גָּדוֹל
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
great
102 kullanım · 96 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 130 kez, 119 farklı ayette görülür. Kök altında 6 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayakom paro layla u vehol avadav vehol mitsrayim vatehi tseaka gedola bemitsrayim ki en bayit aşer en şam met.
וַיָּ֨קָם פַּרְעֹ֜ה לַ֗יְלָה ה֤וּא וְכָל־עֲבָדָיו֙ וְכָל־מִצְרַ֔יִם וַתְּהִ֛י צְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה בְּמִצְרָ֑יִם כִּֽי־אֵ֣ין בַּ֔יִת אֲשֶׁ֥ר אֵֽין־שָׁ֖ם מֵֽת׃
Firavun o gece kalktı; bütün görevlileri ve bütün Mısırlılar da kalktılar. Mısır’da büyük bir feryat koptu; çünkü içinde ölü olmayan tek bir ev yoktu.
Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.
וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)
İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.
Tipol alehem emata vafahad bigdol zeroaha yidemu kaaven ad yaavor ameha Adonay ad yaavor am zu kanita.
תִּפֹּ֨ל עֲלֵיהֶ֤ם אֵימָ֙תָה֙ וָפַ֔חַד בִּגְדֹ֥ל זְרוֹעֲךָ֖ יִדְּמ֣וּ כָּאָ֑בֶן עַד־יַעֲבֹ֤ר עַמְּךָ֙ יְהוָ֔ה עַֽד־יַעֲבֹ֖ר עַם־ז֥וּ קָנִֽיתָ׃
Üzerlerine korku ve dehşet çöksün. Kolunun büyüklüğü karşısında taş gibi sessiz kalsınlar; halkın geçinceye kadar, Adonay, edindiğin bu halk geçinceye kadar.
Ata yadati ki gadol Adonay mikol haelohim ki vadavar aşer zadu alehem.
עַתָּ֣ה יָדַ֔עְתִּי כִּֽי־גָד֥וֹל יְהוָ֖ה מִכָּל־הָאֱלֹהִ֑ים כִּ֣י בַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר זָד֖וּ עֲלֵיהֶֽם׃
Şimdi Adonay’ın bütün ilahlardan büyük olduğunu biliyorum; çünkü Mısırlıların onlara karşı küstahça kullandıkları şey, kendi başlarına geldi.”
Veşafetu et haam behol et vehaya kol hadavar hagadol yaviu eleha vehol hadavar hakaton yişpetu hem vehakel mealeha venaseu itah.
וְשָׁפְט֣וּ אֶת־הָעָם֮ בְּכָל־עֵת֒ וְהָיָ֞ה כָּל־הַדָּבָ֤ר הַגָּדֹל֙ יָבִ֣יאוּ אֵלֶ֔יךָ וְכָל־הַדָּבָ֥ר הַקָּטֹ֖ן יִשְׁפְּטוּ־הֵ֑ם וְהָקֵל֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְנָשְׂא֖וּ אִתָּֽךְ׃
Her zaman halkın davalarına onlar baksınlar. Büyük meseleleri sana getirsinler; küçük meseleleri kendileri karara bağlasınlar. Böylece yükünü hafiflet; onu seninle birlikte taşısınlar.
Veata haniha li veyihar api vahem vaahalem veeese oteha legoy gadol.
וְעַתָּה֙ הַנִּ֣יחָה לִּ֔י וְיִֽחַר־אַפִּ֥י בָהֶ֖ם וַאֲכַלֵּ֑ם וְאֶֽעֱשֶׂ֥ה אוֹתְךָ֖ לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
“Şimdi Beni bırak; onlara karşı öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Seni ise büyük bir ulus yapacağım.”
Vayehal moşe et pene Adonay elohav vayomer lama Adonay yehere apeha beameha aşer hotseta meerets mitsrayim behoah gadol uveyad hazaka.
וַיְחַ֣ל מֹשֶׁ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר לָמָ֤ה יְהוָה֙ יֶחֱרֶ֤ה אַפְּךָ֙ בְּעַמֶּ֔ךָ אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵ֙אתָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּכֹ֥חַ גָּד֖וֹל וּבְיָ֥ד חֲזָקָֽה׃
Moşe, Tanrısı Adonay’a yalvararak şöyle dedi: “Adonay, büyük bir güçle ve güçlü bir elle Mısır ülkesinden çıkardığın halkına karşı öfken neden alevlensin?
