İbranice biçim טָה֔וֹר
Temel kelime (lemma) טָהוֹר
Kök — שורש (şoreş) טהר
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
clean; pure; innocent; splendor; flawless
Dilbilgisel yapı: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 46 kez
Teknik kod
HAamsaTORA’DA KELİME
tahor okunuşu Tora’da 46 kez, 45 farklı ayette görülür.
Vetsipita oto zahav tahor mibayit umihuts tetsapenu veasita alav zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֤ אֹתוֹ֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִבַּ֥יִת וּמִח֖וּץ תְּצַפֶּ֑נּוּ וְעָשִׂ֧יתָ עָלָ֛יו זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kaplayacaksın; içini de dışını da kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita haporet zahav tahor amatayim vahetsi orkah veama vahetsi rohbah.
וְעָשִׂ֥יתָ כַפֹּ֖רֶת זָהָ֣ב טָה֑וֹר אַמָּתַ֤יִם וָחֵ֙צִי֙ אָרְכָּ֔הּ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי רָחְבָּֽהּ׃
Saf altından bir kapak yapacaksın. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşın olacak.
Vetsipita oto zahav tahor veasita lo zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֥ אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita kearotav vehapotav ukesotav umenakiyotav aşer yusah bahen zahav tahor taase otam.
וְעָשִׂ֨יתָ קְּעָרֹתָ֜יו וְכַפֹּתָ֗יו וּקְשׂוֹתָיו֙ וּמְנַקִּיֹּתָ֔יו אֲשֶׁ֥ר יֻסַּ֖ךְ בָּהֵ֑ן זָהָ֥ב טָה֖וֹר תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָֽם׃
Masaya ait ekmek kalıplarını, kaşıklarını, ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları ve bunların desteklerini yapacaksın; bunları saf altından yapacaksın.
Veasita menorat zahav tahor mikşa tease hamenora yerehah vekanah gevieha kaftoreha uferaheha mimena yihyu.
וְעָשִׂ֥יתָ מְנֹרַ֖ת זָהָ֣ב טָה֑וֹר מִקְשָׁ֞ה תֵּעָשֶׂ֤ה הַמְּנוֹרָה֙ יְרֵכָ֣הּ וְקָנָ֔הּ גְּבִיעֶ֛יהָ כַּפְתֹּרֶ֥יהָ וּפְרָחֶ֖יהָ מִמֶּ֥נָּה יִהְיֽוּ׃
Saf altından bir menora yapacaksın. Menora dövme işiyle yapılacak; tabanı, gövdesi, kadeh biçimindeki süsleri, yumruları ve çiçekleri onunla tek parça olacak.
Kaftorehem ukenotam mimena yihyu kulah mikşa ahat zahav tahor.
כַּפְתֹּרֵיהֶ֥ם וּקְנֹתָ֖ם מִמֶּ֣נָּה יִהְי֑וּ כֻּלָּ֛הּ מִקְשָׁ֥ה אַחַ֖ת זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Yumruları ve kolları onunla tek parça olacak. Tamamı saf altından, tek parça dövme işi olacak.
Umalkaheha umahtoteha zahav tahor.
וּמַלְקָחֶ֥יהָ וּמַחְתֹּתֶ֖יהָ זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Fitil maşaları ve kül kapları saf altından olacak.
Kikar zahav tahor yaase otah et kol hakelim haele.
כִּכָּ֛ר זָהָ֥ב טָה֖וֹר יַעֲשֶׂ֣ה אֹתָ֑הּ אֵ֥ת כָּל־הַכֵּלִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Menorayı bütün bu gereçleriyle birlikte bir kikar saf altından yapacak.
Uşete şarşerot zahav tahor migbalot taase otam maase avot venatata et şarşerot haavotot al hamişbetsot.
וּשְׁתֵּ֤י שַׁרְשְׁרֹת֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִגְבָּלֹ֛ת תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת וְנָתַתָּ֛ה אֶת־שַׁרְשְׁרֹ֥ת הָעֲבֹתֹ֖ת עַל־הַֽמִּשְׁבְּצֹֽת׃ (ס)
Saf altından iki zincir yapacaksın. Onları göğüslüğün uçlarına bağlanacak şekilde, ip gibi örerek yapacak ve bu örgülü zincirleri yuvalara takacaksın.
Veasita al hahoşen şareşot gavlut maase avot zahav tahor.
וְעָשִׂ֧יתָ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַֽׁרְשֹׁ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃
Göğüslüğün uçları için saf altından, ip gibi örülmüş zincirler yapacaksın.
