֣ין אָחִיו֮ בֶּן־אִמּוֹ֒ וַיֹּ֗אמֶר הֲזֶה֙ אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹ֔ן אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּאמַ֕ר אֱלֹהִ֥ים יָחְנְךָ֖ בְּנִֽי׃
Yosef gözlerini kaldırıp öz kardeşi, annesinin oğlu Binyamin’i gördü. “Bana sözünü ettiğiniz en küçük kardeşiniz bu mu?” diye sordu. Ardından, “Tanrı sana iyilik göstersin, oğlum” dedi.
Bereşit 43:30
Vayemaher yosef ki nihmeru rahamav el ahiv vayevakeş livkot vayavo hahadra vayevk şama.
וַיְמַהֵ֣ר יוֹסֵ֗ף כִּֽי־נִכְמְר֤וּ רַחֲמָיו֙ אֶל־אָחִ֔יו וַיְבַקֵּ֖שׁ לִבְכּ֑וֹת וַיָּבֹ֥א הַחַ֖דְרָה וַיֵּ֥בְךְּ שָֽׁמָּה׃
Kardeşine duyduğu sevgiyle yüreği dolan Yosef, ağlayacak gibi olunca aceleyle uzaklaştı. İç odaya girip orada ağladı.
Bereşit 44:14
Vayavo yehuda veehav beta yosef veu odenu şam vayipelu lefanav aretsa.
וַיָּבֹ֨א יְהוּדָ֤ה וְאֶחָיו֙ בֵּ֣יתָה יוֹסֵ֔ף וְה֖וּא עוֹדֶ֣נּוּ שָׁ֑ם וַיִּפְּל֥וּ לְפָנָ֖יו אָֽרְצָה׃
Yehuda ile kardeşleri Yosef’in evine geldiler. Yosef hâlâ oradaydı. Önünde yere kapandılar.
Bereşit 44:19
Adoni şaal et avadav lemor hayeş lahem av o ah.
אֲדֹנִ֣י שָׁאַ֔ל אֶת־עֲבָדָ֖יו לֵאמֹ֑ר הֲיֵשׁ־לָכֶ֥ם אָ֖ב אוֹ־אָֽח׃
Efendim, kullarına, ‘Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?’ diye sormuştun.
Bereşit 44:20
Vanomer el adoni yeş lanu av zaken veyeled zekunim katan veahiv met vayivater u levado leimo veaviv ahevo.
וַנֹּ֙אמֶר֙ אֶל־אֲדֹנִ֔י יֶשׁ־לָ֙נוּ֙ אָ֣ב זָקֵ֔ן וְיֶ֥לֶד זְקֻנִ֖ים קָטָ֑ן וְאָחִ֨יו מֵ֜ת וַיִּוָּתֵ֨ר ה֧וּא לְבַדּ֛וֹ לְאִמּ֖וֹ וְאָבִ֥יו אֲהֵבֽוֹ׃
Biz de efendime, ‘Yaşlı bir babamız ve onun yaşlılığında doğmuş küçük bir oğlu var’ demiştik. ‘Çocuğun kardeşi öldü; annesinden geriye yalnız o kaldı. Babası onu seviyor.’
Bereşit 44:23
Vatomer el avadeha im lo yered ahihem hakaton itehem lo tosifun lirot panay.
וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ אִם־לֹ֥א יֵרֵ֛ד אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן אִתְּכֶ֑ם לֹ֥א תֹסִפ֖וּן לִרְא֥וֹת פָּנָֽי׃
Ama kullarına, ‘En küçük kardeşiniz sizinle gelmezse bir daha karşıma çıkmayın’ dedin.
Bereşit 44:26
Bu ayette 2 eşleşme
Vanomer lo nuhal laredet im yeş ahinu hakaton itanu veyaradnu ki lo nuhal lirot pene haiş veahinu hakaton enenu itanu.
