İbranice biçim נֶ֥גַע
Lemma נֶ֫גַע
Kök — שורש (şoreş, kök) נגע
Kaynak anlam (İngilizce): plague; disease; stroke; wound; assault; diseased spot; sore; diseased person
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 14 kullanım
Teknik kod
HNcmscTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 18 kez, 17 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim נֶ֥גַע
Lemma נֶ֫גַע
Kök — שורש (şoreş, kök) נגע
Kaynak anlam (İngilizce): plague; disease; stroke; wound; assault; diseased spot; sore; diseased person
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 14 kullanım
HNcmscİbranice biçim נֶ֤גַע
Lemma נֶ֫גַע
Kök — שורש (şoreş, kök) נגע
Kaynak anlam (İngilizce): plague; disease; stroke; wound; assault; diseased spot; sore; diseased person
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 4 kullanım
HNcmsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer Adonay el moşe od nega ehad avi al paro veal mitsrayim ahare hen yeşalah ethem mize keşaleho kala gareş yegareş ethem mize.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה ע֣וֹד נֶ֤גַע אֶחָד֙ אָבִ֤יא עַל־פַּרְעֹה֙ וְעַל־מִצְרַ֔יִם אַֽחֲרֵי־כֵ֕ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה כְּשַׁ֨לְּח֔וֹ כָּלָ֕ה גָּרֵ֛שׁ יְגָרֵ֥שׁ אֶתְכֶ֖ם מִזֶּֽה׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’un ve Mısır’ın üzerine bir bela daha getireceğim. Ondan sonra sizi buradan salıverecek. Salıverirken hepinizi buradan bütünüyle kovacak.
Veraa hakohen et hanega beor habasar vesear banega hafah lavan umare hanega amok meor besaro nega tsaraat u veraau hakohen vetime oto.
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּ֣גַע בְּעֽוֹר־הַ֠בָּשָׂר וְשֵׂעָ֨ר בַּנֶּ֜גַע הָפַ֣ךְ ׀ לָבָ֗ן וּמַרְאֵ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ עָמֹק֙ מֵע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן וְטִמֵּ֥א אֹתֽוֹ׃
Kâhin derideki belirtiye bakacak. Belirtinin içindeki kıllar beyaza dönmüşse ve belirti deriden daha derinde görünüyorsa bu bir tsaraat belirtisidir. Kâhin onu inceleyip arınmamış olduğuna hükmedecek.
Nega tsaraat ki tihye beadam vehuva el hakohen.
נֶ֣גַע צָרַ֔עַת כִּ֥י תִהְיֶ֖ה בְּאָדָ֑ם וְהוּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
Bir kişide tsaraat belirtisi oluşursa kâhine getirilecek.
Veraa hakohen vehine mareha şafal min haor usearah hafah lavan vetimeo hakohen nega tsaraat hi başehin paraha.
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה מַרְאֶ֙הָ֙ שָׁפָ֣ל מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖הּ הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְטִמְּא֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן נֶֽגַע־צָרַ֥עַת הִ֖וא בַּשְּׁחִ֥ין פָּרָֽחָה׃
Kâhin inceleyecek. Leke deriden daha aşağıda görünüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmüşse kâhin o kişinin arınmamış olduğuna hükmedecek. Bu, çıbanın yerinde ortaya çıkmış bir tsaraat belirtisidir.
Veim paso tifse baor vetime hakohen oto nega hi.
וְאִם־פָּשֹׂ֥ה תִפְשֶׂ֖ה בָּע֑וֹר וְטִמֵּ֧א הַכֹּהֵ֛ן אֹת֖וֹ נֶ֥גַע הִֽוא׃
Leke deriye yayılırsa kâhin onun arınmamış olduğuna hükmedecek. Bu, arınmamış kılan bir belirtidir.
Veraa otah hakohen vehine nehpah sear lavan babaheret umareha amok min haor tsaraat hi bamihva paraha vetime oto hakohen nega tsaraat hi.
וְרָאָ֣ה אֹתָ֣הּ הַכֹּהֵ֡ן וְהִנֵּ֣ה נֶהְפַּךְ֩ שֵׂעָ֨ר לָבָ֜ן בַּבַּהֶ֗רֶת וּמַרְאֶ֙הָ֙ עָמֹ֣ק מִן־הָע֔וֹר צָרַ֣עַת הִ֔וא בַּמִּכְוָ֖ה פָּרָ֑חָה וְטִמֵּ֤א אֹתוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃
kâhin onu inceleyecek. Parlak lekenin içindeki kıllar beyaza dönmüşse ve leke deriden daha derinde görünüyorsa bu, yanıkta ortaya çıkmış tsaraattır. Kâhin o kişinin arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.
Veraau hakohen bayom haşevii im paso tifse baor vetime hakohen oto nega tsaraat hi.
וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י אִם־פָּשֹׂ֤ה תִפְשֶׂה֙ בָּע֔וֹר וְטִמֵּ֤א הַכֹּהֵן֙ אֹת֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃
Kâhin yedinci gün onu inceleyecek. Belirti deriye yayılmışsa arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.
Bu ayette 2 kez
Vehi yire hakohen et nega hanetek vehine en mareu amok min haor vesear şahor en bo vehisgir hakohen et nega hanetek şivat yamim.
