Vayehi kehaloto ledaber et kol hadevarim haele vatibaka haadama aşer tahtehem.
וַיְהִי֙ כְּכַלֹּת֔וֹ לְדַבֵּ֕ר אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַתִּבָּקַ֥ע הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר תַּחְתֵּיהֶֽם׃
Moşe bütün bu sözleri bitirir bitirmez altlarındaki toprak yarıldı.
Vatiftah haarets et piha vativla otam veet batehem veet kol haadam aşer lekorah veet kol harahuş.
וַתִּפְתַּ֤ח הָאָ֙רֶץ֙ אֶת־פִּ֔יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֖ם וְאֶת־בָּתֵּיהֶ֑ם וְאֵ֤ת כָּל־הָאָדָם֙ אֲשֶׁ֣ר לְקֹ֔רַח וְאֵ֖ת כָּל־הָרֲכֽוּשׁ׃
Toprak ağzını açtı; onları, ev halklarını, Korah’a ait bütün adamları ve bütün mallarını yuttu.
Vayeredu hem vehol aşer lahem hayim şeola vatehas alehem haarets vayovedu mitoh hakahal.
וַיֵּ֨רְד֜וּ הֵ֣ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֛ם חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וַתְּכַ֤ס עֲלֵיהֶם֙ הָאָ֔רֶץ וַיֹּאבְד֖וּ מִתּ֥וֹךְ הַקָּהָֽל׃
Kendileri ve onlara ait her şey diri diri Şeol’e indi. Toprak üzerlerini örttü ve topluluğun arasından yok oldular.
Vehol yisrael aşer sevivotehem nasu lekolam ki ameru pen tivlaenu haarets.
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֛ר סְבִיבֹתֵיהֶ֖ם נָ֣סוּ לְקֹלָ֑ם כִּ֣י אָֽמְר֔וּ פֶּן־תִּבְלָעֵ֖נוּ הָאָֽרֶץ׃
Çevrelerindeki bütün İsraelliler onların çığlıklarını duyunca, “Toprak bizi de yutmasın!” diyerek kaçtılar.
Vayikah elazar hakohen et mahtot hanehoşet aşer hikrivu haserufim vayerakeum tsipuy lamizbeah.
וַיִּקַּ֞ח אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מַחְתּ֣וֹת הַנְּחֹ֔שֶׁת אֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יבוּ הַשְּׂרֻפִ֑ים וַֽיְרַקְּע֖וּם צִפּ֥וּי לַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin Elazar, yanan adamların sunduğu bakır kor kaplarını aldı. Onları dövüp sunağa kaplama yaptılar.
Bu ayette 2 kez
Zikaron livne yisrael lemaan aşer lo yikrav iş zar aşer lo mizera aharon u lehaktir ketoret lifne Adonay velo yihye hekorah vehaadato kaaşer diber Adonay beyad moşe lo.
זִכָּר֞וֹן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לְ֠מַעַן אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יִקְרַ֜ב אִ֣ישׁ זָ֗ר אֲ֠שֶׁר לֹ֣א מִזֶּ֤רַע אַהֲרֹן֙ ה֔וּא לְהַקְטִ֥יר קְטֹ֖רֶת לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה כְקֹ֙רַח֙ וְכַ֣עֲדָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה לֽוֹ׃
Bu, İsraeloğullarına bir hatırlatmaydı: Aaron’un soyundan olmayan yetkisiz hiç kimse Adonay’ın huzurunda tütsü yakmak için yaklaşmasın; Korah ve topluluğu gibi olmasın. Adonay’ın Moşe aracılığıyla ona söylediği gibi yapıldı.
Vehinahtam beohel moed lifne haedut aşer ivaed lahem şama.
וְהִנַּחְתָּ֖ם בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לִפְנֵי֙ הָֽעֵד֔וּת אֲשֶׁ֛ר אִוָּעֵ֥ד לָכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
Değnekleri Buluşma Çadırı’na, sizinle buluşacağım yerde Tanıklık’ın önüne koyacaksın.
Bu ayette 2 kez
Vehaya haiş aşer evhar bo mateu yifrah vahaşikoti mealay et telunot bene yisrael aşer hem malinim alehem.
