İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

היה

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1050 kez, 919 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit316 kullanım279 ayet
  • Şemot235 kullanım200 ayet
  • Vayikra147 kullanım126 ayet
  • Bamidbar181 kullanım159 ayet
  • Devarim171 kullanım155 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 13:14

    Vehaya ki yişaleha vinha mahar lemor ma zot veamarta elav behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim mibet avadim.

    וְהָיָ֞ה כִּֽי־יִשְׁאָלְךָ֥ בִנְךָ֛ מָחָ֖ר לֵאמֹ֣ר מַה־זֹּ֑את וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו בְּחֹ֣זֶק יָ֗ד הוֹצִיאָ֧נוּ יְהוָ֛ה מִמִּצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים׃

    İleride oğlun sana, ‘Bu nedir?’ diye sorduğunda ona şöyle söyleyeceksin: ‘Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan, kölelik evinden çıkardı.

  2. Şemot 13:15

    Vayehi ki hikşa faro leşalehenu vayaharog Adonay kol behor beerets mitsrayim mibehor adam vead behor behema al ken ani zoveah ladonay kol peter rehem hazeharim vehol behor banay efde.

    וַיְהִ֗י כִּֽי־הִקְשָׁ֣ה פַרְעֹה֮ לְשַׁלְּחֵנוּ֒ וַיַּהֲרֹ֨ג יְהֹוָ֤ה כָּל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִבְּכֹ֥ר אָדָ֖ם וְעַד־בְּכ֣וֹר בְּהֵמָ֑ה עַל־כֵּן֩ אֲנִ֨י זֹבֵ֜חַ לַֽיהוָ֗ה כָּל־פֶּ֤טֶר רֶ֙חֶם֙ הַזְּכָרִ֔ים וְכָל־בְּכ֥וֹר בָּנַ֖י אֶפְדֶּֽה׃

    Firavun bizi salıvermemekte direnince Adonay, insandan hayvana kadar Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları öldürdü. Bu yüzden rahmi ilk açan bütün erkek hayvanları Adonay’a kurban sunuyorum; oğullarımın her ilk doğanının ise karşılığını verip onu kurtarıyorum.’

  3. Şemot 13:16

    Vehaya leot al yadeha uletotafot ben eneha ki behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim.

    וְהָיָ֤ה לְאוֹת֙ עַל־יָ֣דְכָ֔ה וּלְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֣ין עֵינֶ֑יךָ כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִיאָ֥נוּ יְהוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃ (ס)

    Bu, elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir alın bağı olacak. Çünkü Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.”

  4. Şemot 13:17

    Vayehi beşalah paro et haam velo naham Elohim dereh erets peliştim ki karov u ki amar Elohim pen yinahem haam birotam milhama veşavu mitsrayema.

    וַיְהִ֗י בְּשַׁלַּ֣ח פַּרְעֹה֮ אֶת־הָעָם֒ וְלֹא־נָחָ֣ם אֱלֹהִ֗ים דֶּ֚רֶךְ אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֔ים כִּ֥י קָר֖וֹב ה֑וּא כִּ֣י ׀ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים פֶּֽן־יִנָּחֵ֥ם הָעָ֛ם בִּרְאֹתָ֥ם מִלְחָמָ֖ה וְשָׁ֥בוּ מִצְרָֽיְמָה׃

    Firavun halkı salıverdiğinde Tanrı onları, yakın olmasına rağmen, Peliştilerin ülkesinden geçen yoldan götürmedi. Çünkü Tanrı, “Halk savaş görünce kararından dönüp Mısır’a geri gidebilir” dedi.

  5. Şemot 14:20

    Vayavo ben mahane mitsrayim uven mahane yisrael vayehi heanan vehahoşeh vayaer et halayla velo karav ze el ze kol halayla.

    וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין ׀ מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה׃

    Mısır ordugâhıyla İsrael ordugâhının arasına girdi. Bir yanda bulut ve karanlık vardı; öte yanda geceyi aydınlatıyordu. Bütün gece iki ordugâh birbirine yaklaşamadı.

  6. Şemot 14:24

    Vayehi beaşmoret haboker vayaşkef Adonay el mahane mitsrayim beamud veanan vayaham et mahane mitsrayim.

    וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם׃

    Sabaha karşı nöbet vaktinde Adonay, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugâhına baktı ve ordugâhı kargaşaya düşürdü.

  7. Şemot 15:2

    Ozi vezimrat yah vayehi li lişua ze eli veanveu elohe avi vaaromemenu.

    עָזִּ֤י וְזִמְרָת֙ יָ֔הּ וַֽיְהִי־לִ֖י לִֽישׁוּעָ֑ה זֶ֤ה אֵלִי֙ וְאַנְוֵ֔הוּ אֱלֹהֵ֥י אָבִ֖י וַאֲרֹמְמֶֽנְהוּ׃

    Gücüm ve ezgim Yah’tır; benim kurtuluşum oldu. O benim Tanrım’dır, O’nu öveceğim; babamın Tanrısı’dır, O’nu yücelteceğim.

  8. Şemot 16:5

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehaya bayom haşişi vehehinu et aşer yaviu vehaya mişne al aşer yilketu yom yom.

    וְהָיָה֙ בַּיּ֣וֹם הַשִּׁשִּׁ֔י וְהֵכִ֖ינוּ אֵ֣ת אֲשֶׁר־יָבִ֑יאוּ וְהָיָ֣ה מִשְׁנֶ֔ה עַ֥ל אֲשֶֽׁר־יִלְקְט֖וּ י֥וֹם ׀ יֽוֹם׃ (ס)

    Altıncı gün getirdiklerini hazırladıklarında, her gün topladıklarının iki katı olacak.”

  9. Şemot 16:10

    Vayehi kedaber aharon el kol adat bene yisrael vayifnu el hamidbar vehine kevod Adonay nira beanan.

    וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֤ר אַהֲרֹן֙ אֶל־כָּל־עֲדַ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּפְנ֖וּ אֶל־הַמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּה֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה נִרְאָ֖ה בֶּעָנָֽן׃ (פ)

    Aaron, İsrael oğullarının bütün topluluğuna seslenirken çöle doğru döndüler. İşte, Adonay’ın görkemi bulutta göründü.

  10. Şemot 16:13

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi vaerev vataal haselav vatehas et hamahane uvaboker hayeta şihvat hatal saviv lamahane.

    וַיְהִ֣י בָעֶ֔רֶב וַתַּ֣עַל הַשְּׂלָ֔ו וַתְּכַ֖ס אֶת־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וּבַבֹּ֗קֶר הָֽיְתָה֙ שִׁכְבַ֣ת הַטַּ֔ל סָבִ֖יב לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Akşam bıldırcınlar gelip ordugâhı kapladı. Sabah ordugâhın çevresinde bir çiy tabakası vardı.

  11. Şemot 16:22

    Vayehi bayom haşişi laketu lehem mişne şene haomer laehad vayavou kol nesie haeda vayagidu lemoşe.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשִּׁשִּׁ֗י לָֽקְט֥וּ לֶ֙חֶם֙ מִשְׁנֶ֔ה שְׁנֵ֥י הָעֹ֖מֶר לָאֶחָ֑ד וַיָּבֹ֙אוּ֙ כָּל־נְשִׂיאֵ֣י הָֽעֵדָ֔ה וַיַּגִּ֖ידוּ לְמֹשֶֽׁה׃

    Altıncı gün iki kat ekmek topladılar: kişi başına iki omer. Topluluğun bütün önderleri gelip bunu Moşe’ye bildirdi.

  12. Şemot 16:24

    Vayanihu oto ad haboker kaaşer tsiva moşe velo hiviş verima lo hayeta bo.

    וַיַּנִּ֤יחוּ אֹתוֹ֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה מֹשֶׁ֑ה וְלֹ֣א הִבְאִ֔ישׁ וְרִמָּ֖ה לֹא־הָ֥יְתָה בּֽוֹ׃

    Moşe’nin buyurduğu gibi onu sabaha kadar sakladılar. Kokmadı, içinde kurt da oluşmadı.

  13. Şemot 16:26

    Şeşet yamim tilketuu uvayom haşevii şabat lo yiheye bo.