וַנֹּ֕אמֶר לֹ֥א נוּכַ֖ל לָרֶ֑דֶת אִם־יֵשׁ֩ אָחִ֨ינוּ הַקָּטֹ֤ן אִתָּ֙נוּ֙ וְיָרַ֔דְנוּ כִּי־לֹ֣א נוּכַ֗ל לִרְאוֹת֙ פְּנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְאָחִ֥ינוּ הַקָּטֹ֖ן אֵינֶ֥נּוּ אִתָּֽנוּ׃
Biz de, ‘Gidemeyiz’ dedik. ‘En küçük kardeşimiz yanımızda olursa gideriz. En küçük kardeşimiz yanımızda olmadan adamın karşısına çıkamayız.’
Bereşit 44:33
Veata yeşev na avdeha tahat hanaar eved ladoni vehanaar yaal im ehav.
וְעַתָּ֗ה יֵֽשֶׁב־נָ֤א עַבְדְּךָ֙ תַּ֣חַת הַנַּ֔עַר עֶ֖בֶד לַֽאדֹנִ֑י וְהַנַּ֖עַר יַ֥עַל עִם־אֶחָֽיו׃
Şimdi lütfen delikanlının yerine ben kulun, efendimin kölesi olarak kalayım. Delikanlı kardeşleriyle birlikte dönsün.
Bereşit 45:1
Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol iş mealay velo amad iş ito behitvada yosef el ehav.
וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃
Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.
Bereşit 45:3
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer yosef el ehav ani yosef haod avi hay velo yahelu ehav laanot oto ki nivhalu mipanav.
וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ אֲנִ֣י יוֹסֵ֔ף הַע֥וֹד אָבִ֖י חָ֑י וְלֹֽא־יָכְל֤וּ אֶחָיו֙ לַעֲנ֣וֹת אֹת֔וֹ כִּ֥י נִבְהֲל֖וּ מִפָּנָֽיו׃
Yosef kardeşlerine, “Ben Yosef’im!” dedi. “Babam hâlâ yaşıyor mu?” Kardeşleri ona cevap veremedi; karşısında dehşete düşmüşlerdi.
Bereşit 45:4
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer yosef el ehav geşu na elay vayigaşu vayomer ani yosef ahihem aşer mehartem oti mitsrayema.
וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֧ף אֶל־אֶחָ֛יו גְּשׁוּ־נָ֥א אֵלַ֖י וַיִּגָּ֑שׁוּ וַיֹּ֗אמֶר אֲנִי֙ יוֹסֵ֣ף אֲחִיכֶ֔ם אֲשֶׁר־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י מִצְרָֽיְמָה׃
Yosef, “Lütfen yanıma yaklaşın” dedi. Onlar yaklaşınca şöyle konuştu: “Ben Mısır’a sattığınız kardeşiniz Yosef’im.
Bereşit 45:12
Vehine enehem root veene ahi vinyamin ki fi hamedaber alehem.
וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם׃
İşte, sizin gözleriniz de kardeşim Binyamin’in gözleri de görüyor: Sizinle konuşan benim.
Bereşit 45:14
Vayipol al tsavere vinyamin ahiv vayevk uvinyamin baha al tsavarav.
וַיִּפֹּ֛ל עַל־צַוְּארֵ֥י בִנְיָמִֽן־אָחִ֖יו וַיֵּ֑בְךְּ וּבִנְיָמִ֔ן בָּכָ֖ה עַל־צַוָּארָֽיו׃
Kardeşi Binyamin’in boynuna sarılıp ağladı. Binyamin de onun boynunda ağladı.
Bereşit 45:15
Bu ayette 2 eşleşme
Vayenaşek lehol ehav vayevk alehem veahare hen diberu ehav ito.
וַיְנַשֵּׁ֥ק לְכָל־אֶחָ֖יו וַיֵּ֣בְךְּ עֲלֵיהֶ֑ם וְאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן דִּבְּר֥וּ אֶחָ֖יו אִתּֽוֹ׃
Bütün kardeşlerini öptü, onlara sarılıp ağladı. Bundan sonra kardeşleri onunla konuşabildi.