וְהָיָ֗ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁ֥ר אֶבְחַר־בּ֖וֹ מַטֵּ֣הוּ יִפְרָ֑ח וַהֲשִׁכֹּתִ֣י מֵֽעָלַ֗י אֶת־תְּלֻנּוֹת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם מַלִּינִ֖ם עֲלֵיכֶֽם׃
Seçeceğim adamın değneği filizlenecek. Böylece İsraeloğullarının size karşı yükselttikleri yakınmaları üzerimden susturacağım.
Ze yihye leha mikodeş hakodaşim min haeş kol korbanam lehol minhatam ulehol hatatam ulehol aşamam aşer yaşivu li kodeş kadaşim leha u ulevaneha.
זֶֽה־יִהְיֶ֥ה לְךָ֛ מִקֹּ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִׁ֖ים מִן־הָאֵ֑שׁ כָּל־קָ֠רְבָּנָם לְֽכָל־מִנְחָתָ֞ם וּלְכָל־חַטָּאתָ֗ם וּלְכָל־אֲשָׁמָם֙ אֲשֶׁ֣ר יָשִׁ֣יבוּ לִ֔י קֹ֣דֶשׁ קָֽדָשִׁ֥ים לְךָ֛ ה֖וּא וּלְבָנֶֽיךָ׃
En kutsal sunulardan, ateşe ayrılanların dışında sana kalacak olanlar şunlardır: Bana getirdikleri bütün sunuları, bütün tahıl sunuları, bütün günah sunuları ve bütün suç sunuları. Bunlar senin ve oğulların için en kutsal olanlardır.
Kol helev yitshar vehol helev tiroş vedagan reşitam aşer yitenu ladonay leha netatim.
כֹּ֚ל חֵ֣לֶב יִצְהָ֔ר וְכָל־חֵ֖לֶב תִּיר֣וֹשׁ וְדָגָ֑ן רֵאשִׁיתָ֛ם אֲשֶׁר־יִתְּנ֥וּ לַֽיהוָ֖ה לְךָ֥ נְתַתִּֽים׃
Yağın en iyisini, yeni şarabın ve tahılın en iyisini, Adonay’a verdikleri ilk ürünlerini sana verdim.
Bu ayette 2 kez
Bikure kol aşer beartsam aşer yaviu ladonay leha yihye kol tahor beveteha yohalenu.
בִּכּוּרֵ֞י כָּל־אֲשֶׁ֧ר בְּאַרְצָ֛ם אֲשֶׁר־יָבִ֥יאוּ לַיהוָ֖ה לְךָ֣ יִהְיֶ֑ה כָּל־טָה֥וֹר בְּבֵיתְךָ֖ יֹאכֲלֶֽנּוּ׃
Ülkelerinde yetişen her şeyden Adonay’a getirdikleri ilk ürünler senin olacak. Evindeki arınmış herkes onlardan yiyebilir.
Kol peter rehem lehol basar aşer yakrivu ladonay baadam uvabehema yiheye lah ah pado tifde et behor haadam veet behor habehema hatemea tifde.
כָּל־פֶּ֣טֶר רֶ֠חֶם לְֽכָל־בָּשָׂ֞ר אֲשֶׁר־יַקְרִ֧יבוּ לַֽיהוָ֛ה בָּאָדָ֥ם וּבַבְּהֵמָ֖ה יִֽהְיֶה־לָּ֑ךְ אַ֣ךְ ׀ פָּדֹ֣ה תִפְדֶּ֗ה אֵ֚ת בְּכ֣וֹר הָֽאָדָ֔ם וְאֵ֛ת בְּכֽוֹר־הַבְּהֵמָ֥ה הַטְּמֵאָ֖ה תִּפְדֶּֽה׃
Adonay’a sundukları bütün canlılardan, insanlardan ve hayvanlardan rahmi ilk açan senin olacak. Ancak insanın ilk doğanını mutlaka bedelle kurtaracaksın. Arınmamış hayvanın ilk doğanını da bedelle kurtaracaksın.
Kol terumot hakodaşim aşer yarimu vene yisrael ladonay natati leha ulevaneha velivnoteha iteha lehok olam berit melah olam hi lifne Adonay leha ulezaraha itah.
כֹּ֣ל ׀ תְּרוּמֹ֣ת הַקֳּדָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥ימוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֮ לַֽיהוָה֒ נָתַ֣תִּֽי לְךָ֗ וּלְבָנֶ֧יךָ וְלִבְנֹתֶ֛יךָ אִתְּךָ֖ לְחָק־עוֹלָ֑ם בְּרִית֩ מֶ֨לַח עוֹלָ֥ם הִוא֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְךָ֖ וּלְזַרְעֲךָ֥ אִתָּֽךְ׃
İsraeloğullarının Adonay’a ayırdığı bütün kutsal payları sürekli bir hak olarak sana, seninle birlikte oğullarına ve kızlarına verdim. Bu, Adonay’ın huzurunda senin ve seninle birlikte soyunun sonsuz tuz antlaşmasıdır.”