Veasita tsits zahav tahor ufitahta alav pituhe hotam kodeş ladonay.
וְעָשִׂ֥יתָ צִּ֖יץ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וּפִתַּחְתָּ֤ עָלָיו֙ פִּתּוּחֵ֣י חֹתָ֔ם קֹ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃
Saf altından bir alın levhası yapacak, üzerine mühür oyar gibi ‘Adonay’a kutsaldır’ sözlerini işleyeceksin.
Vetsipita oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav veasita lo zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֨ אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita otah ketoret rokah maase rokeah memulah tahor kodeş.
וְעָשִׂ֤יתָ אֹתָהּ֙ קְטֹ֔רֶת רֹ֖קַח מַעֲשֵׂ֣ה רוֹקֵ֑חַ מְמֻלָּ֖ח טָה֥וֹר קֹֽדֶשׁ׃
Bunları koku hazırlayan bir ustanın işiyle, iyice karıştırılmış, saf ve kutsal bir tütsü yapacaksın.
Vayetsapeu zahav tahor mibayit umihuts vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַפֵּ֛הוּ זָהָ֥ב טָה֖וֹר מִבַּ֣יִת וּמִח֑וּץ וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
İçini ve dışını saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas kaporet zahav tahor amatayim vahetsi orkah veama vahetsi rohbah.
וַיַּ֥עַשׂ כַּפֹּ֖רֶת זָהָ֣ב טָה֑וֹר אַמָּתַ֤יִם וָחֵ֙צִי֙ אָרְכָּ֔הּ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי רָחְבָּֽהּ׃
Saf altından bir kapak yaptı. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşındı.
Vayetsaf oto zahav tahor vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas et hakelim aşer al haşulhan et kearotav veet kapotav veet menakiyotav veet hakesavot aşer yusah bahen zahav tahor.
וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־הַכֵּלִ֣ים ׀ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַשֻּׁלְחָ֗ן אֶת־קְעָרֹתָ֤יו וְאֶת־כַּפֹּתָיו֙ וְאֵת֙ מְנַקִּיֹּתָ֔יו וְאֶת־הַקְּשָׂוֺ֔ת אֲשֶׁ֥ר יֻסַּ֖ךְ בָּהֵ֑ן זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃ (פ)
Masanın üzerindeki gereçleri, ekmek kalıplarını, kaşıklarını, desteklerini ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları saf altından yaptı.
Vayaas et hamenora zahav tahor mikşa asa et hamenora yerehah vekanah gevieha kaftoreha uferaheha mimena hayu.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַמְּנֹרָ֖ה זָהָ֣ב טָה֑וֹר מִקְשָׁ֞ה עָשָׂ֤ה אֶת־הַמְּנֹרָה֙ יְרֵכָ֣הּ וְקָנָ֔הּ גְּבִיעֶ֛יהָ כַּפְתֹּרֶ֥יהָ וּפְרָחֶ֖יהָ מִמֶּ֥נָּה הָיֽוּ׃
Menorayı saf altından yaptı. Menorayı dövme işiyle yaptı; tabanı, gövdesi, kadeh biçimindeki süsleri, yumruları ve çiçekleri onunla tek parçaydı.
Kaftorehem ukenotam mimena hayu kulah mikşa ahat zahav tahor.
כַּפְתֹּרֵיהֶ֥ם וּקְנֹתָ֖ם מִמֶּ֣נָּה הָי֑וּ כֻּלָּ֛הּ מִקְשָׁ֥ה אַחַ֖ת זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Yumruları ve kolları onunla tek parçaydı. Tamamı saf altından, tek parça dövme işiydi.
Vayaas et neroteha şiva umalkaheha umahtoteha zahav tahor.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וּמַלְקָחֶ֥יהָ וּמַחְתֹּתֶ֖יהָ זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Onun yedi kandilini, fitil maşalarını ve kül kaplarını saf altından yaptı.
Kikar zahav tahor asa otah veet kol keleha.
כִּכָּ֛ר זָהָ֥ב טָה֖וֹר עָשָׂ֣ה אֹתָ֑הּ וְאֵ֖ת כָּל־כֵּלֶֽיהָ׃ (פ)
Onu bütün gereçleriyle birlikte bir kikar saf altından yaptı.
Vayetsaf oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֨ף אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kapladı. Çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas et şemen hamişha kodeş veet ketoret hasamim tahor maase rokeah.