Vayomer moşe el aharon me asa leha haam haze ki heveta alav hataa gedola.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן מֶֽה־עָשָׂ֥ה לְךָ֖ הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־הֵבֵ֥אתָ עָלָ֖יו חֲטָאָ֥ה גְדֹלָֽה׃
Moşe Aaron’a, “Bu halk sana ne yaptı da onu böyle büyük bir günaha soktun?” dedi.
Vayehi mimohorat vayomer moşe el haam atem hatatem hataa gedola veata eele el Adonay ulay ahapera bead hatathem.
וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָעָ֔ם אַתֶּ֥ם חֲטָאתֶ֖ם חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה וְעַתָּה֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־יְהוָ֔ה אוּלַ֥י אֲכַפְּרָ֖ה בְּעַ֥ד חַטַּאתְכֶֽם׃
Ertesi gün Moşe halka, “Büyük bir günah işlediniz” dedi. “Şimdi Adonay’a çıkacağım; belki günahınız için kefaret sağlayabilirim.”
Vayaşov moşe el Adonay vayomar ana hata haam haze hataa gedola vayaasu lahem elohe zahav.
וַיָּ֧שָׁב מֹשֶׁ֛ה אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אָ֣נָּ֗א חָטָ֞א הָעָ֤ם הַזֶּה֙ חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֔ה וַיַּֽעֲשׂ֥וּ לָהֶ֖ם אֱלֹהֵ֥י זָהָֽב׃
Moşe Adonay’a dönüp şöyle dedi: “Ah, bu halk büyük bir günah işledi! Kendilerine altın ilahlar yaptılar.
Lo taasu avel bamişpat lo tisa fene dal velo tehdar pene gadol betsedek tişpot amiteha.
לֹא־תַעֲשׂ֥וּ עָ֙וֶל֙ בַּמִּשְׁפָּ֔ט לֹא־תִשָּׂ֣א פְנֵי־דָ֔ל וְלֹ֥א תֶהְדַּ֖ר פְּנֵ֣י גָד֑וֹל בְּצֶ֖דֶק תִּשְׁפֹּ֥ט עֲמִיתֶֽךָ׃
Yargıda haksızlık yapmayacaksınız. Yoksulu kayırmayacak, güçlüye ayrıcalık tanımayacaksın. Başkasını adaletle yargılayacaksın.
Vehakohen hagadol meehav aşer yutsak al roşo şemen hamişha umile et yado lilboş et habegadim et roşo lo yifra uvegadav lo yifrom.
וְהַכֹּהֵן֩ הַגָּד֨וֹל מֵאֶחָ֜יו אֲֽשֶׁר־יוּצַ֥ק עַל־רֹאשׁ֣וֹ ׀ שֶׁ֤מֶן הַמִּשְׁחָה֙ וּמִלֵּ֣א אֶת־יָד֔וֹ לִלְבֹּ֖שׁ אֶת־הַבְּגָדִ֑ים אֶת־רֹאשׁוֹ֙ לֹ֣א יִפְרָ֔ע וּבְגָדָ֖יו לֹ֥א יִפְרֹֽם׃
Kardeşleri arasındaki başkâhin, başına mesh yağı dökülmüş ve kutsal giysileri giymek üzere göreve başlatılmış kişi, saçlarını uzamaya bırakmayacak ve giysilerini yırtmayacak.
Kol yeme neder nizro taar lo yaavor al roşo ad melot hayamim aşer yazir ladonay kadoş yihye gadel pera sear roşo.
כָּל־יְמֵי֙ נֶ֣דֶר נִזְר֔וֹ תַּ֖עַר לֹא־יַעֲבֹ֣ר עַל־רֹאשׁ֑וֹ עַד־מְלֹ֨את הַיָּמִ֜ם אֲשֶׁר־יַזִּ֤יר לַיהוָה֙ קָדֹ֣שׁ יִהְיֶ֔ה גַּדֵּ֥ל פֶּ֖רַע שְׂעַ֥ר רֹאשֽׁוֹ׃
Nazirlik adağının bütün günleri boyunca başına ustura değmeyecek. Kendisini Adonay’a ayırdığı günler doluncaya kadar kutsal olacak; başındaki saçları serbestçe uzatacak.