Velivne levi hine natati kol maaser beyisrael lenahala helef avodatam aşer hem ovedim et avodat ohel moed.
וְלִבְנֵ֣י לֵוִ֔י הִנֵּ֥ה נָתַ֛תִּי כָּל־מַֽעֲשֵׂ֥ר בְּיִשְׂרָאֵ֖ל לְנַחֲלָ֑ה חֵ֤לֶף עֲבֹֽדָתָם֙ אֲשֶׁר־הֵ֣ם עֹֽבְדִ֔ים אֶת־עֲבֹדַ֖ת אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Levi’nin oğullarına ise Buluşma Çadırı’nda yaptıkları hizmetin karşılığı olarak İsrael’deki bütün ondalıkları miras verdim.
Ki et masar bene yisrael aşer yarimu ladonay teruma natati lalviyim lenahala al ken amarti lahem betoh bene yisrael lo yinhalu nahala.
כִּ֞י אֶת־מַעְשַׂ֣ר בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יָרִ֤ימוּ לַֽיהוָה֙ תְּרוּמָ֔ה נָתַ֥תִּי לַלְוִיִּ֖ם לְנַחֲלָ֑ה עַל־כֵּן֙ אָמַ֣רְתִּי לָהֶ֔ם בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א יִנְחֲל֖וּ נַחֲלָֽה׃ (פ)
Çünkü İsraeloğullarının Adonay’a pay olarak ayırdığı ondalığı Leviler’e miras verdim. Bu yüzden onlar için, ‘İsraeloğullarının arasında toprak mirası almayacaklar’ dedim.”
Veel haleviyim tedaber veamarta alehem ki tikhu meet bene yisrael et hamaaser aşer natati lahem meitam benahalathem vaharemotem mimenu terumat Adonay maaser min hamaaser.
וְאֶל־הַלְוִיִּ֣ם תְּדַבֵּר֮ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶם֒ כִּֽי־תִ֠קְחוּ מֵאֵ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַֽמַּעֲשֵׂ֗ר אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧תִּי לָכֶ֛ם מֵאִתָּ֖ם בְּנַחֲלַתְכֶ֑ם וַהֲרֵמֹתֶ֤ם מִמֶּ֙נּוּ֙ תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה מַעֲשֵׂ֖ר מִן־הַֽמַּעֲשֵֽׂר׃
Leviler’e konuş ve de ki: İsraeloğullarından size miras olarak verdiğim ondalığı aldığınızda ondan Adonay’a bir pay, ondalığın ondalığını ayıracaksınız.
Ken tarimu gam atem terumat Adonay mikol maserotehem aşer tikhu meet bene yisrael unetatem mimenu et terumat Adonay leaharon hakohen.
כֵּ֣ן תָּרִ֤ימוּ גַם־אַתֶּם֙ תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה מִכֹּל֙ מַעְשְׂרֹ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֣ר תִּקְח֔וּ מֵאֵ֖ת בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּנְתַתֶּ֤ם מִמֶּ֙נּוּ֙ אֶת־תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה לְאַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן׃
Böylece siz de İsraeloğullarından aldığınız bütün ondalıklardan Adonay’ın payını ayıracaksınız. Ondan Adonay’ın payını kâhin Aaron’a vereceksiniz.
Bu ayette 3 kez
Zot hukat hatora aşer tsiva Adonay lemor daber el bene yisrael veyikhu eleha fara aduma temima aşer en bah mum aşer lo ala aleha ol.
זֹ֚את חֻקַּ֣ת הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר דַּבֵּ֣ר ׀ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֣וּ אֵלֶיךָ֩ פָרָ֨ה אֲדֻמָּ֜ה תְּמִימָ֗ה אֲשֶׁ֤ר אֵֽין־בָּהּ֙ מ֔וּם אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָלָ֥ה עָלֶ֖יהָ עֹֽל׃
Adonay’ın emrettiği Tora kuralı şudur: İsraeloğullarına söyle; sana tümüyle kızıl, kusursuz, üzerine boyunduruk konulmamış bir inek getirsinler.