וַיַּ֜עַשׂ אֶת־שֶׁ֤מֶן הַמִּשְׁחָה֙ קֹ֔דֶשׁ וְאֶת־קְטֹ֥רֶת הַסַּמִּ֖ים טָה֑וֹר מַעֲשֵׂ֖ה רֹקֵֽחַ׃ (פ)
Kutsal meshetme yağını ve saf, güzel kokulu tütsüyü koku hazırlayan bir ustanın işiyle yaptı.
Vayaasu al hahoşen şarşerot gavlut maase avot zahav tahor.
וַיַּעֲשׂ֧וּ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַׁרְשְׁרֹ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃
Göğüslüğün uçları için saf altından, ip gibi örülmüş zincirler yaptılar.
Vayaasu faamone zahav tahor vayitenu et hapaamonim betoh harimonim al şule hameil saviv betoh harimonim.
וַיַּעֲשׂ֥וּ פַעֲמֹנֵ֖י זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־הַפַּֽעֲמֹנִ֜ים בְּת֣וֹךְ הָרִמֹּנִ֗ים עַל־שׁוּלֵ֤י הַמְּעִיל֙ סָבִ֔יב בְּת֖וֹךְ הָרִמֹּנִֽים׃
Saf altından çıngıraklar yaptılar. Çıngırakları üstlüğün etekleri boyunca narların arasına, çepeçevre yerleştirdiler.
Vayaasu et tsits nezer hakodeş zahav tahor vayihtevu alav mihtav pituhe hotam kodeş ladonay.
וַֽיַּעֲשׂ֛וּ אֶת־צִ֥יץ נֵֽזֶר־הַקֹּ֖דֶשׁ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּכְתְּב֣וּ עָלָ֗יו מִכְתַּב֙ פִּתּוּחֵ֣י חוֹתָ֔ם קֹ֖דֶשׁ לַיהוָֽה׃
Alın levhasını, kutsal tacı saf altından yaptılar. Üzerine mühür oyar gibi ‘Adonay’a kutsaldır’ sözlerini yazdılar.
Vehotsi et kol hapar el mihuts lamahane el makom tahor el şefeh hadeşen vesaraf oto al etsim baeş al şefeh hadeşen yisaref.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף׃ (פ)
yani boğanın geri kalan bütününü ordugâhın dışına, küllerin döküldüğü temiz bir yere çıkaracak ve odunların üzerinde ateşte yakacak. Küllerin döküldüğü yerde yakılacak.
Ufaşat et begadav velavaş begadim aherim vehotsi et hadeşen el mihuts lamahane el makom tahor.
וּפָשַׁט֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְלָבַ֖שׁ בְּגָדִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְהוֹצִ֤יא אֶת־הַדֶּ֙שֶׁן֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה אֶל־מָק֖וֹם טָהֽוֹר׃
Sonra giysilerini çıkarıp başka giysiler giyecek ve külleri ordugâhın dışına, temiz bir yere götürecek.
Vehabasar aşer yiga behol tame lo yeahel baeş yisaref vehabasar kol tahor yohal basar.
וְהַבָּשָׂ֞ר אֲשֶׁר־יִגַּ֤ע בְּכָל־טָמֵא֙ לֹ֣א יֵֽאָכֵ֔ל בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵ֑ף וְהַ֨בָּשָׂ֔ר כָּל־טָה֖וֹר יֹאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Arınmamış sayılan herhangi bir şeye dokunan et yenmeyecek; ateşte yakılacak. Diğer kurban etini ise arınmış durumdaki herkes yiyebilir.
Veet haze hatenufa veet şok hateruma tohelu bemakom tahor ata uvaneha uvenoteha itah ki hakeha vehok baneha nitenu mizivhe şalme bene yisrael.
וְאֵת֩ חֲזֵ֨ה הַתְּנוּפָ֜ה וְאֵ֣ת ׀ שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֗ה תֹּֽאכְלוּ֙ בְּמָק֣וֹם טָה֔וֹר אַתָּ֕ה וּבָנֶ֥יךָ וּבְנֹתֶ֖יךָ אִתָּ֑ךְ כִּֽי־חָקְךָ֤ וְחָק־בָּנֶ֙יךָ֙ נִתְּנ֔וּ מִזִּבְחֵ֥י שַׁלְמֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Sallama sunusu olan göğsü ve ayrılan pay olan budu ise sen, oğulların ve kızların temiz bir yerde yiyebilirsiniz. Çünkü bunlar, İsraeloğullarının esenlik kurbanlarından senin ve oğullarının hakkı olarak verildi.
Ah mayan uvor mikve mayim yihye tahor venogea benivlatam yitma.
