Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to move; to go; to walk; to flow; to come; to walk about; to wander; to roam
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
Teknik kod
HVqi1csTORA’DA KELİME
gitmek, yürümek, hareket etmek; gelmek; dolaşmak; götürmek, getirmek, yönlendirmek; davranmak; yaşamak veya sürmek; ayrılmak, geçip gitmek; bağlama göre cinsel ilişkiye gitmek
eleh okunuşu Tora’da 7 kez, 6 farklı ayette görülür.
Vayikreu lerivka vayomeru eleha hatelehi im haiş haze vatomer eleh.
וַיִּקְרְא֤וּ לְרִבְקָה֙ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלֶ֔יהָ הֲתֵלְכִ֖י עִם־הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֑ה וַתֹּ֖אמֶר אֵלֵֽךְ׃
Rivka’yı çağırıp, “Bu adamla gidecek misin?” diye sordular. Rivka, “Gideceğim” dedi.
Vayomer moşe el haelohim mi anohi ki eleh el paro vehi otsi et bene yisrael mimitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים מִ֣י אָנֹ֔כִי כִּ֥י אֵלֵ֖ךְ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְכִ֥י אוֹצִ֛יא אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃
Moşe, Tanrı’ya, “Ben kimim ki Firavun’a gideyim, İsrael oğullarını Mısır’dan çıkarayım?” dedi.
Af ani eleh imam bekeri veheveti otam beerets oyevehem o az yikana levavam hearel veaz yirtsu et avonam.
אַף־אֲנִ֗י אֵלֵ֤ךְ עִמָּם֙ בְּקֶ֔רִי וְהֵבֵאתִ֣י אֹתָ֔ם בְּאֶ֖רֶץ אֹיְבֵיהֶ֑ם אוֹ־אָ֣ז יִכָּנַ֗ע לְבָבָם֙ הֶֽעָרֵ֔ל וְאָ֖ז יִרְצ֥וּ אֶת־עֲוֺנָֽם׃
Ben de onlara karşı gelecek ve onları düşmanlarının ülkesine getireceğim. Belki o zaman sünnetsiz yürekleri boyun eğer ve suçlarının karşılığını kabul ederler.
Bu ayette 2 kez
Vayomer elav lo eleh ki im el artsi veel moladti eleh.
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו לֹ֣א אֵלֵ֑ךְ כִּ֧י אִם־אֶל־אַרְצִ֛י וְאֶל־מוֹלַדְתִּ֖י אֵלֵֽךְ׃
Hovav ona, “Gitmeyeceğim; kendi ülkeme ve akrabalarımın yanına gideceğim” dedi.
Ebera veartseha badereh badereh eleh lo asur yamin usemovl.
אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֔ךָ בַּדֶּ֥רֶךְ בַּדֶּ֖רֶךְ אֵלֵ֑ךְ לֹ֥א אָס֖וּר יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאול׃
‘Ülkenden geçeyim. Yalnız yoldan gideceğim; sağa ya da sola sapmayacağım.
Vehaya beşameo et divre haala hazot vehitbareh bilvavo lemor şalom yiheye li ki bişrirut libi eleh lemaan sefot harava et hatsemea.
וְהָיָ֡ה בְּשָׁמְעוֹ֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י הָֽאָלָ֜ה הַזֹּ֗את וְהִתְבָּרֵ֨ךְ בִּלְבָב֤וֹ לֵאמֹר֙ שָׁל֣וֹם יִֽהְיֶה־לִּ֔י כִּ֛י בִּשְׁרִר֥וּת לִבִּ֖י אֵלֵ֑ךְ לְמַ֛עַן סְפ֥וֹת הָרָוָ֖ה אֶת־הַצְּמֵאָֽה׃
Böyle biri bu yemin sözlerini işittiğinde içinden kendisini kutsayıp, "Yüreğimin inadıyla yürüsem de esenlik içinde olacağım" diyebilir. Böylece suya doymuş olanı da susamış olanla birlikte felakete sürükler.
Dilbilgisel çözümleme
to move; to go; to walk; to flow; to come; to walk about; to wander; to roam
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HVqi1csOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.