İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

הָיָה

olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 1050 kez, 919 farklı ayette görülür.

Kök
היה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit316 kullanım279 ayet
  • Şemot235 kullanım200 ayet
  • Vayikra147 kullanım126 ayet
  • Bamidbar181 kullanım159 ayet
  • Devarim171 kullanım155 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 42:36

    Vayomer alehem yaakov avihem oti şikaltem yosef enenu veşimon enenu veet binyamin tikahu alay hayu hulana.

    וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֔ם אֹתִ֖י שִׁכַּלְתֶּ֑ם יוֹסֵ֤ף אֵינֶ֙נּוּ֙ וְשִׁמְע֣וֹן אֵינֶ֔נּוּ וְאֶת־בִּנְיָמִ֣ן תִּקָּ֔חוּ עָלַ֖י הָי֥וּ כֻלָּֽנָה׃

    Babaları Yaakov, “Beni çocuklarımdan ettiniz!” dedi. “Yosef yok, Şimon yok; şimdi Binyamin’i de alacaksınız. Bütün bunlar benim başıma geliyor!”

  2. Bereşit 43:2

    Vayehi kaaşer kilu leehol et haşever aşer heviu mimitsrayim vayomer alehem avihem şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר כִּלּוּ֙ לֶאֱכֹ֣ל אֶת־הַשֶּׁ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר הֵבִ֖יאוּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Mısır’dan getirdikleri tahılı yiyip bitirince babaları onlara, “Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın” dedi.

  3. Bereşit 43:21

    Vayehi ki vanu el hamalon vanifteha et amtehotenu vehine hesef befi amtahto kaspenu bemişkalo vanaşev oto beyadenu.

    וַֽיְהִ֞י כִּי־בָ֣אנוּ אֶל־הַמָּל֗וֹן וַֽנִּפְתְּחָה֙ אֶת־אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ וְהִנֵּ֤ה כֶֽסֶף־אִישׁ֙ בְּפִ֣י אַמְתַּחְתּ֔וֹ כַּסְפֵּ֖נוּ בְּמִשְׁקָל֑וֹ וַנָּ֥שֶׁב אֹת֖וֹ בְּיָדֵֽנוּ׃

    Konakladığımız yere varıp torbalarımızı açtığımızda, her birimizin parası kendi torbasının ağzındaydı. Paramızın ağırlığı eksiksizdi. Onu geri getirdik.

  4. Bereşit 44:9

    Aşer yimatse ito meavadeha vamet vegam anahnu niheye ladoni laavadim.

    אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֥א אִתּ֛וֹ מֵעֲבָדֶ֖יךָ וָמֵ֑ת וְגַם־אֲנַ֕חְנוּ נִֽהְיֶ֥ה לַֽאדֹנִ֖י לַעֲבָדִֽים׃

    Kullarından hangisinde bulunursa o ölsün; biz de efendimizin köleleri olalım.”

  5. Bereşit 44:10

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer gam ata hedivrehem ken u aşer yimatse ito yihye li aved veatem tihyu nekiyim.

    וַיֹּ֕אמֶר גַּם־עַתָּ֥ה כְדִבְרֵיכֶ֖ם כֶּן־ה֑וּא אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֤א אִתּוֹ֙ יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֖ם תִּהְי֥וּ נְקִיִּֽם׃

    Adam, “Öyle olsun” dedi. “Ama kimde bulunursa yalnız o benim kölem olacak. Siz suçsuz sayılacaksınız.”

  6. Bereşit 44:17

    Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.

    וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)

    Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”

  7. Bereşit 44:24

    Vayehi ki alinu el avdeha avi vanaged lo et divre adoni.

    וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי׃

    Kulun olan babamıza döndüğümüzde efendimin sözlerini ona anlattık.

  8. Bereşit 44:31

    Vehaya kiroto ki en hanaar vamet vehoridu avadeha et sevat avdeha avinu beyagon şeola.