Efes ki az haam hayoşev baarets vehearim betsurot gedolot meod vegam yelide haanak rainu şam.
אֶ֚פֶס כִּֽי־עַ֣ז הָעָ֔ם הַיֹּשֵׁ֖ב בָּאָ֑רֶץ וְהֶֽעָרִ֗ים בְּצֻר֤וֹת גְּדֹלֹת֙ מְאֹ֔ד וְגַם־יְלִדֵ֥י הָֽעֲנָ֖ק רָאִ֥ינוּ שָֽׁם׃
Ancak ülkede yaşayan halk güçlü; şehirler surlu ve çok büyük. Orada Anak’ın soyundan gelenleri de gördük.
Akenu vadever veorişenu veeese oteha legoy gadol veatsum mimenu.
אַכֶּ֥נּוּ בַדֶּ֖בֶר וְאוֹרִשֶׁ֑נּוּ וְאֶֽעֱשֶׂה֙ אֹֽתְךָ֔ לְגוֹי־גָּד֥וֹל וְעָצ֖וּם מִמֶּֽנּוּ׃
Onları salgınla vurup mirastan yoksun bırakacağım. Senden, onlardan daha büyük ve güçlü bir ulus yapacağım.”
Veata yigdal na koah Adonay kaaşer dibarta lemor.
וְעַתָּ֕ה יִגְדַּל־נָ֖א כֹּ֣חַ אֲדֹנָ֑י כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ לֵאמֹֽר׃
Şimdi Efendimin gücü, söylediğin gibi büyük görünsün. Şöyle demiştin:
Selah na laavon haam haze kegodel hasdeha vehaaşer nasata laam haze mimitsrayim vead hena.
סְלַֽח־נָ֗א לַעֲוֺ֛ן הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּגֹ֣דֶל חַסְדֶּ֑ךָ וְכַאֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה מִמִּצְרַ֖יִם וְעַד־הֵֽנָּה׃
Lütfen bu halkın suçunu büyük sevgine göre bağışla. Mısır’dan buraya kadar bu halkı bağışladığın gibi yine bağışla.”
Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃
Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.
Ugevul yam vehaya lahem hayam hagadol ugevul ze yihye lahem gevul yam.
וּגְב֣וּל יָ֔ם וְהָיָ֥ה לָכֶ֛ם הַיָּ֥ם הַגָּד֖וֹל וּגְב֑וּל זֶֽה־יִהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם גְּב֥וּל יָֽם׃
Batı sınırınız Büyük Deniz ve kıyısı olacak. Batı sınırınız bu olacak.
Veze yihye lahem gevul tsafon min hayam hagadol tetau lahem hor hahar.
וְזֶֽה־יִהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם גְּב֣וּל צָפ֑וֹן מִן־הַיָּם֙ הַגָּדֹ֔ל תְּתָא֥וּ לָכֶ֖ם הֹ֥ר הָהָֽר׃
Kuzey sınırınız şu olacak: Büyük Deniz’den Hor Dağı’na bir sınır çizeceksiniz.
Vehitsilu haeda et harotseah miyad goel hadam veheşivu oto haeda el ir miklato aşer nas şama veyaşav bah ad mot hakohen hagadol aşer maşah oto beşemen hakodeş.
וְהִצִּ֨ילוּ הָעֵדָ֜ה אֶת־הָרֹצֵ֗חַ מִיַּד֮ גֹּאֵ֣ל הַדָּם֒ וְהֵשִׁ֤יבוּ אֹתוֹ֙ הָֽעֵדָ֔ה אֶל־עִ֥יר מִקְלָט֖וֹ אֲשֶׁר־נָ֣ס שָׁ֑מָּה וְיָ֣שַׁב בָּ֗הּ עַד־מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל אֲשֶׁר־מָשַׁ֥ח אֹת֖וֹ בְּשֶׁ֥מֶן הַקֹּֽדֶשׁ׃
Topluluk, adam öldüreni kan öcünü alan akrabanın elinden kurtaracak ve kaçtığı sığınma şehrine geri gönderecek. Kutsal yağla meshedilmiş büyük kohenin ölümüne kadar orada kalacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki veir miklato yeşev ad mot hakohen hagadol veahare mot hakohen hagadol yaşuv harotseah el erets ahuzato.