    שֵׁ֥שֶׁת יָמִ֖ים תִּלְקְטֻ֑הוּ וּבַיּ֧וֹם הַשְּׁבִיעִ֛י שַׁבָּ֖ת לֹ֥א יִֽהְיֶה־בּֽוֹ׃

    Altı gün toplayacaksınız; yedinci gün Şabat’tır, o gün bulunmayacak.”

  14. Şemot 16:27

    Vayehi bayom haşevii yatseu min haam lilkot velo matsau.

    וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י יָצְא֥וּ מִן־הָעָ֖ם לִלְקֹ֑ט וְלֹ֖א מָצָֽאוּ׃ (ס)

    Yedinci gün halktan bazıları toplamaya çıktı, ama bir şey bulamadılar.

  15. Şemot 17:11

    Vehaya kaaşer yarim moşe yado vegavar yisrael vehaaşer yaniah yado vegavar amalek.

    וְהָיָ֗ה כַּאֲשֶׁ֨ר יָרִ֥ים מֹשֶׁ֛ה יָד֖וֹ וְגָבַ֣ר יִשְׂרָאֵ֑ל וְכַאֲשֶׁ֥ר יָנִ֛יחַ יָד֖וֹ וְגָבַ֥ר עֲמָלֵֽק׃

    Moşe elini kaldırdığında İsrael üstün geliyordu; elini indirdiğinde Amalek üstün geliyordu.

  16. Şemot 17:12

    Vide moşe kevedim vayikhu even vayasimu tahtav vayeşev aleha veaharon vehur tamehu veyadav mize ehad umize ehad vayehi yadav emuna ad bo haşameş.

    וִידֵ֤י מֹשֶׁה֙ כְּבֵדִ֔ים וַיִּקְחוּ־אֶ֛בֶן וַיָּשִׂ֥ימוּ תַחְתָּ֖יו וַיֵּ֣שֶׁב עָלֶ֑יהָ וְאַהֲרֹ֨ן וְח֜וּר תָּֽמְכ֣וּ בְיָדָ֗יו מִזֶּ֤ה אֶחָד֙ וּמִזֶּ֣ה אֶחָ֔ד וַיְהִ֥י יָדָ֛יו אֱמוּנָ֖ה עַד־בֹּ֥א הַשָּֽׁמֶשׁ׃

    Moşe’nin elleri ağırlaştı. Bir taş alıp altına koydular; üzerine oturdu. Aaron ile Hur, biri bir yanında, öteki öbür yanında, ellerini desteklediler. Böylece elleri güneş batıncaya kadar sabit kaldı.

  17. Şemot 18:3

    Veet şene vaneha aşer şem haehad gereşom ki amar ger hayiti beerets naheriya.

    וְאֵ֖ת שְׁנֵ֣י בָנֶ֑יהָ אֲשֶׁ֨ר שֵׁ֤ם הָֽאֶחָד֙ גֵּֽרְשֹׁ֔ם כִּ֣י אָמַ֔ר גֵּ֣ר הָיִ֔יתִי בְּאֶ֖רֶץ נָכְרִיָּֽה׃

    Onun iki oğlunu da aldı. Birinin adı Gerşom’du; çünkü Moşe, “Yabancı bir ülkede gurbetçi oldum” demişti.

  18. Şemot 18:13

    Vayehi mimohorat vayeşev moşe lişpot et haam vayaamod haam al moşe min haboker ad haarev.

    וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֵּ֥שֶׁב מֹשֶׁ֖ה לִשְׁפֹּ֣ט אֶת־הָעָ֑ם וַיַּעֲמֹ֤ד הָעָם֙ עַל־מֹשֶׁ֔ה מִן־הַבֹּ֖קֶר עַד־הָעָֽרֶב׃

    Ertesi gün Moşe, halkın davalarına bakmak için oturdu. Halk sabahtan akşama kadar Moşe’nin önünde ayakta durdu.

  19. Şemot 18:16

    Ki yihye lahem davar ba elay veşafatti ben uven reeu vehodati et huke haelohim veet torotav.

    כִּֽי־יִהְיֶ֨ה לָהֶ֤ם דָּבָר֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וְשָׁ֣פַטְתִּ֔י בֵּ֥ין אִ֖ישׁ וּבֵ֣ין רֵעֵ֑הוּ וְהוֹדַעְתִּ֛י אֶת־חֻקֵּ֥י הָאֱלֹהִ֖ים וְאֶת־תּוֹרֹתָֽיו׃

    Bir meseleleri olduğunda bana gelirler. Bir kişiyle komşusu arasında hüküm veririm; Tanrı’nın yasalarını ve öğretilerini bildiririm.”