וְכִֽי־יִרְאֶ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אֶת־נֶ֣גַע הַנֶּ֗תֶק וְהִנֵּ֤ה אֵין־מַרְאֵ֙הוּ֙ עָמֹ֣ק מִן־הָע֔וֹר וְשֵׂעָ֥ר שָׁחֹ֖ר אֵ֣ין בּ֑וֹ וְהִסְגִּ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־נֶ֥גַע הַנֶּ֖תֶק שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Kâhin netek belirtisini incelediğinde deriden daha derinde görünmüyorsa ve içinde siyah kıl yoksa netek belirtisi olan kişiyi yedi gün ayrı tutacak.
Vehi yihye vakarahat o vagabahat nega lavan adamdam tsaraat porahat hi bekarahto o vegabahto.
וְכִֽי־יִהְיֶ֤ה בַקָּרַ֙חַת֙ א֣וֹ בַגַּבַּ֔חַת נֶ֖גַע לָבָ֣ן אֲדַמְדָּ֑ם צָרַ֤עַת פֹּרַ֙חַת֙ הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃
Başının arka ya da ön tarafındaki kel yerde kırmızımsı beyaz bir belirti oluşursa bu, kel yerinde ortaya çıkan tsaraattır.
Vehabeged ki yihye vo nega tsaraat beveged tsemer o beveged piştim.
וְהַבֶּ֕גֶד כִּֽי־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ נֶ֣גַע צָרָ֑עַת בְּבֶ֣גֶד צֶ֔מֶר א֖וֹ בְּבֶ֥גֶד פִּשְׁתִּֽים׃
Bir giyside, yün ya da keten giyside tsaraat belirtisi oluşursa,
Vehaya hanega yerakrak o adamdam babeged o vaor o vaşeti o vaerev o vehol keli or nega tsaraat u veharea et hakohen.
וְהָיָ֨ה הַנֶּ֜גַע יְרַקְרַ֣ק ׀ א֣וֹ אֲדַמְדָּ֗ם בַּבֶּגֶד֩ א֨וֹ בָע֜וֹר אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְהָרְאָ֖ה אֶת־הַכֹּהֵֽן׃
giyside, deride, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeşilimsi veya kırmızımsı bir belirti varsa bu bir tsaraat belirtisidir; kâhine gösterilecek.
Zot torat nega tsaraat beged hatsemer o hapiştim o haşeti o haerev o kol keli or letaharo o letameo.
זֹ֠את תּוֹרַ֨ת נֶֽגַע־צָרַ֜עַת בֶּ֥גֶד הַצֶּ֣מֶר ׀ א֣וֹ הַפִּשְׁתִּ֗ים א֤וֹ הַשְּׁתִי֙ א֣וֹ הָעֵ֔רֶב א֖וֹ כָּל־כְּלִי־ע֑וֹר לְטַהֲר֖וֹ א֥וֹ לְטַמְּאֽוֹ׃ (פ)
Yün ya da keten giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada tsaraat belirtisinin arınmış mı, arınmamış mı olduğuna hükmetmek için kural budur.”
Veyatsa hakohen el mihuts lamahane veraa hakohen vehine nirpa nega hatsaraat min hatsarua.
וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ׃
Kâhin ordugâhın dışına çıkıp inceleyecek. Tsaraatlı kişideki belirti iyileşmişse,
Zot torat aşer bo nega tsaraat aşer lo tasig yado betohorato.
זֹ֣את תּוֹרַ֔ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ נֶ֣גַע צָרָ֑עַת אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־תַשִּׂ֥יג יָד֖וֹ בְּטָהֳרָתֽוֹ׃ (פ)
Tsaraat belirtisi bulunan ve arınması için gereken sunulara gücü yetmeyen kişinin kuralı budur.”
Ki tavou el erets kenaan aşer ani noten lahem laahuza venatati nega tsaraat bevet erets ahuzathem.
כִּ֤י תָבֹ֙אוּ֙ אֶל־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֛י נֹתֵ֥ן לָכֶ֖ם לַאֲחֻזָּ֑ה וְנָתַתִּי֙ נֶ֣גַע צָרַ֔עַת בְּבֵ֖ית אֶ֥רֶץ אֲחֻזַּתְכֶֽם׃
“Mülk olarak size verdiğim Kenaan ülkesine girdiğinizde, mülk edindiğiniz ülkedeki bir evde tsaraat belirtisi oluşturursam,
Zot hatora lehol nega hatsaraat velanatek.
זֹ֖את הַתּוֹרָ֑ה לְכָל־נֶ֥גַע הַצָּרַ֖עַת וְלַנָּֽתֶק׃
Her türlü tsaraat belirtisi ve netek için,
Ki yipale mimeha davar lamişpat ben dam ledam ben din ledin uven nega lanega divre rivot bişareha vekamta vealita el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo.
כִּ֣י יִפָּלֵא֩ מִמְּךָ֨ דָבָ֜ר לַמִּשְׁפָּ֗ט בֵּֽין־דָּ֨ם ׀ לְדָ֜ם בֵּֽין־דִּ֣ין לְדִ֗ין וּבֵ֥ין נֶ֙גַע֙ לָנֶ֔גַע דִּבְרֵ֥י רִיבֹ֖ת בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְקַמְתָּ֣ וְעָלִ֔יתָ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃
Kentlerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda, kanla kan, davayla dava, belirtiyle belirti arasında karar vermek senin için güç olursa, kalkıp Tanrın Adonay'ın seçeceği yere çıkacaksın.