İbranice biçim יְהִ֣י
Temel kelime (lemma) הָיָה
Kök — שורש (şoreş) היה
Türkçe anlam: olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
Teknik kod
HVqj3msTORA’DA KELİME
olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
yehi okunuşu Tora’da 11 kez, 11 farklı ayette görülür.
Vayomer Elohim yehi or vayehi or.
וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים יְהִ֣י א֑וֹר וַֽיְהִי־אֽוֹר׃
Tanrı, “Işık olsun” dedi ve ışık oldu.
Vayomer Elohim yehi rakia betoh hamayim vihi mavdil ben mayim lamayim.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים יְהִ֥י רָקִ֖יעַ בְּת֣וֹךְ הַמָּ֑יִם וִיהִ֣י מַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין מַ֖יִם לָמָֽיִם׃
Tanrı, “Suların ortasında bir kubbe olsun ve suları birbirinden ayırsın” dedi.
Vayomer Elohim yehi meorot birkia haşamayim lehavdil ben hayom uven halayla vehayu leotot ulemoadim uleyamim veşanim.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יְהִ֤י מְאֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַיּ֖וֹם וּבֵ֣ין הַלָּ֑יְלָה וְהָי֤וּ לְאֹתֹת֙ וּלְמ֣וֹעֲדִ֔ים וּלְיָמִ֖ים וְשָׁנִֽים׃
Tanrı, “Gündüzü geceden ayırmak için gök kubbesinde ışık kaynakları olsun. İşaretler olsunlar; belirlenmiş zamanları, günleri ve yılları göstersinler.
Vayomer lavan hen lu yehi hidvareha.
וַיֹּ֥אמֶר לָבָ֖ן הֵ֑ן ל֖וּ יְהִ֥י כִדְבָרֶֽךָ׃
Lavan, “Peki, dediğin gibi olsun” dedi.
Vayomer esav yeş li rav ahi yehi leha aşer lah.
וַיֹּ֥אמֶר עֵשָׂ֖ו יֶשׁ־לִ֣י רָ֑ב אָחִ֕י יְהִ֥י לְךָ֖ אֲשֶׁר־לָֽךְ׃
Esav, “Benim çok malım var, kardeşim” dedi. “Seninki de sende kalsın.”
Yehi dan nahaş ale dereh şefifon ale orah hanoşeh ikeve sus vayipol rohevo ahor.
יְהִי־דָן֙ נָחָ֣שׁ עֲלֵי־דֶ֔רֶךְ שְׁפִיפֹ֖ן עֲלֵי־אֹ֑רַח הַנֹּשֵׁךְ֙ עִקְּבֵי־ס֔וּס וַיִּפֹּ֥ל רֹכְב֖וֹ אָחֽוֹר׃
Dan, yol üzerinde bir yılan, patika üzerinde bir engerek olsun. Atın topuklarını ısırır da binicisi geriye düşer.
Ki yedaber alehem paro lemor tenu lahem mofet veamarta el aharon kah et mateha vehaşleh lifne faro yehi letanin.
כִּי֩ יְדַבֵּ֨ר אֲלֵכֶ֤ם פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר תְּנ֥וּ לָכֶ֖ם מוֹפֵ֑ת וְאָמַרְתָּ֣ אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֧ח אֶֽת־מַטְּךָ֛ וְהַשְׁלֵ֥ךְ לִפְנֵֽי־פַרְעֹ֖ה יְהִ֥י לְתַנִּֽין׃
“Firavun size, ‘Kendinizi kanıtlayacak olağanüstü bir iş gösterin’ derse, Aaron’a şöyle söyle: ‘Değneğini alıp Firavun’un önüne at.’ Değnek bir yılana dönüşecek.”
Vayomer alehem yehi hen Adonay imahem kaaşer aşalah ethem veet tapehem reu ki raa neged penehem.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם יְהִ֨י כֵ֤ן יְהוָה֙ עִמָּכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֛ר אֲשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶ֖ם וְאֶֽת־טַפְּכֶ֑ם רְא֕וּ כִּ֥י רָעָ֖ה נֶ֥גֶד פְּנֵיכֶֽם׃
Firavun onlara, “Sizi çocuklarınızla birlikte salıvereceksem Adonay da sizinle olsun!” dedi. “Dikkat edin, önünüzde kötülük var!
Aşer helev zevahemo yohelu yiştu yen nesiham yakumu veyazeruhem yehi alehem sitra.
אֲשֶׁ֨ר חֵ֤לֶב זְבָחֵ֙ימוֹ֙ יֹאכֵ֔לוּ יִשְׁתּ֖וּ יֵ֣ין נְסִיכָ֑ם יָק֙וּמוּ֙ וְיַעְזְרֻכֶ֔ם יְהִ֥י עֲלֵיכֶ֖ם סִתְרָֽה׃
Kurbanlarının yağını yiyen, dökmelik sunularının şarabını içenler kalkıp size yardım etsin! Üzerinizde bir sığınak olsunlar!
Yehi reuven veal yamot vihi metav mispar.
יְחִ֥י רְאוּבֵ֖ן וְאַל־יָמֹ֑ת וִיהִ֥י מְתָ֖יו מִסְפָּֽר׃ (ס)
Reuven yaşasın, ölmesin; adamları sayılanlar arasında kalsın.'
Uleaşer amar baruh mibanim aşer yehi retsuy ehav vetovel başemen raglo.
וּלְאָשֵׁ֣ר אָמַ֔ר בָּר֥וּךְ מִבָּנִ֖ים אָשֵׁ֑ר יְהִ֤י רְצוּי֙ אֶחָ֔יו וְטֹבֵ֥ל בַּשֶּׁ֖מֶן רַגְלֽוֹ׃
Aşer için şöyle dedi: 'Aşer, oğullar arasında bereketli olsun. Kardeşlerinin hoşnutluğunu kazansın, ayağını yağa batırsın.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim יְהִ֣י
Temel kelime (lemma) הָיָה
Kök — שורש (şoreş) היה
Türkçe anlam: olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HVqj3msİbranice biçim יְהִ֥י
Temel kelime (lemma) הָיָה
Kök — שורש (şoreş) היה
Türkçe anlam: olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 3 kez
HVqi3msİbranice biçim יְחִ֥י
Temel kelime (lemma) חָיָה
Kök — שורש (şoreş) חיה
to be alive; to become alive; to live; to keep oneself alive; to save one's own life; to keep alive; to restore to life; to grow
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVqj3msOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.