כִּ֣י בְעִ֤יר מִקְלָטוֹ֙ יֵשֵׁ֔ב עַד־מ֖וֹת הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֑ל וְאַחֲרֵ֥י מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל יָשׁוּב֙ הָרֹצֵ֔חַ אֶל־אֶ֖רֶץ אֲחֻזָּתֽוֹ׃
Çünkü büyük kohenin ölümüne kadar sığınma şehrinde kalmalıdır. Büyük kohenin ölümünden sonra adam öldüren kişi kendi mülkünün toprağına dönebilir.
Penu useu lahem uvou har haemori veel kol şehenav baarava vahar uvaşefela uvanegev uvehof hayam erets hakenaani vehalevanon ad hanahar hagadol nehar perat.
פְּנ֣וּ ׀ וּסְע֣וּ לָכֶ֗ם וּבֹ֨אוּ הַ֥ר הָֽאֱמֹרִי֮ וְאֶל־כָּל־שְׁכֵנָיו֒ בָּעֲרָבָ֥ה בָהָ֛ר וּבַשְּׁפֵלָ֥ה וּבַנֶּ֖גֶב וּבְח֣וֹף הַיָּ֑ם אֶ֤רֶץ הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַלְּבָנ֔וֹן עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת׃
Dönüp yola çıkın; Amorilerin dağlık bölgesine ve bütün komşularına, Arava’ya, dağlık bölgeye, Şefela’ya, Negev’e, deniz kıyısına, Kenaanlıların ülkesine ve Levanon’a, büyük nehre, Perat Nehri’ne kadar gidin.
Lo takiru fanim bamişpat kakaton kagadol tişmaun lo taguru mipene iş ki hamişpat lelohim u vehadavar aşer yikşe mikem takrivun elay uşemativ.
לֹֽא־תַכִּ֨ירוּ פָנִ֜ים בַּמִּשְׁפָּ֗ט כַּקָּטֹ֤ן כַּגָּדֹל֙ תִּשְׁמָע֔וּן לֹ֤א תָג֙וּרוּ֙ מִפְּנֵי־אִ֔ישׁ כִּ֥י הַמִּשְׁפָּ֖ט לֵאלֹהִ֣ים ה֑וּא וְהַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יִקְשֶׁ֣ה מִכֶּ֔ם תַּקְרִב֥וּן אֵלַ֖י וּשְׁמַעְתִּֽיו׃
Yargılarken kimseyi kayırmayın; küçüğü de büyüğü de dinleyin. Hiç kimseden korkmayın, çünkü yargı Tanrı’ya aittir. Size güç gelen davayı bana getirin, ben dinleyeyim.’
Vanisa mehorev vaneleh et kol hamidbar hagadol vehanora hau aşer reitem dereh har haemori kaaşer tsiva Adonay elohenu otanu vanavo ad kadeş barnea.
וַנִּסַּ֣ע מֵחֹרֵ֗ב וַנֵּ֡לֶךְ אֵ֣ת כָּל־הַמִּדְבָּ֣ר הַגָּדוֹל֩ וְהַנּוֹרָ֨א הַה֜וּא אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ הַ֣ר הָֽאֱמֹרִ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ אֹתָ֑נוּ וַנָּבֹ֕א עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ׃
Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu gibi Horev’den yola çıktık. Gördüğünüz o büyük ve korkunç çölün tamamını Amorilerin dağlık bölgesine giden yoldan geçip Kadeş-Barnea’ya geldik.
Bu ayette 2 eşleşme
Ana anahnu olim ahenu hemasu et levavenu lemor am gadol varam mimenu arim gedolot uvetsurot başamayim vegam bene anakim rainu şam.
אָנָ֣ה ׀ אֲנַ֣חְנוּ עֹלִ֗ים אַחֵינוּ֩ הֵמַ֨סּוּ אֶת־לְבָבֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר עַ֣ם גָּד֤וֹל וָרָם֙ מִמֶּ֔נּוּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצוּרֹ֖ת בַּשָּׁמָ֑יִם וְגַם־בְּנֵ֥י עֲנָקִ֖ים רָאִ֥ינוּ שָֽׁם׃
Nereye çıkıyoruz? Kardeşlerimiz, “Halk bizden daha büyük ve daha uzun boylu; şehirler büyük, surları göğe uzanıyor. Orada Anaklıların oğullarını da gördük” diyerek yüreğimizi erittiler.’