    וְהָיָ֗ה כִּרְאוֹת֛וֹ כִּי־אֵ֥ין הַנַּ֖עַר וָמֵ֑ת וְהוֹרִ֨ידוּ עֲבָדֶ֜יךָ אֶת־שֵׂיבַ֨ת עַבְדְּךָ֥ אָבִ֛ינוּ בְּיָג֖וֹן שְׁאֹֽלָה׃

    delikanlının gelmediğini görünce ölür. Böylece biz kulların, kulun olan babamızın ak saçlı başını keder içinde Şeol’e indirmiş oluruz.

  9. Bereşit 45:10

    Veyaşavta veerets goşen vehayita karov elay ata uvaneha uvene vaneha vetsoneha uvekareha vehol aşer lah.

    וְיָשַׁבְתָּ֣ בְאֶֽרֶץ־גֹּ֗שֶׁן וְהָיִ֤יתָ קָרוֹב֙ אֵלַ֔י אַתָּ֕ה וּבָנֶ֖יךָ וּבְנֵ֣י בָנֶ֑יךָ וְצֹאנְךָ֥ וּבְקָרְךָ֖ וְכָל־אֲשֶׁר־לָֽךְ׃

    Goşen bölgesinde oturacaksın; sen, oğulların, torunların, davarların, sığırların ve sahip olduğun her şeyle bana yakın olacaksın.

  10. Bereşit 46:12

    Uvene yehuda er veonan veşela vaferets vazarah vayamot er veonan beerets kenaan vayihyu vene ferets hetsron vehamul.

    וּבְנֵ֣י יְהוּדָ֗ה עֵ֧ר וְאוֹנָ֛ן וְשֵׁלָ֖ה וָפֶ֣רֶץ וָזָ֑רַח וַיָּ֨מָת עֵ֤ר וְאוֹנָן֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן וַיִּהְי֥וּ בְנֵי־פֶ֖רֶץ חֶצְר֥וֹן וְחָמֽוּל׃

    Yehuda’nın oğulları: Er, Onan, Şela, Perets ve Zerah. Er ile Onan Kenaan ülkesinde ölmüştü. Perets’in oğulları Hetsron ve Hamul’du.

  11. Bereşit 46:32

    Vehaanaşim roe tson ki anşe mikne hayu vetsonam uvekaram vehol aşer lahem heviu.

    וְהָאֲנָשִׁים֙ רֹ֣עֵי צֹ֔אן כִּֽי־אַנְשֵׁ֥י מִקְנֶ֖ה הָי֑וּ וְצֹאנָ֧ם וּבְקָרָ֛ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֖ם הֵבִֽיאוּ׃

    ‘Bu adamlar davar çobanıdır; hayvan yetiştirirler. Davarlarını, sığırlarını ve sahip oldukları her şeyi getirdiler.’

  12. Bereşit 46:33

    Vehaya ki yikra lahem paro veamar ma maasehem.

    וְהָיָ֕ה כִּֽי־יִקְרָ֥א לָכֶ֖ם פַּרְעֹ֑ה וְאָמַ֖ר מַה־מַּעֲשֵׂיכֶֽם׃

    Firavun sizi çağırıp, ‘İşiniz nedir?’ diye sorunca,

  13. Bereşit 46:34

    Vaamartem anşe mikne hayu avadeha mineurenu vead ata gam anahnu gam avotenu baavur teşevu beerets goşen ki toavat mitsrayim kol roe tson.

    וַאֲמַרְתֶּ֗ם אַנְשֵׁ֨י מִקְנֶ֜ה הָי֤וּ עֲבָדֶ֙יךָ֙ מִנְּעוּרֵ֣ינוּ וְעַד־עַ֔תָּה גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבֹתֵ֑ינוּ בַּעֲב֗וּר תֵּשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן כִּֽי־תוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֖יִם כָּל־רֹ֥עֵה צֹֽאן׃

    ‘Biz kulların gençliğimizden bugüne kadar hayvan yetiştiririz; atalarımız da böyle yapardı’ deyin. Böylece Goşen bölgesinde oturabilirsiniz. Çünkü Mısırlılar bütün davar çobanlarını iğrenç sayar.”

  14. Bereşit 47:9

    Vayomer yaakov el paro yeme şene meguray şeloşim umeat şana meat veraim hayu yeme şene hayay velo hisigu et yeme şene haye avotay bime megurehem.

    וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם׃

    Yaakov, Firavun’a şöyle dedi: “Gurbet yıllarım yüz otuz yıl. Ömrümün yılları az ve çileli geçti. Atalarımın gurbette geçirdikleri ömür kadar uzun olmadı.”

  15. Bereşit 47:19

    Lama namut leeneha gam anahnu gam admatenu kene otanu veet admatenu balahem veniheye anahnu veadmatenu avadim lefaro veten zera veniheye velo namut vehaadama lo teşam.

    לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֙חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֙נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם׃

    Gözünün önünde biz neden ölelim, toprağımız neden yok olsun? Yiyecek karşılığında bizi ve toprağımızı satın al. Biz de toprağımız da Firavun’a hizmet edelim. Bize tohum ver de ölmeyelim, yaşayalım; toprak da ıssız kalmasın.”

  16. Bereşit 47:20

    Vayiken yosef et kol admat mitsrayim lefaro ki maheru mitsrayim sadeu ki hazak alehem haraav vatehi haarets lefaro.

    וַיִּ֨קֶן יוֹסֵ֜ף אֶת־כָּל־אַדְמַ֤ת מִצְרַ֙יִם֙ לְפַרְעֹ֔ה כִּֽי־מָכְר֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ אִ֣ישׁ שָׂדֵ֔הוּ כִּֽי־חָזַ֥ק עֲלֵהֶ֖ם הָרָעָ֑ב וַתְּהִ֥י הָאָ֖רֶץ לְפַרְעֹֽה׃

    Yosef bütün Mısır topraklarını Firavun için satın aldı. Kıtlık Mısırlıları öyle sıkıştırmıştı ki herkes tarlasını sattı. Böylece ülkenin toprağı Firavun’un oldu.

  17. Bereşit 47:24

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehaya batevuot unetatem hamişit lefaro vearba hayadot yihye lahem lezera hasade uleohlehem velaaşer bevatehem veleehol letapehem.

    וְהָיָה֙ בַּתְּבוּאֹ֔ת וּנְתַתֶּ֥ם חֲמִישִׁ֖ית לְפַרְעֹ֑ה וְאַרְבַּ֣ע הַיָּדֹ֡ת יִהְיֶ֣ה לָכֶם֩ לְזֶ֨רַע הַשָּׂדֶ֧ה וּֽלְאָכְלְכֶ֛ם וְלַאֲשֶׁ֥ר בְּבָתֵּיכֶ֖ם וְלֶאֱכֹ֥ל לְטַפְּכֶֽם׃

    Ürün aldığınızda beşte birini Firavun’a vereceksiniz. Kalan beşte dördü, tarlaya tohumluk, kendinize, ev halkınıza ve çocuklarınıza yiyecek olarak sizin olacak.”

  18. Bereşit 47:25

    Vayomeru heheyitanu nimtsa hen beene adoni vehayinu avadim lefaro.

    וַיֹּאמְר֖וּ הֶחֱיִתָ֑נוּ נִמְצָא־חֵן֙ בְּעֵינֵ֣י אֲדֹנִ֔י וְהָיִ֥ינוּ עֲבָדִ֖ים לְפַרְעֹֽה׃

    “Hayatımızı kurtardın!” dediler. “Efendimizin beğenisini kazanalım yeter; Firavun’un kulları oluruz.”

  19. Bereşit 47:26

    Vayasem otah yosef lehok ad hayom haze al admat mitsrayim lefaro lahomeş rak admat hakohanim levadam lo hayeta lefaro.

    וַיָּ֣שֶׂם אֹתָ֣הּ יוֹסֵ֡ף לְחֹק֩ עַד־הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה עַל־אַדְמַ֥ת מִצְרַ֛יִם לְפַרְעֹ֖ה לַחֹ֑מֶשׁ רַ֞ק אַדְמַ֤ת הַכֹּֽהֲנִים֙ לְבַדָּ֔ם לֹ֥א הָיְתָ֖ה לְפַרְעֹֽה׃

    Yosef, Mısır topraklarından alınan ürünün beşte birinin Firavun’a verilmesini bir kural hâline getirdi; bu kural bugün de sürmektedir. Yalnız rahiplerin toprağı Firavun’un olmadı.