  20. Şemot 18:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Ata şema bekoli iatseha vihi Elohim imah heye ata laam mul haelohim veheveta ata et hadevarim el haelohim.

    עַתָּ֞ה שְׁמַ֤ע בְּקֹלִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ וִיהִ֥י אֱלֹהִ֖ים עִמָּ֑ךְ הֱיֵ֧ה אַתָּ֣ה לָעָ֗ם מ֚וּל הָֽאֱלֹהִ֔ים וְהֵבֵאתָ֥ אַתָּ֛ה אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֶל־הָאֱלֹהִֽים׃

    Şimdi beni dinle; sana öğüt vereyim, Tanrı seninle olsun. Tanrı’nın karşısında halkı sen temsil et; meseleleri Tanrı’ya sen götür.

  21. Şemot 18:22

    Veşafetu et haam behol et vehaya kol hadavar hagadol yaviu eleha vehol hadavar hakaton yişpetu hem vehakel mealeha venaseu itah.

    וְשָׁפְט֣וּ אֶת־הָעָם֮ בְּכָל־עֵת֒ וְהָיָ֞ה כָּל־הַדָּבָ֤ר הַגָּדֹל֙ יָבִ֣יאוּ אֵלֶ֔יךָ וְכָל־הַדָּבָ֥ר הַקָּטֹ֖ן יִשְׁפְּטוּ־הֵ֑ם וְהָקֵל֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְנָשְׂא֖וּ אִתָּֽךְ׃

    Her zaman halkın davalarına onlar baksınlar. Büyük meseleleri sana getirsinler; küçük meseleleri kendileri karara bağlasınlar. Böylece yükünü hafiflet; onu seninle birlikte taşısınlar.

  22. Şemot 19:5

    Veata im şamoa tişmeu bekoli uşemartem et beriti vihyitem li segula mikol haamim ki li kol haarets.

    וְעַתָּ֗ה אִם־שָׁמ֤וֹעַ תִּשְׁמְעוּ֙ בְּקֹלִ֔י וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־בְּרִיתִ֑י וִהְיִ֨יתֶם לִ֤י סְגֻלָּה֙ מִכָּל־הָ֣עַמִּ֔ים כִּי־לִ֖י כָּל־הָאָֽרֶץ׃

    Şimdi sözümü dikkatle dinler ve antlaşmamı gözetirseniz, bütün halklar arasında benim özel hazinem olacaksınız. Çünkü bütün yeryüzü benimdir.

  23. Şemot 19:6

    Veatem tihyu li mamlehet kohanim vegoy kadoş ele hadevarim aşer tedaber el bene yisrael.

    וְאַתֶּ֧ם תִּהְיוּ־לִ֛י מַמְלֶ֥כֶת כֹּהֲנִ֖ים וְג֣וֹי קָד֑וֹשׁ אֵ֚לֶּה הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Siz benim için bir kâhinler krallığı ve kutsal bir ulus olacaksınız.’ İsrael oğullarına söyleyeceğin sözler bunlardır.”

  24. Şemot 19:11

    Vehayu nehonim layom haşelişi ki bayom haşelişi yered Adonay leene hol haam al har sinay.

    וְהָי֥וּ נְכֹנִ֖ים לַיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י יֵרֵ֧ד יְהוָ֛ה לְעֵינֵ֥י כָל־הָעָ֖ם עַל־הַ֥ר סִינָֽי׃

    Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün Adonay bütün halkın gözleri önünde Sinay Dağı’na inecek.

  25. Şemot 19:15

    Vayomer el haam heyu nehonim lişloşet yamim al tigeşu el işa.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָעָ֔ם הֱי֥וּ נְכֹנִ֖ים לִשְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים אַֽל־תִּגְּשׁ֖וּ אֶל־אִשָּֽׁה׃

    Halka, “Üçüncü güne hazır olun; kadınla cinsel ilişkiye girmeyin” dedi.

  26. Şemot 19:16

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.

    וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃

    Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.