Kal hanogea bemet benefeş haadam aşer yamut velo yithata et mişkan Adonay time venihreta hanefeş hahi miyisrael ki me nida lo zorak alav tame yihye od tumato vo.
כָּֽל־הַנֹּגֵ֡עַ בְּמֵ֣ת בְּנֶפֶשׁ֩ הָאָדָ֨ם אֲשֶׁר־יָמ֜וּת וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֗א אֶת־מִשְׁכַּ֤ן יְהוָה֙ טִמֵּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִיִּשְׂרָאֵ֑ל כִּי֩ מֵ֨י נִדָּ֜ה לֹא־זֹרַ֤ק עָלָיו֙ טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה ע֖וֹד טֻמְאָת֥וֹ בֽוֹ׃
Ölen bir insanın cesedine dokunan ve arındırılmayan kişi Adonay’ın Mişkanı’nı arınmamış duruma getirir; o kişi İsrael’den kesilip çıkarılacak. Çünkü üzerine arındırma suyu serpilmemiştir. Arınmamıştır; arınmamışlığı hâlâ üzerindedir.
Zot hatora adam ki yamut beohel kol haba el haohel vehol aşer baohel yitma şivat yamim.
זֹ֚את הַתּוֹרָ֔ה אָדָ֖ם כִּֽי־יָמ֣וּת בְּאֹ֑הֶל כָּל־הַבָּ֤א אֶל־הָאֹ֙הֶל֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר בָּאֹ֔הֶל יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Yasa şudur: Bir insan çadırda ölürse çadıra giren herkes ve çadırdaki her şey yedi gün arınmamış olacak.
Vehol keli fatuah aşer en tsamid patil alav tame u.
וְכֹל֙ כְּלִ֣י פָת֔וּחַ אֲשֶׁ֛ר אֵין־צָמִ֥יד פָּתִ֖יל עָלָ֑יו טָמֵ֖א הֽוּא׃
Üzerinde sıkıca bağlanmış bir kapak bulunmayan her açık kap arınmamıştır.
Vehol aşer yiga al pene hasade bahalal herev o vemet o veetsem adam o vekaver yitma şivat yamim.
וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־יִגַּ֜ע עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה בַּֽחֲלַל־חֶ֙רֶב֙ א֣וֹ בְמֵ֔ת אֽוֹ־בְעֶ֥צֶם אָדָ֖ם א֣וֹ בְקָ֑בֶר יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Açık arazide kılıçla öldürülmüş birine, bir ölüye, insan kemiğine ya da mezara dokunan herkes yedi gün arınmamış olacak.
Velakah ezov vetaval bamayim iş tahor vehiza al haohel veal kol hakelim veal hanefaşot aşer hayu şam veal hanogea baetsem o vehalal o vamet o vakaver.
וְלָקַ֨ח אֵז֜וֹב וְטָבַ֣ל בַּמַּיִם֮ אִ֣ישׁ טָהוֹר֒ וְהִזָּ֤ה עַל־הָאֹ֙הֶל֙ וְעַל־כָּל־הַכֵּלִ֔ים וְעַל־הַנְּפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר הָֽיוּ־שָׁ֑ם וְעַל־הַנֹּגֵ֗עַ בַּעֶ֙צֶם֙ א֣וֹ בֶֽחָלָ֔ל א֥וֹ בַמֵּ֖ת א֥וֹ בַקָּֽבֶר׃
Arınmış bir kişi ezov otu alıp suya batıracak. Çadıra, bütün kaplara, orada bulunan kişilere ve kemiğe, öldürülmüş birine, ölüye ya da mezara dokunmuş olana serpecek.
Veiş aşer yitma velo yithata venihreta hanefeş hahi mitoh hakahal ki et mikdaş Adonay time me nida lo zorak alav tame u.
וְאִ֤ישׁ אֲשֶׁר־יִטְמָא֙ וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִתּ֣וֹךְ הַקָּהָ֑ל כִּי֩ אֶת־מִקְדַּ֨שׁ יְהוָ֜ה טִמֵּ֗א מֵ֥י נִדָּ֛ה לֹא־זֹרַ֥ק עָלָ֖יו טָמֵ֥א הֽוּא׃
Arınmamış olup arındırılmayan kişi topluluğun arasından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kutsal mekânını arınmamış duruma getirmiştir. Üzerine arındırma suyu serpilmemiştir; arınmamıştır.