  20. Bereşit 47:28

    Vayehi yaakov beerets mitsrayim şeva esre şana vayehi yeme yaakov şene hayav şeva şanim vearbaim umeat şana.

    וַיְחִ֤י יַעֲקֹב֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם שְׁבַ֥ע עֶשְׂרֵ֖ה שָׁנָ֑ה וַיְהִ֤י יְמֵֽי־יַעֲקֹב֙ שְׁנֵ֣י חַיָּ֔יו שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים וְאַרְבָּעִ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃

    Yaakov Mısır ülkesinde on yedi yıl yaşadı. Yaakov’un toplam ömrü yüz kırk yedi yıl oldu.

  21. Bereşit 48:1

    Vayehi ahare hadevarim haele vayomer leyosef hine aviha hole vayikah et şene vanav imo et menaşe veet efrayim.

    וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַיֹּ֣אמֶר לְיוֹסֵ֔ף הִנֵּ֥ה אָבִ֖יךָ חֹלֶ֑ה וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁנֵ֤י בָנָיו֙ עִמּ֔וֹ אֶת־מְנַשֶּׁ֖ה וְאֶת־אֶפְרָֽיִם׃

    Bu olaylardan sonra Yosef’e, “Baban hasta” diye haber verildi. Yosef iki oğlu Menaşe ve Efrayim’i yanına aldı.

  22. Bereşit 48:5

    Veata şene vaneha hanoladim leha beerets mitsrayim ad boi eleha mitsrayma li hem efrayim umenaşe kiruven veşimon yiheyu li.

    וְעַתָּ֡ה שְׁנֵֽי־בָנֶיךָ֩ הַנּוֹלָדִ֨ים לְךָ֜ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם עַד־בֹּאִ֥י אֵלֶ֛יךָ מִצְרַ֖יְמָה לִי־הֵ֑ם אֶפְרַ֙יִם֙ וּמְנַשֶּׁ֔ה כִּרְאוּבֵ֥ן וְשִׁמְע֖וֹן יִֽהְיוּ־לִֽי׃

    Şimdi, Mısır’a yanına gelmemden önce Mısır ülkesinde doğan iki oğlun benimdir. Efrayim ve Menaşe, Reuven ve Şimon gibi benim oğullarım sayılacak.

  23. Bereşit 48:6

    Umoladteha aşer holadta aharehem leha yihyu al şem ahehem yikareu benahalatam.

    וּמוֹלַדְתְּךָ֛ אֲשֶׁר־הוֹלַ֥דְתָּ אַחֲרֵיהֶ֖ם לְךָ֣ יִהְי֑וּ עַ֣ל שֵׁ֧ם אֲחֵיהֶ֛ם יִקָּרְא֖וּ בְּנַחֲלָתָֽם׃

    Onlardan sonra doğacak çocukların senin olacak. Miraslarını alırken bu iki kardeşlerinin adı altında sayılacaklar.

  24. Bereşit 48:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayemaen aviv vayomer yadati veni yadati gam u yiheye leam vegam u yigdal veulam ahiv hakaton yigdal mimenu vezaro yihye melo hagoyim.

    וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם׃

    Ama babası reddetti. “Biliyorum oğlum, biliyorum” dedi. “O da bir halk olacak, o da büyüyecek. Ama küçük kardeşi ondan daha büyük olacak; onun soyu ulusları dolduracak.”

  25. Bereşit 48:21

    Vayomer yisrael el yosef hine anohi met vehaya Elohim imahem veheşiv ethem el erets avotehem.

    וַיֹּ֤אמֶר יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף הִנֵּ֥ה אָנֹכִ֖י מֵ֑ת וְהָיָ֤ה אֱלֹהִים֙ עִמָּכֶ֔ם וְהֵשִׁ֣יב אֶתְכֶ֔ם אֶל־אֶ֖רֶץ אֲבֹתֵיכֶֽם׃

    İsrael, Yosef’e, “Ben ölmek üzereyim” dedi. “Ama Tanrı sizinle olacak ve sizi atalarınızın ülkesine geri götürecek.