Ki Adonay eloheha berahha behol maase yadeha yada lehteha et hamidbar hagadol haze ze arbaim şana Adonay eloheha imah lo hasarta davar.
כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בֵּֽרַכְךָ֗ בְּכֹל֙ מַעֲשֵׂ֣ה יָדֶ֔ךָ יָדַ֣ע לֶכְתְּךָ֔ אֶת־הַמִּדְבָּ֥ר הַגָּדֹ֖ל הַזֶּ֑ה זֶ֣ה ׀ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֗ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ עִמָּ֔ךְ לֹ֥א חָסַ֖רְתָּ דָּבָֽר׃
Çünkü Tanrın Adonay elinin bütün işini kutsadı. Bu büyük çöldeki yürüyüşünü gözetti. Bu kırk yıl boyunca Tanrın Adonay seninleydi; hiçbir eksiğin olmadı.’
Haemim lefanim yaşevu vah am gadol verav varam kaanakim.
הָאֵמִ֥ים לְפָנִ֖ים יָ֣שְׁבוּ בָ֑הּ עַ֣ם גָּד֥וֹל וְרַ֛ב וָרָ֖ם כָּעֲנָקִֽים׃
Önceden orada Emimler yaşıyordu; Anaklılar gibi iri, kalabalık ve uzun boylu bir halktı.
Am gadol verav varam kaanakim vayaşmidem Adonay mipenehem vayiraşum vayeşevu tahtam.
עַ֣ם גָּד֥וֹל וְרַ֛ב וָרָ֖ם כָּעֲנָקִ֑ים וַיַּשְׁמִידֵ֤ם יְהוָה֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיִּירָשֻׁ֖ם וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתָּֽם׃
Anaklılar gibi iri, kalabalık ve uzun boylu bir halktı. Adonay onları Ammonluların önünden yok etti; Ammonlular onları yerlerinden edip yerlerine yerleştiler.
Adonay Elohim ata hahilota leharot et avdeha et godleha veet yadeha hahazaka aşer mi el başamayim uvaarets aşer yaase hemaaseha vehigvuroteha.
אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּ֤ה הַֽחִלּ֙וֹתָ֙ לְהַרְא֣וֹת אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ אֶ֨ת־גָּדְלְךָ֔ וְאֶת־יָדְךָ֖ הַחֲזָקָ֑ה אֲשֶׁ֤ר מִי־אֵל֙ בַּשָּׁמַ֣יִם וּבָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה כְמַעֲשֶׂ֖יךָ וְכִגְבוּרֹתֶֽךָ׃
‘Efendim Adonay, büyüklüğünü ve güçlü elini kuluna göstermeye başladın. Gökte ya da yerde, Senin yaptıkların gibi işler, Senin güçlü eylemlerin gibi eylemler yapabilecek hangi tanrı var?
Uşemartem vaasitem ki hi hohmathem uvinathem leene haamim aşer yişmeun et kol hahukim haele veameru rak am haham venavon hagoy hagadol haze.
וּשְׁמַרְתֶּם֮ וַעֲשִׂיתֶם֒ כִּ֣י הִ֤וא חָכְמַתְכֶם֙ וּבִ֣ינַתְכֶ֔ם לְעֵינֵ֖י הָעַמִּ֑ים אֲשֶׁ֣ר יִשְׁמְע֗וּן אֵ֚ת כָּל־הַחֻקִּ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְאָמְר֗וּ רַ֚ק עַם־חָכָ֣ם וְנָב֔וֹן הַגּ֥וֹי הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה׃
Onları koruyup uygulayın. Çünkü bu, halkların gözünde bilgeliğiniz ve anlayışınızdır. Bu kuralların hepsini duyduklarında, ‘Bu büyük ulus gerçekten bilge ve anlayışlı bir halk!’ diyecekler.
Ki mi goy gadol aşer lo Elohim kerovim elav kadonay elohenu bekol kareenu elav.