Vehol aşer yiga bo hatame yitma vehanefeş hanogaat titma ad haarev.
וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִגַּע־בּ֥וֹ הַטָּמֵ֖א יִטְמָ֑א וְהַנֶּ֥פֶשׁ הַנֹּגַ֖עַת תִּטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃ (פ)
Arınmamış kişinin dokunduğu her şey arınmamış olacak. Ona dokunan kişi de akşama kadar arınmamış olacak.
Vayomer Adonay el moşe veel aharon yaan lo heemantem bi lehakdişeni leene bene yisrael lahen lo taviu et hakahal haze el haarets aşer natati lahem.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ יַ֚עַן לֹא־הֶאֱמַנְתֶּ֣ם בִּ֔י לְהַ֨קְדִּישֵׁ֔נִי לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֵ֗ן לֹ֤א תָבִ֙יאוּ֙ אֶת־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶֽם׃
Adonay Moşe’ye ve Aaron’a, “İsraeloğullarının gözleri önünde kutsallığımı göstermek için Bana güvenmediğinizden, bu topluluğu kendilerine verdiğim ülkeye siz getirmeyeceksiniz” dedi.
Hema me meriva aşer ravu vene yisrael et Adonay vayikadeş bam.
הֵ֚מָּה מֵ֣י מְרִיבָ֔ה אֲשֶׁר־רָב֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶת־יְהוָ֑ה וַיִּקָּדֵ֖שׁ בָּֽם׃ (ס)
Bunlar, İsraeloğullarının Adonay’la çekiştiği Meriva sularıdır. O, orada kutsallığını gösterdi.
Vayişlah moşe malahim mikadeş el meleh edom ko amar ahiha yisrael ata yadata et kol hatelaa aşer metsaatenu.
וַיִּשְׁלַ֨ח מֹשֶׁ֧ה מַלְאָכִ֛ים מִקָּדֵ֖שׁ אֶל־מֶ֣לֶךְ אֱד֑וֹם כֹּ֤ה אָמַר֙ אָחִ֣יךָ יִשְׂרָאֵ֔ל אַתָּ֣ה יָדַ֔עְתָּ אֵ֥ת כָּל־הַתְּלָאָ֖ה אֲשֶׁ֥ר מְצָאָֽתְנוּ׃
Moşe Kadeş’ten Edom kralına elçiler gönderdi: “Kardeşin İsrael şöyle diyor: Başımıza gelen bütün sıkıntıları biliyorsun.
Nabera na veartseha lo naavor besade uveherem velo nişte me veer dereh hameleh neleh lo nite yamin usemovl ad aşer naavor gevuleha.
נַעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נַעֲבֹר֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם וְלֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר דֶּ֧רֶךְ הַמֶּ֣לֶךְ נֵלֵ֗ךְ לֹ֤א נִטֶּה֙ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֔אול עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבוּלֶֽךָ׃
Lütfen ülkenden geçelim. Tarladan ya da bağdan geçmeyecek, kuyu suyu içmeyeceğiz. Kral yolundan yürüyeceğiz; sınırını geçene kadar sağa sola sapmayacağız.”
Bu ayette 2 kez
Yeasef aharon el amav ki lo yavo el haarets aşer natati livne yisrael al aşer meritem et pi leme meriva.
יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה׃
“Aaron halkına katılacak. Meriva sularında buyruğuma başkaldırdığınız için İsraeloğullarına verdiğim ülkeye girmeyecek.
Vayisu meovot vayahanu beiye haavarim bamidbar aşer al pene moav mimizrah haşameş.
וַיִּסְע֖וּ מֵאֹבֹ֑ת וַֽיַּחֲנ֞וּ בְּעִיֵּ֣י הָֽעֲבָרִ֗ים בַּמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י מוֹאָ֔ב מִמִּזְרַ֖ח הַשָּֽׁמֶשׁ׃
Ovot’tan yola çıkıp Moav’ın karşısındaki çölde, doğu tarafında bulunan İye-Haavarim’de konakladılar.
Mişam nasau vayahanu meever arnon aşer bamidbar hayotse migevul haemori ki arnon gevul moav ben moav uven haemori.