  27. Şemot 19:19

    Vayehi kol haşofar holeh vehazek meod moşe yedaber vehaelohim yaanenu vekol.

    וַיְהִי֙ ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר הוֹלֵ֖ךְ וְחָזֵ֣ק מְאֹ֑ד מֹשֶׁ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְהָאֱלֹהִ֖ים יַעֲנֶ֥נּוּ בְקֽוֹל׃

    Şofar sesi giderek güçleniyordu. Moşe konuşuyor, Tanrı ona sesle karşılık veriyordu.

  28. Şemot 20:3

    Lo yihye leha Elohim aherim al panaya.

    לֹֽ֣א יִהְיֶֽה־לְךָ֛֩ אֱלֹהִ֥֨ים אֲחֵרִ֖֜ים עַל־פָּנָֽ֗יַ

    Benim huzurumda başka ilahların olmayacak.

  29. Şemot 20:17

    Vayomer moşe el haam al tirau ki levaavur nasot ethem ba haelohim uvaavur tihye yirato al penehem levilti tehetau.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־הָעָם֮ אַל־תִּירָאוּ֒ כִּ֗י לְבַֽעֲבוּר֙ נַסּ֣וֹת אֶתְכֶ֔ם בָּ֖א הָאֱלֹהִ֑ים וּבַעֲב֗וּר תִּהְיֶ֧ה יִרְאָת֛וֹ עַל־פְּנֵיכֶ֖ם לְבִלְתִּ֥י תֶחֱטָֽאוּ׃

    Moşe halka şöyle dedi: “Korkmayın. Tanrı sizi sınamak ve günah işlememeniz için korkusu önünüzde olsun diye geldi.”

  30. Şemot 21:4

    İm adonav yiten lo işa veyaleda lo vanim o vanot haişa viladeha tihye ladoneha veu yetse vegapo.

    אִם־אֲדֹנָיו֙ יִתֶּן־ל֣וֹ אִשָּׁ֔ה וְיָלְדָה־ל֥וֹ בָנִ֖ים א֣וֹ בָנ֑וֹת הָאִשָּׁ֣ה וִילָדֶ֗יהָ תִּהְיֶה֙ לַֽאדֹנֶ֔יהָ וְה֖וּא יֵצֵ֥א בְגַפּֽוֹ׃

    Efendisi ona bir eş verir ve kadın ona oğullar ya da kızlar doğurursa, kadın ve çocukları efendisine ait olacak; adam tek başına çıkacak.

  31. Şemot 21:22

    Vehi yinatsu anaşim venagefu işa hara veyatseu yeladeha velo yihye ason anoş yeaneş kaaşer yaşit alav baal haişa venatan biflilim.

    וְכִֽי־יִנָּצ֣וּ אֲנָשִׁ֗ים וְנָ֨גְפ֜וּ אִשָּׁ֤ה הָרָה֙ וְיָצְא֣וּ יְלָדֶ֔יהָ וְלֹ֥א יִהְיֶ֖ה אָס֑וֹן עָנ֣וֹשׁ יֵעָנֵ֗שׁ כַּֽאֲשֶׁ֨ר יָשִׁ֤ית עָלָיו֙ בַּ֣עַל הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֖ן בִּפְלִלִֽים׃

    Adamlar dövüşürken hamile bir kadına çarpar ve kadın çocuklarını düşürürse, ama başka bir ölüm olmazsa, kadının kocasının talep ettiği tazminat ödenecektir; ödeme yargıçların kararına göre yapılacaktır.

  32. Şemot 21:23

    Veim ason yihye venatata nefeş tahat nafeş.

    וְאִם־אָס֖וֹן יִהְיֶ֑ה וְנָתַתָּ֥ה נֶ֖פֶשׁ תַּ֥חַת נָֽפֶשׁ׃

    Ama ölüm olursa can karşılığında can vereceksin;

  33. Şemot 21:34

    Baal habor yeşalem kesef yaşiv livalav vehamet yiheye lo.

    בַּ֤עַל הַבּוֹר֙ יְשַׁלֵּ֔ם כֶּ֖סֶף יָשִׁ֣יב לִבְעָלָ֑יו וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)

    çukurun sahibi zararı ödeyecek; hayvanın sahibine para verecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.