כִּ֚י מִי־ג֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֥וֹ אֱלֹהִ֖ים קְרֹבִ֣ים אֵלָ֑יו כַּיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ בְּכָּל־קָרְאֵ֖נוּ אֵלָֽיו׃
Kendisine her seslendiğimizde Tanrımız Adonay’ın bize yakın olduğu gibi, tanrısı kendisine yakın olan hangi büyük ulus vardır?
Umi goy gadol aşer lo hukim umişpatim tsadikim kehol hatora hazot aşer anohi noten lifnehem hayom.
וּמִי֙ גּ֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֛וֹ חֻקִּ֥ים וּמִשְׁפָּטִ֖ים צַדִּיקִ֑ם כְּכֹל֙ הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י נֹתֵ֥ן לִפְנֵיכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Bugün önünüze koyduğum bu Tora’nın bütünü kadar adil kurallara ve hükümlere sahip hangi büyük ulus vardır?
Ki şeal na leyamim rişonim aşer hayu lefaneha lemin hayom aşer bara Elohim adam al haarets ulemiktse haşamayim vead ketse haşamayim haniheya kadavar hagadol haze o hanişma kamou.
כִּ֣י שְׁאַל־נָא֩ לְיָמִ֨ים רִֽאשֹׁנִ֜ים אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֗יךָ לְמִן־הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ בָּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ אָדָם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וּלְמִקְצֵ֥ה הַשָּׁמַ֖יִם וְעַד־קְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם הֲנִֽהְיָ֗ה כַּדָּבָ֤ר הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה א֖וֹ הֲנִשְׁמַ֥ע כָּמֹֽהוּ׃
Senden önceki eski günleri araştır: Tanrı’nın yeryüzünde insanı yarattığı günden başlayarak, göğün bir ucundan öteki ucuna kadar sor. Bunun gibi büyük bir olay oldu mu, benzeri duyuldu mu?
O hanisa Elohim lavo lakahat lo goy mikerev goy bemasot beotot uvemofetim uvemilhama uveyad hazaka uvizroa netuya uvemoraim gedolim kehol aşer asa lahem Adonay elohehem bemitsrayim leeneha.
א֣וֹ ׀ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ׃
Ya da bir tanrı, Tanrınız Adonay’ın Mısır’da gözlerinin önünde sizin için yaptığı gibi, sınamalarla, işaretlerle, mucizelerle, savaşla, güçlü bir elle, uzanmış bir kolla ve büyük dehşetlerle gelip bir ulusu başka bir ulusun içinden Kendisine almayı denedi mi?
Min haşamayim hişmiaha et kolo leyasereka veal haarets heraha et işo hagedola udevarav şamata mitoh haeş.
מִן־הַשָּׁמַ֛יִם הִשְׁמִֽיעֲךָ֥ אֶת־קֹל֖וֹ לְיַסְּרֶ֑ךָּ וְעַל־הָאָ֗רֶץ הֶרְאֲךָ֙ אֶת־אִשּׁ֣וֹ הַגְּדוֹלָ֔ה וּדְבָרָ֥יו שָׁמַ֖עְתָּ מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ׃
Seni eğitmek için gökten sesini sana duyurdu. Yerde büyük ateşini sana gösterdi; sözlerini ateşin içinden duydun.
Vetahat ki ahav et avoteha vayivhar bezaro aharav vayotsiaha befanav behoho hagadol mimitsrayim.
וְתַ֗חַת כִּ֤י אָהַב֙ אֶת־אֲבֹתֶ֔יךָ וַיִּבְחַ֥ר בְּזַרְע֖וֹ אַחֲרָ֑יו וַיּוֹצִֽאֲךָ֧ בְּפָנָ֛יו בְּכֹח֥וֹ הַגָּדֹ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃
Atalarını sevdiği ve ardından gelen soyunu seçtiği için seni bizzat büyük gücüyle Mısır’dan çıkardı.
Lehoriş goyim gedolim vaatsumim mimeha mipaneha lahaviaha latet leha et artsam nahala kayom haze.
לְהוֹרִ֗ישׁ גּוֹיִ֛ם גְּדֹלִ֧ים וַעֲצֻמִ֛ים מִמְּךָ֖ מִפָּנֶ֑יךָ לַהֲבִֽיאֲךָ֗ לָֽתֶת־לְךָ֧ אֶת־אַרְצָ֛ם נַחֲלָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Senden daha büyük ve daha güçlü ulusları önünden kovmak, seni getirmek ve bugün olduğu gibi onların ülkesini sana miras olarak vermek için.
