İbranice biçim הִקְרִ֖יב
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 6 kullanım
Teknik kod
HVhp3msTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 7 kez, 7 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim הִקְרִ֖יב
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 6 kullanım
HVhp3msİbranice biçim הִקְרִ֨ב
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVhp3msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayehi kaaşer hikriv lavo mitsrayema vayomer el saray işto hine na yadati ki işa yefat mare at.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יב לָב֣וֹא מִצְרָ֑יְמָה וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־שָׂרַ֣י אִשְׁתּ֔וֹ הִנֵּה־נָ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י אִשָּׁ֥ה יְפַת־מַרְאֶ֖ה אָֽתְּ׃
Mısır’a girmek üzereyken karısı Saray’a şöyle dedi: “Biliyorum, sen güzel görünüşlü bir kadınsın.
Ufaro hikriv vayisu vene yisrael et enehem vehine mitsrayim nosea aharehem vayireu meod vayitsaku vene yisrael el Adonay.
וּפַרְעֹ֖ה הִקְרִ֑יב וַיִּשְׂאוּ֩ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־עֵינֵיהֶ֜ם וְהִנֵּ֥ה מִצְרַ֣יִם ׀ נֹסֵ֣עַ אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיִּֽירְאוּ֙ מְאֹ֔ד וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה׃
Firavun yaklaştığında İsrael oğulları başlarını kaldırıp baktılar: Mısırlılar arkalarından geliyordu. Çok korktular ve Adonay’a haykırdılar.
Vehakohen hamakriv et olat iş or haola aşer hikriv lakohen lo yihye.
וְהַ֨כֹּהֵ֔ן הַמַּקְרִ֖יב אֶת־עֹ֣לַת אִ֑ישׁ ע֤וֹר הָֽעֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְרִ֔יב לַכֹּהֵ֖ן ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃
Birinin bütünüyle yakılan sunusunu sunan kâhin, sunduğu hayvanın derisini kendisi alacak.
Zot mişhat aharon umişhat banav meişe Adonay beyom hikriv otam lehahen ladonay.
זֹ֣את מִשְׁחַ֤ת אַהֲרֹן֙ וּמִשְׁחַ֣ת בָּנָ֔יו מֵאִשֵּׁ֖י יְהוָ֑ה בְּיוֹם֙ הִקְרִ֣יב אֹתָ֔ם לְכַהֵ֖ן לַיהוָֽה׃
Adonay’a ateşle sunulan sunulardan Aaron’un ve oğullarının meshedilmeleriyle kendilerine ayrılan pay budur; Adonay’a kâhin olarak hizmet etmek üzere yaklaştırıldıkları gün bu pay onlara verildi.
Bayom haşeni hikriv netanel ben tsuar nesi yisaşhar.
בַּיּוֹם֙ הַשֵּׁנִ֔י הִקְרִ֖יב נְתַנְאֵ֣ל בֶּן־צוּעָ֑ר נְשִׂ֖יא יִשָּׂשכָֽר׃
İkinci gün Yisahar önderi Tsuar oğlu Netanel sunusunu getirdi.
Hikriv et korbano kaarat kesef ahat şeloşim umea mişkalah mizrak ehad kesef şivim şekel beşekel hakodeş şenehem meleim solet belula vaşemen leminha.
הִקְרִ֨ב אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃
Şu sunuyu getirdi: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.
Vehaiş aşer u tahor uvedereh lo haya vehadal laasot hapesah venihreta hanefeş hahi meameha ki korban Adonay lo hikriv bemoado heto yisa haiş hau.
וְהָאִישׁ֩ אֲשֶׁר־ה֨וּא טָה֜וֹר וּבְדֶ֣רֶךְ לֹא־הָיָ֗ה וְחָדַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת הַפֶּ֔סַח וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מֵֽעַמֶּ֑יהָ כִּ֣י ׀ קָרְבַּ֣ן יְהוָ֗ה לֹ֤א הִקְרִיב֙ בְּמֹ֣עֲד֔וֹ חֶטְא֥וֹ יִשָּׂ֖א הָאִ֥ישׁ הַהֽוּא׃
Ama arınmış durumda olan ve yolculukta bulunmayan bir kişi Pesah kurbanını yerine getirmekten kaçınırsa o kişi halkından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kurbanını belirlenmiş zamanında sunmamıştır. O kişi günahının sorumluluğunu taşıyacak.