  34. Şemot 21:36

    O noda ki şor nagah u mitemol şilşom velo yişmerenu bealav şalem yeşalem şor tahat haşor vehamet yiheye lo.

    א֣וֹ נוֹדַ֗ע כִּ֠י שׁ֣וֹר נַגָּ֥ח הוּא֙ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם וְלֹ֥א יִשְׁמְרֶ֖נּוּ בְּעָלָ֑יו שַׁלֵּ֨ם יְשַׁלֵּ֥ם שׁוֹר֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)

    Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı olduğu biliniyorsa ve sahibi onu denetim altında tutmamışsa öküz karşılığında öküz ödeyecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.

  35. Şemot 22:10

    Şevuat Adonay tihye ben şenehem im lo şalah yado bimlehet reeu velakah bealav velo yeşalem.

    שְׁבֻעַ֣ת יְהוָ֗ה תִּהְיֶה֙ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֔ם אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֣אכֶת רֵעֵ֑הוּ וְלָקַ֥ח בְּעָלָ֖יו וְלֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃

    komşusunun malına el uzatmadığına dair Adonay adına edeceği yemin, ikisi arasındaki meseleyi çözecek. Mal sahibi bunu kabul edecek; emaneti alan ödeme yapmayacak.

  36. Şemot 22:20

    Veger lo tone velo tilhatsenu ki gerim heyitem beerets mitsrayim.

    וְגֵ֥ר לֹא־תוֹנֶ֖ה וְלֹ֣א תִלְחָצֶ֑נּוּ כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Yabancıya kötü davranmayacak, ona baskı yapmayacaksın. Çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.

  37. Şemot 22:23

    Vehara api veharagti ethem beharev vehayu neşehem almanot uvenehem yetomim.

    וְחָרָ֣ה אַפִּ֔י וְהָרַגְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם בֶּחָ֑רֶב וְהָי֤וּ נְשֵׁיכֶם֙ אַלְמָנ֔וֹת וּבְנֵיכֶ֖ם יְתֹמִֽים׃ (פ)

    Öfkem alevlenecek ve sizi kılıçla öldüreceğim. Eşleriniz dul, çocuklarınız yetim kalacak.

  38. Şemot 22:24

    İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.

    אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃

    Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.

  39. Şemot 22:26

    Ki hi hesuto levadah hi simlato leoro bame yişkav vehaya ki yitsak elay veşamati ki hanun ani.

    כִּ֣י הִ֤וא כסותה [כְסוּתוֹ֙] לְבַדָּ֔הּ הִ֥וא שִׂמְלָת֖וֹ לְעֹר֑וֹ בַּמֶּ֣ה יִשְׁכָּ֔ב וְהָיָה֙ כִּֽי־יִצְעַ֣ק אֵלַ֔י וְשָׁמַעְתִּ֖י כִּֽי־חַנּ֥וּן אָֽנִי׃ (ס)

    Çünkü onun tek örtüsü, bedenini örten giysisi budur. Neyle yatacak? Bana haykırdığında duyacağım; çünkü ben lütufkârım.

  40. Şemot 22:29

    Ken taase leşoreha letsoneha şivat yamim yihye im imo bayom haşemini titeno li.

    כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְשֹׁרְךָ֖ לְצֹאנֶ֑ךָ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ יִהְיֶ֣ה עִם־אִמּ֔וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁמִינִ֖י תִּתְּנוֹ־לִֽי׃

    Sığırın ve davarın için de böyle yapacaksın. İlk yavru yedi gün annesiyle kalacak; sekizinci gün onu bana vereceksin.

  41. Şemot 22:30

    Veanşe kodeş tihyun li uvasar basade terefa lo tohelu lakelev taşlihun oto.

    וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ׃ (ס)

    Benim için kutsal insanlar olacaksınız. Kırda parçalanmış bir hayvanın etini yemeyecek, onu köpeğe atacaksınız.

  42. Şemot 23:1

    Lo tisa şema şav al taşet yadeha im raşa lihyot ed hamas.