  26. Bereşit 49:15

    Vayar menuha ki tov veet haarets ki naema vayet şihmo lisbol vayehi lemas oved.

    וַיַּ֤רְא מְנֻחָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב וְאֶת־הָאָ֖רֶץ כִּ֣י נָעֵ֑מָה וַיֵּ֤ט שִׁכְמוֹ֙ לִסְבֹּ֔ל וַיְהִ֖י לְמַס־עֹבֵֽד׃ (ס)

    Dinlenecek yerin iyi, ülkenin güzel olduğunu gördü. Yük taşımak için omzunu eğdi ve zorunlu hizmete boyun eğdi.

  27. Bereşit 49:17

    Yehi dan nahaş ale dereh şefifon ale orah hanoşeh ikeve sus vayipol rohevo ahor.

    יְהִי־דָן֙ נָחָ֣שׁ עֲלֵי־דֶ֔רֶךְ שְׁפִיפֹ֖ן עֲלֵי־אֹ֑רַח הַנֹּשֵׁךְ֙ עִקְּבֵי־ס֔וּס וַיִּפֹּ֥ל רֹכְב֖וֹ אָחֽוֹר׃

    Dan, yol üzerinde bir yılan, patika üzerinde bir engerek olsun. Atın topuklarını ısırır da binicisi geriye düşer.

  28. Bereşit 49:26

    Birhot aviha gaveru al birhot horay ad taavat givot olam tiheyen leroş yosef ulekodkod nezir ehav.

    בִּרְכֹ֣ת אָבִ֗יךָ גָּֽבְרוּ֙ עַל־בִּרְכֹ֣ת הוֹרַ֔י עַֽד־תַּאֲוַ֖ת גִּבְעֹ֣ת עוֹלָ֑ם תִּֽהְיֶ֙ין֙ לְרֹ֣אשׁ יוֹסֵ֔ף וּלְקָדְקֹ֖ד נְזִ֥יר אֶחָֽיו׃ (פ)

    Babana verilen bereketler, atalarıma verilen bereketleri aştı; sonsuz tepelerin sınırlarına ulaştı. Bunlar Yosef’in başına, kardeşlerinden ayrı düşenin başının tepesine konsun.

  29. Bereşit 50:9

    Vayaal imo gam rehev gam paraşim vayehi hamahane kaved meod.

    וַיַּ֣עַל עִמּ֔וֹ גַּם־רֶ֖כֶב גַּם־פָּרָשִׁ֑ים וַיְהִ֥י הַֽמַּחֲנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Savaş arabaları ve atlılar da onunla gitti. Çok büyük bir topluluk oluştu.

  30. Şemot 1:5

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi kol nefeş yotsee yereh yaakov şivim nafeş veyosef haya vemitsrayim.

    וַֽיְהִ֗י כָּל־נֶ֛פֶשׁ יֹצְאֵ֥י יֶֽרֶךְ־יַעֲקֹ֖ב שִׁבְעִ֣ים נָ֑פֶשׁ וְיוֹסֵ֖ף הָיָ֥ה בְמִצְרָֽיִם׃

    Yaakov’un soyundan gelenlerin toplamı yetmiş kişiydi. Yosef zaten Mısır’daydı.

  31. Şemot 1:10

    Hava nitehakema lo pen yirbe vehaya ki tikrena milhama venosaf gam u al soneenu venilham banu veala min haarets.

    הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃

    “Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”

  32. Şemot 1:21

    Vayehi ki yareu hameyaledot et haelohim vayaas lahem batim.

    וַיְהִ֕י כִּֽי־יָֽרְא֥וּ הַֽמְיַלְּדֹ֖ת אֶת־הָאֱלֹהִ֑ים וַיַּ֥עַשׂ לָהֶ֖ם בָּתִּֽים׃

    Ebeler Tanrı’dan korktukları için Tanrı onlara aileler verdi.

  33. Şemot 2:10

    Vayigdal hayeled vatevieu levat paro vayehi lah leven vatikra şemo moşe vatomer ki min hamayim meşitiu.