Et hadevarim haele diber Adonay el kol kehalehem bahar mitoh haeş heanan vehaarafel kol gadol velo yasaf vayihtevem al şene luhot avanim vayitenem elay.
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי׃
Adonay bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu sisin içinden bütün topluluğunuza büyük bir sesle söyledi ve daha fazlasını eklemedi. Onları iki taş levhaya yazıp bana verdi.
Vatomeru hen heranu Adonay elohenu et kevodo veet godlo veet kolo şamanu mitoh haeş hayom haze rainu ki yedaber Elohim et haadam vahay.
וַתֹּאמְר֗וּ הֵ֣ן הֶרְאָ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֙ינוּ֙ אֶת־כְּבֹד֣וֹ וְאֶת־גָּדְל֔וֹ וְאֶת־קֹל֥וֹ שָׁמַ֖עְנוּ מִתּ֣וֹךְ הָאֵ֑שׁ הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ רָאִ֔ינוּ כִּֽי־יְדַבֵּ֧ר אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָֽאָדָ֖ם וָחָֽי׃
Şöyle dediniz: ‘İşte Tanrımız Adonay bize görkemini ve büyüklüğünü gösterdi; sesini ateşin içinden duyduk. Bugün, Tanrı’nın insanla konuşup insanın yaşayabildiğini gördük.
Veata lama namut ki tohelenu haeş hagedola hazot im yosefim anahnu lişmoa et kol Adonay elohenu od vamatenu.
וְעַתָּה֙ לָ֣מָּה נָמ֔וּת כִּ֣י תֹֽאכְלֵ֔נוּ הָאֵ֥שׁ הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את אִם־יֹסְפִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ לִ֠שְׁמֹעַ אֶת־ק֨וֹל יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ ע֖וֹד וָמָֽתְנוּ׃
Şimdi neden ölelim? Bu büyük ateş bizi yakıp bitirecek. Tanrımız Adonay’ın sesini daha fazla duymaya devam edersek öleceğiz.
Vehaya ki yeviaha Adonay eloheha el haarets aşer nişba laavoteha leavraham leyitshak uleyaakov latet lah arim gedolot vetovot aşer lo vanita.
וְהָיָ֞ה כִּ֥י יְבִיאֲךָ֣ ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֶל־הָאָ֜רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע לַאֲבֹתֶ֛יךָ לְאַבְרָהָ֛ם לְיִצְחָ֥ק וּֽלְיַעֲקֹ֖ב לָ֣תֶת לָ֑ךְ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וְטֹבֹ֖ת אֲשֶׁ֥ר לֹא־בָנִֽיתָ׃
Tanrın Adonay seni, ataların Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a sana vermeye yemin ettiği ülkeye getirdiğinde, yapmadığın büyük ve güzel şehirlere,
Vayiten Adonay otot umofetim gedolim veraim bemitsrayim befaro uvehol beto leenenu.
וַיִּתֵּ֣ן יְהוָ֡ה אוֹתֹ֣ת וּ֠מֹפְתִים גְּדֹלִ֨ים וְרָעִ֧ים ׀ בְּמִצְרַ֛יִם בְּפַרְעֹ֥ה וּבְכָל־בֵּית֖וֹ לְעֵינֵֽינוּ׃
Adonay gözlerimizin önünde Mısır’a, Paro’ya ve bütün evine büyük ve yıkıcı işaretler ve mucizeler verdi.
Hamasot hagedolot aşer rau eneha vehaotot vehamofetim vehayad hahazaka vehazeroa hanetuya aşer hotsiaha Adonay eloheha ken yaase Adonay eloheha lehol haamim aşer ata yare mipenehem.
הַמַּסֹּ֨ת הַגְּדֹלֹ֜ת אֲשֶׁר־רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ וְהָאֹתֹ֤ת וְהַמֹּֽפְתִים֙ וְהַיָּ֤ד הַחֲזָקָה֙ וְהַזְּרֹ֣עַ הַנְּטוּיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוֹצִֽאֲךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לְכָל־הָ֣עַמִּ֔ים אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה יָרֵ֖א מִפְּנֵיהֶֽם׃
Gözlerinle gördüğün büyük sınamaları, işaretleri, mucizeleri, Tanrın Adonay’ın seni çıkardığı güçlü eli ve uzanmış kolu hatırla. Tanrın Adonay, korktuğun bütün halklara da böyle yapacak.