Bereşit 45:16
Vehakol nişma bet paro lemor bau ahe yosef vayitav beene faro uveene avadav.
וְהַקֹּ֣ל נִשְׁמַ֗ע בֵּ֤ית פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֖אוּ אֲחֵ֣י יוֹסֵ֑ף וַיִּיטַב֙ בְּעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּבְעֵינֵ֖י עֲבָדָֽיו׃
“Yosef’in kardeşleri gelmiş” haberi Firavun’un sarayında duyuldu. Firavun da görevlileri de buna sevindi.
Bereşit 45:17
Vayomer paro el yosef emor el aheha zot asu taanu et beirehem ulehu vou artsa kenaan.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֱמֹ֥ר אֶל־אַחֶ֖יךָ זֹ֣את עֲשׂ֑וּ טַֽעֲנוּ֙ אֶת־בְּעִ֣ירְכֶ֔ם וּלְכוּ־בֹ֖אוּ אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃
Firavun, Yosef’e, “Kardeşlerine şöyle söyle” dedi. “‘Hayvanlarınızı yükleyip Kenaan ülkesine gidin.
Bereşit 45:24
Vayeşalah et ehav vayelehu vayomer alehem al tirgezu badareh.
וַיְשַׁלַּ֥ח אֶת־אֶחָ֖יו וַיֵּלֵ֑כוּ וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם אַֽל־תִּרְגְּז֖וּ בַּדָּֽרֶךְ׃
Kardeşlerini yolcu etti. Onlar yola çıkarken, “Yolda birbirinizle çekişmeyin” dedi.
Bereşit 46:31
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer yosef el ehav veel bet aviv eele veagida lefaro veomera elav ahay uvet avi aşer beerets kenaan bau elay.
וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יו אֶעֱלֶ֖ה וְאַגִּ֣ידָה לְפַרְעֹ֑ה וְאֹֽמְרָ֣ה אֵלָ֔יו אַחַ֧י וּבֵית־אָבִ֛י אֲשֶׁ֥ר בְּאֶֽרֶץ־כְּנַ֖עַן בָּ֥אוּ אֵלָֽי׃
Yosef kardeşlerine ve babasının ev halkına şöyle dedi: “Gidip Firavun’a haber vereceğim. Ona, ‘Kenaan ülkesindeki kardeşlerim ve babamın ev halkı yanıma geldiler’ diyeceğim.
Bereşit 47:1
Vayavo yosef vayaged lefaro vayomer avi veahay vetsonam uvekaram vehol aşer lahem bau meerets kenaan vehinam beerets goşen.
וַיָּבֹ֣א יוֹסֵף֮ וַיַּגֵּ֣ד לְפַרְעֹה֒ וַיֹּ֗אמֶר אָבִ֨י וְאַחַ֜י וְצֹאנָ֤ם וּבְקָרָם֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם בָּ֖אוּ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃
Yosef gidip Firavun’a haber verdi: “Babam ve kardeşlerim, davarlarıyla, sığırlarıyla ve sahip oldukları her şeyle Kenaan ülkesinden geldiler. Şimdi Goşen bölgesindeler.”
Bereşit 47:2
Umiktse ehav lakah hamişa anaşim vayatsigem lifne faro.
וּמִקְצֵ֣ה אֶחָ֔יו לָקַ֖ח חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֑ים וַיַּצִּגֵ֖ם לִפְנֵ֥י פַרְעֹֽה׃
Kardeşlerinden beşini seçip Firavun’un karşısına çıkardı.
Bereşit 47:3
Vayomer paro el ehav ma maasehem vayomeru el paro roe tson avadeha gam anahnu gam avotenu.
וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־אֶחָ֖יו מַה־מַּעֲשֵׂיכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה רֹעֵ֥ה צֹאן֙ עֲבָדֶ֔יךָ גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבוֹתֵֽינוּ׃
Firavun, Yosef’in kardeşlerine, “İşiniz nedir?” diye sordu. “Biz kulların davar çobanıyız” dediler. “Atalarımız da öyleydi.”
Bereşit 47:5
Vayomer paro el yosef lemor aviha veaheha bau eleha.
וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֔ה אֶל־יוֹסֵ֖ף לֵאמֹ֑ר אָבִ֥יךָ וְאַחֶ֖יךָ בָּ֥אוּ אֵלֶֽיךָ׃
Firavun, Yosef’e, “Baban ve kardeşlerin yanına geldi” dedi.
Bereşit 47:6
Erets mitsrayim lefaneha hi bemetav haarets hoşev et aviha veet aheha yeşevu beerets goşen veim yadata veyeş bam anşe hayil vesamtam sare mikne al aşer li.
אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ לְפָנֶ֣יךָ הִ֔וא בְּמֵיטַ֣ב הָאָ֔רֶץ הוֹשֵׁ֥ב אֶת־אָבִ֖יךָ וְאֶת־אַחֶ֑יךָ יֵשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן וְאִם־יָדַ֗עְתָּ וְיֶשׁ־בָּם֙ אַנְשֵׁי־חַ֔יִל וְשַׂמְתָּ֛ם שָׂרֵ֥י מִקְנֶ֖ה עַל־אֲשֶׁר־לִֽי׃
“Mısır ülkesi önünde. Babanı ve kardeşlerini ülkenin en iyi yerine yerleştir. Goşen bölgesinde otursunlar. Aralarında becerikli olduklarını bildiklerin varsa onları benim hayvanlarımın başına koy.”
Bereşit 47:11
Vayoşev yosef et aviv veet ehav vayiten lahem ahuza beerets mitsrayim bemetav haarets beerets rameses kaaşer tsiva faro.
וַיּוֹשֵׁ֣ב יוֹסֵף֮ אֶת־אָבִ֣יו וְאֶת־אֶחָיו֒ וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֤ם אֲחֻזָּה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּמֵיטַ֥ב הָאָ֖רֶץ בְּאֶ֣רֶץ רַעְמְסֵ֑ס כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה פַרְעֹֽה׃
Yosef babasını ve kardeşlerini yerleştirdi. Firavun’un buyurduğu gibi, onlara Mısır ülkesinin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Bereşit 47:12
Vayehalkel yosef et aviv veet ehav veet kol bet aviv lehem lefi hataf.
וַיְכַלְכֵּ֤ל יוֹסֵף֙ אֶת־אָבִ֣יו וְאֶת־אֶחָ֔יו וְאֵ֖ת כָּל־בֵּ֣ית אָבִ֑יו לֶ֖חֶם לְפִ֥י הַטָּֽף׃
Yosef babasına, kardeşlerine ve babasının bütün ev halkına, çocuklarının sayısına göre yiyecek sağladı.
Bereşit 48:6
Umoladteha aşer holadta aharehem leha yihyu al şem ahehem yikareu benahalatam.
וּמוֹלַדְתְּךָ֛ אֲשֶׁר־הוֹלַ֥דְתָּ אַחֲרֵיהֶ֖ם לְךָ֣ יִהְי֑וּ עַ֣ל שֵׁ֧ם אֲחֵיהֶ֛ם יִקָּרְא֖וּ בְּנַחֲלָתָֽם׃
Onlardan sonra doğacak çocukların senin olacak. Miraslarını alırken bu iki kardeşlerinin adı altında sayılacaklar.
Bereşit 48:19
Vayemaen aviv vayomer yadati veni yadati gam u yiheye leam vegam u yigdal veulam ahiv hakaton yigdal mimenu vezaro yihye melo hagoyim.
וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם׃
Ama babası reddetti. “Biliyorum oğlum, biliyorum” dedi. “O da bir halk olacak, o da büyüyecek. Ama küçük kardeşi ondan daha büyük olacak; onun soyu ulusları dolduracak.”
Bereşit 48:22
Vaani natati leha şehem ahad al aheha aşer lakahti miyad haemori beharbi uvekaşti.
וַאֲנִ֞י נָתַ֧תִּֽי לְךָ֛ שְׁכֶ֥ם אַחַ֖ד עַל־אַחֶ֑יךָ אֲשֶׁ֤ר לָקַ֙חְתִּי֙ מִיַּ֣ד הָֽאֱמֹרִ֔י בְּחַרְבִּ֖י וּבְקַשְׁתִּֽי׃ (פ)
Ben de sana kardeşlerinden bir pay fazla veriyorum: Emorilerin elinden kılıcım ve yayımla aldığım yeri.”
Bereşit 49:5
Şimon velevi ahim kele hamas meherotehem.
שִׁמְע֥וֹן וְלֵוִ֖י אַחִ֑ים כְּלֵ֥י חָמָ֖ס מְכֵרֹתֵיהֶֽם׃
Şimon ve Levi kardeştir; kılıçları zorbalık araçlarıdır.
Bereşit 49:8
Yehuda ata yoduha aheha yadeha beoref oyeveha yiştahavu leha bene aviha.
יְהוּדָ֗ה אַתָּה֙ יוֹד֣וּךָ אַחֶ֔יךָ יָדְךָ֖ בְּעֹ֣רֶף אֹיְבֶ֑יךָ יִשְׁתַּחֲוּ֥וּ לְךָ֖ בְּנֵ֥י אָבִֽיךָ׃
Yehuda, kardeşlerin seni övecek. Elin düşmanlarının ensesinde olacak. Babanın oğulları önünde eğilecek.
Bereşit 49:26
Birhot aviha gaveru al birhot horay ad taavat givot olam tiheyen leroş yosef ulekodkod nezir ehav.
בִּרְכֹ֣ת אָבִ֗יךָ גָּֽבְרוּ֙ עַל־בִּרְכֹ֣ת הוֹרַ֔י עַֽד־תַּאֲוַ֖ת גִּבְעֹ֣ת עוֹלָ֑ם תִּֽהְיֶ֙ין֙ לְרֹ֣אשׁ יוֹסֵ֔ף וּלְקָדְקֹ֖ד נְזִ֥יר אֶחָֽיו׃ (פ)
Babana verilen bereketler, atalarıma verilen bereketleri aştı; sonsuz tepelerin sınırlarına ulaştı. Bunlar Yosef’in başına, kardeşlerinden ayrı düşenin başının tepesine konsun.
Bereşit 50:8
Vehol bet yosef veehav uvet aviv rak tapam vetsonam uvekaram azevu beerets goşen.