    וַיִגְדַּ֣ל הַיֶּ֗לֶד וַתְּבִאֵ֙הוּ֙ לְבַת־פַּרְעֹ֔ה וַֽיְהִי־לָ֖הּ לְבֵ֑ן וַתִּקְרָ֤א שְׁמוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה וַתֹּ֕אמֶר כִּ֥י מִן־הַמַּ֖יִם מְשִׁיתִֽהוּ׃

    Çocuk büyüyünce onu Firavun’un kızına getirdi. Çocuk onun oğlu oldu. “Onu sudan çıkardım” diyerek adını Moşe koydu.

  34. Şemot 2:11

    Vayehi bayamim hahem vayigdal moşe vayetse el ehav vayar besivlotam vayar mitsri make ivri meehav.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם וַיִּגְדַּ֤ל מֹשֶׁה֙ וַיֵּצֵ֣א אֶל־אֶחָ֔יו וַיַּ֖רְא בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיַּרְא֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מַכֶּ֥ה אִישׁ־עִבְרִ֖י מֵאֶחָֽיו׃

    O günlerde Moşe büyümüştü. Kardeşlerinin yanına çıktı ve onların ağır yükler altında çalıştığını gördü. Bir Mısırlının, kardeşlerinden bir İbraniyi dövdüğünü gördü.

  35. Şemot 2:22

    Vateled ben vayikra et şemo gereşom ki amar ger hayiti beerets naheriya.

    וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ גֵּרְשֹׁ֑ם כִּ֣י אָמַ֔ר גֵּ֣ר הָיִ֔יתִי בְּאֶ֖רֶץ נָכְרִיָּֽה׃ (פ)

    Tsipora bir oğul doğurdu. Moşe, “Yabancı bir ülkede gurbetçi oldum” diyerek adını Gerşom koydu.

  36. Şemot 2:23

    Vayehi vayamim harabim hahem vayamot meleh mitsrayim vayeanehu vene yisrael min haavoda vayizaku vataal şavatam el haelohim min haavoda.

    וַיְהִי֩ בַיָּמִ֨ים הָֽרַבִּ֜ים הָהֵ֗ם וַיָּ֙מָת֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיֵּאָנְח֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָעֲבֹדָ֖ה וַיִּזְעָ֑קוּ וַתַּ֧עַל שַׁוְעָתָ֛ם אֶל־הָאֱלֹהִ֖ים מִן־הָעֲבֹדָֽה׃

    Aradan uzun zaman geçti. Mısır kralı öldü. İsrael oğulları kölelik yüzünden inleyip feryat ettiler. Kölelikten doğan yardım çığlıkları Tanrı’ya yükseldi.

  37. Şemot 3:1

    Umoşe haya roe et tson yitro hoteno kohen midyan vayinhag et hatson ahar hamidbar vayavo el har haelohim horeva.

    וּמֹשֶׁ֗ה הָיָ֥ה רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֛אן יִתְר֥וֹ חֹתְנ֖וֹ כֹּהֵ֣ן מִדְיָ֑ן וַיִּנְהַ֤ג אֶת־הַצֹּאן֙ אַחַ֣ר הַמִּדְבָּ֔ר וַיָּבֹ֛א אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים חֹרֵֽבָה׃

    Moşe, Midyan rahibi olan kayınpederi Yitro’nun davarlarını güdüyordu. Sürüyü çölün ötesine götürüp Tanrı’nın dağı Horev’e geldi.

  38. Şemot 3:12

    Vayomer ki eheye imah veze leha haot ki anohi şelahtiha behotsiaha et haam mimitsrayim taavdun et haelohim al hahar haze.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ כִּֽי־אֶֽהְיֶ֣ה עִמָּ֔ךְ וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֔וֹת כִּ֥י אָנֹכִ֖י שְׁלַחְתִּ֑יךָ בְּהוֹצִֽיאֲךָ֤ אֶת־הָעָם֙ מִמִּצְרַ֔יִם תַּֽעַבְדוּן֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים עַ֖ל הָהָ֥ר הַזֶּֽה׃

    Tanrı, “Ben seninle olacağım” dedi. “Seni benim gönderdiğimin işareti şu olacak: Halkı Mısır’dan çıkardığında bu dağda Tanrı’ya kulluk edeceksiniz.”

