İbranice biçim בְּע֑וֹר
Lemma בְּעוֹר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Beor
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 4 kullanım
Teknik kod
HNpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 7 kez, 7 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim בְּע֑וֹר
Lemma בְּעוֹר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Beor
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 4 kullanım
HNpİbranice biçim בְּעֽוֹר
Lemma עוֹר
Kök — שורש (şoreş, kök) עור
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): skin
Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 3 kullanım
HR/NcmscOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayimloh beedom bela ben beor veşem iro dinhava.
וַיִּמְלֹ֣ךְ בֶּאֱד֔וֹם בֶּ֖לַע בֶּן־בְּע֑וֹר וְשֵׁ֥ם עִיר֖וֹ דִּנְהָֽבָה׃
Beor’un oğlu Bela, Edom’da kral oldu. Kentinin adı Dinhava’ydı.
Veraa hakohen et hanega beor habasar vesear banega hafah lavan umare hanega amok meor besaro nega tsaraat u veraau hakohen vetime oto.
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּ֣גַע בְּעֽוֹר־הַ֠בָּשָׂר וְשֵׂעָ֨ר בַּנֶּ֜גַע הָפַ֣ךְ ׀ לָבָ֗ן וּמַרְאֵ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ עָמֹק֙ מֵע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן וְטִמֵּ֥א אֹתֽוֹ׃
Kâhin derideki belirtiye bakacak. Belirtinin içindeki kıllar beyaza dönmüşse ve belirti deriden daha derinde görünüyorsa bu bir tsaraat belirtisidir. Kâhin onu inceleyip arınmamış olduğuna hükmedecek.
Veim baheret levana hi beor besaro veamok en mareha min haor useara lo hafah lavan vehisgir hakohen et hanega şivat yamim.
וְאִם־בַּהֶרֶת֩ לְבָנָ֨ה הִ֜וא בְּע֣וֹר בְּשָׂר֗וֹ וְעָמֹק֙ אֵין־מַרְאֶ֣הָ מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖ה לֹא־הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְהִסְגִּ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Derisindeki parlak leke beyazsa ama deriden daha derinde görünmüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmemişse kâhin belirtili kişiyi yedi gün ayrı tutacak.
Tsaraat noşenet hi beor besaro vetimeo hakohen lo yasgirenu ki tame u.
צָרַ֨עַת נוֹשֶׁ֤נֶת הִוא֙ בְּע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ וְטִמְּא֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן לֹ֣א יַסְגִּרֶ֔נּוּ כִּ֥י טָמֵ֖א הֽוּא׃
bu, bedeninin derisinde yerleşmiş tsaraattır. Kâhin arınmamış olduğuna hükmedecek. Onu ayrı tutup beklemeyecek; çünkü arınmamıştır.
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Veet malhe midyan haregu al hallehem et evi veet rekem veet tsur veet hur veet reva hameşet malhe midyan veet bilam ben beor haregu beharev.
וְאֶת־מַלְכֵ֨י מִדְיָ֜ן הָרְג֣וּ עַל־חַלְלֵיהֶ֗ם אֶת־אֱוִ֤י וְאֶת־רֶ֙קֶם֙ וְאֶת־צ֤וּר וְאֶת־חוּר֙ וְאֶת־רֶ֔בַע חֲמֵ֖שֶׁת מַלְכֵ֣י מִדְיָ֑ן וְאֵת֙ בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֔וֹר הָרְג֖וּ בֶּחָֽרֶב׃
Öldürdükleri arasında Midyan’ın beş kralı Evi, Rekem, Tsur, Hur ve Reva da vardı. Beor oğlu Bilam’ı da kılıçla öldürdüler.
Al devar aşer lo kidemu ethem balehem uvamayim badereh betsetehem mimitsrayim vaaşer sahar aleha et bilam ben beor mipetor aram naharayim lekaleleka.
עַל־דְּבַ֞ר אֲשֶׁ֨ר לֹא־קִדְּמ֤וּ אֶתְכֶם֙ בַּלֶּ֣חֶם וּבַמַּ֔יִם בַּדֶּ֖רֶךְ בְּצֵאתְכֶ֣ם מִמִּצְרָ֑יִם וַאֲשֶׁר֩ שָׂכַ֨ר עָלֶ֜יךָ אֶת־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר מִפְּת֛וֹר אֲרַ֥ם נַהֲרַ֖יִם לְקַֽלְלֶֽךָּ׃
Çünkü Mısır'dan çıktığınızda sizi yolda ekmek ve suyla karşılamadılar; seni lanetlemesi için Aram-Naarayim'deki Petor'dan Beor oğlu Bilam'ı sana karşı ücretle tuttular.