מִשָּׁם֮ נָסָעוּ֒ וַֽיַּחֲנ֗וּ מֵעֵ֤בֶר אַרְנוֹן֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר הַיֹּצֵ֖א מִגְּב֣וּל הָֽאֱמֹרִ֑י כִּ֤י אַרְנוֹן֙ גְּב֣וּל מוֹאָ֔ב בֵּ֥ין מוֹאָ֖ב וּבֵ֥ין הָאֱמֹרִֽי׃
Oradan yola çıkıp Amorilerin sınırından uzanan çölde, Arnon’un öte yanında konakladılar. Çünkü Arnon, Moav ile Amoriler arasındaki Moav sınırıdır.
Veeşed hanehalim aşer nata leşevet ar venişan ligvul moav.
וְאֶ֙שֶׁד֙ הַנְּחָלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָטָ֖ה לְשֶׁ֣בֶת עָ֑ר וְנִשְׁעַ֖ן לִגְב֥וּל מוֹאָֽב׃
Ar yerleşimine uzanan ve Moav sınırına yaslanan vadilerin yamaçları.”
Umişam beera hi habeer aşer amar Adonay lemoşe esof et haam veetena lahem mayim.
וּמִשָּׁ֖ם בְּאֵ֑רָה הִ֣וא הַבְּאֵ֗ר אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לְמֹשֶׁ֔ה אֱסֹף֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאֶתְּנָ֥ה לָהֶ֖ם מָֽיִם׃ (ס)
Oradan Beer’e gittiler. Adonay’ın Moşe’ye “Halkı topla, onlara su vereceğim” dediği kuyu budur.
Umibamot hagay aşer bisde moav roş hapisga venişkafa al pene hayeşimon.
וּמִבָּמ֗וֹת הַגַּיְא֙ אֲשֶׁר֙ בִּשְׂדֵ֣ה מוֹאָ֔ב רֹ֖אשׁ הַפִּסְגָּ֑ה וְנִשְׁקָ֖פָה עַל־פְּנֵ֥י הַיְשִׁימֹֽן׃ (פ)
Bamot’tan da Moav kırlarındaki vadiye, ıssızlığa bakan Pisga tepesine gittiler.
Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.
אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃
“Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”
Vaniram avad heşbon ad divon vanaşim ad nofah aşer ad medeva.
וַנִּירָ֛ם אָבַ֥ד חֶשְׁבּ֖וֹן עַד־דִּיב֑וֹן וַנַּשִּׁ֣ים עַד־נֹ֔פַח אֲשֶׁ֖רׄ עַד־מֵֽידְבָֽא׃
Onları vurduk; Heşbon’dan Divon’a kadar her yer yıkıldı. Medva’ya uzanan Nofah’a kadar ıssız bıraktık.”
Vayişlah moşe leragel et yazer vayilkedu benoteha vayoreş et haemori aşer şam.
וַיִּשְׁלַ֤ח מֹשֶׁה֙ לְרַגֵּ֣ל אֶת־יַעְזֵ֔ר וַֽיִּלְכְּד֖וּ בְּנֹתֶ֑יהָ ויירש [וַיּ֖וֹרֶשׁ] אֶת־הָאֱמֹרִ֥י אֲשֶׁר־שָֽׁם׃
Moşe, Yazer’i araştırmaları için adamlar gönderdi. Ona bağlı yerleşimleri ele geçirip oradaki Amorileri kovdular.
Vayomer Adonay el moşe al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.”
Vayar balak ben tsipor et kol aşer asa yisrael laemori.
וַיַּ֥רְא בָּלָ֖ק בֶּן־צִפּ֑וֹר אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל לָֽאֱמֹרִֽי׃
Tsippor oğlu Balak, İsrael’in Amorilere yaptığı her şeyi gördü.
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Veata leha na ara li et haam haze ki atsum u mimeni ulay uhal nake bo vaagareşenu min haarets ki yadati et aşer tevareh mevorah vaaşer taor yuar.
וְעַתָּה֩ לְכָה־נָּ֨א אָֽרָה־לִּ֜י אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כִּֽי־עָצ֥וּם הוּא֙ מִמֶּ֔נִּי אוּלַ֤י אוּכַל֙ נַכֶּה־בּ֔וֹ וַאֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֣י יָדַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־תְּבָרֵךְ֙ מְבֹרָ֔ךְ וַאֲשֶׁ֥ר תָּאֹ֖ר יוּאָֽר׃
Şimdi lütfen gel, benim için bu halka lanet et. Çünkü benden güçlüler. Belki onları yenebilir, ülkeden kovabilirim. Çünkü biliyorum ki senin kutsadığın kutsanır, lanet ettiğin lanetlenir.”