  39. Şemot 3:14

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayomer Elohim el moşe eheye aşer eheye vayomer ko tomar livne yisrael eheye şelahani alehem.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶֽהְיֶ֖ה אֲשֶׁ֣ר אֶֽהְיֶ֑ה וַיֹּ֗אמֶר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶֽהְיֶ֖ה שְׁלָחַ֥נִי אֲלֵיכֶֽם׃

    Tanrı, Moşe’ye, “Olacağım gibi olacağım” dedi. Ardından, “İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Beni size Olacağım gönderdi’” dedi.

  40. Şemot 3:21

    Venatati et hen haam haze beene mitsrayim vehaya ki telehun lo telehu rekam.

    וְנָתַתִּ֛י אֶת־חֵ֥ן הָֽעָם־הַזֶּ֖ה בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם וְהָיָה֙ כִּ֣י תֵֽלֵכ֔וּן לֹ֥א תֵלְכ֖וּ רֵיקָֽם׃

    Bu halkın Mısırlıların gözünde beğeni bulmasını sağlayacağım. Gittiğinizde eli boş gitmeyeceksiniz.

  41. Şemot 4:3

    Vayomer haşliheu artsa vayaşliheu artsa vayehi lenahaş vayanos moşe mipanav.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ הַשְׁלִיכֵ֣הוּ אַ֔רְצָה וַיַּשְׁלִיכֵ֥הוּ אַ֖רְצָה וַיְהִ֣י לְנָחָ֑שׁ וַיָּ֥נָס מֹשֶׁ֖ה מִפָּנָֽיו׃

    Adonay, “Onu yere at” dedi. Moşe değneği yere attı; değnek bir yılana dönüştü. Moşe ondan kaçtı.

  42. Şemot 4:4

    Vayomer Adonay el moşe şelah yadeha veehoz biznavo vayişlah yado vayahazek bo vayehi lemate behapo.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה שְׁלַח֙ יָֽדְךָ֔ וֶאֱחֹ֖ז בִּזְנָב֑וֹ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיַּ֣חֲזֶק בּ֔וֹ וַיְהִ֥י לְמַטֶּ֖ה בְּכַפּֽוֹ׃

    Adonay, Moşe’ye, “Elini uzat, kuyruğundan tut” dedi. Moşe elini uzatıp tuttu; yılan avucunda yeniden değneğe dönüştü.

  43. Şemot 4:8

    Vehaya im lo yaaminu lah velo yişmeu lekol haot harişon veheeminu lekol haot haaharon.

    וְהָיָה֙ אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֣ינוּ לָ֔ךְ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ לְקֹ֖ל הָאֹ֣ת הָרִאשׁ֑וֹן וְהֶֽאֱמִ֔ינוּ לְקֹ֖ל הָאֹ֥ת הָאַחֲרֽוֹן׃

    “Eğer sana inanmaz, ilk işaretin bildirdiğine kulak vermezlerse, sonraki işaretin bildirdiğine inanacaklar.

  44. Şemot 4:9

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vehaya im lo yaaminu gam lişne haotot haele velo yişmeun lekoleha velakahta mimeme hayeor veşafahta hayabaşa vehayu hamayim aşer tikah min hayeor vehayu ledam bayabaşet.

    וְהָיָ֡ה אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֡ינוּ גַּם֩ לִשְׁנֵ֨י הָאֹת֜וֹת הָאֵ֗לֶּה וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּן֙ לְקֹלֶ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֙ מִמֵּימֵ֣י הַיְאֹ֔ר וְשָׁפַכְתָּ֖ הַיַּבָּשָׁ֑ה וְהָי֤וּ הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר תִּקַּ֣ח מִן־הַיְאֹ֔ר וְהָי֥וּ לְדָ֖ם בַּיַּבָּֽשֶׁת׃

    Bu iki işarete de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nil’den biraz su alıp kuru toprağa dök. Nil’den aldığın su, kuru toprak üzerinde kana dönüşecek.”

