İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

laam

Bu okunuş biçimi Tora’da 14 kez, 13 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Şemot8 kullanım7 ayet
  • Vayikra3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim לָעָ֛ם

Lemma עַם

Kök — שורש (şoreş, kök) עמם

Türkçe anlam: halk, topluluk, millet

Biçim: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 14 kullanım

Teknik kodHRd/Ncmsa

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 5:7

    Lo tosifun latet teven laam lilbon halevenim kitmol şilşom hem yelehu vekoşeşu lahem teven.

    לֹ֣א תֹאסִפ֞וּן לָתֵ֨ת תֶּ֧בֶן לָעָ֛ם לִלְבֹּ֥ן הַלְּבֵנִ֖ים כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֑ם הֵ֚ם יֵֽלְכ֔וּ וְקֹשְׁשׁ֥וּ לָהֶ֖ם תֶּֽבֶן׃

    “Kerpiç yapmak için halka eskisi gibi saman vermeyeceksiniz. Gidip samanı kendileri toplasınlar.

  2. Şemot 5:22

    Vayaşov moşe el Adonay vayomar Adonay lama hareota laam haze lama ze şelahtani.

    וַיָּ֧שָׁב מֹשֶׁ֛ה אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֗י לָמָ֤ה הֲרֵעֹ֙תָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה לָ֥מָּה זֶּ֖ה שְׁלַחְתָּֽנִי׃

    Moşe, Adonay’a dönüp, “Efendim, bu halkın başına neden kötülük getirdin?” dedi. “Beni neden gönderdin?

  3. Şemot 5:23

    Umeaz bati el paro ledaber bişmeha hera laam haze vehatsel lo hitsalta et ameha.

    וּמֵאָ֞ז בָּ֤אתִי אֶל־פַּרְעֹה֙ לְדַבֵּ֣ר בִּשְׁמֶ֔ךָ הֵרַ֖ע לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְהַצֵּ֥ל לֹא־הִצַּ֖לְתָּ אֶת־עַמֶּֽךָ׃

    Senin adınla konuşmak için Firavun’a gittiğimden beri bu halka daha çok kötülük ediyor. Sen de halkını hiç kurtarmadın.”

  4. Şemot 17:4

    Vayitsak moşe el Adonay lemor ma eese laam haze od meat usekaluni.

    וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֣ה לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה ע֥וֹד מְעַ֖ט וּסְקָלֻֽנִי׃

    Moşe, Adonay’a, “Bu halka ne yapayım?” diye haykırdı. “Az kaldı beni taşlayacaklar!”

  5. Şemot 18:14

    Bu ayette 2 kez

    Vayar hoten moşe et kol aşer u ose laam vayomer ma hadavar haze aşer ata ose laam madua ata yoşev levadeha vehol haam nitsav aleha min boker ad arev.

    וַיַּרְא֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה לָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹשֶׂה֙ לָעָ֔ם מַדּ֗וּעַ אַתָּ֤ה יוֹשֵׁב֙ לְבַדֶּ֔ךָ וְכָל־הָעָ֛ם נִצָּ֥ב עָלֶ֖יךָ מִן־בֹּ֥קֶר עַד־עָֽרֶב׃

    Moşe’nin kayınpederi, onun halk için yaptığı her şeyi görünce, “Halk için yaptığın bu iş nedir?” dedi. “Neden yalnız sen oturuyorsun da bütün halk sabahtan akşama kadar önünde bekliyor?”

  6. Şemot 18:19

    Ata şema bekoli iatseha vihi Elohim imah heye ata laam mul haelohim veheveta ata et hadevarim el haelohim.

    עַתָּ֞ה שְׁמַ֤ע בְּקֹלִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ וִיהִ֥י אֱלֹהִ֖ים עִמָּ֑ךְ הֱיֵ֧ה אַתָּ֣ה לָעָ֗ם מ֚וּל הָֽאֱלֹהִ֔ים וְהֵבֵאתָ֥ אַתָּ֛ה אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֶל־הָאֱלֹהִֽים׃

    Şimdi beni dinle; sana öğüt vereyim, Tanrı seninle olsun. Tanrı’nın karşısında halkı sen temsil et; meseleleri Tanrı’ya sen götür.

  7. Şemot 24:3

    Vayavo moşe vayesaper laam et kol divre Adonay veet kol hamişpatim vayaan kol haam kol ehad vayomeru kol hadevarim aşer diber Adonay naase.

    וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֗ה וַיְסַפֵּ֤ר לָעָם֙ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וְאֵ֖ת כָּל־הַמִּשְׁפָּטִ֑ים וַיַּ֨עַן כָּל־הָעָ֜ם ק֤וֹל אֶחָד֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כָּל־הַדְּבָרִ֛ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶֽׂה׃

    Moşe gelip Adonay’ın bütün sözlerini ve bütün hükümleri halka anlattı. Bütün halk tek sesle, “Adonay’ın söylediği bütün sözleri yerine getireceğiz” diye karşılık verdi.

  8. Vayikra 9:15

    Vayakrev et korban haam vayikah et seir hahatat aşer laam vayişhateu vayehateeu karişon.

    וַיַּקְרֵ֕ב אֵ֖ת קָרְבַּ֣ן הָעָ֑ם וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׂעִ֤יר הַֽחַטָּאת֙ אֲשֶׁ֣ר לָעָ֔ם וַיִּשְׁחָטֵ֥הוּ וַֽיְחַטְּאֵ֖הוּ כָּרִאשֽׁוֹן׃

    Halkın sunusunu getirdi. Halk için günah sunusu olan keçiyi alıp kesti ve ilk hayvan gibi günah sunusu olarak sundu.

  9. Vayikra 9:18

    Vayişhat et haşor veet haayil zevah haşelamim aşer laam vayamtsiu bene aharon et hadam elav vayizrekeu al hamizbeah saviv.

    וַיִּשְׁחַ֤ט אֶת־הַשּׁוֹר֙ וְאֶת־הָאַ֔יִל זֶ֥בַח הַשְּׁלָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לָעָ֑ם וַ֠יַּמְצִאוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֤ן אֶת־הַדָּם֙ אֵלָ֔יו וַיִּזְרְקֵ֥הוּ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Halkın esenlik kurbanı olan sığırı ve koçu kesti. Aaron’un oğulları kanı ona uzattılar; o da kanı sunağın çevresine serpti.

  10. Vayikra 16:15

    Veşahat et seir hahatat aşer laam vehevi et damo el mibet laparohet veasa et damo kaaşer asa ledam hapar vehiza oto al hakaporet velifne hakaporet.

    וְשָׁחַ֞ט אֶת־שְׂעִ֤יר הַֽחַטָּאת֙ אֲשֶׁ֣ר לָעָ֔ם וְהֵבִיא֙ אֶת־דָּמ֔וֹ אֶל־מִבֵּ֖ית לַפָּרֹ֑כֶת וְעָשָׂ֣ה אֶת־דָּמ֗וֹ כַּאֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ לְדַ֣ם הַפָּ֔ר וְהִזָּ֥ה אֹת֛וֹ עַל־הַכַּפֹּ֖רֶת וְלִפְנֵ֥י הַכַּפֹּֽרֶת׃

    Halkın günah sunusu olan keçiyi kesecek; kanını perdenin iç tarafına getirecek. Boğanın kanına yaptığı gibi onun kanına da yapacak; kanı kapağa doğru ve kapağın önüne serpecek.

  11. Bamidbar 14:19

    Selah na laavon haam haze kegodel hasdeha vehaaşer nasata laam haze mimitsrayim vead hena.

    סְלַֽח־נָ֗א לַעֲוֺ֛ן הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּגֹ֣דֶל חַסְדֶּ֑ךָ וְכַאֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה מִמִּצְרַ֖יִם וְעַד־הֵֽנָּה׃

    Lütfen bu halkın suçunu büyük sevgine göre bağışla. Mısır’dan buraya kadar bu halkı bağışladığın gibi yine bağışla.”

  12. Bamidbar 25:2

    Vatikrena laam lezivhe elohehen vayohal haam vayişetahavu lelohehen.

    וַתִּקְרֶ֣אןָ לָעָ֔ם לְזִבְחֵ֖י אֱלֹהֵיהֶ֑ן וַיֹּ֣אכַל הָעָ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲוּ֖וּ לֵֽאלֹהֵיהֶֽן׃

    Kadınlar halkı tanrılarına sundukları kurbanlara çağırdılar. Halk yiyip onların tanrılarına eğildi.

  13. Bamidbar 33:14

    Vayisu mealuş vayahanu birfidim velo haya şam mayim laam liştot.

    וַיִּסְע֖וּ מֵאָל֑וּשׁ וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ם וְלֹא־הָ֨יָה שָׁ֥ם מַ֛יִם לָעָ֖ם לִשְׁתּֽוֹת׃

    Aluş’tan yola çıkıp Refidim’de konakladılar. Orada halkın içeceği su yoktu.