Ki habed ahabedha meod vehol aşer tomar elay eese uleha na kava li et haam haze.
כִּֽי־כַבֵּ֤ד אֲכַבֶּדְךָ֙ מְאֹ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלַ֖י אֶֽעֱשֶׂ֑ה וּלְכָה־נָּא֙ קָֽבָה־לִּ֔י אֵ֖ת הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃
Seni çok onurlandıracağım; bana ne söylersen yapacağım. Lütfen gel, benim için bu halka lanet et.’”
Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.
וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃
Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”
Vayosef malah Adonay avor vayaamod bemakom tsar aşer en dereh lintot yamin usemovl.
וַיּ֥וֹסֶף מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה עֲב֑וֹר וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּמָק֣וֹם צָ֔ר אֲשֶׁ֛ר אֵֽין־דֶּ֥רֶךְ לִנְט֖וֹת יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאול׃
Adonay’ın meleği bir kez daha ilerleyip sağa ya da sola sapacak yolun bulunmadığı dar bir yerde durdu.
Vatomer haaton el bilam halo anohi atoneha aşer rahavta alay meodeha ad hayom haze hahasken hiskanti laasot leha ko vayomer lo.
וַתֹּ֨אמֶר הָאָת֜וֹן אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלוֹא֩ אָנֹכִ֨י אֲתֹֽנְךָ֜ אֲשֶׁר־רָכַ֣בְתָּ עָלַ֗י מֵעֽוֹדְךָ֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הַֽהַסְכֵּ֣ן הִסְכַּ֔נְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לְךָ֖ כֹּ֑ה וַיֹּ֖אמֶר לֹֽא׃
Dişi eşek Bilam’a, “Ben, eskiden beri bugüne kadar bindiğin eşeğin değil miyim? Sana böyle davranmayı alışkanlık edindim mi?” diye sordu. Bilam “Hayır” dedi.
Vayomer malah Adonay el bilam leh im haanaşim veefes et hadavar aşer adaber eleha oto tedaber vayeleh bilam im sare valak.
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־בִּלְעָ֗ם לֵ֚ךְ עִם־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְאֶ֗פֶס אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֣וֹ תְדַבֵּ֑ר וַיֵּ֥לֶךְ בִּלְעָ֖ם עִם־שָׂרֵ֥י בָלָֽק׃
Adonay’ın meleği Bilam’a, “Adamlarla git; ama yalnızca sana söyleyeceğim sözü söyleyeceksin” dedi. Bilam, Balak’ın önderleriyle gitti.
Bu ayette 2 kez
Vayişma balak ki va vilam vayetse likrato el ir moav aşer al gevul arnon aşer biktse hagevul.
וַיִּשְׁמַ֥ע בָּלָ֖ק כִּ֣י בָ֣א בִלְעָ֑ם וַיֵּצֵ֨א לִקְרָאת֜וֹ אֶל־עִ֣יר מוֹאָ֗ב אֲשֶׁר֙ עַל־גְּב֣וּל אַרְנֹ֔ן אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֥ה הַגְּבֽוּל׃
Balak, Bilam’ın geldiğini duyunca sınırın ucundaki Arnon sınırında bulunan Moav şehrine, onu karşılamaya çıktı.
Vayomer bilam el balak hine vati eleha ata hayahol uhal daber meuma hadavar aşer yasim Elohim befi oto adaber.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־בָּלָ֗ק הִֽנֵּה־בָ֙אתִי֙ אֵלֶ֔יךָ עַתָּ֕ה הֲיָכ֥וֹל אוּכַ֖ל דַּבֵּ֣ר מְא֑וּמָה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֧ים אֱלֹהִ֛ים בְּפִ֖י אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “İşte sana geldim. Ama şimdi kendi başıma bir şey söyleyebilir miyim? Yalnızca Tanrı’nın ağzıma koyacağı sözü söyleyeceğim.”
Vayizbah balak bakar vatson vayeşalah levilam velasarim aşer ito.
וַיִּזְבַּ֥ח בָּלָ֖ק בָּקָ֣ר וָצֹ֑אן וַיְשַׁלַּ֣ח לְבִלְעָ֔ם וְלַשָּׂרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃
Balak sığır ve davar kesti; Bilam’a ve yanındaki önderlere de gönderdi.