Ki şivatayim yukam kayin velemeh şivim veşiva.
כִּ֥י שִׁבְעָתַ֖יִם יֻקַּם־קָ֑יִן וְלֶ֖מֶךְ שִׁבְעִ֥ים וְשִׁבְעָֽה׃
Kayin’in öcü yedi kat alınacaksa Lemeh’inki yetmiş yedi kat alınacak.”
Vayehi kenan şivim şana vayoled et mahalalel.
וַֽיְחִ֥י קֵינָ֖ן שִׁבְעִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־מַֽהֲלַלְאֵֽל׃
Kenan yetmiş yıl yaşadıktan sonra Mahalalel’in babası oldu.
Vayehi terah şivim şana vayoled et avram et nahor veet haran.
וַֽיְחִי־תֶ֖רַח שִׁבְעִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֙וֹלֶד֙ אֶת־אַבְרָ֔ם אֶת־נָח֖וֹר וְאֶת־הָרָֽן׃
Terah yetmiş yıl yaşadıktan sonra Avram’ın, Nahor’un ve Haran’ın babası oldu.
Uvene yosef aşer yulad lo vemitsrayim nefeş şenayim kol hanefeş levet yaakov habaa mitsrayma şivim.
וּבְנֵ֥י יוֹסֵ֛ף אֲשֶׁר־יֻלַּד־ל֥וֹ בְמִצְרַ֖יִם נֶ֣פֶשׁ שְׁנָ֑יִם כָּל־הַנֶּ֧פֶשׁ לְבֵֽית־יַעֲקֹ֛ב הַבָּ֥אָה מִצְרַ֖יְמָה שִׁבְעִֽים׃ (פ)
Yosef’in Mısır’da doğan oğulları iki kişiydi. Yaakov’un Mısır’a gelen ev halkı toplam yetmiş kişiydi.
Vayimleu lo arbaim yom ki ken yimleu yeme hahanutim vayivku oto mitsrayim şivim yom.
וַיִּמְלְאוּ־לוֹ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם כִּ֛י כֵּ֥ן יִמְלְא֖וּ יְמֵ֣י הַחֲנֻטִ֑ים וַיִּבְכּ֥וּ אֹת֛וֹ מִצְרַ֖יִם שִׁבְעִ֥ים יֽוֹם׃
Bunun için kırk gün geçti; mumyalama bu kadar gün sürerdi. Mısırlılar onun için yetmiş gün ağladılar.
Vayehi kol nefeş yotsee yereh yaakov şivim nafeş veyosef haya vemitsrayim.
וַֽיְהִ֗י כָּל־נֶ֛פֶשׁ יֹצְאֵ֥י יֶֽרֶךְ־יַעֲקֹ֖ב שִׁבְעִ֣ים נָ֑פֶשׁ וְיוֹסֵ֖ף הָיָ֥ה בְמִצְרָֽיִם׃
Yaakov’un soyundan gelenlerin toplamı yetmiş kişiydi. Yosef zaten Mısır’daydı.
Unehoşet hatenufa şivim kikar vealpayim vearba meot şakel.
וּנְחֹ֥שֶׁת הַתְּנוּפָ֖ה שִׁבְעִ֣ים כִּכָּ֑ר וְאַלְפַּ֥יִם וְאַרְבַּע־מֵא֖וֹת שָֽׁקֶל׃
Sallama sunusu olarak verilen bakır yetmiş kikar ve iki bin dört yüz şekeldi.
Vekorbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
וְקָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Hikriv et korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
הִקְרִ֨ב אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Şu sunuyu getirdi: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Vayomer Adonay el moşe esfa li şivim iş mizikne yisrael aşer yadata ki hem zikne haam veşoterav velakahta otam el ohel moed vehiteyatsevu şam imah.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֶסְפָה־לִּ֞י שִׁבְעִ֣ים אִישׁ֮ מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ אֲשֶׁ֣ר יָדַ֔עְתָּ כִּי־הֵ֛ם זִקְנֵ֥י הָעָ֖ם וְשֹׁטְרָ֑יו וְלָקַחְתָּ֤ אֹתָם֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהִֽתְיַצְּב֥וּ שָׁ֖ם עִמָּֽךְ׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İsrael’in ileri gelenlerinden, halkın ileri gelenleri ve görevlileri olduklarını bildiğin yetmiş adamı Benim için topla. Onları Buluşma Çadırı’na getir; orada seninle birlikte dursunlar.
Vayetse moşe vayedaber el haam et divre Adonay vayeesof şivim iş mizikne haam vayaamed otam sevivot haohel.
וַיֵּצֵ֣א מֹשֶׁ֗ה וַיְדַבֵּר֙ אֶל־הָעָ֔ם אֵ֖ת דִּבְרֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֶּאֱסֹ֞ף שִׁבְעִ֥ים אִישׁ֙ מִזִּקְנֵ֣י הָעָ֔ם וַֽיַּעֲמֵ֥ד אֹתָ֖ם סְבִיבֹ֥ת הָאֹֽהֶל׃
Moşe dışarı çıkıp Adonay’ın sözlerini halka anlattı. Halkın ileri gelenlerinden yetmiş adam topladı ve onları çadırın çevresinde durdurdu.
Vayered Adonay beanan vayedaber elav vayatsel min haruah aşer alav vayiten al şivim iş hazekenim vayehi kenoah alehem haruah vayitenabeu velo yasafu.
וַיֵּ֨רֶד יְהוָ֥ה ׀ בֶּעָנָן֮ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָיו֒ וַיָּ֗אצֶל מִן־הָר֙וּחַ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַיִּתֵּ֕ן עַל־שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ הַזְּקֵנִ֑ים וַיְהִ֗י כְּנ֤וֹחַ עֲלֵיהֶם֙ הָר֔וּחַ וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ וְלֹ֥א יָסָֽפוּ׃
Adonay bulut içinde indi ve Moşe’ye konuştu. Onun üzerindeki ruhtan ayırıp yetmiş ileri gelenin üzerine koydu. Ruh üzerlerine konduğunda peygamberlik ettiler, ama bir daha etmediler.