וְכֹל֙ בֵּ֣ית יוֹסֵ֔ף וְאֶחָ֖יו וּבֵ֣ית אָבִ֑יו רַ֗ק טַפָּם֙ וְצֹאנָ֣ם וּבְקָרָ֔ם עָזְב֖וּ בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃
Yosef’in bütün ev halkı, kardeşleri ve babasının ev halkı da gitti. Goşen bölgesinde yalnız çocuklarını, davarlarını ve sığırlarını bıraktılar.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- אֶחָ֔יו 94 kullanım
- אָחִ֨יךָ֙ 55 kullanım
- אַחַ֣י 39 kullanım
- אֲחֵיכֶם֙ 20 kullanım
- לְאָחִיו֙ 11 kullanım
- אַחֵ֖ינוּ 10 kullanım
- אַחִ֑ים 7 kullanım
- לְאָחִ֧יךָ 6 kullanım
- וְאָחִ֔יו 5 kullanım
- מֵאֶחָֽיו 5 kullanım
- אָ֖ח 4 kullanım
- בְּאָחִ֔יו 4 kullanım
- וְאַחֶ֑יךָ 3 kullanım
- מֵאָחִ֖יךָ 3 kullanım
- אָחִ֨יהָ֙ 2 kullanım
- אֲחֵיהֶ֖ם 2 kullanım
- וַאֲחִ֣י 2 kullanım
- כְּאָחִֽיו 2 kullanım
- בְּאָחִ֨יךָ֙ 1 kullanım
- הַאַֽחֵיכֶ֗ם 1 kullanım
- וַאֲחֵיכֶם֙ 1 kullanım
- וְאָחִ֥ינוּ 1 kullanım
- וּבְאָחִ֑יו 1 kullanım
- וּבְאַ֨חֵיכֶ֤ם 1 kullanım
- וּלְאָחִֽיו 1 kullanım
- וּלְאָחִ֖יךָ 1 kullanım
- לַאֲחֵ֥י 1 kullanım
- לְאָחִ֖יהָ 1 kullanım
- לַֽאֲחֵיכֶם֮ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- ehav 50 kullanım
- ahiha 45 kullanım
- ahiv 44 kullanım
- ahi 25 kullanım
- ahihem 15 kullanım
- aheha 12 kullanım
- ahe 8 kullanım
- ahehem 7 kullanım
- ahim 7 kullanım
- ahay 6 kullanım
- ahinu 6 kullanım
- leehav 6 kullanım
- leahiha 5 kullanım
- leahiv 5 kullanım
- meehav 5 kullanım
- ah 4 kullanım
- ahenu 4 kullanım
- veahiv 4 kullanım
- veaheha 3 kullanım
- veehav 3 kullanım
- beahiv 2 kullanım
- meaheha 2 kullanım
- beahiha 1 kullanım
- haahehem 1 kullanım
- keahiv 1 kullanım
- keehav 1 kullanım
- laahe 1 kullanım
- laahehem 1 kullanım
- leaheha 1 kullanım
- leahih 1 kullanım
- meahiha 1 kullanım
- uleahiha 1 kullanım
- uleahiv 1 kullanım
- uveahehem 1 kullanım
- uveahiv 1 kullanım
- vaahehem 1 kullanım
- vaahi 1 kullanım
- veahay 1 kullanım
- veahinu 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (50 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp3ms - isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (44 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc/Sp2ms - isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (44 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc/Sp3ms - isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (15 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc/Sp2mp - isim, eril, tekil, tamlayan (14 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc - edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (12 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmpc/Sp3ms - isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (11 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp2ms - isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (11 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc/Sp1cs - edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (10 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmsc/Sp3ms - isim, eril, çoğul, tamlayan (8 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc - isim, eril, çoğul, mutlak (7 kullanım)
Teknik kod
HNcmpa - isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp1cs - isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (6 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc/Sp1cp - edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmsc/Sp2ms - isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp2mp - isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp1cp - isim, eril, tekil, mutlak (4 kullanım)
Teknik kod
HNcmsa - bağlaç + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmpc/Sp2ms - bağlaç + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmpc/Sp3ms - edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmpc/Sp2ms - bağlaç + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmsc/Sp3ms - bağlaç + edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncmsc/Sp3ms - isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp3mp - bağlaç + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmpc/Sp1cs - bağlaç + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmpc/Sp2mp - bağlaç + isim, eril, tekil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmsc - bağlaç + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncmsc/Sp1cp - bağlaç + edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncmpc/Sp2mp - bağlaç + edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncmsc/Sp2ms - isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcmpc/Sp3fs - isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcmsc/Sp3fs - edat + isim, eril, çoğul, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmpc - edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmpc/Sp2mp - edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmsc/Sp2fs - edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmsc/Sp3fs - soru parçacığı + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HTi/Ncmpc/Sp2mp
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: brother; half-brother; cousin; nephew; kinsman; relative; countryman; friend; companion; colleague; a man ... his brother > one ... each other; any; brother! alas!; brazier
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.