אַ֣ךְ מַעְיָ֥ן וּב֛וֹר מִקְוֵה־מַ֖יִם יִהְיֶ֣ה טָה֑וֹר וְנֹגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָֽא׃
Ancak bir pınar ya da su biriktiren sarnıç arınmış kalır. Leşlerine dokunan ise arınmamış olur.
Vehi yipol minivlatam al kol zera zerua aşer yizarea tahor u.
וְכִ֤י יִפֹּל֙ מִנִּבְלָתָ֔ם עַל־כָּל־זֶ֥רַע זֵר֖וּעַ אֲשֶׁ֣ר יִזָּרֵ֑עַ טָה֖וֹר הֽוּא׃
Leşlerinden bir parça ekilecek tohumun üzerine düşerse tohum arınmış kalır.
Veraa hakohen vehine hiseta hatsaraat et kol besaro vetihar et hanaga kulo hafah lavan tahor u.
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֨ה כִסְּתָ֤ה הַצָּרַ֙עַת֙ אֶת־כָּל־בְּשָׂר֔וֹ וְטִהַ֖ר אֶת־הַנָּ֑גַע כֻּלּ֛וֹ הָפַ֥ךְ לָבָ֖ן טָה֥וֹר הֽוּא׃
kâhin onu inceleyecek. Tsaraat bütün bedenini kaplamışsa belirtili kişinin arınmış olduğuna hükmedecek. Her yeri beyaza dönmüştür; arınmıştır.
Veraau hakohen vehine nehpah hanega lelavan vetihar hakohen et hanega tahor u.
וְרָאָ֙הוּ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נֶהְפַּ֥ךְ הַנֶּ֖גַע לְלָבָ֑ן וְטִהַ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע טָה֥וֹר הֽוּא׃ (פ)
Kâhin inceleyecek. Belirti beyaza dönmüşse belirtili kişinin arınmış olduğuna hükmedecek; o kişi arınmıştır.
Veim beenav amad hanetek vesear şahor tsamah bo nirpa hanetek tahor u vetiharo hakohen.
וְאִם־בְּעֵינָיו֩ עָמַ֨ד הַנֶּ֜תֶק וְשֵׂעָ֨ר שָׁחֹ֧ר צָֽמַח־בּ֛וֹ נִרְפָּ֥א הַנֶּ֖תֶק טָה֣וֹר ה֑וּא וְטִהֲר֖וֹ הַכֹּהֵֽן׃ (ס)
Netek aynı görünümde kalmış ve içinde siyah kıl çıkmışsa netek iyileşmiştir. O kişi arınmıştır; kâhin onun arınmış olduğuna hükmedecek.
Veraa hakohen vehine veor besaram beharot kehot levanot bohak u parah baor tahor u.
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֧ה בְעוֹר־בְּשָׂרָ֛ם בֶּהָרֹ֖ת כֵּה֣וֹת לְבָנֹ֑ת בֹּ֥הַק ה֛וּא פָּרַ֥ח בָּע֖וֹר טָה֥וֹר הֽוּא׃ (ס)
kâhin inceleyecek. Derideki lekeler soluk beyazsa bu, deride ortaya çıkan bohaktır. O kişi arınmıştır.
Veiş ki yimaret roşo kereah u tahor u.
וְאִ֕ישׁ כִּ֥י יִמָּרֵ֖ט רֹאשׁ֑וֹ קֵרֵ֥חַ ה֖וּא טָה֥וֹר הֽוּא׃
Bir erkeğin başının saçları dökülürse o keldir; arınmıştır.
Veim mipeat panav yimaret roşo gibeah u tahor u.
וְאִם֙ מִפְּאַ֣ת פָּנָ֔יו יִמָּרֵ֖ט רֹאשׁ֑וֹ גִּבֵּ֥חַ ה֖וּא טָה֥וֹר הֽוּא׃
Başının ön tarafındaki saçları dökülürse alnı açılmıştır; arınmıştır.
Vehaiş aşer u tahor uvedereh lo haya vehadal laasot hapesah venihreta hanefeş hahi meameha ki korban Adonay lo hikriv bemoado heto yisa haiş hau.
וְהָאִישׁ֩ אֲשֶׁר־ה֨וּא טָה֜וֹר וּבְדֶ֣רֶךְ לֹא־הָיָ֗ה וְחָדַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת הַפֶּ֔סַח וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מֵֽעַמֶּ֑יהָ כִּ֣י ׀ קָרְבַּ֣ן יְהוָ֗ה לֹ֤א הִקְרִיב֙ בְּמֹ֣עֲד֔וֹ חֶטְא֥וֹ יִשָּׂ֖א הָאִ֥ישׁ הַהֽוּא׃
Ama arınmış durumda olan ve yolculukta bulunmayan bir kişi Pesah kurbanını yerine getirmekten kaçınırsa o kişi halkından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kurbanını belirlenmiş zamanında sunmamıştır. O kişi günahının sorumluluğunu taşıyacak.