    לֹ֥א תִשָּׂ֖א שֵׁ֣מַע שָׁ֑וְא אַל־תָּ֤שֶׁת יָֽדְךָ֙ עִם־רָשָׁ֔ע לִהְיֹ֖ת עֵ֥ד חָמָֽס׃ (ס)

    Asılsız haber yaymayacaksın. Haksız tanıklık etmek için kötü kişiyle el birliği yapmayacaksın.

  43. Şemot 23:2

    Lo tihye ahare rabim leraot velo taane al riv lintot ahare rabim lehatot.

    לֹֽא־תִהְיֶ֥ה אַחֲרֵֽי־רַבִּ֖ים לְרָעֹ֑ת וְלֹא־תַעֲנֶ֣ה עַל־רִ֗ב לִנְטֹ֛ת אַחֲרֵ֥י רַבִּ֖ים לְהַטֹּֽת׃

    Kötülük yapmak için çoğunluğun peşinden gitmeyeceksin. Bir davada çoğunluğa uyup adaleti saptıracak biçimde söz söylemeyeceksin.

  44. Şemot 23:9

    Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.

    וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.

  45. Şemot 23:26

    Lo tihye meşakela vaakara beartseha et mispar yameha amale.

    לֹ֥א תִהְיֶ֛ה מְשַׁכֵּלָ֥ה וַעֲקָרָ֖ה בְּאַרְצֶ֑ךָ אֶת־מִסְפַּ֥ר יָמֶ֖יךָ אֲמַלֵּֽא׃

    Ülkende düşük yapan ya da kısır kalan olmayacak. Günlerinin sayısını tamamlayacağım.

  46. Şemot 23:29

    Lo agareşenu mipaneha beşana ehat pen tihye haarets şemama veraba aleha hayat hasade.

    לֹ֧א אֲגָרְשֶׁ֛נּוּ מִפָּנֶ֖יךָ בְּשָׁנָ֣ה אֶחָ֑ת פֶּן־תִּהְיֶ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ שְׁמָמָ֔ה וְרַבָּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃

    Onları önünden bir yılda kovmayacağım. Yoksa ülke ıssız kalır ve kırdaki hayvanlar sana karşı çoğalır.

  47. Şemot 23:33

    Lo yeşevu beartseha pen yahatiu oteha li ki taavod et elohehem ki yihye leha lemokeş.

    לֹ֤א יֵשְׁבוּ֙ בְּאַרְצְךָ֔ פֶּן־יַחֲטִ֥יאוּ אֹתְךָ֖ לִ֑י כִּ֤י תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ לְמוֹקֵֽשׁ׃ (פ)

    Ülkende yaşamayacaklar; yoksa seni bana karşı günaha sürüklerler. Onların ilahlarına kulluk edersen bu sana tuzak olur.”

  48. Şemot 24:12

    Vayomer Adonay el moşe ale elay hahara vehye şam veetena leha et luhot haeven vehatora vehamitsva aşer katavti lehorotam.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲלֵ֥ה אֵלַ֛י הָהָ֖רָה וֶהְיֵה־שָׁ֑ם וְאֶתְּנָ֨ה לְךָ֜ אֶת־לֻחֹ֣ת הָאֶ֗בֶן וְהַתּוֹרָה֙ וְהַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּתַ֖בְתִּי לְהוֹרֹתָֽם׃

    Adonay, Moşe’ye, “Dağa, yanıma çık ve orada kal” dedi. “Onlara öğretmek için yazdığım taş levhaları, yasayı ve buyruğu sana vereceğim.”

  49. Şemot 24:18

    Vayavo moşe betoh heanan vayaal el hahar vayehi moşe bahar arbaim yom vearbaim layla.

    וַיָּבֹ֥א מֹשֶׁ֛ה בְּת֥וֹךְ הֶעָנָ֖ן וַיַּ֣עַל אֶל־הָהָ֑ר וַיְהִ֤י מֹשֶׁה֙ בָּהָ֔ר אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃ (פ)

    Moşe bulutun içine girip dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.

  50. Şemot 25:15

    Betabeot haaron yihyu habadim lo yasuru mimenu.

    בְּטַבְּעֹת֙ הָאָרֹ֔ן יִהְי֖וּ הַבַּדִּ֑ים לֹ֥א יָסֻ֖רוּ מִמֶּֽנּוּ׃

    Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, oradan çıkarılmayacak.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

הָיָה

olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek

1050 kullanım · 919 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.