  45. Şemot 4:12

    Veata leh veanohi eheye im piha vehoretiha aşer tedaber.

    וְעַתָּ֖ה לֵ֑ךְ וְאָנֹכִי֙ אֶֽהְיֶ֣ה עִם־פִּ֔יךָ וְהוֹרֵיתִ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּֽר׃

    Şimdi git. Konuşurken yanında olacağım ve ne söyleyeceğini sana öğreteceğim.”

  46. Şemot 4:15

    Vedibarta elav vesamta et hadevarim befiv veanohi eheye im piha veim piu vehoreti ethem et aşer taasun.

    וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֔יו וְשַׂמְתָּ֥ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִ֑יו וְאָנֹכִ֗י אֶֽהְיֶ֤ה עִם־פִּ֙יךָ֙ וְעִם־פִּ֔יהוּ וְהוֹרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֽׂוּן׃

    Onunla konuşacak, söyleyeceği sözleri ağzına koyacaksın. Sen konuşurken de o konuşurken de yanınızda olacağım; ne yapacağınızı size öğreteceğim.

  47. Şemot 4:16

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vediber u leha el haam vehaya u yiheye leha lefe veata tiheye lo lelohim.

    וְדִבֶּר־ה֥וּא לְךָ֖ אֶל־הָעָ֑ם וְהָ֤יָה הוּא֙ יִֽהְיֶה־לְּךָ֣ לְפֶ֔ה וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶה־לּ֥וֹ לֵֽאלֹהִֽים׃

    Halka senin adına o konuşacak. O senin sözcün olacak, sen de ona yol göstereceksin.

  48. Şemot 4:24

    Vayehi vadereh bamalon vayifgeşeu Adonay vayevakeş hamito.

    וַיְהִ֥י בַדֶּ֖רֶךְ בַּמָּל֑וֹן וַיִּפְגְּשֵׁ֣הוּ יְהוָ֔ה וַיְבַקֵּ֖שׁ הֲמִיתֽוֹ׃

    Yolda, konakladıkları yerde Adonay onun karşısına çıktı ve onu öldürmek istedi.

  49. Şemot 5:13

    Vehanogesim atsim lemor kalu maasehem devar yom beyomo kaaşer bihyot hateven.

    וְהַנֹּגְשִׂ֖ים אָצִ֣ים לֵאמֹ֑ר כַּלּ֤וּ מַעֲשֵׂיכֶם֙ דְּבַר־י֣וֹם בְּיוֹמ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר בִּהְי֥וֹת הַתֶּֽבֶן׃

    Görevliler onları sıkıştırıp, “Saman verildiği zamanki gibi, her günün işini o gün bitirin!” diyorlardı.

  50. Şemot 6:7

    Velakahti ethem li leam vehayiti lahem lelohim vidatem ki ani Adonay elohehem hamotsi ethem mitahat sivlot mitsrayim.

    וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֥ם לִי֙ לְעָ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וִֽידַעְתֶּ֗ם כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם הַמּוֹצִ֣יא אֶתְכֶ֔ם מִתַּ֖חַת סִבְל֥וֹת מִצְרָֽיִם׃

    Sizi kendime halk olarak alacağım ve sizin Tanrınız olacağım. O zaman sizi Mısır’ın yükü altından çıkaran Tanrınız Adonay’ın ben olduğumu bileceksiniz.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (209 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (187 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (140 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (54 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (51 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (43 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (41 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (39 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (31 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (29 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (27 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul (18 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (18 kullanım)
    Teknik kodHVqp3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (15 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (10 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (7 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqj3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2ms
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, dişil, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqj3fs
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqj3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3cp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fp
  • fiil, Kal, mastar mutlak (2 kullanım)
    Teknik kodHVqa
  • fiil, Kal, mastar yapılı (2 kullanım)
    Teknik kodHVqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cp
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqv2mp
  • bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Vqc/Sp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2cp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cp
  • soru parçacığı + fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHTi/VNp3ms
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp2ms
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp3fs
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp3mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp/Sn
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrfsa
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqv2fs
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: fall out

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.