Lo taarots mipenehem ki Adonay eloheha bekirbeha el gadol venora.
לֹ֥א תַעֲרֹ֖ץ מִפְּנֵיהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בְּקִרְבֶּ֔ךָ אֵ֥ל גָּד֖וֹל וְנוֹרָֽא׃
Onlardan ürkme. Çünkü arandaki Tanrın Adonay, büyük ve heybetli Tanrı’dır.
Unetanam Adonay eloheha lefaneha vehamam mehuma gedola ad hişamedam.
וּנְתָנָ֛ם יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לְפָנֶ֑יךָ וְהָמָם֙ מְהוּמָ֣ה גְדֹלָ֔ה עַ֖ד הִשָּׁמְדָֽם׃
Tanrın Adonay onları önüne verecek ve yok oluncaya kadar büyük bir kargaşaya düşürecek.
Hamolihaha bamidbar hagadol vehanora nahaş saraf veakrav vetsimaon aşer en mayim hamotsi leha mayim mitsur hahalamiş.
הַמּוֹלִ֨יכֲךָ֜ בַּמִּדְבָּ֣ר ׀ הַגָּדֹ֣ל וְהַנּוֹרָ֗א נָחָ֤שׁ ׀ שָׂרָף֙ וְעַקְרָ֔ב וְצִמָּא֖וֹן אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־מָ֑יִם הַמּוֹצִ֤יא לְךָ֙ מַ֔יִם מִצּ֖וּר הַֽחַלָּמִֽישׁ׃
O seni yakıcı yılanların ve akreplerin bulunduğu, susuz, su olmayan o büyük ve korkunç çölde yürüttü. Çakmaktaşı kayasından senin için su çıkardı.
Bu ayette 2 eşleşme
Şema yisrael ata over hayom et hayarden lavo lareşet goyim gedolim vaatsumim mimeka arim gedolot uvetsurot başamayim.
שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֗ל אַתָּ֨ה עֹבֵ֤ר הַיּוֹם֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת גּוֹיִ֔ם גְּדֹלִ֥ים וַעֲצֻמִ֖ים מִמֶּ֑ךָּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצֻרֹ֖ת בַּשָּׁמָֽיִם׃
Dinle, İsrael! Senden daha büyük ve güçlü ulusları, büyük ve surları göğe uzanan şehirleri ele geçirmek için bugün Yarden’i geçmek üzeresin.
Am gadol varam bene anakim aşer ata yadata veata şamata mi yityatsev lifne bene anak.
עַֽם־גָּד֥וֹל וָרָ֖ם בְּנֵ֣י עֲנָקִ֑ים אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה יָדַ֙עְתָּ֙ וְאַתָּ֣ה שָׁמַ֔עְתָּ מִ֣י יִתְיַצֵּ֔ב לִפְנֵ֖י בְּנֵ֥י עֲנָֽק׃
İri ve uzun boylu bir halk, Anaklıların oğulları! Sen onları biliyorsun; ‘Anak oğullarının önünde kim durabilir?’ sözünü de duydun.
Vaetpalel el Adonay vaomar Adonay Elohim al taşhet ameha venahalateha aşer padita begodleha aşer hotseta mimitsrayim beyad hazaka.
וָאֶתְפַּלֵּ֣ל אֶל־יְהוָה֮ וָאֹמַר֒ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַל־תַּשְׁחֵ֤ת עַמְּךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר פָּדִ֖יתָ בְּגָדְלֶ֑ךָ אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתָ מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃
Adonay’a dua edip şöyle dedim: ‘Efendim Adonay, büyüklüğünle kurtardığın, güçlü bir elle Mısır’dan çıkardığın halkını, mirasını yok etme.
Temel kelimeler (lemmalar)
great
102 kullanım · 96 ayet
grow up
18 kullanım · 16 ayet
greatness
6 kullanım · 6 ayet
tower
2 kullanım · 2 ayet
becoming great
1 kullanım · 1 ayet
twisted threads
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.