Veze leha terumat matanam lehol tenufot bene yisrael leha netatim ulevaneha velivnoteha iteha lehok olam kol tahor beveteha yohal oto.
וְזֶה־לְּךָ֞ תְּרוּמַ֣ת מַתָּנָ֗ם לְכָל־תְּנוּפֹת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ לְךָ֣ נְתַתִּ֗ים וּלְבָנֶ֧יךָ וְלִבְנֹתֶ֛יךָ אִתְּךָ֖ לְחָק־עוֹלָ֑ם כָּל־טָה֥וֹר בְּבֵיתְךָ֖ יֹאכַ֥ל אֹתֽוֹ׃
Şu da senindir: İsraeloğullarının bütün sallama sunularından ayırdıkları armağan payı. Bunları sürekli bir hak olarak sana, seninle birlikte oğullarına ve kızlarına verdim. Evindeki arınmış herkes ondan yiyebilir.
Bikure kol aşer beartsam aşer yaviu ladonay leha yihye kol tahor beveteha yohalenu.
בִּכּוּרֵ֞י כָּל־אֲשֶׁ֧ר בְּאַרְצָ֛ם אֲשֶׁר־יָבִ֥יאוּ לַיהוָ֖ה לְךָ֣ יִהְיֶ֑ה כָּל־טָה֥וֹר בְּבֵיתְךָ֖ יֹאכֲלֶֽנּוּ׃
Ülkelerinde yetişen her şeyden Adonay’a getirdikleri ilk ürünler senin olacak. Evindeki arınmış herkes onlardan yiyebilir.
Bu ayette 2 kez
Veasaf iş tahor et efer hapara vehiniah mihuts lamahane bemakom tahor vehayeta laadat bene yisrael lemişmeret leme nida hatat hi.
וְאָסַ֣ף ׀ אִ֣ישׁ טָה֗וֹר אֵ֚ת אֵ֣פֶר הַפָּרָ֔ה וְהִנִּ֛יחַ מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה בְּמָק֣וֹם טָה֑וֹר וְ֠הָיְתָה לַעֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל לְמִשְׁמֶ֛רֶת לְמֵ֥י נִדָּ֖ה חַטָּ֥את הִֽוא׃
Arınmış bir kişi ineğin külünü toplayıp ordugâhın dışında temiz bir yere koyacak. İsraeloğulları topluluğu için arındırma suyunda kullanılmak üzere saklanacak. Bu, arındırma içindir.
Velakah ezov vetaval bamayim iş tahor vehiza al haohel veal kol hakelim veal hanefaşot aşer hayu şam veal hanogea baetsem o vehalal o vamet o vakaver.
וְלָקַ֨ח אֵז֜וֹב וְטָבַ֣ל בַּמַּיִם֮ אִ֣ישׁ טָהוֹר֒ וְהִזָּ֤ה עַל־הָאֹ֙הֶל֙ וְעַל־כָּל־הַכֵּלִ֔ים וְעַל־הַנְּפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר הָֽיוּ־שָׁ֑ם וְעַל־הַנֹּגֵ֗עַ בַּעֶ֙צֶם֙ א֣וֹ בֶֽחָלָ֔ל א֥וֹ בַמֵּ֖ת א֥וֹ בַקָּֽבֶר׃
Arınmış bir kişi ezov otu alıp suya batıracak. Çadıra, bütün kaplara, orada bulunan kişilere ve kemiğe, öldürülmüş birine, ölüye ya da mezara dokunmuş olana serpecek.
כָּל־ע֥וֹף טָה֖וֹר תֹּאכֵֽלוּ׃
Arınmış sayılan bütün uçan canlıları yiyebilirsiniz.
Ki yihye veha iş aşer lo yihye tahor mikere layla veyatsa el mihuts lamahane lo yavo el toh hamahane.
כִּֽי־יִהְיֶ֤ה בְךָ֙ אִ֔ישׁ אֲשֶׁ֛ר לֹא־יִהְיֶ֥ה טָה֖וֹר מִקְּרֵה־לָ֑יְלָה וְיָצָא֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה לֹ֥א יָבֹ֖א אֶל־תּ֥וֹךְ הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Aranızda gece boşalması nedeniyle arınmamış olan bir adam varsa, ordugâhın dışına çıkacak; ordugâhın içine girmeyecek.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.